Tuncer Bakırhan'dan 'İmralı' değerlendirmesi: 'Kürt meselesi bir link ile çözülemez, CHP cesur olmalıdır'
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP’ye İmralı sürecinde cesur olma ve risk alma çağrısı yaptı; "Yüzyıllık meselede rol alınmalı, Kürt meselesi bir linkle çözülecek bir mesele değil" dedi.
Fotoğraf: MA
Süreç için Mecliste kurulan Milli Kardeşlik, Dayanışma ve Demokrasi Komisyonunun Abdullah Öcalan ile görüşüp görüşmeyeceği tartışması nihai karara bağlandı. Komisyon İmralı’ya gidiyor. Süreç uzun bir süredir bu konuya sıkıştırılırken, bu karar ile birlikte en çok tartışılan da CHP’nin İmralı’ya gitmeme kararı oldu.
AKP, MHP ve DEM Parti’den oluşan 3 kişilik heyete Yeni Yol Grubu ve CHP üye vermedi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, sürece dair gelişmeleri değerlendirdi, TV100 canlı yayınında Talat Atilla’nın sorularını yanıtladı.
Bakırhan, CHP'nin İmralı kararına ilişkin, "CHP, Cumhuriyet'in kurucu partisidir; yüzyıllık meselede sorumluluğu olan bir partidir. Çözümünde de rol oynamalıdır. İktidar hedefi olan bir parti, Türkiye'nin en temel durumunun çözümünde gerektiğinde cesur olmalı ve risk almalıdır" dedi.
"Terörsüz Türkiye sürecinde hangi eşikteyiz?" Sorusu üzerine Bakırhan, mevcut sürece "barış ve demokratik toplum sistemi" dediklerini, 86 milyonu ilgilendiren, son 100 yılın kanayan yarası olan, her şeye karıştığı acı ve gözyaşlarına düşen bir sorunun tartışıldığı, çözümün arandığı bir sürecin gerçekten tarihi, kritik ve önemli olduğunu söyledi.
Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 1 Ekim'deki açıklamasını "cesur bir çıkış" olarak değerlendirerek, "Barışı toplumsallaştırmak gerekiyor. Bunun yolu da atılacak kimi adımlardadır. Yani yasal düzenleme gerektirmeyen, idari kararlarla çözülebilecek; toplum 'Bak, bu iş devam edecek, iyiye doğru gidiyor' diyebilecek. Nefes almamızı sağlayacak bir barışı yaratacak adımlar atılabilir. Cezaevleri tıklım tıklım. Hâlâ kayyımlar duruyor. Hâlâ belediye eş başkanları tutuklanıyor, yargılanıyor. Büyük iddianameler hazırlanıyor. İktidar da biraz yapıcı tereddütleri giderici bir rol oynamalı" dedi.
"AKP ile MHP arasında renk farkı yok, bir ton farkı var"
“AKP ve MHP’nin tam bir uyuşma içinde olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusuna ise Bakırhan şu ifadeleri kullanarak yanıt verdi: “Her şeyi bir kenara bırakın bir yıldır can kaybı olmadı. AKP ile MHP arasında bir renk farkı yok. Bir ton farkı var. Ve bu gayet normaldir. Bunu da giderecek olan iktidarın ortaya koyacağı sorumluluktur.”
"Bahçeli başından bu yana çok tutarlı bir siyaset izliyor"
Bakırhan, programda Meclis Komisyonunun İmralı’da Abdullah Öcalan ile yapacağı görüşmeye ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Bakırhan, “Bahçeli’nin ‘Gerekirse İmralı’ya ben giderim’ çıkışını duyduğunuzda ne hissettiniz?” sorusuna ise verdiği yanıt şu şekilde oldu: “Sayın Bahçeli en başından bu yana çok tutarlı bir siyaset izliyor. İki aktör ilk söyledikleri sözü devam ettiriyor. Sayın Öcalan da sayın Bahçeli de bunu yapıyor. ‘Meseleyi çözelim ama İmralı dahil olmasın’ yaklaşımı haksızlık olur. Gerçekten onurlu bir barış olacaksa kiminle görüşüleceği sorun yapılmamalıdır. Sayın Bahçeli aslında dünyanın her yerinde olan bir şeyi söylüyor.”
"Kürt meselesi bir bağlantı ile çözülecek mesele değil"
Bakırhan, Öcalan'la görüşmek için SEGBİS ile bağlantı önerilerine de tepki gösterdi: "Koca koca siyasi partilersiniz. Kürt meselesi bir linkle çözülecek bir mesele değil. Bu meseleyi bunlarla tartışmak yan çizmek anlamına geliyor. Üzülüyorum. Yüzyıllık bir meseleyi konuşuyoruz. Sayın Öcalan’a gidilirse emin olun daha yapıcı bir değerlendirme çıkacağını düşünüyorum. Biz niye dünyadaki benzer deneyimlerden kendimize örnek çıkartmıyoruz. Mandela ile görüşülmedi mi? Ana muhalefet partisi bu meselenin çözümünde çok aktif bir rol oynayabilirdi. Yüzyıllık meselede sorumluluğu olan bir partidir, çözümde de rolleri olmalı. CHP’den beklentilerimiz çok. İktidar hedefi olan bir parti Türkiye’nin en temel sorunun çözümünde risk almalı cesur davranmalıdır. Siyasetin görevi cesur olmaktır.”
"CHP cesur olmalı ve risk almalı"
Bakırhan, CHP'nin İmralı kararına ilişkin şunları söyledi: "Cumhuriyet Halk Partisi'nin 'İmralı'ya gidilsin mi, gidilmesin mi?' ya da 'SEGBİS ile bir bağlantının kurulmasın mı?' tartışmasını çok değiştirir. Çok yaşadılar. Bunların da gidilmeme yönünde bir kararı var. Sadece SEGBİS meselesinden bahsetmiyorum. Dolayısıyla bu durumu eleştiriyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nden beklentimiz büyük; İktidar hedefi olan bir partidir. İktidar hedefi olan bir parti, Türkiye'nin en temel sorununun çözümünde mutlaka cesur olmalı ve risk almalıdır. Kim tabanının sıcaklığına sığınarak siyaset yürütebilir? Tabanlarımız, 100 yıldır, son 50 yıldır dayanıklı karşı karşıya getirilen ki… Öylesine kötü algılar içeren ki bazen duygusal davranabiliyor, bazen soruyor, bazen sorgulanıyor, bazen de karşı yerde durabiliyor. Siyasetin görevi cesur olmak ve tabanını bu meselelere dahil etmek için bir çerçeve, bir plan ortaya koymaktır. Cumhuriyet Halk Partisi'nden doğal ki beklentilerimiz var. Bu sorunun çözümü 86 milyonun ilgilendiriyorsa, 86 milyonun hatırı sayılır bir kesimini temsil eden bir partinin bu meselesinde sağa sola bükülmeden, iktidar karşıtlığının sıkışmasından, bu açığının çözümünde bir kez daha aktif rol oynaması gerekiyor."
(Politika Servisi)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et