21.10.2025 21:15

‘Turancı, yayılmacı zihniyet KKTC’te revize oldu’

Devlet Bahçeli'nin Kıbrıs açıklamalarını değerlendiren Kıbrıslı Akademisyen Doç. Dr. Bilge Azgın ve Kıbrıslı Araştırmacı Yazar Mete Hatay, açıklamaları “hezeyan” olarak yorumladı.

‘Turancı, yayılmacı zihniyet KKTC’te revize oldu’

Fotoğraf: CTP

Gözde Tüzer Korkmaz
[email protected]


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, KKTC seçimlerinde Tufan Erhürman’ın Cumhurbaşkanı olmasının ardından bir kez daha “KKTC parlamentosu acilen toplanmalı, federasyona dönüşün kabul edilemeyeceğini ilan etmeli Türkiye Cumhuriyeti'ne katılma kararı almalıdır” ifadelerini kullandı. Bahçeli “Kıbrıs'ta iki devletli çözüme kapalı olan ve federasyon özlemlerine yeşil ışık yakan siyasi iradenin, geçmişin ızdırap veren olaylarını yeniden canlandırma ihtimali, yabana atılmaması gereken bir tehdittir" dedi.

Bahçeli’nin açıklamaları Kıbrıslılar tarafından tepkiyle karşılandı. Kıbrıslı Akademisyen Doç. Dr. Bilge Azgın ve Kıbrıslı Araştırmacı Yazar Mete Hatay, Bahçeli’nin açıklamalarını “hezeyan” olarak yorumladı.

‘Kıbrıs elden gidiyor hezeyanı oluştu’

Akademisyen Bilge Azgın “Bu turancı, yayılmacı zihniyet, daha önce de Kerkük diyordu. Şimdi onu KKTC’ye revize etti. Bunun sebebiyse tabii ki seçimleri Türkiye'nin istediği birinin değil de federasyon alt yapısından gelen Tufan Erhürman’ın kazanmış olması” ifadelerini kullandı.

Bilge Azgın şöyle devam etti: “Bahçeli’nin çok sert ve çok katı bir güvenlik algısı var. Dünyaya bakış açısı, onun üzerine kurulu ve vatanın elden gittiğini düşünüyor. Öyle algılıyor durumu, federasyona dönmek vatan hainliğidir diyor. ‘Kıbrıs elden gidiyor’ hezeyanı oluştu. Bahçeli varoluş tehdidine ve krizine girdi. Bahçeli’ye Kıbrıslı Türkler de tepki gösteriyor.”

Seçimin Türkiye tarafından iki devletlilikle özdeşleştirildiğini belirten Azgın “Yani Cübbeli Ahmet Hoca bile dua etti iki devletli tez kazansın Kıbrıs’ta diye. Kamuoyunu gereksiz yere çok bölüyor bu tartışmalar. Çok zarar veriyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye yetkililerinin UBP'nin parti kongresine kadar kimin başbakan olacağını seçtiğini söyleyen Azgın “UBP artık kendi tabanıyla başkan seçmiyor. Nasıl Türkiye'de kayyum atıyorlarsa, partide de atama yaptılar. Ve atama yaptıkları insanlar çok büyük yolsuzluk yapıyorlar Kıbrıs’ta. Dolayısıyla insanlar tepki gösterdi” dedi. 

""

‘KKTC’nin ‘arka bahçe’ durumu, işlerine geliyor’

Araştırmacı Yazar Mete Hatay “Bahçeli'nin çıkışını biraz da MHP'nin KKTC’deki yatırımlarına bakarak açıklayabiliriz. Seçim öncesi Kıbrıs'ı ikinci adres yapan bir sürü MHP'li milletvekili oldu. Daha çok müdahale olarak gelip dolaştılar. Bunların çoğu duygusallıktan öte maddi nedenlerden dolayıydı. Burada gerek kumarhane ve otel sektöründe, üniversite sektöründe, inşaat sektöründe, birçok yatırımları var. KKTC’nin ‘arka bahçe’ durumu, işlerine geliyor” ifadelerini kullandı.

Hatay “Biz acı acı tebessüm ediyoruz MHP'nin düştüğü hale” dedi ve şöyle devam etti: “MHP’nin Kıbrıs'a bakışı iç politikada kullanacakları milli dava ve beka söylemi için büyük bir araçtı. Kıbrıs cephesi üzerinden siyaset devşirme, milliyetçiliği patlatma gibi tavırları her zaman vardı. Şimdi bu çıkışın milliyetçi söylemi beslemek için, Türkiye'deki Kürt açılımından dolayı küstürdükleri tabanı tekrar milli bir söylem üzerinden yanlarına çekmek için yapıldığını düşünüyorum. Çünkü Kıbrıs'ta hiçbir partinin ilhak diye bir siyaseti yok. Yani karşılığı yok burada, Türkiye'de de yok bildiğim. MHP hariç.” 

"" 

Federasyon şartları

Tufan Erhürman’ın federasyon için müzakere sürecine girmeye dair şartları olduğunu hatırlatan Bilge Azgın “Bir; ‘Rum tarafı ile siyasal eşitliği müzakere etmeyeceğim, pazarlık konusu etmeyeceğim’ diyor. İki, ucu açık müzakere olmayacak, takvim olacak ve takvimin sonunda da bir yaptırım gerçekleşecek. Yani Annan Planındaki gibi bir şey olmasını istemiyor. Ama bunun henüz gerçekleşmesi mümkün değil. BM’nin bir yaptırım gücü yok. Rum tarafı da zaten bunları kabul etmeyecek. Dolayısıyla bu hezeyanlar çok yersiz” dedi.

Doç. Dr. Bilge Azgın “Zaten bir çözüm olacaksa garantör ülke Türkiye'dir. Türkiye'nin garantörlüğünün konuşulmadığı, Türkiye'nin yer almadığı, müzakere etmediği bir masada federal çözüm mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

‘Bahçeli, Kıbrıs politikasında AKP'nin önünü kesmeye çalışıyor’

Kıbrıs konusunda AKP ve MHP’nin arasında bir ayrışma olduğunu söyleyen Akademisyen Bilge Azgın, Bahçeli’nin hem kendi tabanına oynadığını hem de Kuzey Kıbrıs seçimlerine tepki gösterdiğini, hem de AKP'ye de sopa gösterdiğini söyledi ve “Bu konuda ön almaya çalışıyor” dedi. Azgın, “Şu anda Bahçeli, Kıbrıs politikasında AKP'nin önünü kesmeye çalışıyor. Uzlaştırmamaya çalışıyor. Baskı yapmaya çalışıyor AKP'ye, ki Erhürman'la görüşmesinler” diye devam etti.

Erdoğan'ın ve Cevdet Yılmaz’ın iki devletliliği savunup UBP'ye destek verdiklerini hatırlatan Azgın “UBP'nin 50. Genel Kurulu’nda Cevdet Bey konuştu, iki devletliliği savunduklarını söyledi, açıklamalar yaptı, köy köy gezdi. Mesut Özil’i getirdiler, iki devlet dedirttiler. Süleyman Soylu'yu getirdiler, iki devlet dedirttiler ama halk Tufan Hoca’ya oy verdi ve bunu tabii ki hazmedemiyorlar” ifadelerini kullandı.

‘Göstermemeye çalışsalar da ayrışma var’

Araştırmacı Yazar Mete Hatay da benzer bir görüşü dile getirerek, AKP ve MHP arasındaki ayrışmaya dair “Bunu göstermemeye çalışsalar da bir ayrışma olduğunu düşünüyorum” dedi.

AKP’nin pragmatik bir parti olduğunu aktaran Hatay şöyle dedi: “Şimdi Kıbrıslı Türklerin yüzde 64’ünün almış bir lider var, bir irade beyanı var ve bu irade beyanında da AKP'ye çok yoğun bir eleştiri var. Yani AKP’nin Kıbrıs'taki son 5 yıllık siyasetlerine karşı da ‘hayır’ denildi burada. Onun için AKP'nin şimdiki siyasetini bir yumuşak iniş olarak görüyorum. Bir de konjonktür hızlı değişiyor. Burada müzakerelerin daha çok güven artırıcı önlemler üzerinden devam etmesinden bir rahatsızlık duyacaklarını zannetmiyorum. Bu 1 yıllık süreçte de tekrar siyaset değişikliğine gidip gitmeyeceklerini göreceğiz.”

‘Şubat, mart gibi erken seçim bekleniyor’

Seçimlerin hemen ardından KKTC’de yeni hükümet için “erken seçim” çağrıları da yapılmaya başlandı. Mete Hatay erken seçime dair “Önümüzde bütçe görüşmeleri var. Tabii normal bir ülkede hükümetin şimdi çıkıp, istifa edip, bir seçim hükümetinin kurulması gerekirdi ama biz hala normal bir ülke olmadığımız için bu tür manevraları, tavırları bekleyemiyoruz. Büyük ihtimalle şubat, mart gibi bir erken seçim bekliyor herkes” diye konuştu.

‘Güvenlik sorunları var diye, Türkiye mi atama yapacak?’

Dünya siyaseti ve Rum tarafının güvenlikçi politikalarına rağmen Tufan Erhürman’ın seçilmesini “demokrasiyle denge uyumu” taşıdığını belirten Akademisyen Bilge Azgın “Tufan Erhürman’ın seçilmesi, jeostratejinin önem kazandığı, savaşların olduğu, aşırı güvenlikçi bir dünyanın demokrasiyle denge umudunu taşıyor” dedi.

Doç. Dr. Bilge Azgın şöyle devam etti: “Şimdi ‘Sayın Öcalan’ demeden önce ‘CHP'ye PKK'cı’ diyorlardı, bir önceki seçimi de öyle kazandılar. E Trump da öyleydi, Putin zaten öyle. Bu isimler güvenlikçi dünyadan gelen, otoriterleşen liderler... Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'i Enosis'çi bir adam. O da Yunan Turancısı. Ve Kıbrıs Türk toplumu bir istisna yarattı.

Güvenlik, sorunlarımız var tabi. Hepsi gerçek. İnsanlar ölüyor her tarafta. Herkes uluslararası hukuku çiğniyor. İsrail’i görüyoruz. Elbette biz bütün bu tehditlerin farkındayız ama bu tehditler var diye biz Türkiye'nin atadığı başbakanlarla mı yönetileceğiz ya da cumhurbaşkanlarıyla mı yönetileceğiz? Öyle bir şey yok.”

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!