EMEP ve TİP ortak rapora temkinli yaklaşıyor
Süreç komisyonu üyeleri EMEP Milletvekili İskender Bayhan ve TİP Milletvekili Ahmet Şık, ortak rapor yazım sürecinin şeffaf yürütülmemesini eleştirdi. İktidarın süreci kendi çıkarına yönettiğini vurgulayan vekillerin rapordan beklentileri düşük.
Fotoğraf: TBMM
Okan Evrim
[email protected]
‘Süreç’ kapsamında Mecliste kurulan “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun ortak rapor yazım ekibi, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında dün beşinci kez toplandı. Mecliste grubu bulunmayan partilerin dışlandığı ekipte AKP'den Abdulhamit Gül, CHP'den Murat Emir, DEM Parti'den Cengiz Çiçek, MHP'den Feti Yıldız ve Yeni Yol Grup Başkanı Bülent Kaya bulunuyor. Feti Yıldız dünkü toplantı öncesinde “Selahatin Demirtaş’ın tahliyesine mahkemeler karar verir. AİHM kararlarına uymak lazım. Hukuki düzenlemelerin çerçevesi, AİHM ve AYM kararları ile çelişmeyen bir çerçevede oluşturulacaktır” açıklamasını yaptı. Toplantı sonrası ise Murat Emir ile birlikte gazetecilere yaptığı açıklamada, "Çok verimli bir çalışma yaptık. Sona geldik. İnşallah önümüzdeki hafta işi bitiririz. Uyum içindeyiz. Tam mutabakat var" dedi. Emir ise "Tam mutabakat olmasa da umuyorum tam mutabakata varacağız" diye düzeltti. Yıldız, "Umut hakkında uzlaştık" dedi. Toplantı sonrası TBMM’den yapılan açıklamada ise “Önümüzdeki günlerde gerçekleştirilmesi planlanan komisyon toplantısında rapora nihai şekli verilerek oylanacak ve TBMM Başkanlığına sunulacak” ifadeleri yer aldı.
Bayhan: Saray’ın önünde çember çiziliyor
Komisyon Üyesi EMEP Milletvekili İskender Bayhan, gazetemize yaptığı değerlendirmede Kurtulmuş’un, rapor ekibinin çalışmaları hakkında bütün partilerin ve komisyonun bilgilendirileceği vaadini gerçekleştirmediğinin altını çizdi. Edindikleri bilgilerin ekibin çalışmalarının ağır aksak gittiğini gösterdiğini söyleyen Bayhan, şu değerlendirmede bulundu:
“Komisyonun gerek kayyımlar, gerek geriye dönüş yasaları açısından, gerek AİHM kararları açısından, yani barış ve demokratikleşme için somut bir adım, yasal bir güvence yönünde rol oynayacağı konusunda olumlu bir şey varsa onu da ortadan kaldıran bir süreç yaşıyoruz şu anda. Bu süreç, halkta komisyona güven ya da raporun işlevi açısından olumlu bir beklenti varsa onu da en aza indirgeyen bir süreç. Başından beri söylediğimiz her şeyi bir kez daha doğrulayan bir tutum takınıyor Saray ve Komisyon Başkanlığı. Süreci tamamen başta Suriye ve iç cephe siyaseti olmak üzere kendi iktidarının ihtiyaçları ve çıkarlarına göre ele alıyor, yönetiyor. Komisyon yönetiminin iplerini Erdoğan ve Saray ekibi tutuyor. Saray'ın önünden geldi, bir kez daha Saray'ın önüne giden bir çember çiziyor yani komisyon çalışmaları. Şimdi Erdoğan'ın izniyle bir rapor çıkıp çıkmayacağına bakacağız."

Bayhan, ortak rapora dair yaklaşımlarına ilişkin de “Bugünden bakınca buradan bizim onay verebileceğimiz bir raporun çıkması çok mümkün görünmüyor ama partimizin yetkili kurulları son kararını raporu görünce verecek. Raporun bir işlevinin, bir yaptırım gücünün olup olmayacağı bizim için önemli bir kriter” dedi.
Şık: Yapıyormuş gibi gösterme operasyonu
Komisyon Üyesi TİP Milletvekili Ahmet Şık da ortak rapor yazım sürecinin şeffaf yürütülmemesini eleştirdi. Komisyon üyeleri olarak gazetecilerle aynı durumda olduklarını söyleyen Şık, “Bize hiçbir şey söylenmiyor. Zaman zaman Kurtulmuş ve Yıldız açıklama yapıyor. Onların açıklamalarına bakarak körün fil tarif etmesi gibi bir yol almaya çalışıyoruz” dedi.
Bu durumun iktidarın komisyona yüklediği “işlevi” gösterdiğini belirten Şık, şöyle devam etti: “Komisyonun aslında bir rıza üretim aracı olarak kullanıldığını söylüyorum. Bu rızayı üretti mi derseniz bence üretemedi. Çünkü daha önceki ‘çözüm’ adıyla sıfatlandırılan sürecin çok gerisinde. Konuşulan başlıklar vesaire anlamında birçok eksik barındırıyor. Bir şeyleri yapıyormuş gibi, mış gibi gösterme operasyonuydu açıkçası.”,

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına” çağrısını da değerlendiren Ahmet Şık, Bahçeli’nin tutumunun iktidarın adımları açısından pratik karşılığının görülmediğini söyledi. “Sonuçta iktidar ortağı bir parti MHP ama ya cürmü yok ya da konuşmuş olmak için konuşuyorlar diye hissettiriyorlar bana” dedi.
Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Osman Kavala, Can Atalay ve Tayfun Kahraman’ın AİHM ve AYM kararlarına rağmen cezaevinde tutulduğunu hatırlatan Şık, “En basit bir yasal düzenleme gerekmiyor. Bu bile yapılmamışken, ortak rapordan tutun da o raporun yasa taslağı haline nasıl geleceğine kadar çok fazla soru işareti var. Demirtaş ve Kahraman kararları bu komisyonun çalışma süreci içerisinde gerçekleşti. Komisyonun başlangıcından önce olsaydı, çok açık söyleyeyim komisyonda yer almamayı ciddi ciddi tartışırdık kurullarımızda” diye konuştu.
İktidarın Suriye sahasını ilgilendiren siyasi gelişmelere bakarak bir takvim işlettiğini söyleyen Şık, “O takvimde de en uygun zamanda muhtemelen karşımıza bir taslak rapor çıkacak. Bugünden kehanette bulunmak istemem ama herkes için eşitlik, adalet, özgürlük talep eden bir noktada olmayacağı için, Kürt meselesini çözme niyeti ve amacı taşımadığı için Türkiye İşçi Partisi kuvvetle muhtemel o rapora şerh düşecek" dedi.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et