Can Holding soruşturmasında 'Cüneyd Zapsu' iddiası: 'Yakalama kararı, tanıklığa dönüştü'
Gazeteci Barış Terkoğlu’na göre, Can Holding soruşturmasında AKP kurucularından Cüneyd Zapsu hakkında yakalama kararı çıkarıldı, ancak "kurulan temaslar" sonrası vasfı şüpheliden tanığa çevrildi.
Ekren görüntüsü Cuneyd Zapsu'nun Youtube hesabında yayımlanan videodan alınmıştır
Gazeteci Barış Terkoğlu, Can Holding soruşturması kapsamında AKP kurucularından Cüneyd Zapsu hakkında yurtdışında bulunduğu sırada yakalama kararı çıkarıldığını, kurulan temasların ardından "şüpheli" vasfının "tanık" olarak değiştirildiğini iddia etti.
Can Holdinge yönelik 17 Ekim 2025 (bugün) ikinci bir dalga operasyonu yapıldı. Gözaltına alınanlar arasında ilk operasyonda serbest bırakılan Kenan Tekdağ, eski Bilgi Üniversitesi Rektörü Remzi Sanver, Şakir Can ile Murat Can’ın eşleri Betül ve Zühal Can da bulunuyor. Gazeteci Barış Terkoğlu, Onlar TV yayınında AKP'nin kurucularından Cüneyd Zapsu hakkında yurtdışında bulunduğu sırada Can Holding soruşturması kapsamında yakalama kararı çıkarıldığını, "kurulan temasların" ardından şüpheli sıfatının "tanık" olarak değiştirildiğini iddia etti.
Yurtdışındayken yakalama kararı çıkarıldı
Barış Terkoğlu, YouTube’da yayımlanan dün akşam yayınlanan Onlar TV programında konuya ilişkin olarak şunları kaydetti:
"'Cuneyd Zapsu kimdir?' derseniz 'Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurucularından biridir' derim size. 'Cuneyd Zapsu kimdir?' derseniz 'Erdoğan'la bir dönem batı arasında köprü olan isimlerden bir tanesidir' derim ben size. Bu yüzden de çok eleştiri almıştır. 'Cuneyd Zapsu kimdir?' derseniz 'AKP'nin MKYK üyeliği yapmış bir isimdir, yani partinin yönetiminde bulunmuş bir isimdir' derim. 'Cuneyd Zapsu kimdir?' derseniz 'DEİK üyesi' derim. 'Yani iş adamları teşkilatının da üyesi' derim. 2008'den itibaren aktif siyasetin içinde olması da Cuneyd Zapsu'nun iktidarda böyle bir ağırlık merkezi vardır. En son çok uzun süredir sessizdi. Geçen yıl bir röportaj yaptım. Okumuşsunuzdur belki. Onu yayınladım. Şimdi neden Cuneyd Zapsu ile ilgili izleyiciye bunu hatırlattığımı şöyle söyleyeyim:
Bana gelen bilgi, yargı kaynaklarından gelen bilgi şu: Biliyorsunuz Can Holding'e ilişkin bir soruşturma var ve bu soruşturma ne kadar genişleyecek? Bazı isimleri içine alacak, iktidar isimlerini içine alacak. Hatta sen burada gösterdin. 'Devlet büyüğü' adı çok sık geçiyor dediniz. Evet. Benim öğrendiğime göre yargı kaynaklarından Cuneyd Zapsu hakkında önce yakalama kararı çıkmış Can Holding soruşturmasında. Cuneyd Zapsu yakalama kararı çıktığı sırada yurt dışındaymış arkadaşlar. Çok büyük bir olay. Anlatılan odur ki, yani bana siyaset kaynakların söylediği o, Cuneyd Zapsu bu kararla ilgili olarak Türkiye'nin siyaseten en yetkili isimleriyle -doğal olarak zaten bir telefon uzağında- ilişkiye geçerek 'nasıl böyle bir şey olabilir?' diye konuşmuş belli ki. Ve oradan da savcılığa bir geri dönüş gerçekleşmiş belli ki. Bu yakalama kararı kaldırılmış. Cuneyd Zapsu bilgi veren, neydi o? 'Tanık'. Tanık olarak ifadesi alınması için davet edilmiş. Yani o anlamda bir o yakalama kararı şüpheli olabileceği belki yakalama kararı kaldırmış. Türkiye'de yargının bu tuhaf haline bir örnek olarak, iktidarın en merkezindeki isimlerden biri örnek olarak, bu olayı ben kendi kaynaklarımdan teyit ettim ama bir başka açıdan da 3 gündür mesele bu. Cuneyd Zapsu’ya ulaşmak için elimden geleni yaptım. Kendisine de zaten yazdım da ama bu konuda konuşmak istemediğini anlıyorum. O yüzden de gene de bir cevap gelirse bir dahaki programda söylerim."
Zapsu, "Delikten aşağı süpürmek yerine Erdoğan'ı kullanın" demişti
BİM marketlerinin kurucusu ve eski ortağı Cuneyd Zapsu, AKP'nin de kurucuları arasındaydı. Erdoğan’ın eski danışmanlarından Cuneyd Zapsu, AKP'de 2001 ile 2008 yılları arasında partinin merkez yürütme kurulu üyesiydi.
BİM ve A101marketlerinin kurucusu ve eski ortağı Cuneyd Zapsu, AKP'nin de kurucuları arasındaydı. AKP'de 2001 ile 2008 yılları arasında partinin merkez yürütme kurulu üyesiydi. ABD-AKP bağlantısını sağlayan kilit isim olan Zapsu Erdoğan’ın danışmanlığı görevinde de yer aldı.
2015 yılında Soros’la bağlantılı TESEV’in o zamanlardaki Yönetim Kurulu Üyesi olan Cüneyt Zapsu’nun American Enterprise Institutede yaptığı bir konuşma sırasında, Ortadoğu’da yeni bir Müslüman Kardeşler ya da Hamas vakasına maruz kalmaktan ürken ABD temsilcilerini rahatlattığı, "ABD’ye ihtiyacımız var. Alternatif de yok, devirmeye çalışmaktansa, delikten aşağı süpürmek yerine Erdoğan’ı kullanın” dediği biliniyor.
Ne olmuştu?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 11 Eylül’de Can Holding’e yönelik operasyon başlatmıştı. Soruşturma kapsamında Can Holding yöneticileri Mehmet Şakir Can, Kemal Can ve Kenan Tekdağ’ın da aralarında olduğu 8 kişi için “suç örgütü kurmak”, “kaçakçılık”, “dolandırıcılık” ve “kara para aklama” suçlamalarıyla gözaltı kararı verilmişti, Kenan Tekdağ’ın aralarında olduğu altı kişi gözaltına alınmıştı. Soruşturma dosyası ise 2022’de açılmıştı.
"Siyasi izin" iddiası
Haberi medyada ilk servis eden Eski MHP Milletvekili Arzu Erdem’e ait TYT Türk olmuştu. Gazeteci İsmail Saymaz, söz konusu operasyonla ilgili ortaya attığı iddiada, soruşturma dosyasının bir hafta önce tamamlandığını ancak operasyon için “siyasi izin” çıkmasının beklendiğini ileri sürmüştü. Saymaz, “Bu operasyon bir haftadır yapıldı yapılacak diye beklenen bir operasyondu. İktidar katında da bir bilek güreşine de konu oldu" ifadelerini kullandı.
Can Holding 254 milyon liralık suç gelirini aklamak, 88 milyar liralık kaynağı belirsiz geliri kullanmakla suçlanıyor.
Şirket bünyesindeki Show TV, Habertürk, Doğa Koleji ve Bilgi Üniversitesi’nin aralarında bulunduğu 121 şirkete kayyım atanmıştı.
Can Holding operasyonu kapsamında Can Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Tekdağ, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, Devran Çimen, Devran Can, Mehmet Kaya, Kemal Çimen, Cemal Can ve Kemal Can ise tutuklanmıştı.
Operasyonun gerçekleştirildiği gün eski AKP milletvekili Şamil Tayyar, operasyonu "yeni sürprizlere açık, cesurca, büyük bir operasyon" olarak tanımlamış, "operasyonu engellemek için son günlerde kendini paralayanların gücü yetmedi" demişti.
Can Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can ifadesinde medya ve eğitim sektöründeki dev satın almalarda “üst düzey devlet yetkililerinin” aracılık yaptığını söylemişti. Sorgu sırasında Can, Bosphorus Mimarlık Taahhüt İnşaat A.Ş.’yi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yakın arkadaşı Remzi Gür’ün oğlu Ömer Gür ile kurduğunu da kabul etmişti.
'Hiçbir medya kuruluşu Erdoğan’ın onayı olmadan alınamaz ya da satılamaz'
Gazetemiz Yazarı Ceren Sözeri köşesinde operasyonu değerlendirmiş, Türkiye’de medya sahipliği ve el değiştirme süreçlerinin Erdoğan'ın onayına bağlı olduğunu ifade etmişti: "Türkiye’de hiçbir medya kuruluşu Erdoğan’ın onayı olmadan alınamaz ya da satılamaz. Halk TV sahibi Cafer Mahiroğlu’nun Flash TV’yi alma girişiminde bunu bir kez daha gördük. İstediğiniz kadar paranız olsun, idari ve mali şartların tamamını karşılayın, işe yaramaz. Aynı şey medyadan çıkmak için de geçerlidir. İktidarın onayladığı bir alıcı bulamazsanız medya şirketlerinizi elinizden çıkaramazsınız. Yani Habertürk, Show TV ve BloombergHT’nin Can Holding’e satışı iki şirket arasındaki bir ticari işlemden ibaret değil. Tıpkı Can Holding’e el konulma nedeninin sadece yolsuzluk, kara para aklama suçlarından ibaret olmadığı gibi. Bunu başka örneklerle kıyaslayarak mal varlığına çökme operasyonu gibi görmek de fazla basite indirgemek olur. Belli ki AKP içinde birbiriyle mücadele eden klikler var ve bunlardan biri Can Holding konusunda Erdoğan’ı ikna etmiş. Bazı gazetecilerin sosyal medyada ima ettiği gibi bir bakan (Hakan Fidan’ın kastedildiği söyleniyor) kendisine destek bir medya inşa çabasına giriştiyse, ki bu da çok kolay değil, bu operasyonlar devam edecek demektir."
Milyarlarca liralık tütün pazarını etkileyecek
Gazeteci Bahadır Özgür, Can Holdinge yönelik operasyonun milyarlarca liralık tütün pazarını etkileyeceğini belirtmişti: "El koyulan şirketlerin arasında tam 16 sarmalık tütün, makaron ve filtre üreten, ithal eden şirket de var. Türkiye’de tütün ticareti yetki belgesine sahip yerli, yabancı ve kooperatif olarak 128 şirket bulunuyor. Çoğu yerel ve küçük üretici. Büyükleri hesaba katarsak Can Holding hatırı sayılır bir pazar payına hakim. Üstelik bu milyarlarca lirayı bulan bir pazar. Nitekim Türkiye’de geçen yıl tütün mamullerinden devletin elde ettiği vergi 309 milyar lira olduğu hesaba katılırsa, tütün mamulleri satış hasılatı 550-600 milyar lirayı buluyor. Buna kaçak satışı, makaron ve filtre ile nargileyi de eklersek epey büyük bir pazardan bahsediyoruz. Türkiye dünyada tütün mamullerinde de ilk 10 pazar içinde. Şimdi gelelim asıl meseleye…
Sigara zamlarıyla beraber patlama yapan sarma tütünde uzun süredir bir kavganın olduğu belirtiliyordu. İthal tütünlere gelen kısıtlamalar ve vergiler de çoğu kimseyi yerli sarma tütün markalarına yöneltti. Bunları üretenlerin sayısı ise öyle fazla değil. Tütün satan dükkanların sayısındaki artışa karşın hemen hepsinde belli markalar dışında ürün bulmak neredeyse imkansız. Yani pazara gerçekte birkaç büyük ‘oyuncu’ hakim. İşte onlardan birisi şimdi TMSF’nin eline geçti. Ve tıpkı medyada olduğu gibi buradan da başka birilerinin eline geçecek."
(Politika Servisi)
Evrensel'i Takip Et