Tersane patronları nabız yokluyor; yevmiye düşürmeyi tartıştırıyor
Tersanelerde on binlerce işçi hâlâ zam oranını bilmiyor. Desan ve Sedef tersanelerinde ise zam yerine yevmiyelerin düşürüleceği konuşuluyor; işçiler bunu patronların “nabız yoklama” hamlesi olarak değerlendiriyor.
Eren Yüceboy
[email protected]
İstanbul – Ocak ayı ortalanmış olmasına rağmen tersanelerde on binlerce işçi hâlâ ne kadar zam alacağını bilmiyor. Bu belirsizlik bir ihmal ya da gecikme değil; tersane patronları tarafından bilinçli biçimde uygulanan bir yöntem. Zam dönemini mümkün olduğunca uzun bir zamana yayarak işçilerin beklentilerini düşürmek, tepkilerini dağıtmak ve süreci kontrol altında tutmak hedefleniyor.
Her yıl benzer biçimde işletilen bu sistemde patronlar, kış aylarında siparişlerin düştüğünü gerekçe göstererek işçilere “fazla beklentiye girmemeleri” yönünde telkinlerde bulunuyor. Böylece daha baştan zam oranı aşağı çekilmiş oluyor. Bu yönüyle tersanelerdeki zam süreci, yıllardır patronların elinde bir baskı ve oyalama aracına dönüşmüş durumda.
Zam değil, kesinti konuşuluyor
Ancak bu yıl, önceki yıllardan farklı olarak yeni ve daha ileri bir hamle de devreye sokulmuş görünüyor. Desan ve Sedef tersanelerinin bazı taşeronlarında zam yapılması bir yana, yevmiyelerin düşürüleceği yönünde bilgiler dolaşıma sokuldu.
Desan’da taşeron olarak çalışan bir işçi patronların tavrını şöyle özetliyor: “2100 lira olan yevmiyemizi 1900’e düşüreceklerini söylediler. ‘İşine gelmeyen çıkıp gidebilir’ dediler.”
‘Nabız yoklama’ hamlesi
Henüz bu durum tüm tersaneleri kapsayan, kesinleşmiş ve ortaklaşmış bir uygulama halini almış değil. Ancak işçiler, bunu sıradan bir söylenti değil, patronların bilinçli bir “nabız yoklama” hamlesi olarak görüyor. Patronlar, işçilerin ne kadar geriye itilebileceğini, neye itiraz edip neye sessiz kalacağını ölçmeye çalışıyorlar.
Daha önce de benzer biçimde, tersanelerde dolaşıma sokulan bilgiler kısa sürede tüm işçilerin ortak bilgisi haline gelmişti. Patronlar, bu dolaşımı bir tür test alanı olarak kullanıyor: Tepki var mı, öfke ne kadar büyüyor, sessizlik ne kadar sürüyor?
"Bizimle dalga geçiyorlar"
Sedef’te taşeronda çalışan bir işçi, durumu şöyle anlatıyor: “2000 lira olan yevmiyenizi 1800 liraya düşüreceğiz diyorlar. Bizimle dalga geçiyorlar, sabrımızı sınıyorlar. Para verip aldığımız her şey zamlanıyor. Zamlanmayan hiçbir şey kalmadı. Bizim patronlar ise zam yapmayı geçtim, ücretleri düşürmeyi düşünüyor. Bu işçiler bu parayla nasıl geçinecek, onu hiç düşünmüyorlar.”
Bir başka işçi, patronların bu hamleyi gerçekten hayata geçirecek cesareti bulamayacağını düşünüyor: “Ayak oyunu yapıyorlar. Ortamı yokluyorlar. İşçi ne der, ne yapar diye bakıyorlar. Tersanelerde işçilerin bir şey yaptığı, mücadele ettiği yok. Patronlar da bunu biliyor. ‘Yüzde 10 versek çalışırlar mı, peki bir de elinden ekmeğini alsak yine çalışırlar mı’ diye hesap yapıyorlar. Ama o kadarına cesaret edeceklerini sanmıyorum.”
"Hata bizde sessizliğimiz patronlara cesaret veriyor"
Ancak cesaret edilebileceğini düşünen işçiler de var. Onlara göre patronların bu cüreti, işçilerin yıllardır süren sessizliğinden geliyor: “Hata bizde. Bu zamana kadar ne verdilerse ‘gık’ demedik. 100 lira zam yaptılar ‘tamam’ dedik, 200 lira yaptılar ‘tamam’ dedik. Adamlar da şunu düşünür: Ne kadar az zam yapsak da ses çıkmıyor, demek ki ücreti düşürsek de ses çıkmaz.”
Bu sözler, tersanelerde örgütsüzlüğün ve sessizliğin nasıl bir cesaret üretimi yarattığını da açık biçimde gösteriyor. Taviz, yeni tavizlerin kapısını açıyor; geri çekilme, daha büyük saldırıların önünü açıyor.
"Bugün keserler, yarın zam yaptık derler"
Desan’da çalışan bir başka işçi ise bu durumu patronların yeni bir taktiği olarak yorumluyor. Zamların zaten çoğu zaman mart ayına kadar sarktığını hatırlatarak şunları söylüyor: “Bugün yevmiyeleri 200 lira eksiltirler. Nisan ayında da çıkar 200 lira zam yaptık derler. İşçi için elde var sıfır olur ama onlar adını zam koyar. Hem kesintiyi yaparlar hem de zam sürecini uzatırlar.”
Bu yöntemle patronlar hem fiili bir ücret düşüşü yaratmış oluyor hem de ileride yapılacak göstermelik artışları “zam” diye pazarlayabiliyor.
Kuzey Star tersanesine bağlı bir taşeronda çalışan bir işçi ise henüz böyle bir kesinti bilgisinin kendilerine ulaşmadığını söylüyor ama tersanelerde zaten zam yapılsa bile alım gücünün sürekli düştüğüne dikkat çekiyor: “Geçen sene çoğu yer yüzde 10 yaptı. En iyi yapan yer asgari ücret kadar, yüzde 30 zam vermiştir. Ama yüzde 30 zam demek zaten zam yapmamak demek. Geçen yılın 1700 lirası, bu yılın 1900 lirasından daha değerli. Güya 200 lira zam almışım ama aslında almamışım, kaybetmişim.”
Ve çok çarpıcı bir tespitle durumu özetliyor: “Dün işçinin cebindeki parayı enflasyonla alıyorlardı. Bugün doğrudan almayı uygun görmüşler demek ki.”
Zam belirsizliğinden açık ücret gasbına
Bu sözler, tersanelerde gelinen yeni eşiği de tarif ediyor. Dün ücretler zam yapılmış gibi gösterilerek erirken, bugün doğrudan ücret düşürme ihtimali tartışmaya açılıyor. Zam belirsizliğiyle başlayan süreç, şimdi açık bir yoksullaştırma ve geriletme hamlesine doğru evriliyor.
İşçilerin “nabız yoklama” dediği tam da bu: Patronlar; ne kadar ileri gidebileceklerini, ne kadarına ses çıkacağını, ne kadarına sessizlikle razı olunacağını ölçüyor. Tersanelerde bugün konuşulan yevmiye düşürme meselesi, yalnızca bir ücret tartışması değil; işçilerin gelecekte hangi koşullara razı edilmek istendiğinin de habercisi.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et