02.02.2026 16:53

Norveç’te kraliyet sarsılıyor: Prenses Epstein belgelerinde, oğlu tecavüzden hapiste

Yeni belgeler, Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit ile Epstein arasındaki ilişkinin tesadüfi olmadığını ve Epstein’in mahkûmiyetinden sonra da devam ettiğini ortaya koydu. Norveç kraliyet ailesi ciddi bir meşruiyet sınavıyla karşı karşıya.

Norveç’te kraliyet sarsılıyor: Prenses Epstein belgelerinde, oğlu tecavüzden hapiste

Fotoğraf: Frankie Fouagnthin/Wikimedia Commons CC BY-SA 3.0

Mahmut Algünerhan
[email protected]


Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit’in, Amerikalı finansçı ve hüküm giymiş cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile geçmişte kurduğu ilişkiye dair yeni belgelerin ortaya çıkması, Norveç’te ve İskandinavya genelinde geniş yankı uyandırdı. Kamuoyuna yansıyan e-posta yazışmaları ve seyahat bilgileri, kraliyet ailesinin zaten yoğun eleştiriler altında olduğu bir dönemde güven ve muhakeme tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Gelişmeler, Norveç kraliyet ailesinin son yıllardaki en çalkantılı dönemlerinden birine denk geliyor. Salı günü, Veliaht Prenses’in önceki ilişkisinden olan oğlu Marius Borg Høiby hakkında açılan kapsamlı ceza davası başlıyor. Høiby, aralarında dört tecavüz suçlamasının da bulunduğu 30’dan fazla suçtan yargılanıyor. Her ne kadar kraliyet unvanı taşımasa da, dava hem veliaht prenses hem de monarşi üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.

Buna paralel olarak Prenses Märtha Louise’in kraliyet unvanını ticari amaçlarla kullanması etrafında süregelen tartışmalar ve Kral Harald V’in ilerleyen yaşı nedeniyle yaklaşan taht değişimi olasılığı, monarşinin kurumsal geleceğine dair tartışmaları daha da derinleştirmiş durumda.

Yeni belgeler: Temas ‘tesadüfi’ değil

Son günlerde basına yansıyan belgeler, Mette-Marit ile Jeffrey Epstein arasındaki ilişkinin daha önce Saray tarafından çizilen çerçevenin ötesine geçtiğini ortaya koyuyor. 2011–2014 yılları arasına tarihlenen e-posta yazışmaları, temasın süreklilik arz ettiğini ve kişisel bir nitelik taşıdığını gösteriyor.

VG gazetesi yorumcusu Astrid Meland’a göre yazışmalar, rastlantısal bir karşılaşmadan ziyade bir “arkadaşlık” ilişkisini andırıyor. E-postalarda kitap önerileri, seyahat planları, günlük yaşam ve kişisel konular ele alınıyor; dilin zaman zaman samimi ve hatta hafif flörtöz bir tona büründüğü görülüyor.

Öne çıkan ayrıntılar arasında, Epstein’in bir diş hekimi tavsiyesi üzerinden diş beyazlatma konusunun gündeme gelmesi de yer alıyor. Meland, Epstein’in geçmişte genç kadınlardan mülklerine girmeden önce dişlerini beyazlatmalarını istemesiyle bilindiğini hatırlatarak bu detayı “rahatsız edici” olarak nitelendiriyor.

Epstein’in mahkumiyetinden sonra da temas sürdü

Belgeler, tartışmaların odağındaki en kritik unsuru da doğruluyor: Mette-Marit ile Epstein arasındaki temas, Epstein’in 2008 yılında reşit olmayanlara yönelik cinsel istismar suçlarından hüküm giymesinden sonra da devam etti.

Veliaht Prenses’in 2013 yılında Epstein’in Florida, Palm Beach’teki malikanesinde birkaç gün kaldığı bilgisi kamuoyunda büyük tepki çekti. Söz konusu malikane, Epstein’in istismar ağına ilişkin soruşturmalarda kilit bir mekan olarak biliniyor. Bu ziyaret, temasın yalnızca yazışmalarla sınırlı kalmadığını ve Epstein’in suç geçmişinin artık bilindiği bir dönemde gerçekleştiğini göstermesi açısından özel önem taşıyor.

2011 tarihli bir e-postada Mette-Marit’in, Epstein hakkında internette araştırma yaptığını ve karşılaştığı bilgilerin “iyi görünmediğini” kabul etmesine rağmen yazışmaların sürmesi, eleştirilerin merkezinde yer alıyor.

Norveçli yorumcular ve uzmanlar, gelişmeleri sert ifadelerle eleştiriyor. DN gazetesi yorumcusu Eva Grinde, NRK’ye yaptığı açıklamada ilişkinin “bilinenden çok daha yakın ve kapsamlı” göründüğünü belirterek, bunun veliaht prensesi olumlu bir ışık altında göstermediğini söyledi.

Tarihçi Trond Norén Isaksen ise daha da ileri giderek durumu “kötü muhakeme” olarak değil, “muhakeme eksikliği” olarak tanımladı ve Veliaht Prenses’in artık güveni yeniden tesis etmek zorunda olduğunu vurguladı. TV 2’nin kraliyet uzmanı Ole-Jørgen Schulsrud-Hansen de kraliyet ailesinin Epstein’in geçmişine ilişkin uyarı işaretlerini zamanında fark edememesini sert bir dille eleştirdi.

İskandinavya genelinde yankı uyandırdı

Olay Norveç sınırlarını da aşarak Danimarka ve diğer İskandinav ülkelerinde de geniş yankı buldu. TV 2 Danimarka’nın İskandinavya muhabiri Jesper Zølck, teması “hem utanç verici hem de sorunlu” olarak nitelendirirken, kraliyet mensuplarının ulusu temsil ettikleri için kimlerle ilişki kurdukları konusunda özel bir sorumluluk taşıdıklarını vurguladı.

Danimarkalı kraliyet uzmanı Line Bjerre Kristensen ise tartışmaların Danimarka’da da yakından izlendiğini belirterek, odak noktasının giderek Norveç monarşisinin geleceğine kaydığını söyledi. Kristensen, Britanya’da Prens Andrew’un Epstein skandalı sonrası unvanlarını kaybetmesini hatırlatırken, Mette-Marit’in durumunun birebir karşılaştırılamayacağını ancak saraydaki konumunun çok daha merkezi olduğunu ifade etti. Kral Harald V’in 88 yaşında olması nedeniyle taht değişiminin uzak olmadığına dikkat çeken Kristensen, bu sürecin Prenses Ingrid Alexandra’nın rolünü artırabileceğini ya da en uç senaryoda veraset sırasının tartışmaya açılabileceğini dile getirdi.

Kamuoyunda güven krizi

Norveç medyası, haberlerin ardından yorum köşeleri ve sosyal medyada yoğun bir katılım yaşandığını bildiriyor. Pek çok vatandaş, kraliyet ailesinin önemli bir temsilcisinin sabıka geçmişi bilinen bir kişiyle temas kurmuş olmasından dolayı hayal kırıklığı ve şaşkınlık duyduğunu ifade ediyor.

Veliaht Prenses Mette-Marit, Epstein’in 2019’daki ölümünün ardından bu temas nedeniyle özür dilemiş ve kötü bir değerlendirme yaptığını kabul etmişti. Ancak yeni belgelerin ortaya çıkmasının ardından şimdiye kadar ayrıntılı bir kamuoyu açıklaması yapılmadı. Bu sessizlik, süregelen eleştiriler ışığında dikkat çekiyor.

Monarşi için kritik eşik

Epstein ifşaatları, Norveç’te monarşinin kamu bütçesiyle finanse edilmesi, meşruiyeti ve modern bir demokrasideki rolü üzerine yürütülen tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Veliaht prensesin oğluna yönelik ceza davası ve kraliyet ailesinin diğer tartışmalarıyla birleştiğinde, bu dosya Norveç monarşisinin hem bireysel hem de kurumsal düzeyde ciddi bir güven sınavından geçtiğini ortaya koyuyor.

Birçok gözlemciye göre önümüzdeki dönem, yalnızca Veliaht Prenses Mette-Marit’in kişisel güvenilirliği açısından değil, Norveç monarşisinin uzun vadeli itibarı açısından da belirleyici olacak.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!