CTP ilk defa kazanmadı ama AKP ilk defa kaybetti
"Sonuçta, UBP ve onu destekleyen partiler açısından alınan yenilgi sadece bir seçim kaybı değil, bir hezimet olarak tarihe geçti. Fakat bu yenilginin adresi Lefkoşa değil, Ankara’dır."
Tufan Erhürman (ortada) | Fotoğraf: AA
Mehmet Zengül
[email protected]
1970 yılında kurulan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), sosyal demokrat bir çizgide yer alan köklü bir parti. Geçmişte birçok kez koalisyon hükümetlerinde yer almış, Cumhurbaşkanlığı makamını daha önce de kazanmıştı. KKTC’nin ikinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat her ne kadar bağımsız aday olarak seçilmiş olsa da CTP kökenli bir siyasetçiydi. Benzer şekilde, dördüncü Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP) kökenliydi; ancak o da CTP’nin desteğiyle seçilmişti. Bu nedenle Tufan Erhürman’ın Cumhurbaşkanlığını kazanması, sosyal demokratların bu makama ilk gelişi değil. CTP hem hükümette hem mecliste hem de yerel yönetimlerde -özellikle Lefkoşa ve Girne belediyelerinde- deneyimli bir parti. Ancak bu kez tabloyu farklı kılan, kazananın değil kaybedenin kim olduğu: CTP ilk defa kazanmadı, ama AKP ilk defa kaybetti.
Erhürman, “solda birlik” sloganıyla halkın çözüm iradesini yeniden canlandırmayı, umudu ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi vadetti. Kurumların itibarını yükseltmek, gençlerin göç zorunluluğunu ortadan kaldırmak ve insan onuruna yakışır bir gelecek kurmak hedefleriyle sahaya çıktı.
Öte yandan Türkiye’nin KKTC seçimlerine doğrudan ve dolaylı müdahalesi artık gizlenemeyecek kadar açık bir gerçek. Eski bakanlardan futbolculara, şarkıcılardan medya figürlerine kadar birçok ismin seçim sürecine dahil olması, basında geniş yer buldu. Türkiye destekli projeler -yollar, hastaneler, havaalanları- seçmen nezdinde bir “yardım diplomasisi” yarattı; ancak halkın iradesine yön verme çabası giderek tepki topladı.
Halka rağmen külliye inşa edilmesi, ilkokul çağındaki öğrencilerin başörtülü olarak okula gitmesinin önünü açma girişimleri ve sürekli “Türkiye modeli”ne yapılan göndermeler, toplumda ciddi bir huzursuzluk yarattı. Kıbrıslı Türkler Ankara’yı yakından izliyor; ama KKTC’nin Türkiye’ye benzemesini istemiyor. İşte bu nedenle, AKP’nin desteklediği adayın karşısında Türkiye’deki sosyal demokrat yükselişi andıran bir dalga bu kez Lefkoşa’da etkili oldu. Sonuç: Tufan Erhürman seçimi büyük bir farkla kazandı.
Ekonomik tablo da bu sonucu belirleyen başlıca etkenlerden biriydi. KKTC’de maaşlar Türk lirasıyla ödeniyor; ancak birçok temel ihtiyaç ürünü sterlin üzerinden fiyatlanıyor. Türkiye’deki ekonomik kriz ve yüksek enflasyon, Kuzey Kıbrıs’ta yaşamı daha da zorlaştırdı. Güney’de enflasyon sıfıra yakınken, kuzeyde oran yüzde 35’in üzerinde. Geçim sıkıntısı derinleştikçe, halk çözümü Ulusal Birlik Partisi (UBP) dolayısıyla AKP’den uzaklaşmakta, dayanışmada ve kendi iradesine sahip çıkmakta buldu.
Sonuçta, UBP ve onu destekleyen partiler açısından alınan yenilgi sadece bir seçim kaybı değil, bir hezimet olarak tarihe geçti.
Fakat bu yenilginin adresi Lefkoşa değil, Ankara’dır.
Evrensel'i Takip Et