05.09.2025 10:07

Sazlıdere Barajı TOKİ inşaatlarıyla kuşatıldı: Ne sosyal konut olur ne su havzası korunur

TOKİ inşaatıyla kuşatılmış Sazlıdere Barajı yanında konuştuğumuz uzmanlar, baraj çevresindeki yapılaşmanın İstanbul’un suyunu riske attığını anlattı.

Eylem Nazlıer
[email protected]
Özlem Songül Abayoğlu
[email protected]


İstanbul’un en kritik içme suyu kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı, Kanal İstanbul projesi kapsamında başlatılan TOKİ inşaatları nedeniyle ciddi bir tehdit altında. Barajın hemen kenarında üçer beşer yükselen inşaatlar, havzayı kuşatırken, kamyonların ve inşaatın yükselttiği toz çevreyi avucuna almış vaziyette.

İstanbul Barosu’nun çağrısıyla bir araya gelen avukatlar, meslek odaları, çevre dernekleri ve yaşam savunucularıyle birlikte gittiğimiz Sazlıdere Barajı’nda İstanbul Barosu Çevre ve Kent İmar Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Gülay Çolak Çalışkan, İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul 2. Şube Başkanı Özer Or ve Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Zeynep Gül Karamanlı ile havzanın geldiği son durumu ve İstanbul halkını gelecekte nelerin beklediğini konuştuk.

"Mutlak koruma alanı kamu eliyle yok ediliyor"

Hukuksuzluklara dikkat çekmek niyetiyle Sazlıdere’de olduklarını söyleyen Av. Gülay Çolak Çalışkan, “Buradaki şantiye, mutlak koruma alanı ilan edilmiş bir su havzası üzerinde. İstanbul’un, Marmara’nın Türkiye’nin bir metreküp suya, her metrekare doğal alana ihtiyacı var. İklim krizinin kapıda olduğu doğal felaketlerle boğuştuğumuz bu düzende bunların özenle korunması gerekirken maalesef kamu eliyle yok edildiğine, imha edildiğine şahit oluyoruz. Yıllardır özenle korunan bu bölge TOKİ eliyle yok ediliyor. Etap etap ilan edilen planlarla alan genişletiliyor. Hukuka aykırılıklara rağmen yürütmeyi durdurma kararları verilmediği için inşaatlar hızla devam ediyor. Bu koşullarda ne suyumuzu, ne toprağımızı ne de geleceğimizi koruyabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

""

Davaların yıllardır sürdüğünü ancak sonuç alınamadığını hatırlatan Çalışkan, “2011’den bu yana Kanal İstanbul’un bütün etaplarına karşı davalar açıldı. Ama hem yargılamaların uzaması hem de yürütmeyi durdurma kararlarının verilmemesi, hukuka aykırı uygulamaların devam etmesine neden oldu. Bugün üzerinde bulunduğumuz alan 10 bin konutluk bir proje alanı. Karşısında ise 2,5 milyon metrekarelik yeni bir inşaat bölgesi planlanıyor. Yani barajın sınırından başlayarak on binlerce konutla havza işgal ediliyor” şeklinde anlattı.

"İstanbul’un su ihtiyacını görmezden geliyorlar"

İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul 2. Şube Başkanı Özer Or ise, baraj havzasına yapılan müdahalenin sadece çevresel değil, aynı zamanda mühendislik açısından da büyük risk taşıdığını belirtti:

“Dünyada ve Türkiye’de iklim kriziyle birlikte temiz suya erişim giderek zorlaşıyor. İstanbul gibi nüfusu sürekli artan bir şehirde su kaynaklarını korumak yaşamsal önemde. Oysa Sazlıdere Barajı, İstanbul’un Avrupa Yakası’nda önemli miktarda su ihtiyacını karşılayan bir kaynaktı. Şimdi bu alan yapılaşmaya açılarak yok ediliyor. Üstelik zemin yapılaşmaya uygun değil.”

""

Alandaki TOKİ projelerinin sosyal konut adı altında çıktığını hatırlatan Or, “Ancak bunlar hem mühendislik açısından doğru değil hem de sosyal konut politikaları açısından yanıltıcı. Siz bir su havzasını yok edip, üzerine zemin iyileştirme gerektiren binalar dikerseniz hem maliyet artar hem de kamu yararı ortadan kalkar. Başlangıçta düşük gelir gruplarına sunulan bu konutlar, kısa sürede piyasa koşullarında el değiştiriyor. Halkın barınma ihtiyacını çözmüyor, aksine doğayı ve su kaynaklarını yok ediyor. İstanbul’un ihtiyacı yeni binalar değil, mevcut riskli yapıların tespit edilip güçlendirilmesi. Oysa iktidar, nüfusu artırıcı projelerle şehri daha kırılgan hale getiriyor. Buradaki rant politikaları deprem güvenliği bahanesiyle kamuoyuna sunuluyor. Bu yanıltıcı bir söylem” dedi.

"Barajı içme suyu vasfını Cumhurbaşkanlığı kararıyla kaybetti"

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Zeynep Gül Karamanlı ise, Kanal İstanbul güzergâhı üzerinde bulunan Sazlıdere Barajı’nın içme suyu özelliğinin Cumhurbaşkanlığı kararıyla ortadan kaldırıldığını söyledi. Karamanlı, baraj çevresinin TOKİ eliyle başlatılan toplu konut inşaatlarıyla yapılaşmaya açıldığını ve bu durumun İstanbul’un su güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

""

Sazlıdere Barajı’nın Avrupa yakasının üçüncü büyük su havzası olduğuna dikkat çeken Karamanlı, “Sazlıdere, İstanbullulara verilen suyun kalitesi açısından kritik önemde. Ancak 2022 yılında alınan bir Cumhurbaşkanlığı kararıyla bu barajın kullanım amacı içme suyu olmaktan çıkarıldı. Daha önce yüzde yüz içme suyu havzası olan bu alan, bu kararla yüzde sıfıra indirildi. Ardından mutlak koruma alanı da dahil olmak üzere kısa ve orta mesafeli koruma alanlarında TOKİ tarafından yüksek yoğunluklu yapılaşma başlatıldı” şeklinde konuştu.

Baraj çevresinde başlatılan şantiye faaliyetlerinin hem suyun toplama kapasitesini hem de kirlilik riskini artırdığını söyleyen Karamanlı, “Etrafı betonlaştırdığınızda baraja gelen suyun miktarı olumsuz etkileniyor. İnşaat bittikten sonra yerleşim başlayacak ve bu da kirliliği beraberinde getirecek. Oysa içme suyu havzalarının her türlü yapılaşmadan korunması gerekir. Bugün geldiğimiz noktada Cumhurbaşkanlığı ve TOKİ eliyle Sazlıdere’nin bu niteliğinin ortadan kaldırıldığını görüyoruz” dedi.

"Rant uğruna su varlıklarımız gözden çıkarılıyor"

İstanbul’un halihazırda su kaynakları açısından sıkıntılı bir şehir olduğunu hatırlatan Karamanlı, “Resmi nüfus 16 milyon olsa da gerçek nüfusun bunun üzerinde olduğunu tahmin ediyoruz. İstanbul suyunun önemli bir kısmı Melen’den geliyor. Düzce-Bolu sınırından, yaklaşık 170 kilometrelik mesafeden İstanbul’a su taşınıyor. Bu ciddi bir enerji maliyeti yaratıyor. İstanbul kendi ihtiyacını içeriden sağlayamayan bir kent. İklim krizinin de etkisiyle yağış rejimi değişiyor, sıcaklık artıyor, buharlaşma çoğalıyor. Su en yaşamsal varlıklardan biri olmasına rağmen mevcut su havzalarımızı korumak yerine tam tersi yapılıyor. Rant ve yapılaşma uğruna su varlıklarımız gözden çıkarılıyor” dedi.

Karamanlı, Sazlıdere Barajı’nda yaşanan durumun İstanbul’un geleceği için su güvenliği krizini derinleştirdiğini belirtti.

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
31.01.2026 18:16

Altın ve gümüşte sert düşüş yaşandı

Altın, yüzde 10,03 gerileyerek ons başına 4 bin 854,65 dolara indi. Bu düşüş 1983’ten bu yana en sert günlük düşüş olarak kayda geçti. Gümüşte de kayıp yüzde 30'u aştı.

Altın ve gümüşte sert düşüş yaşandı

Fotoğraf: ANKA

02.02.2026 14:36

Gençlerbirliği taraftarlarından direnişteki Migros işçilerine destek

Gençlerbirliği'nin taraftar grubu UltrasKardeşler, direnişteki depo işçilerine destek vermek için "Migros işçisi yalnız değildir" sloganını attı.

Gençlerbirliği taraftarlarından direnişteki Migros işçilerine destek

Görsel: Gençlerbirliği UltrasKardeşler taraftar grubunun X hesabından alınmıştır

İçerik yükleniyor...

(İşçi Sendika Servisi)
02.02.2026 12:27

İhlas Holding CEO’su Epstein belgelerinde: Ören'den açıklama geldi

ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı yeni Epstein belgelerinde, İhlas Holding CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in Ghislaine Maxwell ile yaptığı e-posta yazışmaları yer aldı. Ören açıklama yaptı.

İhlas Holding CEO’su Epstein belgelerinde: Ören'den açıklama geldi

Fotoğraf: İhlas Holding

02.02.2026 08:48

Çocuklar aç, temizlik yok, tarikatlar her yerde…

16 milyondan fazla öğrenci için ders zili çaldı ancak sorunlar sürüyor. Çocuklar okula aç gidiyor, temizlik sorunları büyüyor. Eğitim Sen MYK Üyesi Gürbüz, bunun iktidarın kamusal eğitime yaklaşımının sonucu olduğunu söyledi.

Çocuklar aç, temizlik yok, tarikatlar her yerde…

Fotoğraf: DHA

02.02.2026 10:00

Ukrayna: Rusya'nın işçi otobüsüne düzenlediği İHA saldırısında 15 kişi öldü

Ukrayna, Rusya ordusunun Pavlograd’da maden işçilerini taşıyan otobüse İHA saldırısı düzenlediğini, saldırıda 15 işçinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Ukrayna: Rusya'nın işçi otobüsüne düzenlediği İHA saldırısında 15 kişi öldü

Fotoğraf: Ukrayna Acil Hizmetler Birimi

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!