Kuraklık ve kirlilik nehirleri kurutuyor, tarımı vuruyor: Çözüm deşarj edilen suların arıtılmasında
Kirlilik nehirleri kuruturken, tarım arazilerinin verimliliğini de olumsuz etkilediğini söyleyen Prof. Dr. Doğan Yaşar, "Gerektiğinde arıtmaların enerjileri sübvanse edilmeli, ama mutlaka arıtılmalı"
Fotoğraf: EKODOSD
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir – İklim değişikliği, kuraklık ve artan kirlilik nehirleri kurutmaya başladı. Batı Anadolu'nun, en büyük nehirleri, Küçük ve Büyük Menderes, Gediz Nehirleri'nin yanı sıra Ergene Nehri'ni de büyük oranda kirliliğe ve kurumaya teslim oldu. Dünyanın en önemli tarım havzalarındaki yaşam ve çevre dengesi hızla bozulurken, artan nüfus yoğunluğu, artan gıda gereksinimi, su kullanan sanayi tesislerinin artması nehirlerin kurumasına neden oluyor.
Binlerce dönüm ekili araziyi sulayan nehirlerdeki çölleşme, tehlikenin geldiği noktayı gösteriyor. Nehirlerdeki kirlenmenin sanayilerden ve yerleşim yerlerinden çıkan kirli suların arıtılmadan nehirlere deşarj edilmesi ile oluşuyor. Nehirlerin 4. Derece kirlilik seviyesine (en kirli seviye) yükselmesiyle tüm tarım alanlarını da olumsuz etkilemeye başladığını belirten Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar ile Batı Anadolu nehirlerini konuştuk.
“Ergene 4. Derece kirlilik seviyesine ulaştı”
Yıldız Dağları'ndan doğup, 283 kilometre yol kat ederek Meriç Nehri ile birleştikten sonra Ege Denizi'ne dökülen Ergene Nehri kimyasal ve evsel atıklarla yıllardır kirlendiğini söyleyen Yaşar, "Edirne'de Uzunköprü Belediyesi, Ergene Nehri'nin belirli noktalarında yaptırdığı analiz sonuçlarında nehir suyunun mayıs ayında daha çok kirlendiği ve çevresel kriterlerin üzerinde kirli olduğu açıklandı. Mayıs ayında yapılan ölçümlerde 3'üncü derece kirli çıkan Ergene Nehri'nin eylül ayı sonundaki analizde ise kirlilik derecesi 4'üncü dereceye çıkarak en kirli su seviyesine yükseldi." bilgisini paylaştı.
Nehirler kontrolsüz sanayileşmenin kurbanı
Kontrolsüz sanayileşmenin tarımı bitirme noktasına getirdiğinin altını çizen Yaşar, "Kirli sular, başta tarım toprakları ve kullanma suları ile birlikte tüm ekosistemi doğrudan negatif etkilemesi nedeni ile canlıların en büyük düşmanıdır. Güney Ege'deki çam ballarında dahi ciddi oranlarda ağır metal birikmesinin nedeni olarak suların aşırı kirlenmesi gösterilmiştir. Tıpkı Ergene gibi, Gediz Nehri, Küçük ve Büyük Menderes nehirleri de 4. cü dereceden yani en kirli nehirlerdendir. Ergene Ovası Türkiye'nin en verimli tarım alanlarından biri olmasına karşın bölgedeki kontrolsüz sanayileşme nedeni ile Ergene Nehri bundan olumsuz şekilde etkilenmiştir." dedi.
“Taşkınlar tüm ovayı kirletiyor”
Ergene Nehri'nin suları, plansız sanayileşme, yanlış tarım uygulamaları ve başarısız atıksu yönetimi nedeniyle 4. sınıf kirlilik kategorisinde olduğunu belirten Yaşar, "Özellikle yağışlardan sonra taşkın zamanlarında tüm ova bu sular ile kirlenmektedir. Yeraltı suları açısından zengin olan havzada ise DSİ 1179 su kuyusu açmıştır. 1995 yılında 643 olan sanayi tesis sayısı 2015'te 3409'a ulaşmıştır. Tesislerin yüzde 82'si Tekirdağ, yüzde 10'u Kırklareli, yüzde 8'i Edirne ilinde yer alır. Bunu sadece bu bölge için değil Denizli sanayisinin arıtmadan sulama kanallarında bıraktığı aşırı kirli sular maalesef tarım alanları içinde söylemek mümkün, sonuç olarak Büyük Menderes'in kurumasına neden olmaktadır." diye konuştu.
“Kirlilik her geçen yıl artıyor”
Ergene Nehri'nin kirlilik seviyesi en üst seviyede çıkarken, Büyük Menderes Nehri'nde suyun renginin değiştiğini ifade eden Yaşar, "Aydın'ın içinden geçerek birçok tarım alanını sulamada kullanılan Büyük Menderes Nehri'ndeki kirlilik oranı 4'üncü dereceye ulaştı. Kimyasal maddeler dökülen nehrin üzeri beyaza büründü. Küçük Menderes Nehri, havzadan 2006 yılında yapılan çalışmalarda nehir suyu örneklerinin analiz sonuçları kirliliğin boyutlarını genel olarak 3. ve 4. Sınıfa ulaştığı kayıtlara geçti. Gediz'de durum farklı değil, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın Ege Bölgesi'nin önemli tarımsal su kaynaklarından Gediz Nehri'ni kirlilikten kurtarmak için yaptığı çalışmalar kapsamında alınan numunelerin incelemesinde su kalitesinin 'Çok kirli' anlamına gelen 4'üncü sınıf olduğunun ortaya çıktığı bildirildi. Yapılan denetimlerde, kirliliğe neden olan kurum, kuruluş ve işletmelere ceza kesildi." dedi.
“Çözüm sanayi ve yerleşim yeri arıtmasıdır”
Kirlilik sorunundan kurtulmak için yapılması gereken, sanayi ve yerleşim yerlerinden nehirlere verilen suların kesinlikle arıtılmasından geçtiğine dikkat çeken Yaşar, "Gerektiğinde arıtmaların enerjileri sübvanse edilmeli, ama mutlaka arıtılmanın sağlanması şarttır. Gerektiğinde ağır cezalar da gündeme gelmelidir. Özellikle Anadolu'nun arıtma tesislerinin çalıştırılması ile su ve yağış potansiyeline göre havzalarda tarım ürün desenlerinin belirlenmesi sonucu Türkiye enerjiden doğan cari açığını rahatlıkla kapatabilir. Ancak ön şart suların arıtılarak nehirlere deşarj edilmesidir." dedi.
"Kirleticiler arasında tarım ilaçları ve suni gübrede var"
Nehirlerdeki kirlilik canlı yaşamını olumsuz etkilerken, beraberinde, nehirden sulanan tarım arazilerini de aşırı şekilde kirletiyor. Bunun arazilerin çoraklaşması ve ekilen ürünlerde verim kayıplarına yol açtığını aktaran Yaşar, "Bu zincirleme etkinin bir diğer aşaması, kirliliğin yöre de yaşayan bireylerin sosyal-ekonomik yaşantıları üzerine bıraktığı olumsuzluklardır.
Ergene Nehri'nden sulama yapmayan çiftçilerin verimlerinin sulama yapanlara göre daha fazla olduğu, Ergene Nehri'nden sulama miktarı arttıkça verimin azalışına neden olduğu ortaya konulmuştur. Ayrıca, kirlilikten dolayı tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin giderek azaldığı, yöre halkında sosyo-ekonomik yaşantıda kayıpların olduğu görülmüştür." dedi.
Su kalite özellikleri nedir?
- 1'inci sınıf: Yüksek kaliteli su, içme suyu olma potansiyeli yüksek olan yüzeysel sulardır. Yüzme gibi vücut teması gerektirenler dahil rekreasyonel maksatlar, alabalık ve diğer hayvan üretimi ile çiftlik ihtiyacı için kullanılabilir niteliktedir.
- 2'nci sınıf: Az kirlenmiş su. İçme suyu olma potansiyeli olan yüzeysel sulardır. Rekreasyonel maksatlar ve alabalık dışında balık üretimi için kullanılabilir. Mer'i mevzuat ile tespit edilmiş veya kalite kriterlerini sağlamak şartıyla sulama suyu olarak kullanılabilir.
- 3'üncü sınıf: Kirlenmiş su. Gıda, tekstil gibi nitelikli su gerektiren tesisler hariç olmak üzere, uygun bir arıtmadan sonra su ürünleri yetiştiriciliği için kullanılabilir nitelikte su ve sanayi suyu
- 4'üncü sınıf: Çok kirlenmiş su. Sınıf 3 için verilen kalite parametrelerinden daha düşük kalitede olan ve üst kalite sınıfına ancak iyileştirilerek ulaşabilecek yüzeysel sulardır.
Evrensel'i Takip Et