26.12.2025 06:15 / Güncelleme: 10:07

Yeni bir bilinç ve yarım kalan devrim

Ketebe Yayınları’ndan çıkan “Yeni Bir Bilinç İnşa Etmek,” kitabı psikolojinin değeri geç anlaşılmış isimlerinden Lev Semyonovich Vygotsky’e mercek tutuyor. Vygotsky, insan zihnini anlamaya yönelik köklü bir değişimin kapısını araladı.

Yeni bir bilinç ve yarım kalan devrim

Lev Semyonovich Vygotsky,Yeni Bir Bilinç İnşa Etmek kitabı

Tolga Yıldız


Bilim tarihçilerinin “Psikolojinin Mozart’ı” olarak andığı Lev Semyonovich Vygotsky, yalnızca bir pedagog değil; insan zihnini tarihsel ve toplumsal bir süreç olarak ele alan devrimci bir düşünürdü. Ketebe Yayınları’ndan çıkan yeni çalışmamız Yeni Bir Bilinç İnşa Etmek,” Vygotskyyi Türkiyedeki dar kalıpların ötesine taşıyarak, onun diyalektik yöntemini bugünün dünyasına yeniden sunuyor.

Psikoloji tarihinin en parlak, ancak değeri en geç anlaşılmış isimlerinden biri şüphesiz Lev Semyonovich Vygotskydir. Bugün Vygotsky, sadece akademik çevrelerin değil; eğitimden teknolojiye, sosyal politikalardan kültür çalışmalarına uzanan geniş bir alanın temel referans kaynağı haline gelmiştir. Ona “Psikolojinin Mozart’ı” denmesi boşuna değildir; zira kısacık ömrüne sığdırdığı çalışmalarıyla, insan zihnini anlamaya yönelik köklü bir paradigma değişiminin kapısını aralamıştır.

Raflardaki yerini alan Yeni Bir Bilinç İnşa Etmek: Vygotskynin Psikolojik Gelişim Teorisi ve Diyalektik Yöntemi” adlı kitabım, tam da bu mirası; tarihsel, felsefi ve bilimsel boyutlarıyla bir bütün olarak ele almayı amaçlıyor.

Çarlık Rusya’sından devrimci pratiğe

 

Vygotsky, 1896 yılında Rus İmparatorluğu sınırları içindeki Orşada, orta sınıf bir Yahudi ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Çarlık rejiminin antisemitizmi ve derin eşitsizlikleri içinde büyüyen Vygotsky, Moskova Üniversitesine ancak Yahudilere ayrılan o sınırlı kontenjan sayesinde girebildi. Bu zorlu süreçte hukuktan filolojiye, felsefeden sanata kadar edindiği disiplinler arası birikim, onun "klasik" bir akademisyen olmasını engelledi; aksine ona eşsiz bir entelektüel derinlik kazandırdı.

1917 Ekim Devrimi, Vygotsky için teoriyi pratiğe dökme alanıydı. Gomele döndüğünde teorilerini fildişi kulelerde değil, hayatın tam içinde inşa etti. Belarus kırsalında öğretmenlik yaptı, devrim öncesinde ‘zeka geriliği’ yaftasıyla toplum dışına itilen köylü çocuklarıyla çalıştı. Bu deneyimler, düşüncesinin temel taşını oluşturdu: İnsan, biyolojik sınırlarına mahkum, değişmez bir varlık değildir. Uygun kültürel, toplumsal ve eğitsel koşullar sağlandığında, insanın gelişim potansiyeli radikal biçimde açığa çıkabilir.

Mekanik ve soyut olana karşı: Diyalektik psikoloji

 

1924te Leningradda düzenlenen Uluslararası Psikonöroloji Kongresi, bir köy öğretmeni olarak kürsüye çıkan Vygotskynin, dönemin akademik devlerini sarstığı andı. Onu Moskova Psikoloji Enstitüsü’ne taşıyan bu süreçte Vygotsky, iki cepheye birden savaş açtı: Batı’daki davranışçılık ve Sovyetlerde o dönem hakim olan kaba refleksoloji.

Ona göre her iki yaklaşım da insan bilincini bilim dışına itiyordu. İnsan, ne etki-tepki mekanizmasına indirgenmiş bir makineydi ne de tarihsel bağlamından kopuk soyut bir özne. Vygotsky, psikolojiyi diyalektik ve tarihsel materyalist bir zeminde yeniden kurdu. İnsan zihni; toplumsal ilişkiler, kültürel araçlar ve en önemlisi ‘dil’ aracılığıyla biçimlenen dinamik bir süreçti. Ünlü ‘Yakın Gelişim Alanı’ kavramı, bu kolektif bakışın en somut ifadesidir: İnsan tek başına yapabildikleriyle değil, başkalarıyla ve toplumla etkileşim halindeyken yapabildikleriyle gelişir.

Soğuk savaş ve Sputnik etkisi

Vygotskynin trajedisi, politik çalkantılarla iç içe geçti. 1930larda Sovyet bilim politikasının sertleşmesiyle akademik dünyadan dışlandı. 1934te, henüz 37 yaşındayken veremden öldüğünde teorisi yarım kalmış, öğrencileri dağıtılmıştı. Ancak fikirleri yeraltında yaşamaya devam etti.

Tarihin cilvesi şudur ki; Sovyet eğitim sistemini sessizce şekillendiren bu yaklaşım, 1957de Sputnik 1in uzaya fırlatılmasıyla Batı’da şok etkisi yarattı. Sovyetlerin bilimsel başarısının ardındaki eğitim metodunu merak eden ABD, Vygotskyyi keşfetti. Sosyal öğrenme teorisinin öncüleri, doğrudan veya dolaylı olarak bu mirastan beslendi.

Bugün için Vygotsky

Kitabımın temel iddiası şudur: Vygotsky sadece bir eğitimci veya pedagog değildir. O, insanı tarihsel ve kültürel bir bütünlük içinde kavrayan devrimci bir yöntem bilimcidir. Türkiyede ne yazık ki hâlâ eksik çeviriler ve dar kalıplarla tanınan bu büyük düşünürü, kendi entelektüel bağlamında yeniden okumak zorundayız.

Eğitimdeki derin eşitsizlikleri, dijital teknolojilerin çocuk zihni üzerindeki etkilerini ve yapay zeka çağında ‘insan bilincinin’ geleceğini tartıştığımız bugünlerde, Vygotskynin sorusu hâlâ güncelliğini koruyor:

İnsan, hangi toplumsal koşullarda kendi sınırlarını aşıp potansiyelini gerçekleştirebilir?

Yeni Bir Bilinç İnşa Etmek, bu soruya tarihsel, bilimsel ve politik bir yanıt arayan herkes için bir yol haritası sunuyor.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
01.02.2026 05:30

Çocukların kahvaltı menüsü tek kaleme düşüyor: ‘Patates kızartması, belki zeytin’

Okullarda yeni dönem başlarken ailelerin en büyük kaygısı beslenme çantaları oldu. Görüştüğümüz kadınlar, öğünlerin ikiye düştüğünü, 15 tatil boyunca çocukların karbonhidrat ağırlıklı ve patates kızartmasıyla beslendiğini anlattı.

Çocukların kahvaltı menüsü tek kaleme düşüyor: ‘Patates kızartması, belki zeytin’

Fotoğraf: Evrensel

01.02.2026 16:43

Rusya-Ukrayna görüşmelerinin ikinci turu 4–5 Şubat’ta yapılacak

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Rusya, ABD ve Ukrayna arasındaki müzakerelerin 4–5 Şubat’ta Abu Dabi’de süreceğini duyurdu.

Rusya-Ukrayna görüşmelerinin ikinci turu 4–5 Şubat’ta yapılacak
Fotoğraf:  Harun Özalp/AA
01.02.2026 03:31

İran: ABD ile müzakereler için zemin hazırlığı devam ediyor

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ABD ile savaş senaryolarının abartıldığını söyledi. Nükleer müzakereler için hazırlıkların sürdüğünü belirten Laricani, “Tehdit altında müzakere olmaz” dedi.

İran: ABD ile müzakereler için zemin hazırlığı devam ediyor

Fotoğraf: ANKA

01.02.2026 18:39

İktidar medyası: Türkiye'nin Suriye'den çekilmesi için HTŞ'ye üç şart iletildi

İktidara yakın Türkiye gazetesine göre TSK'nin Suriye'den geçilmesi için Ankara, "ülke genelinde devlet otoritesinin tam olarak tesis edilmesi, sınır güvenliğinin sağlanması ve terör tehdidinin tamamen ortadan kalkması" şartlarını öne sürüyor.

İktidar medyası: Türkiye'nin Suriye'den çekilmesi için HTŞ'ye üç şart iletildi

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!