11.10.2025 18:51

Yönetmen Yelda Baskın sorularımızı yanıtladı: 'Türkiye’de sansürsüz oyun üretmek çok zor'

Türkiye’de tiyatro yönetmenliği, sanatsal yaratıcılıkla ekonomik zorluklar arasında denge kurma mücadelesi. Yelda Baskın, Türkiye'de oyun yönetmenliğini anlatıyor.

Yönetmen Yelda Baskın sorularımızı yanıtladı: "Türkiye’de sansürsüz oyun üretmek çok zor"

Yönetmen Yelda Baskın (Fotoğraf: İsmail Afacan)

Özlem Songül Abayoğlu
[email protected]


Türkiye’de tiyatro yönetmenliği, sanatsal üretim ile ekonomik gerçekler arasındaki ince çizgide yürümek anlamına geliyor. Devlet Tiyatroları ve Şehir Tiyatroları gibi ödenekli kurumlarda üretim koşulları görece daha güvenli bir zemin sunarken, özel tiyatrolar -özellikle de bağımsız olanlar- her oyunla birlikte var olma mücadelesi veriyor. Bu dengesiz ortam, tiyatro yönetmenlerinin hem yaratıcı hem de yönetsel becerilerini sürekli sınava tabi tutuyor.

Şehir Tiyatrolarında Oyun Yönetmeni Yelda Baskın’la Türkiye’de tiyatro yönetmenliğinin bugünkü koşullarını, ödenekli ve özel tiyatrolar arasındaki farkları, bir oyunun sahneye taşınma sürecinde yönetmenin üstlendiği rolü ve sektörde kadın olmanın özgün zorluklarını konuştuk.

""

"Bağımsız tiyatrolar tüm zorluklara rağmen üretiyor"

Türkiye'de tiyatro yönetmenliğinin koşulları nasıl? Şehir tiyatroları, Devlet Tiyatroları veya özel sektörlerde nasıl farklılık gösteriyor bu koşullar?

Yönetim şekilleri, repertuvar tercihleri gibi konularda farklılıklar gösteren ödenekli kurumlar kamu desteği nedeniyle -her ne kadar son dönemde bazı ödenekli kurumlar büyük ölçüde kısıntıya gitse de- üretim koşulları daha iyi. Özel sektör de kendi içinde ayrılıyor. Bir yanda sermayenin desteklediği, ünlü oyuncuların rol aldığı büyük yapımlar var; diğer yanda hiçbir destek olmadan kendi yağıyla kavrulan bağımsız tiyatrolar var. Bağımsız tiyatrolarda iş üretmek elbette zor. Çünkü her şey maddiyat. Sahne kirası, dekor tasarımı, depo, elektrik faturası, stopaj vergi vesaire… Bakın oyuncuların ve yaratıcıların kaşelerini söylemedim bile.  Gerçek bir yokluk ve zorluk var orada. Buna karşılık coşkun bir üretme çabası içindeler…

Bir oyunun hazırlık sürecinde neler yapıyorsunuz? Oyunun hazırlığından sahnelenmesine kadar geçen süreçte bileşenlerin birbiriyle iletişimi nasıl oluyor? Burada değişen-gelişen noktalar var mı?

Her oyuna sorularla başlıyorum. Ben bu oyunu neden yapmalıyım? Nasıl bir dünya kurmalıyım? Oyunun güncel ile olan ilişkisi nedir? Bu oyunu kime yapıyorum? Özellikle oyunun güncel olan ile ilişkisi metin ile bağ kurmamı sağlıyor. Metin ne diyor; ben ne diyeceğim derken süreç ilerliyor. Provalar öncesi detaylı bir hazırlık süreci geçiriyorum. Sırasıyla dramaturg, tasarımcılar ve oyuncular sürece dahil oluyor. Denemeye açık bir prova süreci geçirmek isterim. Ve devinmeye devam ediyor. Kendi başına bir varlık oluyor.

Türkiye’de tiyatro yönetmeni olmanın, sektörde veya kamuda çalışmanın zorlukları neler, özellikle kadınlar için özgünleşen yanları var mı?

Bir yönetmen olarak istediğin oyuncularla çalışmak, istediğin hikayeyi seçmek, dünya görüşünün arkasında durabilmek ve sansürsüz üretim yapmak oldukça zor. Ben belki daha şanslıyım bu konularda... Yeni gelenler var. Üretebilecekleri alanlar açılmazsa tiyatromuz nasıl tazelenip yenilenecek bilmiyorum. Bu konuda maalesef pozitif çalışmalar göremiyorum. Sanatçıların bireysel çabalarından ve inatlarından başka…  Kadınlar için her şey misliyle daha zor. Daha çok inat etmen, daha çok çalışman ve kendini sürekli ispatlaman gerekiyor.

Şehir Tiyatrolarında gözlemlerinize göre seyirci profili nasıl, hangi oyunlar daha fazla, hangileri daha az rağbet görüyor? Bunun rağbet görme halini hangi nedenler etkiliyor?

Aslında tüm İstanbul halkı Şehir Tiyatroları’nın seyircisi. Bunun böyle olmasının en önemli sebebi köklü bir kurum olması, farklı ilçelerde çok sayıda sahneye sahip olması, zaman zaman yeni açılmış çok amaçlı sahnelerde de oyunlarını oynaması ve bunu seyircinin ulaşabileceği şekilde yapması… Tüm bunların da ötesinde özellikle son yıllarda seçtiği oyunlar ve oluşturduğu repertuvar; sanatsal duruşu ve bu konudaki istikrarı da etkili... Yerli, yabancı ya da müzikal... Seyirci iyi bir oyun varsa onu sahiplenir.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!