Bornova Anadolu’nun sisteme direnişi
Yemekhane de boykot edilirse, ki öğrenciler bu kararı duyar duymaz boykotun kapsamını genişlettiler, bu yemekhane ve kantin nasıl kâr edecekti?
Bornova Anadolu Lisesi öğrencisi
İzmir
BAL, başkaldırıdır. Sistem yozlaştığında her zaman en önde gitmeye can atandır. Herkes sustuğunda hâlâ en yüksek sesle mücadeleye devam etmektir. Bugün bunun en canlı örneği de kendi kantinini boykot etmesiyle yaşanır.
Kantin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayınladığı “Satışı Serbest Ürünler” listesinin dışına bir hayli çıkmakla kalmayıp sattığı sağlıksız ürünleri fahiş fiyatlarla satmaktadır. Öğrenciler kantini çokça kez şikayet etmiş fakat bir netice alınamamış, üstelik şikayet eden öğrenciler tehditlerle karşılaşmıştır. Bunun üstüne kantinin okuldaki geleneklere karşı çıktığı ve bu geleneklerin engellenmesi için bazı girişimlerde bulunduğu okul içerisinde yayılınca okulun üst dönemleri, 11 ve 12. sınıflar, alt dönemlerini sınıf sınıf gezmeye başlamış, kantinin hem normalden çok daha pahalıya sattığını hem de okul geleneklerine aykırı sözler ve davranışlar sergilediğini anlatmaya başlamışlardır. Bunları sebep göstererek de kantine bir boykot kararı verip öğrencilerin bu boykota katılmaları için çağrıda bulunmuşlardır. O çağrı yapıldıktan sonra kantinin müşterisi neredeyse sıfıra inmiş, ettiği kâr iyice zarara dönmüştür.
Buradan sonra kantinin geri çekilmesini beklersiniz değil mi? İşin ilginç tarafı burada başlıyor. Okulun yemekhane olarak kullandığı binanın gelen şikayet üzerine MEB’in yönetmeliğine uymadığı, inşa edildiği yerin yönetmeliğe aykırı olduğu iddia edilmiştir, kararı verilmiş ve o yemekhanenin ihalesini kantin satın almıştı. Okul kantini boykot edilirken ve gözle görülür biçimde zarar ederken böyle bir karar neden alınırdı? Yemekhane de boykot edilirse, ki öğrenciler bu kararı duyar duymaz boykotun kapsamını genişlettiler, bu yemekhane ve kantin nasıl kâr edecekti? Olayın kilit noktasına geliyoruz: Kontrol.
BAL teslim olmadı, olmayacak
Kantin, okulun ihaleye açılan yemekhane binasını satın alarak kâr etmeyeceğini biliyordu fakat okulda sahip olduğu alan onların “kontrol etme” fikrine çok uyuyordu. Neyi kontrol etmek istiyorlar ki? BAL ruhunu. Başkaldıran, ses çıkaran, ilk adımı atan, iktidarın yaptığı bütün yanlışlara tepki gösteren ruhu kontrol edip sessizleştirmek istiyorlar. Bi dakika, iktidar ne alaka ya?
Kantinde görev yapan ve işletmede söz sahibi olan kişilerden birisi AKP İlçe teşkilatına üye. Ayrıca yine orada öğrencilere tehditler savuran çalışanlardan birisinin soyadı… Bu iki şeye güvenip okulun en temel ilkelerine bile karışmakta kendilerini yetkili görüyorlar. Fakat biz, BAL öğrencileri olarak bu ilkeleri asla birkaç kişinin çiğnemesine izin vermedik, vermeyeceğiz. Zamanında okul inşaatına gül atan, öğretmenlerine alkışlarla veda eden abi ablalarımızdan aldığımız güven ve cesaretle elimizden geleni fazlasıyla yapıyoruz, gereken her şeyi de yaparız.
Sizlere bu bilgilerin sonunda söylemek istediğim tek bir şey var: Korkmayın. Doğru olduğunu bildiğiniz şeyleri sırf onların zararına diye yanlışmış diye kabul ettirmeye çalışacaklar,kanmayın. Siz yürüyün,konuşun ve her zaman direnin. Diren liseli,BAL yanında!
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et