08.12.2025 06:23 / Güncelleme: 09:14

Hurda makinelerle ölümüne üretim: Kol koparan kâr hırsı

Gaziantep Başpınar OSB’de Şireci Tekstil’de çalışan Murat Doğan, tarak makinesine iki kolunu birden kaptırdı. İşçiler, bu kazaların tesadüf olmadığını, fabrikanın ‘mezbaha düzeni’nin sonucu olduğunu söylüyor.

Hurda makinelerle ölümüne üretim: Kol koparan kâr hırsı

Fotoğraf: Evrensel

Mesut Baylav
[email protected]
Murat Uysal
[email protected]


Antep – Gaziantep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde işçi kanı pahasına dönen çarklar, 6 Aralık sabahı bir kez daha ağır bir iş kazasıyla gündeme geldi. Şireci Tekstil’in harman-hallaç bölümünde çalışan 47 yaşındaki Murat Doğan, sabaha karşı 05.30 sularında tarak makinesine iki kolunu birden kaptırdı. Üç çocuk babası Doğan, sekiz yılı aşkın süredir çalıştığı fabrikada vardiya bitimine dakikalar kala hortumu kurtarmaya çalışırken makineye sıkıştı; bir kolu dirseğe kadar kesildi, diğer kolu ise hayatta kalması umuduyla ameliyatla dikildi. Doğan yoğun bakımda yaşam mücadelesi verirken, işçiler “mezbaha düzeni” dedikleri çalışma koşullarını anlatıyor.

Şireci Tekstil’de çalışan bir işçi, yaşananların tesadüf değil, fabrikanın tümüne hakim üretim rejiminin sonucu olduğunu söyleyerek şöyle konuşuyor: “Hortumu kaptırmış, ardından hortumu kurtarmak isterken kollarını kaptırmış. Şireci genelinde makineler zaten bu halde. Tıpkı Mısır’daki gibi ölümüne çalıştırılıyoruz. 29-30 bin lira veriyor, çalış babam çalış düzeni var. Sadece Şireci de değil, Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nin genelinde böyle bir düzen kurmuşlar; işçiye çalışırsan çalış diyorlar, çalışmazsan kapı orada. Sürekli iş kazası oluyor, 2023’te biz eylemler yaptık hem daha iyi ücretler hem daha iyi koşullar için ama ne oldu? Devlet bunların arkasında; asker, polis, vali bunların arkasında. İşçi ses çıkarsa da değişmiyor düzen.”

’29-30 kağıt çalış, çalış, çalış…’

Aynı işçi, kazanın ardından fabrikanın üretimi sürdürdüğünü, makinelerin durumunu ise şu sözlerle tarif ediyor: “45-50 dakika makinede kalıyor arkadaşımız, itfaiye geliyor öyle çıkarıyorlar. Tarak makinesi kıyma makinesi gibi. İşçinin kemikleri sıkışınca anca duruyor makine. Freni olmadığını herkes biliyor. Bilsek ne oluyor ki? Söylesek ne değişiyor? Mecbur çalış düzeni bu. 29-30 kağıt al, çalış çalış çalış… Arkadaşımız kolunu kaptırmış, sadece o makine durdu, fabrika çalışmaya devam etti. Pazar günü bile fabrikanın yarısı mesaiye çağrılmış.”

Bir başka işçi ise güvenlik açığının yıllardır kronikleştiğini vurguluyor: “Olay sabah 05.30’da oluyor. İki tarak makinesi var; birinde frenleme sistemi var, diğerinde yok. Frenleme sistemi olmayan makinede temizlik yaparken iki kolunu birden kaptırıyor. Bir kolu kesildi, diğerini kurtarmaya çalışıyorlar. Bu kazanın güvenlik açığı sebebiyle yaşandığı kesin. Belki gerekli makamlara ulaşır da önlenmesi sağlanır… Ama yıllardır sürüyor böyle kazalar ve değişen bir şey yok.”

Ne ilk ne son: Üretim hiç durmuyor

Bu tanıklıklar tesadüf değil. Şireci Tekstil, 2015’ten bu yana en az üç ağır uzuv kaybı ve 2018’de boya kazanı patlamasının yaşandığı iş kazalarıyla gündeme geldi. 2023’te Yakup Balaman adlı işçi yine tarak makinesinde kolunu kaybetmişti. Başpınar OSB’de son iki ayda altı ayrı fabrikada uzuv kayıplı kazalar yaşandı. İşçiler ise aynı cümleyi kurmaya devam ediyor: “Makine çalışırken bile bakım yaptırıyorlar. Üretim hiç durmuyor.”

Sevda Karaca: Bu şehirde kâr için işçinin kolu bacağı alınıyor

Murat Doğan’ı ve ailesini hastanede ziyaret eden EMEP Milletvekili Sevda Karaca, hastane önünde yaptığı açıklamada Gaziantep OSB’de kurulan üretim düzenini “mezbaha” olarak nitelendirdi: “Başpınar’da neredeyse her ay ölümcül bir kaza yaşanıyor. İşçilerin emeklerinin üzerine çökmeleri yetmiyormuş gibi elleri, kolları, parmakları, hayatları çalınıyor. Bu şehirde patronların kârı için işçinin kolu bacağı alınıyor.”

Karaca, Doğan’ın üç çocuğu olduğunu hatırlatarak, işçilerin yalnızca yoksulluğa değil, uzuv kaybına ve ölüme mahkum edildiğini vurguladı: “Bu düzen işçilere sadece düşük ücret değil, can kaybı reva görüyor. Buna karşı yapılacak tek şey örgütlenmek. Bu mezbaha düzeni, denetimsizlikle büyüyor. Soru önergelerimizi geçiştirdiniz; talepleri yok saydınız. Çalışma Bakanlığı da bunun sorumlusudur. İşçilerin canını korumak için acil denetimler yapılmalı, iş güvenliği önlemleri alınmalıdır.”

Karaca, Başpınar işçilerine yönelik çağrısını da yineledi: “Bu şehirde ellerini, kollarını, canlarını kaybeden tüm işçiler için yapabileceğimiz tek şey, insanca çalışılacak bir düzenin kurulması. Bunun da tek yolu örgütlülükten geçiyor.”

BİRTEK-SEN: Hurda makinelerle üretim yaptıran patron sorumludur

BİRTEK-SEN de yaptığı açıklamada Şireci’deki kazanın münferit değil, sistematik bir ihmal sonucu olduğunu belirtti. Kazaya yol açan makinenin “en eski model” olduğu, normalde hurdaya çıkarılması gerekirken hâlâ üretimde kullanıldığı ifade edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Makinenin denetimleri yapılmıyor, diğer bölümlerde de makinelerin bakımları aksatılıyor. Makine çalışırken temizlik yaptırılması sıradanlaştırılmış durumda. Daha fazla kâr için işçilerin hayatı hiçe sayılıyor.”
Sendika, Şireci’nin iş kazaları siciline de dikkat çekti: “2015’te kol kopması, 2018’de patlayan boya kazanı, 2023’te yine çalışırken bakım yaptırıldığı için yaşanan kol kopması… Başpınar’da iş kazasının yaşanmadığı fabrika yok. Bu düzen işçinin sadece maaşını değil, canını da hiçe sayıyor. Artık zamlar için değil, canımız için de mücadele etmek zorundayız.”

BİRTEK-SEN, tüm işçileri örgütlenmeye çağırdı: “Hem hurda makineler, hem denetimsizlik, hem de kâr baskısıyla makineye gömülmüş bir üretim rejimi var. Bir kolumuzun daha kopmaması için birlikte durmaktan başka çaremiz yok.”

Risk işçiye, vergi işçiye; kâr patrona

Şireci Tekstil’in mali tablosu işçilerin anlattıklarını doğrular nitelikte. Türkiye’nin en büyük 261. sanayi kuruluşu olan şirkette düzenin adı belli: Kâr patrona, vergi işçiye; risk işçiye, teşvik devletten patrona.

  • 2023 yılında 1.7 milyar TL FAVÖK elde etti.
  • 2 bin 500 işçinin çalıştığı fabrikada işçi başına düşen kâr 492 bin TL oldu.
  • Son üç yılda ödediği toplam vergi yalnızca 9 bin 431 TL.
  • 2022 ve 2023’te hiç vergi ödemedi.
  • Yatırımlarının önemli bir bölümü hazine teşvikleriyle karşılandı.
  • 2023’te ortalama ücret alan bir işçi 38 bin 600 TL vergi ödedi.
  • Şireci’de çalışan işçilerin toplam ödediği vergi 96.5 milyon TL, patronun ise neredeyse sıfır.

‘Bu düzen değişmeden hiçbir şey değişmez’

Murat Doğan yoğun bakımda yaşam savaşı verirken, fabrikada üretim aynı gün devam etti. Makine durdu, fabrika durmadı. Şireci işçilerinin sözleri, Başpınar OSB’deki tüm işçilerin ortak cümlesi haline gelmiş durumda: “Çalışırsan çalış, çalışmazsan kapı orada… Kolunu kaptırırsan o makine durur, üretim durmaz.”
Aylar, yıllar içinde tekrarlanan kol kopmaları, patlayan kazanlar, fren sistemi olmayan makineler… Her şey aynı soruya çıkıyor: Bu kazalar kader mi? Yanıtı hem işçiler hem sendikalar hem de milletvekilleri veriyor: Bu düzen değişmeden hiçbir şey değişmez. Ve çözüm, Doğan’ın da, Balaman’ın da, ismi bilinmeyen yüzlerce işçinin de söylediği gibi: Denetim, örgütlülük, insanca çalışma ve yaşam koşulları için mücadele.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!