Özel İtalyan Lisesinde ders zili grev için çaldı: 'Aynı okulda iki farklı dünya dayatmasını kabul etmiyoruz'
Yeni eğitim-öğretim yılının ilk gününde Özel İtalyan Lisesinde ders zili greve çaldı. Türk öğretmenler, yabancı öğretmenlerle aynı işi yapmalarına rağmen düşük ücret aldıklarını belirterek “eşit işe eşit ücret” talep etti.
Eylem Nazlıer
[email protected]
İstanbul — Yeni eğitim-öğretim döneminin ilk gününde, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda öğrenciler sınıflarına girerken, Özel İtalyan Lisesi’nde öğretmenler okul kapısına “Bu işyerinde grev var” pankartı astı. Tez-Koop-İş Sendikası ile okul yönetimi arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinin tıkanması üzerine başlayan grev, hem Türkiye’de 12 Eylül askeri darbesinden sonra yapılan ilk öğretmen grevi olması hem de bir yabancı okulda gerçekleştirilen ilk grev olması açısından dikkat çekti.
İstanbul’un en eski ve prestijli eğitim kurumlarından biri olan Özel İtalyan Lisesinde çalışan Türk öğretmenler, uzun süredir ücret eşitsizliği ve ayrımcı çalışma koşullarıyla karşı karşıya olduklarını belirtiyor. Tez-Koop-İş Sendikası ile işveren arasında yürütülen TİS görüşmeleri ise işverenin uzlaşmaz tutumu nedeniyle sonuçsuz kaldı. Öğretmenler, yabancı öğretmenlerle aynı derslere girip aynı sorumlulukları taşımalarına rağmen, çok daha düşük ücretler aldıklarını ve daha ağır bir ders yüküne maruz bırakıldıklarını ifade ediyor.

Sendika yönetimi, bu eşitsizliğin giderilmesi ve öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi için mücadeleyi sürdüreceklerini vurgularken, okul yönetiminin aylardır masaya somut bir teklif getirmediğini dile getiriyor.
"Kimseden sadaka istemiyoruz"
Okul önünde yapılan açıklamada ilk sözü Türk-İş İstanbul 1. Bölge Başkanı Halil Faki Erdal aldı. Toplu sözleşmenin neden var olduğunu hatırlatan Erdal, şunları söyledi:
“Toplu sözleşme, insanların yaşadığı adaletsizliği, hukuksuzluğu ve ücret eşitsizliğini gidermek için vardır. Daha iyi bir yaşam, çocuklarının geleceğini güvence altına almak için vardır. Ancak burada, 60 günlük yasal süre boyunca okul yönetimi masaya sıfır teklifle geldi. Sorun sadece ücret değil; Türk öğretmenlerle İtalyan öğretmenler arasında büyük bir ayrım var. Biz haksızlığa, hukuksuzluğa ve eşitsizliğe karşıyız. Kimseden sadaka istemiyoruz, hakça pay istiyoruz.”
Erdal, grev kararının bugün itibarıyla hayata geçtiğini belirterek, “Öğretmenlerimiz yalnız değildir. Türk-İş olarak bu mücadelenin yanındayız” dedi.
Tez-Koop-İş: Söz bitti, sıra grevde
Tez-Koop-İş Sendikası İstanbul 5 No’lu Şube Başkanı Selahattin Karakurt ise basın açıklamasını “Söz bitti, sıra grevde!” diyerek okudu. Karakurt, grevin yalnızca bir ücret uyuşmazlığı olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Bugün burada çiğnenen mesleki onurumuzu ayağa kaldırmak için bulunuyoruz. Yönetimin vurdumduymazlığı karşısında kelimelerimiz tükenmiştir. Artık son sözü grev söyleyecektir. Yaklaşık iki aydır okul yönetimi müzakere masasına dönmek adına tek bir somut adım atmadı. Sunulan tüm yapıcı önerilere rağmen karşı teklif dahi verilmedi.”
Karakurt, “Diyalog kanallarını tamamen kapatan, arabuluculuk ve görüşme mekanizmalarını bilerek işlevsiz bırakan okul yönetimi, anayasal ve yasal bir hak olan grev sürecini adeta bir zorunluluk haline getirmiştir. Gelinen bu noktanın tek bir sorumlusu vardır. O da okul yönetimidir. Sınıfların boş kalmasının, eğitim faaliyetlerinin durmasının asıl sorumlusu; uzlaşı zeminini yok eden bu uzlaşmaz ve vurdumduymaz yaklaşımdır” diye konuştu.

İtalyan meslektaşlarıyla aynı sınıflara girip aynı akademik sorumlulukları üstlenirken, Türk öğretmenlerin altı kat daha düşük ücretlere mahkûm edilmesi hiçbir teknik gerekçeyle açıklanacağını vurgulayan Karakurt, “Bunun vicdani ve etik hiçbir karşılığı yoktur. Son dört yılda okul ücretlerini euro bazında yüzde 300 artıran bir yönetimin, öğretmen maaşlarını yüzde 30 gibi gülünç oranlarda baskılaması, 2025 yılı için yüzde 0 artış teklif etmesi; eğitime yapılan bir hakaret, emeğe karşı bir saldırıdır. Bizler, kendi ülkemizde reva görülen bu düşük statüyü, omuzlarımıza yüklenen ağır ders yüklerini ve ek ödemesiz nöbet görevlerini reddediyoruz. Lütuf değil, hakkımızın teslimini istiyoruz. Eşdeğer yabancı okullardaki ücret standartları emsal alınarak “eşit işe eşit ücret” ilkesi derhal hayata geçirilmelidir” dedi.
“Velilerimiz bu okulu yüksek ücretlerle finanse ederken, çocuklarına evrensel değerleri ve adaleti öğretmesini bekledikleri bir kurumun, kendi içinde böylesine derin bir ayrımcılığı kurumsallaştırması kabul edilemez bir çelişkidir” diyerek sözlerine devam eden Karakurt, “Okul yönetimi ne öğrencilerin eğitim kaybı ne de velilerin ekonomik fedakârlıkları için zerre kadar endişe duymadığını bir kez daha göstermiştir. Sürecin tarafı olan bizler bir uzlaşı ve çözüm beklerken, sorumluluk almaktan kaçan bu zihniyet bugün tüm paydaşların haklı öfkesini üzerine çekmiş durumdadır” ifadelerini kullandı.
Okul yönetiminin uzlaşmaz tutumunun grevi kaçınılmaz hale getirdiğini belirten Karakurt, “Sınıfların boş kalmasının, eğitim faaliyetlerinin durmasının sorumlusu öğretmenler değil, uzlaşıyı yok eden okul yönetimidir” dedi.

TGS: Öğretmenlerin yanındayız
Türk-İş’e bağlı Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul İl Başkanı Özgür Kaya Deniz, Özel İtalyan Lisesi’nde greve çıkan öğretmenlere destek verdi. Deniz,“Eşit çalışma koşulları talep ediyorlar, enflasyona bağlı kayıplarının giderilmesini istiyorlar. Eğitim sektöründe uzun bir aradan sonra ilk kez greve çıkan öğretmenlerin yanındayız” dedi. Deniz, TGS olarak öğretmenlerin mücadelesini desteklediklerini vurguladı.
Öğretmenler anlatıyor: Bu grev bir onur mücadelesi
Evrensel’e konuşan eğitim emekçileri, okullarında yıllardır süren ayrımcı uygulamalara karşı greve çıktıklarını anlattı.
Edebiyat öğretmeni Murat Aydın, bir yıldır yürüttükleri sendikal mücadelenin temelinde açık bir eşitsizlik olduğunu belirterek, “Türk ve İtalyan öğretmenler arasında hem saygı hem de çalışma koşulları açısından büyük bir fark var. Türk öğretmenler 27 saat derse girerken İtalyan öğretmenler 18–20 saat ders veriyor. İtalyan öğretmenler 18 saatin üzerindeki her ders için ek ücret alıyor, Türk öğretmenler ise almıyor” dedi. Ders programlarının da tamamen İtalyan öğretmenlere göre düzenlendiğini vurgulayan Aydın, düşük ücretler ve kayırmacılıkla birlikte bu tablonun öğretmenlik onurunu zedelediğini söyledi. Aydın, “Bu grev sadece bir ücret grevi değil, eşitlik ve adalet talebidir” diye konuştu.
Tarih öğretmeni İlhan Gülek ise okuldaki uygulamaları “ikinci sınıf öğretmen muamelesi” olarak tanımladı. Yaklaşık altı aydır süren görüşmelerden sonuç alınamadığını belirten Gülek,“Yoksulluk sınırının altındaki maaşlarımıza ve özlük haklarımıza dair hiçbir iyileştirme önerilmedi. Esas meselemiz para değil; aşağılayıcı, dışlayıcı tutumlara karşı onurumuzu korumak” dedi. Grevin aynı zamanda öğrenciler için de bir ders olduğunu söyleyen Gülek, “Bugün çocuklarımıza dik durmayı öğretiyoruz” ifadelerini kullandı.
İtalyanca ve Latince öğretmeni Yelda Gürlek de masada uzlaşma sağlanamaması nedeniyle greve çıkmak zorunda kaldıklarını belirtti. Türkiye’de lise öğretmenlerinin greve çıkmasının bir ilk olduğuna dikkat çeken Gürlek, “İki yıl boyunca yalnızca yüzde 15’lik bir artış teklif edildi. Çalışma koşullarımız ve ücretlerimiz üç yıldır düzeltilmiyor. Öğrencileri mağdur etmemek için bugüne kadar bekledik, ancak artık başka yol kalmadı” dedi.
Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Başak Baysallı, 12 yıldır lisede görev yaptığını belirterek, bugün ilk kez öğrencilerinden ayrı kaldıklarını söyledi. Sorunların çözülmesi yerine öğretmenlerin ötekileştirildiğini ifade eden Baysallı, grevin yalnızca maddi taleplerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda ayrımcı uygulamalara karşı bir itiraz olduğunu vurguladı. Baysallı, “Çifte standarda maruz kalıyoruz. İş yükünün paylaştırılmasında bizler adeta köle gibi görülüyoruz. Oysa herkesin emeği kıymetli” dedi.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et