SDG-Şam diyaloğu tıkandı: Savaş senaryosu mu devrede?
Suriye sahasında tansiyon yükseliyor. SDG Komutanı Sipahi Hemo’nun dün yaptığı "savaş hazırlıkları öncelik kazandı" açıklaması, Suriye’de olası bir çatışma sürecine dikkat çekti.
Fotoğraf: SANA
Suriye’den bir taraftan Türkiye, Katar ve ABD konsorsiyumunun 7 milyar dolarlık enerji anlaşmasına imza attığı haberleri, sahadan ise çatışma ve savaşa hazırlık haberleri geliyor. Dün Al Monitor’a röportaj veren Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Komutanı Sipan Hemo’nun “Diyalog sürüyor ama savaş hazırlıkları öncelik kazandı” açıklamasının yankıları sürüyor. Suriye geçici yönetimi HTŞ ile SDG arasındaki entegrasyon görüşmelerinde süreç tıkanma noktasına gelmiş görünüyor.
Gelişmeleri Youtube yayınında ele alan Gazeteci Fehim Taştekin, sahada yaşanan çatışmalara dikkat çekerek, SDG komutanı Sipan Hemo’nun açıklamalarının şu an için bir uyarı, gardını alma veya caydırma stratejisi olarak yorumlanabileceğini ancak sürecin tarafların çatışmayı tek seçenek olarak gördüğü noktaya da sürüklenebileceği ifade etti. HTŞ ve SDG arasındaki anlaşmanın süresinin Aralık sonunda dolacağı hatırlatması yapan Taştekin, tarafların ise sürecin henüz çok başında olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Ankara'nın Suriye ordusunun güçlendirilmesini ve SDG’ye karşı kullanılmasını bir stratejik seçenek olarak gördüğünü; ABD'nin ise SDG ile büyük bir çatışma için önleyici ve caydırıcı bir pozisyonda olduğunu ifade eden Taştekin, "2019’daki gibi (Türkiye'ye) bir 'yeşil ışık' senaryosunun tekrarlanması beklenmiyor; ABD’nin önceliği SDG’nin sisteme entegrasyonu. ABD HTŞ’yi test ediyor ve önüne görev listesi veriyor. Yeni orduya katılacak SDG’yi sistem içinde bir sigorta olarak da görüyorlar. Yarın bir gün ne olur ne olmaz duruma göre SDG’ye daha büyük daha farklı bir rol biçebilirler." değerlendirmesinde bulundu.
'Diyalog sürüyor ama savaş hazırlıkları öncelik kazandı'
Demokratik Suriye Güçleri (SDG) komutanı Sipan Hemo, dün Al Monitor’dan Amberin Zaman'a konuştu. Şam yönetimiyle süren diyaloglara rağmen sahadaki gelişmelerin “savaş hazırlıklarını zorunlu hale getirdiğini” söyledi. SDG ile HTŞ arasındaki görüşmelere katılan Thomas Barrack ise geçtiğimiz günlerde "Bir ortak nokta bulmaya çok yakınız" demişti. Hemo ise hiçbir şeyin resmiyete dökülmediğinin ve pratiğe yansıyan bir durum olmadığının altını çiziyor. Çatışmalar yaşandığını, daha önce mutabakata varılan Halep'teki iki Kürt mahallesinde mutabakattan sonra da entegrasyon sağlanamadığını belirten Hemo, bu duruma karşı hazırlık yapmanın öncelikli mesele haline geldiğini ifade ediyor.
SDG Komutanı: HTŞ göre bütünleşme erimekten ibaret
Sipan Hemo’nun açıklamalarından öne çıkanlar özetle şöyle oldu:
- Hemo, 10 Mart SDG-HTŞ anlaşmasının sahada uygulanmadığını, özellikle Halep’in Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinde mutabakat sonrası kuşatma ve çatışmalar yaşandığını belirtti. 1 Nisan Mutabakatı’na atıfla, “Bu bir 1 Nisan şakası oldu” dedi.
- Şam geçici yönetiminin Lazkiye ve Süveyde’deki katliamlarını örnek vererek, SDG’nin savunma kapasitesini artırmasının meşru bir önlem olduğunu söyleyen Hemo, diyalogun sürdüğünü ancak çatışma riskinin arttığını, bu durumun Şam yönetiminin tutumuna bağlı olduğunu belirtti.
- SDG’nin entegrasyondan kastının, “kimliğini koruyarak demokratik bütünleşme” olduğunu, ayrılıkçı bir hedef taşımadıklarını belirten Hemo, buna karşın, HTŞ ve geçici hükümetin bütünleşmeyi “erime, kimliği yok etme” olarak gördüğünü söyledi. Hemo, SDG'nin IŞİD'e karşı sahadaki ortağı olan ABD'nin bütünleşme sürecinin merkezinde olduğunu ama Amerikalarının benimsedikleri pozisyonları anlamakta zorlandıklarını da söylüyor.
‘HTŞ sahada elini güçlendirmek için hesap yapıyor’
Gazeteci Fehim Taştekin Youtube yayınında son gelişmeleri şöyle yorumladı.
SDG komutanı Sipan Hemo’nun açıklamalarının şu an için bir uyarı, gardını alma veya caydırma stratejisi olarak da yorumlanabileceğini ifade eden Taştekin, Şam tarafının entegrasyon konusunda somut adım atmasının nedenleri arasında zaman ihtiyacı ve sahadaki belirsizlikler olduğunu ifade etti: "HTŞ (Heyet Tahrir Şam) sahada elini güçlendirmek için ABD ile ortaklık kurma hesapları yapıyor; bu da entegrasyon sürecinin yavaşlamasına yol açıyor." dedi.
'Ankara SDG'nin tasfiyesini hedefliyor ve bekliyor'
SDG'nin HTŞ için bütünleşmeyi “erime, kimliği yok etme” olarak gördüğü tutumunun Ankara için de geçerli olduğunu ifade eden Taştekin, "Yani Şam'daki tarif Ankara'nın tarifi aynı zamanda. Geçenlerde MHP Lideri Devlet Bahçeli de SDG'nin tümenler şeklinde yer alma çabasını Türkiye'nin ulusal güveliğine tehdit olarak gördüğünü söyledi. Yani Cumhur İttifakı İmralı sürecinin karşılığı olarak Suriye'de SDG'nin tasfiyesini hedefliyor ve bekliyor. Bu hedef başından beri böyleydi. İmralı sürecinin başlatılmasını tetikleyen şey, Suriye'deki SDG gerçekliği ve bunun etrafında oluşan yeni dengelerdi" diye hatırlattı.
'ABD'nin tutumu belirleyici olacak'
Hemo'nun savaş hazırlığı açıklamasının "bir uyarı ve caydırıcılık" stratejisi olabileceği değerlendirmesinde bulunan Taştekin, burada belirleyicinin ABD’nin tavrının olduğunu kaydediyor.
Ankara'da bir seçenek olarak “Suriye ordusunun güçlendirilmesi ve sonrasına destek verip Fırat doğusuna müdahale” senaryosunun durduğunu belirten Taştekin, doğrudan askeri operasyonun zor olduğunu fakat süreç çökerse bu ihtimalin değerlendirilebileceğini belirtiyor. Burada Amerikanın tavrının belirleyici olduğuna ve ABD'nin SDG’ye desteği tamamen kesmeyecek şekilde süreci planladığına ve HTŞ’ye görev listesi verdiğine dikkat çekiyor.
Ankara'nın ABD'nin hamlelerini kendi güvenlik/strateji çıkarları açısından değerlendirdiğini vurgulayan Taştekin, "Nihai olarak hangi askeri çözüm dayatılırsa dayatılsın ABD’nin tutumu belirleyici olacak; şu anki Amerikan pozisyonu önleyici/caydırıcı görünse de SDG entegrasyonu Washington için öncelik hâline gelmiş görünüyor." dedi.
Colani'nin kritik ABD ziyareti
Taştekin, HTŞ lideri Colani’nin 10 Kasım’da Beyaz Saray ziyaretinin kritik bir kırılma noktası olabileceğini de belirtti:
"İsrail ile Suriye arasında görüşülen güvenlik anlaşması ile ilgili Trump’ın istediği doğrultuda ilerleme sağlanırsa Amerikan politikaları Şam’dan yana dönüşüm geçirebilir. Bu işin kongreye yansımaları olacaktır... Bu ziyaret sırasında bir başka mesele daha var, Suriye’nin IŞİD’e karşı uluslararası koalisyona katılması. Bu bir hedef, muhtemelen de bu olacak. Bu sözünü ettiğimiz ilişkilerin dönüşüm geçirmesinde yeni bir eşiğe işaret ediyor. Sezar yaptırım yasasının aşılması kongreye bağlı, yasal değişiklik olması gerekiyor. Bu üç konuda ilerleme olursa; (İsrail, SDG ve IŞİD) bu kongredeki havayı da değiştirecektir."
(Politika Servisi)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et