GSS prim borcu olanlara sağlanan geçici sağlık hizmeti hakkı sona eriyor | ‘Sağlık hakkı piyasalaştırıldı’
GSS prim borcu bulunanlara geçici sağlık hizmeti hakkı yıl sonunda sona eriyor. 1 Ocak 2026 itibarıyla yaklaşık 10 milyon yurttaş kamu hastanelerinden ücretsiz sağlık hizmeti alamayacak.
Fotoğraf: Evrensel
Hastane Acil
Emir Akar
İstanbul — Geçtiğimiz yıl torba yasayla kabul edilen geçici düzenleme sayesinde genel sağlık sigortası (GSS) prim borçluları kamu hastanelerine başvurabiliyor, ancak reçetelenen ilaçları eczanelerden alamıyordu. Düzenlemenin süresi dolduğunda bu sınırlı hak da ortadan kalkacak ve prim borcu bulunanlar, gittikleri hastanelerden provizyon alamayacak, muayene ve tedavi için ücret ödemek zorunda kalacak.
Bu yıl aylık 780 TL, yıllık 9 bin 360 TL olarak belirlenen GSS primlerini ödeyemeyen milyonlarca kişi icra tehdidiyle karşı karşıya. SGK, prim borcu bulunanlara yıl sonuna kadar gelir testine başvurma uyarısı yapıyor ancak bu çağrı yurttaş için giderek anlamını yitiriyor.
Uzmanlar, 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek kısıtlamaların anayasal sağlık hakkının ihlali anlamına geldiğini belirtiyor. Gazetemize konuşan İstanbul Tabip Odası Sağlık Politikaları Komisyonu Üyesi Dr. Güray Kılıç ve CHP Bursa Milletvekili ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala GSS borçlarının tamamen silinmesi ve sistemin kamusal, bütçe temelli bir sağlık finansman modeline dönüştürülmesi gerektiği konusunda hemfikir.
‘Sistem, özel hastaneleri fonlayan modele dönüştü’
İstanbul Tabip Odası Sağlık Politikaları Komisyonu Üyesi Dr. Güray Kılıç, GSS’nin kuruluş amacından tamamen saptığını belirterek sistemin özel sektöre kaynak aktaran bir yapıya dönüştüğünü söyledi:
‘’Genel sağlık sigortası, başlangıçta kamu sigorta fonu olarak tanıtıldı. Ancak bugün geldiğimiz noktada, sağlık hizmetine erişimi kısıtlayan, özel sağlık sektörüne ciddi kaynak transfer eden bir modele dönüştü. Yurttaşlar prim ödüyor, ardından muayene ve ilaç için katılım payı veriyor, özel hastanelere gittiğinde bir de ilave ücret ödüyor. Böylece sağlık hizmeti piyasalaştı.’’
Kılıç, özellikle genç işsizlerin ve küçük esnafın prim borçlarını ödeyemediklerini, çoğunun borçlu olduğunu bile fark etmediğini anlattı:
‘’İşsiz gençler ve gelir testini geçemeyen milyonlarca kişi farkında bile olmadan borçlu haline geliyor. Hastaneye gittiklerinde ‘Müstahak değilsiniz’ uyarısıyla karşılaşıyorlar. Bu durum sağlık hakkını fiilen ortadan kaldırıyor. Üstelik devlet her yıl bunu bir lütuf gibi 1 yıl erteliyor ama borçlar silinmiyor, faiziyle artıyor.’’
Kılıç, SGK’nin sağlık fonu fazlasını emekli fonuna aktardığını, bu nedenle borçların silinmesinin ekonomik olarak mümkün olmasına rağmen siyasi olarak tercih edilmediğini vurguladı:
“SGK bu borçları rahatlıkla affedebilir. Fon fazlası var. Ama bu para şehir hastanelerinin kira ödemelerine ve özel sektöre aktarılıyor. Yoksul yurttaşlara değil, sermayeye gidiyor.”
Pala: GSS, Türkiye’nin yapısına uygun değil
CHP Bursa Milletvekili ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala da, genel sağlık sigortası sisteminin başından itibaren hatalı olduğunu, “neoliberal bir finansman modeli” olarak sağlık hakkını piyasalaştırdığını anlattı:
“2003’te sağlıkta dönüşüm programıyla bu model gündeme geldiğinde biz buna itiraz ettik. Çünkü Türkiye gibi işsizliğin ve yoksulluğun bu kadar yüksek olduğu bir ülkede prime dayalı bir sistemin sağlık hizmetlerine eişimi engelleyeceği belliydi. Bugün 9.4 milyon kişi prim borçlusu olduğu için GSS’nin sunduğu hizmetlere erişemiyor.”
Pala, her yıl Cumhurbaşkanlığı kararıyla prim borçlarının geçici süreliğine ertelendiği bu sistemin yurttaşları daha da borç batağına sürüklediğini ifade etti:
“Prim borçları giderek artıyor, ilaçlara erişilemiyor. Doğrusu, gerçekten ödeme gücü olmayanların primlerinin affedilmesi ve GSS’nin tamamen terk edilmesidir. Türkiye’de sağlık hizmetlerinin finansmanı genel bütçeden sağlanmalıdır.”
‘Sağlık hakkı paraya bağlı hale geldi’
GSS kapsamındaki yurttaşların hizmete erişebilmesi için üç koşul bulunduğunu hatırlatan Pala, sistemin ‘’ücretsiz sağlık’’ iddiasının gerçeği yansıtmadığını vurguladı:
“Hizmetten yararlanmak için prim borcunuzun olmaması, yalnızca Sağlık Uygulama Tebliği kapsamındaki işlemlerden faydalanmanız ve katkı payı ödemeniz gerekiyor. Bu kadar ödeme kaleminin olduğu bir sistemde ‘Sağlık ücretsizdir’ diyemeyiz.”
Evrensel'i Takip Et