Tarikatların okullardaki faaliyetleri sürüyor
Nakşibendi tarikatına bağlı Server Yaşam Vakfı’nın faaliyetleri Eğitim Sen’in açtığı davaya rağmen sürüyor. “Ufka Yolculuk” yarışmasıyla vakıf temsilcilerinin okullara girmesine izin veriliyor.
Fotoğraf:Volkan Pekal / Evrensel
Özer Akdemir
[email protected]
İzmir — Eğitim Sen Genel Merkezi'nin 2021 yılında okullardaki faaliyetlerinin durdurulması için dava açtığı Nakşibendi tarikatına bağlı olduğu söylenen Server Yaşam Vakfı'nın faaliyetleri devam ediyor.
Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokol çerçevesinde Server Platformu üyesi olan İLKSAV (İlim Kültür ve Sanat Vakfı) Türkiye genelinde proje ortağı olan sivil toplum kuruluşlarının (STK) iş birliği ile "Ufka Yolculuk Bilgi ve Kültür Yarışması- Nasıl İnanmalı?" konulu yarışma düzenliyor.
MEB ile imzalanan şartnameye göre yarışma ilkokul, ortaokul, lise ve yetişkin kategorilerinde gerçekleşecek.
18 yaşından büyük bir kişi öğrencilere "takım liderliği" yapacak
Şartnamede dikkat çeken bir madde de "Takım Lideri" kategorisi. Bu maddeye göre, mezuniyeti, unvanı, mesleği ne olursa olsun 18 yaşından büyük bir kişi öğrencilere takım liderliği yapabilecek, onları yarışmaya hazırlayabilecek. Tarikat görevlileri bu maddeye göre her üç düzeydeki okullara da girerek yarışmaya hazırlama adı altında tarikat çalışması yapabilecekler.
Çiğli Adnan Saygun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde ücretli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olarak görev yapan Ümmühan Balık'ın AKP Çiğli İlçe örgütünde aktif olarak çalıştığı ve okulda da dini propaganda ile dolu yarışma kitabını Kuran-ı Kerim'in Türkçe çeviri cep kitabı ile birlikte öğrencilere dağıttığı öğrenildi.
Bu durumu sorgulayan okul öğretmenlerine yönelik okul müdürü E. K.’nin "Kur'an-ı Kerim kırmızı çizgimdir. Niçin itiraz ediyorsunuz?" diyerek, bazı öğretmenleri hedef gösterdiği bildirildi. Eğitim Sen'in 2021 yılında açtığı dava sürecinin ise devam ettiği öğrenildi.
"Yaşananlara kayıtsız kalmayacağız"
Konu ile ilgili olarak görüştüğümüz, Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli, ÇEDES projeleri ile MEB'in, diyanet ve türlü tarikatlarla yürüttüğü protokollerle laik eğitimi açıktan hedef aldığını belirtti.
"Bu uğurda eğitim sistemini kendi siyasal-ideolojik çizgisi doğrultusunda biçimlendirme hedefinin örneklerinden biriyle yine karşı karşıyayız" diyen Danyeli, okullardaki bu tip uygulamaların öğrenciler arasında inanan ya da inanmayan ibadet eden ya da ibadet etmeyen gibi kategorilerin oluşmasına neden olacağına dikkat çekti.
Danyeli, farklı inanç gruplarından her birinin eşit değerde görülmesine; öğretmenin ya da öğrencinin inancı, kimliği, siyasi düşüncesi nedeniyle ayrımcılığa uğramasına karşı kat'i olarak karşı olduklarını vurgulayarak, "Bu yaşanan hadiseye kayıtsız kalmayacağımız bilinmelidir" dedi.
Öğrencilerin bilimsel eğitimden koparılmasının yanı sıra pedagojik olarak da çocuklar arasında farklılıkların ifşasına kadar her türlü açıdan bu tür faaliyetlerin öğrencileri kriminalize ettiğini ifade eden Danyeli, "Tek bir mezhebin, dinin tahakkümü biçimi ile çocuklar arasında ayrıksılık yaratıp dayanışmayı-kucaklamayı da zedeleyen bir uygulama olduğunun görülmesi gerekmektedir" dedi.Bilinçli yürütülen tüm bu politikaların iktidarın, siyasal ideolojik hedefleri doğrusunda yoğun bir dinci kuşatmanın yaşanmasını sağlamak istediğini gösterdiğini dile getiren Danyeli, "Eğitim Sen, dernek ve vakıfların bakanlık veya milli eğitim müdürlüklerinin taşeronu gibi kullanılmasına karşı mücadele yürütmeye devam edecektir" dedi.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et