22.09.2025 05:32 / Güncelleme: 09:18

Fenerbahçe yeni CEO'sunu seçti

Sporun paraya dayalı yapısında, Fenerbahçe’nin yeni CEO’su Sadettin Saran yatırım, sponsorluk ve gayrimenkul odaklı planlarla göreve başlıyor.

Fenerbahçe yeni CEO'sunu seçti

Fotoğraf: AA

Haluk Koşar
[email protected]


Fenerbahçe yeni CEO'su olarak Sadettin Saran'ı seçti. Evet, başkanını değil CEO'sunu seçti. Futbolun lokomotifliğinde spor uzun zamandır maalesef paraya dayalı bir sistem. Bu sistemi yönetmek için bilinmesi gereken şeylerin içinde spor neredeyse en son sıralarda geliyor. Kulüp yöneticiliği gayrimenkulünden finansa, yatırım uzmanlığından ticari kabiliyete kadar pek çok niteliğin bir araya gelmesi ile mükemmel kabul ediliyor. Yönetilen, bir kulüpten ziyade bir sermaye. Söz konusu sermaye ise tüm bu özelliklerin yanında bir de siyasi ilişkilerin gücünü eklemek gerekiyor. İşte sportif başarı denen şey tam da bu meziyetlerden damıtılan bir iksir. İksirin büyüsü formülün tutmasında.

Fenerbahçe Spor Kulübü'nün olağanüstü kongresi son başkanın sekiz yılı da dahil tam on bir yıldır tutmayan bu formülü aramak için toplandı. Son yıllardaki kongrelerle kıyaslarsak beklentinin de heyecanın da o kadar üst düzey olmadığını söyleyebiliriz. Ya da topluma yansıması o şekilde oldu. Oysa 2018'de Ali Koç'un ilk kez seçildiği kongre adeta bir devrim kongresiydi ve beklenti, Fenerbahçe'nin zincirlerinden kurtularak özgürleşmesiydi. Ama geçen süre hiç de öyle olmadığını gösterdi.

Fakat şunun altını çizmek gerek ki 2009 yılına kadar kulübün kongrelerinde kullanılan oy sayısı iki ile üç bin arasında değişiyordu. 2016 yılında değiştirilen tüzük maddesi ile kulüp üyeliğinde oran sınırlaması kaldırılmış ve sayı bir anda yirmi binlere çıkmıştır. Kongreler de salonlardan Fenerbahçe Stadyumu'na taşınmıştır. Bu haliyle delege sistemi olmadan her üyenin gelip katılabildiği, görüşünü ifade edip oyunu kullandığı bir ortam olması açısından Fenerbahçe Stadı ilginç bir atmosfer oluşturmaktadır.

Fenerbahçe Stadı demişken; süreci buradan okumaya çalışsak nasıl olur?

Dönemin simgesi

Fenerbahçe Stadı'nın yeniden inşası ile birlikte geçen süre çeyrek yüzyıla dayandı. Profesyonel liglerde bu kadar eski bir stat kalmadı sanırım. Hemen hemen tüm illerdeki statlar ya yenilendi ya da yeni birer stat yapıldı. (Birbirine benzeyen, tek kalemden çıkmış görüntüsü veren AKP'nin TOKİ hamlesinin birer sonucu olan bu "yenilenme" hamlesi başka bir yazının konusu olsun.) Yenisi yapılmadan önce 1982'de açılan eski Fenerbahçe Stadı bile 18 sene kullanılmıştı. Yani bu ondan da eski. Yenilenmiş stat ile başlayan 2000-2001 sezonu Fenerbahçe için de bir dönemin başlangıcı olmuştu. Doksanlar boyunca esen ezeli rakip Galatasaray rüzgarının (90'lar boyunca Galatasaray'ın kazandığı UEFA Kupası, Süper Kupa şampiyonlukları ve dört tanesi üst üste olmak üzere altı lig şampiyonluğuna karşı Fenerbahçe'nin bir şampiyonluğu) sonunu getiren bu dönemin simgesi yeniden inşa edilen stat olmuştu.

Aziz Yıldırım ile beraber o dönem değişen transfer politikası, tesisleşme vb. beraberinde sahada da başarıyı getirmişti. O döneme kabaca Fenerbahçe'nin modernleşme dönemi diyebiliriz. (Aziz Yıldırım'ın despotluğu ile beraber düşününce Türkiye'nin modernleşme dönemiyle de kaba bir benzerlik kurabiliriz.) Benzer bir modernleşmeye Jupp Derwall ile Galatasaray örnek olarak gösterilebilir. Derwall'in gelişi ile Galatasaray'da futbol mantalitesi değişmiş ve on dört yıl aradan sonra şampiyonluklar ve Avrupa kupalarında da ciddi başarılar elde edilmeye başlanmıştı. Sonu UEFA Kupası şampiyonluğuna kadar giden yolun başlangıcı (Doksanlardaki Fettullah Gülen ve Çiller-Ağar-Terim üçgeninin yarattığı etkiyi göz ardı etmeden) Jupp Derwall ile başlamıştı. Derwall futbolun çim sahada oynanan bir oyun olduğu gerçeğini ülkeye sokarak oyunun kalitesini yükseltmiş, adeta bir devrim gerçekleştirmişti.

İşte Fenerbahçe de böyle bir dönemi yakalamış, üst üste kazandığı şampiyonluklar, Avrupa'da göze batan sonuçlar, Şampiyonlar Ligi'nde oynanan çeyrek final, rakiplerine karşı ezici bir üstünlük, önemli transferler ile yepyeni bir yola girmişti. İşte tüm bu sürecin simgesi olmuştu stat. Taraftarın oraya mabet demesi boşuna değildi.

3 Temmuz gerçeği

Bu başarıların hepsi bugün düşman olan AKP-Fettullah Gülen Cemaati ittifakının 3 Temmuz'da gerçekleştirdiği operasyona kadar kazanıldı. O günlerin mirası 2014'e kadar kullanıldı. 2013 Avrupa Ligi yarı finali, 2014 şampiyonluğu hep 2000-2011 arası sürecin uzantıları diyebiliriz. O günün iktidar ittifakının 3 Temmuz ile futbolu dizayn etmeyi amaçlayan hamlesinin hedefine oturttuğu takım Fenerbahçe iken bugün ortaya çıkan sonuç, 3 Temmuz sonrası Fenerbahçe'nin bir çöküşe doğru gitmiş olduğudur. (3 Temmuz'dan bugüne geçen 14 senede Fenerbahçe'nin ezeli rakibi Galatasaray 18 kupa kazanırken, Fenerbahçe 5 kupa kazanmıştır.)

İşte Fenerbahçe, o günden beri bu süreci sonlandıracak liderini, döneme damga vuracak simgesini ararken az bir oy farkı ile Ali Koç'tan sonra yeni CEO'suna sahip oldu. Yeni CEO olarak seçilen Sadettin Saran, Saran Holding'in sahibi olarak Fenerbahçe yönetimini Koç Holding'den devraldı dersek sermayenin spor üzerindeki tahakkümü göz önünde bulundurulduğunda yanlış bir şey söylemiş olmayız. Yeni CEO Saran'ın seçim vaatleri endüstriyelleşen sporun gidişatına da son derece uygun: yatırım şirketi kurmak, gayrimenkul yatırım fonu oluşturmak, daha çok sponsorluk, daha fazla para vb. Sporun sermayenin oyun alanı olduğu günümüz dünyasında elbette parayı yönetenler söz sahibi olacak.

Peki şimdi ne olacak?

Seçim sürecine girilirken MHP teşkilatlarının Ali Koç'u destekleyen açıklamaları dikkat çekmişti. Ali Koç'un Devlet Bahçeli ile yakın ilişkisinin bir sonucu gibi gözüken bu durum gerçekte basit bir destekten daha fazlasını ifade ediyordu. Sermayenin MHP ile kurduğu tarihsel ilişki günün politik yönelimi açısından da çeşitli okumalar yapmayı mümkün kılıyor. Sponsor bulmanın gittikçe zorlaştığı bir dönemde Türkiye'de, hatta Avrupa'da bile olmayan ABD'li bir yoğurt markasının Fenerbahçe'ye 100 milyon avrodan fazla bir rakamla sponsor olması şaşkınlıkla karşılanmıştı. Sponsorluğun bir Kürt iş insanından gelmiş olmasına camianın bir kısmı tarafından tepki gösterilmişti. Bu sponsorluğun, Ali Koç üzerinden Devlet Bahçeli'nin adı konmamış barış sürecinde Kürt sermayesi ile kurduğu bir ilişki olmuş olması olasılığı da gözden kaçmıyordu. Saran ile beraber bu ilişkinin nasıl devam edeceğini, Kürt sermayedar Hamdi Ulukaya'nın süreçle nasıl ilişkileneceğini hep beraber izleyeceğiz. En nihayetinde Ulukaya, Fenerbahçeli olsa da söz konusu olan Fenerbahçe değil.

Diğer yandan Saran Holding bünyesinde bulunan bahis şirketi üzerinden Sadettin Saran'ın başkanlığına dönük bir engelleme olup olmayacağı da sürecin devamı açısından önemli. Sonuçta FİFA ve UEFA da dahil olmak üzere futbol, kuraldan ziyade politik dengelerle yönetiliyor. Egemen çıkar neyi gerektiriyorsa karar da ona uygun çıkıyor. Aksi şekilde olsa Rusya tüm sportif müsabakalardan men edilirken İsrail spor sahalarında bu kadar kolay bulunuyor olmazdı. Bugün çözülmüş gibi gözüken sorun yarın bir krize sebep olabilir. Ülke ve dünya bunun örnekleriyle dolu.

Kongredeki oylama sonucuna bakacak olursak Sadettin Saran'ın az farkla kazanmış olması Fenerbahçe camiasında bir kararsızlığın sürdüğünü, esasında iki başkan adayının da birbirinden çok farklı olmadığını gösteriyor. İkisinin vaatleri de temsil ettikleri sınıfsal yapı da hatta burjuva tipleri bile birbirinin tıpa tıp aynısı. Seçilen aynı cinsin laciverti. Öyle ya da böyle kazanan yine sermaye oldu.

02.02.2026 11:23

Anadolu Efes, kötü gidişe Valencia karşısında son vermek istiyor

Anadolu Efes, Basketbol Avrupa Ligi’nin 26. haftasında yarın sahasında Valencia’yı konuk edecek. Lacivert-beyazlılar, Avrupa kupalarındaki 901. maçına çıkacak.

Anadolu Efes, kötü gidişe Valencia karşısında son vermek istiyor

Fotoğraf: AA

03.02.2026 20:23

Maltepe'de akran zorbalığı: 5’i çocuk, 6 kişi tutuklandı

Maltepe'de 6 genç, 17 yaşındaki E.G.'yi darbedip aşağılayarak o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından şüpheliler gözaltına alındı.

Maltepe'de akran zorbalığı: 5’i çocuk, 6 kişi tutuklandı

Fotoğraf: DHA

03.02.2026 21:48

Çam Sakura Şehir Hastanesi’nde iki laboratuvar işçisi sendika üyeliği sonrası işten çıkarıldı

Taşeron sisteminin hâkim olduğu Çam Sakura Şehir Hastanesi’nde, sendikaya üye olan iki laboratuvar işçisi işten çıkarıldı. İşten atmaların sendikal yetki sürecine denk gelmesi dikkat çekti.

Çam Sakura Şehir Hastanesi’nde iki laboratuvar işçisi sendika üyeliği sonrası işten çıkarıldı

Fotoğraf: Hilal Tok/Evrensel

03.02.2026 20:16

Myanmar’da 5,9 büyüklüğünde deprem

Myanmar’ın Magway Bölgesi’nde 5,9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Yaklaşık 62 kilometre derinlikte gerçekleşen depremde can ya da mal kaybı bildirilmezken, sarsıntının çevre ülkelerde de hissedildiği aktarıldı.

Myanmar’da 5,9 büyüklüğünde deprem

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!