Datça’da yat limanına tepki: Halk kıyılarından, denizinden, plajından, yerinden, yurdundan olacak
Datça'da Datça Meclisi ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Datça Şubesi'nin çağrısıyla bir araya gelen Datçalı yurttaşlar, Suriye’de Alevilerin katledilmesini protesto etti. Açıklamada; “HTŞ Suriye'deki Alevi katliamlarından sorumludur” denildi.
Fotoğraf: Evrensel
Datça'da Berkin Elvan Anıtı önünde her salı yapılan Adalet ve Barış Buluşmalarının 178’incisinde Datça Demokrasi Platformu, Muğla Çevre Platformu Datça Meclisi ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Datça Şubesinin çağrısıyla bir araya gelen Datçalı yurttaşlar, Suriye’de Alevilerin katledilmesine ve Datça’daki Yat Limanının yapım sürecine tepkilerini dile getirdi.
"HTŞ Suriye deki Alevi katliamlarından sorumludur"
Pir Sultan Abdal Kültür Derneğinden Bilge Altun’un okuduğu ilk açıklamada “Suriye deki HTŞ destekli Colani ve Hükümeti”nin barış elçisi değil, katliamlardan sorumlu olduğu dillendirilerek, Suriye’de Alevi halka karşı girişilen katliamlar kınandı ve ivedilikle Colani ve çetesinin yargılanması talep edildi.
“Colaniyi barış elçisi” gibi göstermek zulmü aklamak ve onaylamaktır”
Açıklamada Suriye’nin mazlum halklarının yalnız olmadığı vurgulanarak,“Katil Colani ve çetesi derhal yargılanmalıdır! Buradan herkese çağrımızdır! Yaşanan bu zulmü herhangi bir nedenle onaylamayın. Şiddeti ve masum insanların ölümlerini görmezden gelmeyin! Katledilen kadınların ve çocukların sesi olun! Colani’yi meşrulaştırmayın! Onu “barış elçisi” gibi göstermek zulmü aklamak ve onaylamaktır. Zulme sessiz kalan dilsiz şeytandır” denildi.
“Yat Limanı Datça’ya zararlara verecektir”
Muğla Çevre Platformu Datça Meclisinden Serap Yaman’ın okuduğu ikinci basın metninde ise, tamamıyla Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilen Datça’da yapılmakta olan Yat Limanına karşı yıllardır dillendirilen itirazlar ve düşünülen yat limanının Datça’ya vereceği zararlara yer verildi.
Yat Limanı için ÇED sürecinin MUÇEP, Datça Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesinin itirazları ile iki kez durdurulduğu da ifade edilen açıklamada: Danıştayın geçtiğimiz ay yerel mahkemenin atadığı bilirkişilerin raporuna dayanarak verdiği ÇED Süreci durdurma kararını, davacılara itiraz fırsatı vermeden yok saymasının adalete olan güveni zedelediği belirtildi.
“Yatırımlar yerelleri kalkındırmayacak doğal ve kültürel değerlerin bozulmasına neden olacak”
Yapılan yatırımların yerelleri kalkındırmayacağını; tersine korunması gereken doğal ve kültürel değerlerin hızla bozulmasına neden olacağı ifade edilen açıklamada, yapılan yatırımın belirli sermaye çevrelerine para kazandırmaktan başka bir amaca hizmet etmeyeceğine de işaret edildi.
Yerel mahkeme bilirkişilerinin hazırladığı 140 sayfalık raporun Danıştay tarafından dikkate alınmamasının talihsiz olduğuna ve bilirkişi raporunun davacı MUÇEP Derneği, Datçalı yurttaşlar, Datça ve Büyükşehir Belediyesinin itirazlarının bilimsel temelde örtüştüğüne de dikkat çekildi.
Bildiride yat limanının vereceği zararın, yerel halkın giderek kıyılarından, denizinden, plajından, yerinden yurdundan olacağı şeklinde belirtildi.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et