CHP'li Ednan Arslan: Dağıtım şirketlerinin karlarını garanti altına almak için yine zam peşindeler
CHP'li Ednan Arslan, EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz'ın elektriğe zam yapılacağı yönündeki açıklamalarına tepki göstererek; “Dağıtım şirketlerinin karlarını garanti altına almak için yine zam peşindeler” dedi.
Fotoğraf: Burcu Yıldırım / Evrensel
Mehmet Özer
[email protected]
CHP İzmir Milletvekili ve PM Üyesi Ednan Arslan, EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz’ın elektrik faturalarına zam yapılacağı yönündeki açıklamalarını eleştirdi. EPDK Başkanının verileri yanlı ve yanlış yorumladığını ifade eden Arslan, “Geçtiğimiz ay EPDK'nın açıkladığı karar ile dağıtım şirketlerinin Reel Makul Getiri Oranı 2026 için yüzde 13.11’den yüzde 14.46’ya çıkarıldı. Şimdi de dağıtım şirketlerinin karlarını garanti altına almak için yine zam peşindeler.” dedi. EPDK’nın internet sayfasındaki fatura hesaplama aracı ile 2021-2025 aralık ayları 239 kWh elektrik tüketimi olan mesken abonelerinin faturalarını karşılaştıran Arslan, “2021’de 239 kWh elektrik tüketen bir mesken kullanıcısının faturası 219 TL, bugün ise 619 TL. Yani sadece meskende en alt tarifede artış yüzde 182.” İfadelerine yer verirken, diğer abone gruplarında durumun daha kötü olduğunun altını çizdi.
“TÜİK verilerine göre vatandaşın elektriğe ödedeği para 2021-2025 arasında yüzde 233 artmış”
TÜİK’in verileri doğru kabul edilse bile EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz’ın bu verileri bilinçli olarak yanlı yorumladığını ve yanlış aktardığını ifade eden Arslan; “2021’den bugüne dağıtım bedellerine yani şirketlerin cebine giden bedellere yapılan zam yüzde 450. Ne tesadüf. 2021’de 239 kWh elektrik tüketen bir mesken kullanıcısının faturası 219 TL, bugün ise 619 TL. Yani sadece meskende en alt tarifede artış yüzde 182. Diğer abone gruplarında durum daha kötü. TÜİK verilerine göre 2021-2025 arası aralık ayları Tüketici Fiyat Endeksindeki değişim yüzde 400. Zaten son 4 yılda elektrik fiyatlarına 2022 başında önce kademeli tarife, 2023’ten bu yana dağıtım bedeli zamları ve son olarak da Son Kaynak Tedarik Tarifesi ile yapılan zamların bu enflasyonda etkisi var. Vatandaşın elektriğe ödediği fiyatların endeksi TÜİK verilerine göre 2021-2025 arasında yüzde 233 artmış. Ülkemizde enerji üretimi ve dağıtımının özelleştirildiği, kurulan piyasada vatandaşın değil de şirketlerin sübvanse edildiği, EÜAŞ’ın piyasadan pahalıya elektrik alıp şirketlere ucuza sattığı, gerçekleri göz önünde bulundurunca Üretici Fiyat Endeksine de bakmak gerekiyor. Orada da yüzde 367’lik bir artış var, peki bu neden? Çünkü Ülkemizdeki Enerji Şirketleri dövizle kredi çekip onunla bu işe girdiler ve 2021’de “Faiz sebep enflasyon sonuç” politikası ile döviz karşısında eriyen Türk lirası bu durumun asıl sebebidir” dedi.
“Tedarik şirketlerinin 3 yılda vatandaşa maliyeti 1 trilyon liranın üzerindedir”
Yurttaşların daha önce olduğu gibi son 4 yılda da vergileri ve yüksek dağıtım bedelleri ile bedel ödediğini vuirgulayan Arslan; Öyle ki gelinen noktada vatandaş, temel bir kamu hizmeti olan elektriği kullanabilmek için faturada ödediği tutarın yüzde 72’sini dağıtım şirketlerine dağıtım bedeli olarak, yüzde 8’ini vergi olarak, sadece yüzde 20’sini elektrik bedeli olarak ödemektedir. Oysaki bu tablo 2022 yılında yüzde 70 enerji bedeli, yüzde 19 dağıtım bedeli ve yüzde 11 vergiden oluşmaktaydı. 2023-2026 arasında geçen 3 yılda enerji bedeli yaklaşık yüzde 60 düşerken, dağıtım bedeli yüzde 450 artırılmıştır. Bu yolla son 3 yılda dağıtım şirketlerine ödenen toplam dağıtım bedeli yaklaşık 918 milyar TL’ye ulaşmıştır. İktidar dağıtım şirketlerinin kasasına giden dağıtım bedellerinde artış yapmasaydı bu 3 yılda ödenecek toplam dağıtım bedeli 250 milyar TL olacaktı. Piyasadan 2.2 liradan elektrik alıp şirketlere 0,5 liradan elektrik satan EÜAŞ; 2023 yılında 55, 2024 yılında 165, 2025 yılında ise 170 milyar TL Görevli Tedarik Şirketlerine vatandaşın vergilerinden kaynak aktarmıştır. İktidar dağıtım şirketlerine 3 yılda vatandaşın cebinden 668 milyar TL dağıtım bedeli üzerinden kaynak aktarırken, aynı anda piyasadan pahalıya aldığı elektriği Görevli Tedarik Şirketlerine ucuza satarak yine bu 3 yılda yaklaşık 390 milyar TL vatandaşın vergilerinden kaynak aktarımı sağlamıştır. Dağıtım şirketleri ve ikiz kardeşleri Görevli Tedarik şirketlerinin 3 yılda vatandaşa maliyeti 1 trilyon liranın üzerindedir. Halkımız bu kamburu daha fazla taşıyamaz” ifadelerini kullandı.
İktidarın bu bozuk enerji piyasası sistemini ve yandaşlarını korumak için lafı dolandırdığını ifade eden Arslan; “Geçtiğimiz ay EPDK'nın açıkladığı karar ile dağıtım şirketlerinin Reel Makul Getiri Oranı 2026 için yüzde 13.11’den yüzde 14.46’ya çıkarıldı. Şimdi de dağıtım şirketlerinin karlarını garanti altına almak için yine zam peşindeler” diye belirtti.
Evrensel'i Takip Et