Gediz kirliliği hem köylüyü hem de pamuğu vuruyor
Gediz Deltası’ndaki kirlilik yaşam alanlarını olumsuz etkilerken, Foça’nın Yeni Bağarası’daki zeytin ve pamuk üretimini de etkiliyor. Kuraklık ve çölleşen toprak, pamukların büyümesini engelliyor.
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir — İklim değişikliği, kuraklık ve sanayide denetimsizlik Gediz Deltası’ndaki köylüleri bitirme noktasına getirdi. Tuzluluk oranı yüksek kimyasallar Gediz Nehri çevresindeki toprakları olumsuz etkilerken, köylüler her geçen yıl daha az ürün almaya başladı.
Artan mazot ve gübre maliyetleri, tarıma elverişli suya erişim sorunları ve düşük satış fiyatları üreticileri olumsuz etkilemeye devam ediyor. Çiftçiler, mazot fiyatları ve gübre fiyatlarını karşılayamadıklarını belirtirken, bölgedeki en büyük sorunlarının Gediz Nehri’ndeki kirlilik nedeniyle yeterli temiz suya erişememek olduğunu dile getirdi. Bu durum hem gıda güvenliği hem de kırsal kalkınma açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Su krizi, iklim değişikliği, kuraklık ve yetersiz sulama altyapısı nedeniyle krizin giderek derinleştiği Foça’nın Yeni Bağarası’da çiftçilik yapan Mehmet Kırtık, Hüseyin ve İlyas Yavuz ile konuştuk.
Maliyetlere gücümüz yetmiyor; bittik
Yeni Bağarası’da yaklaşık 50 yıldır çiftçilik yapan Mehmet Kırtık, maliyetlerin yüksekliği ve susuzluktan dert yandı. Kuraklık ve Gediz Nehri’nin kirliliğine dikkat çeken Kırtık, “Maliyetler yüksek olduğu için sattığımız ürünler de para yapmıyor. Para yapmayınca kazanç elde edemiyoruz. Mazot 50-55 lirayı buldu. Gübre dersen aldı başını gitti. Atsan bir dert atmasan bir dert. Az atsan faydası olmayacak, çok atsan maliyetlere gücümüz yetmiyor” dedi.
Bize destek yok yurt dışından ithal ediyorlar
Tarım Orman Bakanlığına geçtiğimiz ağustos ayında Mecliste tarım ürünlerinde sınırsız ithalat yetkisi verildiğini söyleyen Kırtık, “Dışarıdan tarım ürünü ithal edip o tarafa destek veriyorlar. Burada bizim yüzümüze bakmıyorlar, verdikleri üç kuruş destek maliyetlerimizi karşılamıyor. Böyle giderse tarım bitme noktasına gelecek. Genç kuşaklar hızla çiftçilikten uzaklaşıyor, böyle giderse genç çiftçi bulamayacağımız için tarlalarımız boş kalacak” diye konuştu.
Gediz kirlendi ürünlerimiz büyümüyor
Sulamayı Gediz Nehri’nden yaptıklarını, tarım arazilerinin kimyasal tehdidiyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Kırtık, “Geçmiş yıllarda pamuklarımız belimize kadar gelir mahsulümüz çok olurdu. Su olmayınca, kirli suyla sulayınca da tarlalarımız zamanla geren (çorak) oluyor. Kirlenmiş suyla suladığımız tarlalarımız bozulmaya başladı. Gediz kirlendikçe tarlalarımızdan ürün alamaz olduk. Manisa’dan başlayıp Emiralem’e kadar sanayi kuruluşları bizim bu tarafı mahvetti” dedi.
Sular kirlendikçe mahsul alamaz olduk
Kum ve Nif Çayı gibi Gediz’e bağlanan derelere akıtılan sanayi ve yerleşim atıklarının neden olduğu kirliliğin mahsullerde düşüşlere neden olduğunu söyleyen Kırtık, “Daha önce Gediz temizken 600-700 kilo verim alıyorduk. Şimdi ise 250-300 kilo ancak mahsul alabiliyoruz. Tarlalarımızda oluşan geren yerlerden ürün alamıyoruz. Bu yıl o kadar bile alamayabiliriz. Bu koşulda maliyeti karşılamak mümkün değil. Mazotu, gübresi, makine toplaması ucu ucuna maliyeti karşılar. Bizim emeğimiz yok sayılıyor, bizi düşünen gören yok” dedi.
"Destek modelini değiştirdiler kaybımız var"
Foça Bağarası’da 40 yıldır tarımsal üretim yaptıklarını söyleyen Hüseyin Yavuz, “Son yıllarda artan maliyetlerden dolayı çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Kâr marjlarımız çok düştü. Devlet bize gereken desteği sağlamıyor. Alan bazlı destek bize zorluk yaratmaya başladı. Ürettiğimiz malın, müstahsil kesip de üzerine mahsulü çıkardığımız tonaj bazında almamız çok daha avantajlıydı” dedi.
"Sınırsız ithalat yetkisi bizi bitirmeyi amaçlıyor"
Kendilerine yeterince destek verilmemesine karşı Tarım Mahsulleri Ofisine (TMO) dışarıdan sınırsız ithal yetkisinin verilmesini eleştiren Yavuz, “Tarımsal üretimi güçlendirmek ve çiftçiyi üretimde tutmak yerine ithalata dayalı bir politikanın öncelikli hale getirilmesi kesinlikle doğru bir karar değil. Girdiler çok yüksek, sonunda ne olacağını bilmeden yaptığımız üretimi dışarıdan ithal ettikleri piyasa da arz fazlası oluştuğu için fiyatı muhakkak aşağı düşecek. Ürünümüz daha ucuza gideceği için çok büyük kazanç kaybımız olacak” dedi.
"Maliyetler artıyor yetişemiyoruz"
Üretim maliyetlerinin sürekli arttığının altını çizen Yavuz, “Karşılığını alamadığımız ürünlerimiz ile artan maliyetler arasında makas açıldı. Daha önce ürettiğimiz bir kilo pamuk 14-15 lira iken bir litre mazotta 15 lira civarındaydı. Şu anda mazot 55 lira bizim pamuğumuz 27-30 lira bandında kaldı. Aradaki fark o kadar açıldı ki mazotun fiyatına yetişemez olduk” dedi.
"Gediz’in kimyasal suları toprağımızı çoraklaştırdı"
Tarlaların çoraklaşmasından dertli olan, daha önce bu bölgenin çok daha verimli olduğunu belirten İlyas Yavuz, “Tarlamızda Gediz’in suyunun biriktiği noktalarda çoraklaşma daha fazla yaşanıyor. Gediz’deki kimyasal sular, topraktaki tuzlanmayı artırdığı gibi verimi de düşürüyor. Bir de bununla birlikte maliyetler çok daha vahim durumda. Geçen yıl gübre 650 liraydı bu yıl 1300 lira oldu. Traktöre bir depo mazot koyduğumuzda 5 bin 700 lira para tutuyor” dedi.
"Denetim yapılsın yaptırım uygulansın tarım ölüyor"
Çiftçilik yapılmaz hal aldı diyen İlyas Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben genç bir çiftçiyim ama bizden sonra gençler çiftçi olmak istemiyor. Bu durum değişmezse çocuklarımızı çiftçi yaptırmamaya çalışacağız. Çünkü Gediz kirlendi, toprak kirlendi, kuraklık aldı başını gidiyor bir de ekonomimiz altüst oldu. Buradan özellikle Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ve yerel yönetimleri göreve çağırıyoruz. Gediz Nehri’ni kirletenlere karşı denetim ve yaptırım uygulasınlar. Gediz ile birlikte bölgemizde tarım da ölüyor” çağrısında bulundu.
Gediz Deltası’nda faaliyet yürüten çiftçilerin talepleri:
- Artan girdi maliyetleri: Mazot, gübre ve enerji fiyatlarının üretici üzerindeki ağır yükünü hafifletmek için devlet destekleri artırılmalı, çiftçinin üretim gücü korunmalıdır.
- Gediz Nehri ve sulama altyapısı: Gediz Nehri’ndeki kirliliğe karşı acilen önlem alınmalı, kirletici faaliyetlere son verilmelidir. Gediz Deltası’ndaki su krizi ve sulama altyapısındaki yetersizlikler giderilerek üretim güvence altına alınmalıdır.
- Tarımın sürdürülebilirliği ve gıda güvenliği: Gediz Nehri’nin kirliliği, sadece çiftçiyi değil toplumun tamamını tehdit etmektedir. Tarımın sürdürülebilirliği ve gıda güvenliği için ilgili kurumları göreve çağırıyoruz.
- Destekleme politikaları: Enerji, su ve gübre maliyetlerindeki artışlardan kaynaklanan mağduriyetler giderilmeli; üreticinin üretime devam edebilmesi için taban fiyat, girdi sübvansiyonları ve destekleme primlerinde en kısa sürede düzenlemeler yapılmalıdır.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et