Bilim insanları: Gediz Nehri can çekişiyor, acil müdahale edilmeli
Gediz Nehri'ndeki kirliliği yerinde tespit etmek ve İzmir Körfezi'ne etkilerini gözlemlemek için Gediz Deltası'na giden bilim insanları, kirliliğin geldiği boyutu gözlemleyerek acilen müdahale edilmesi gerektiğini belirtti.
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir — Gediz kirliliğinin son dönemde kamuoyunda daha fazla gündem olması bu alanda yapılan çalışmaları hızlandırdı. İzmir Körfez kirliliğini önlemek için çalışmalar yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi iştirakleri olan İZDENİZ, İZSU, Büyükşehir Belediyesi Meclis Tarım Komisyonu Başkanı Selçuk Karakülçe ve Menemen ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesi Erdal Karagöz, İzmir Sivil Toplum örgütleri Platformu (İSTÖP) Bilim Kurulu üyeleri ve Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu Sözcüsü Ramis Sağlam yürütülen çalışmalar kapsamında, Menemen Emiralem Regülatörü'nden başlayarak Gediz Nehri'nin Körfez ile birleştiği noktada incelemelerde bulundu.
"Gediz Havzası hayati öneme sahip"
Bölge için hayati önem taşıyan Gediz Nehri havzası alanı 17.600 km² olup havza sınırları içinde Foça, Kemalpaşa, Akhisar, Alaşehir, Demirci, Gediz, Manisa, Menemen, Salihli, Turgutlu, Gördes, Kula, Saruhanlı, Selendi, Ahmetli, Gölmarmara, Köprübaşı; ayrıca İzmir kuzey kentsel alanı ile Ödemiş, Simav, Sarıgöl, Eşme ve Uşak'ın bir bölümü yer alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içindeki önemli bir su kaynağı olan Gediz Havzası hem bölgenin hem de İzmir metropolünün su ihtiyacını karşılaması açısından ayrı bir öneme sahip.
"Emiralem regülatörü kirliliğin boyutunu gösteriyor"
Gediz Deltası'ndaki kirliliği yerinde gözlemlemek için harekete geçen bilim insanlarının ilk durağı Menemen Emiralem Regülatörü oldu. Emiralem boğazında kurulan regülatör, suyun düzenlenmesi ve kontrolü hakkında heyeti bilgilendiren Erdal Karagöz, "Gediz Deltası'nda yaşanan kirliliğin geldiği boyutu görmek açısından regülatör çok önemli. Regülatördeki suyun yarısı sulamada kullanılırken yarısı da Gediz Deltası'ndaki Ramsar alana gidiyor. Menemen ovası sulama şebekesi, regülatörden itibaren 11 kilometre uzunluğunda ana kanaldan akarak, buradaki 165 bin dekarlık alanın 130 bin dekarının sulamasını yapıyor. Demirköprü Barajı'ndan, regülatöre kadar uzanan mesafe 110 kilometrelik yatak üzerinde sadece Manisa Bölgesinde 170 tane zeytinyağı fabrikası var. Bunun dışında Manisa'daki fabrikalarının neredeyse tamamı atıklarını buraya döküyor" bilgisini paylaştı.
"Numune almaya gerek yok, kirlilik gözle görülüyor"
Emiralem Regülatörü'nden sonra bilim insanlarının ikinci durağı Gediz Deltası oldu. Bilim insanları ve beraberindeki heyet teknelerle, 205 kuş ve 308 bitki türüne ev sahipliği yapan Gediz Deltası ve sulak alana ulaştı. Teknelerin güzergahın her aşamasında, nehrin rengi daha da koyulaşırken baskın koku ve yüzeyin yer yer çamurla kaplanmasının yoğunlaştığı görüldü.
Nehrin, denizle buluştuğu noktalarda kirlilik balçık haline dönerken, derinlik bazı yerlerde 80 ile 20 santimetreye kadar düşmesi teknelerin ilerlemesini kısmen zorlaştırdı. 1997 yılında Ramsar koruma alanı ilan edilen alan flamingolara da ev sahipliği yapıyor. İnceleme gezisinde kuşların ve bitki örtüsünün yerini kirliliğe bıraktığı göze çarptı.
"Vakit kaybetmeden acil önlem alınmalı"
İncelemelerin sonucunda değerlendirmelerde bulunan İSTÖP Başkanı Mehmet Aydoğan, bünyelerinde körfez ile ilgili çalışan 22 bilim insanı bulunduğunu, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZDENİZ ve İZSU olarak Körfez buluşması adı altında bir proje başlattıklarını söyledi.
Bugün ikinci buluşmalarını yaptıklarını söyleyen Aydoğan, "Önce Emiralem'deki regülatöre gidip oradaki çevre kirliliğini gözlemledik. Esas bunun Manisa'dan itibaren incelenip sanayi bölgelerinin kontrol altına alınması, ciddi denetimlerden geçirilmesi, denetim yapanların da denetimlerinin yapılması gerekiyor. Kirlilik bu kadar arttıysa denetim yapanlarda da eksiklik var demektir. Onun için özellikle bu nehre deşarj eden ne kadar sanayi kuruluşu varsa ciddi anlamda yaptırım uygulanmalı" dedi.
"Balçık içinde yolculuk ettik..."
Balçık içinde yolculuk ettiklerini, su kamışlarının en zor şartlarda yetişen bitkiler olduğunu belirten Aydoğan, "Sivil toplum örgütleri olarak bugünkü gezimiz kapsamında çeşitli bilgiler aldık ve bu noktada toplantılar yapıp raporlar düzenleyeceğiz. İlk defa Türkiye'de bir sivil toplum örgütü beraberinde bu kadar çok bilim insanıyla Körfez'in temizliği ile ilgili bu kadar büyük bir çalışma yapıyor. Saatlerce balçık çamurun üzerinde seyahat ettik. Masa başında bu işler çözülmüyor. Bizler buraya geldik, her şeyi yerinde gördük ve elimizi vicdanımıza koyduk" diye konuştu.
"Yaşam alanı içinde bulunan tüm canlılar tehlikede"
Kirliliğe yönelik havzada yapılan çalışmaları değerlendiren Erdal Karagöz, "Menemen Ovası, Türkiye'nin dördüncü büyük ovası. 165 bin dekar sulanabilir; tek yıllık ve çok yıllık ürünlerin yetiştiği bir alandan bahsediyoruz. Son beş yıldır Menemen bölgesinde Gediz'den kaynaklanan önemli kirlilikler oluştu. Deltaya gelen o sudan flamingo ve pelikan kuşlarımız su ihtiyacını karşılıyor. Bu gelen suyun içinde ağır metaller oluştuğu için kuşlar su aramak için dışarıya çıkıyor" dedi.
"Gediz Havzası can çekişiyor, acilen kurtarılmalı"
Bilim insanlarıyla birlikte yaptıkları incelemeleri değerlendiren Tarım, Orman ve Hayvancılık Komisyonu Başkanı Selçuk Karakülçe geçmişte yapılan çalışmaları ve bugünü değerlendirdiklerini ve önümüzdeki dönem yapılması gerekenleri tespit etmeye çalıştıklarını söyledi. Karakülçe, "İzmir halkının ve sivil toplumun Körfez ile ilgili ne olup bittiğine dair net bilgileri yoktu. Herkes bilmeli ki Körfez sadece İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sorumluluğunda değil. Tarım ve Orman Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın Körfez ile ilgili sorumlulukları var. Burası birçok balık türünün yumurta attığı ve sonrasında da larvalarının yetiştiği alanlar. Son zamanlarda balık fiyatlarının artmasını konuşuyoruz. Hiçbir şey yapmasak ve sadece bu havzanın Gediz ayağını temizlesek çok şey değişir" dedi.
İncelemeye İzmir Sivil Toplum Örgütleri Platformu (İSTÖP) –KONFED–KONVAK Genel Başkanı Mehmet Aydoğan, Prof. Dr. H. Baki Ünal, Prof. Dr. Cenk Küçükyumuk, Prof. Dr. Şerafettin Aşık, Enerji Uzmanı Muzaffer Salih Ertan, Mehmet Acar Doğan, Prof. Dr. Veysel Ayser, Prof. Dr. Mustafa Alpaslan ve Prof. Dr. Ramazan Cengiz Akdeniz'den oluşan bilim kurulu üyeleri katıldı.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et