04.09.2025 01:51

Metalde MESS süreci başladı: 'Yaşanabilecek bir ücret istiyoruz'

MESS sözleşme süreci başladı. Patronların düşük zam dayatmasına karşı metal işçileri, insanca yaşayacak ücret için ‘söke söke, direne direne’ mücadeleye hazırlanıyor.

Metalde MESS süreci başladı:  "Yaşanabilecek bir ücret istiyoruz"

Fotoğraf: Freepik

Dilara Kanık
Hasret Gültekin Kozan
[email protected]


Gebze  — 2025-2027 dönemi MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi görüştüğümüz Sarkuysan ve Kroman işçileri, insanca yaşayacak bir ücret için mücadeleye hazır olduklarını vurguladı.

Türk Metal, Birleşik Metal-İş ve Özçelik-İş üyesi 150 bini aşkın metal işçisini ilgilendiren MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi Eylül ayı itibariyle başladı. Gebze'de görüştüğümüz Birleşik Metal-İş üyesi Sarkuysan ve Kroman fabrikalarında çalışan işçiler, ekonominin içinde bulunduğu tabloyu çizerek, "Yaşanabilecek bir ücret istiyoruz. İstediğimiz yatlar, katlar ya da onların servetlerinden çok büyük paylar değil" dedi.

"Mücadele edeceğiz"

Sarkuysan'da konuştuğumuz bir metal işçisi, "İşçiler her geçen gün fakirleşirken işverenler, patronlar özellikle metal patronları sermayelerine sermaye katar hale geldiler. Kat be kat büyüdüler. Haliyle bizlerin de hakkımızı en iyi şekilde mücadele ederek, sonuna kadar koruyup, kendi refah payımızı, yaşam şartlarımızı en azından geçinebilecek bir ücret alacak şekilde ayarlamak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Bir ev kirasının en az 20 bin lira olduğu yerde takdir edersiniz ki bir metal işçisinin 28 bin liraya iş başı yapması, ağır sanayi koşullarında, üç vardiyalı çalışması, bazı firmalarda pazar günü de dahil olmak üzere çalıştırılması, çok da insani ya da etik bir durum değil. Haliyle bu durumu düzeltmek için bu toplu iş sözleşmesinde çok fazla mücadele sergileyerek, elimizden geleni yaparak gerek yeni işe girmiş arkadaşlarımızın saat ücreti, gerek uzun yıllardır çalışan arkadaşlarımızın saat ücreti için mücadele edeceğiz. 10-15 yıllık işçilerin almış olduğu maaşlar ortada. Haliyle bu maaşlarla geçinebilmek mümkün değilken, toplu iş sözleşmesinde umutlanmamak bizim için elde değil. Başka da çaremiz yok gibi. Hep beraber, bütün fabrikalarla  omuz omuza vererek en iyi şekilde bir sözleşmeyi bitirmeye çalışacağız" dedi.

"80, 90, 100 bin liralara çıkan ücretler bizi bir nebze rahatlatacak"

"Yaşanabilecek bir ücret istiyoruz. İstediğimiz yatlar, katlar ya da onların servetlerinden çok büyük paylar değil" diyen Sarkuysan işçisi, "Sadece istediğimiz çok doğal olarak yaşanabilecek bir ücret. Bunun için de, ülkenin içinde bulunmuş olduğu şartlara bakılırsa, ortalamada 80 bin liralara, 90 bin liralara, 100 bin liralara kadar çıkan ücretler bugün metal işçisini bir nebze de olsa rahatlatacak, nefes aldıracaktır. Özellikle bizim sendikamız Birleşik Metal-İş, MESS süreci öncesi taslağı işçiler arasında belirliyor. Ardından temsilcilerle beraber kurul- komisyonlarda görüşüldükten sonra şubeye veriliyor. Her şube kendi taslaklarını, genel merkeze sunuyor ve ortak bir fikir çıkıyor. Biz elimizden geldiğince, mümkün olduğunca, diğer fabrikalarda ki arkadaşlarımızı, hangimizin nerede görmezden geldiği ya da gözden kaçırdığı noktalar varsa bunları tartışıp sözleşmeyi en iyi şekilde bitirmek için güzel taslaklar hazırladık. Sarkuysan'ın taslağı belli  şu anda. Şubemize de sunduk. Umuyoruz ki bizim verdiğimiz taslağımız, bizim verdiğimiz şekilde genel merkezden de gelir. Bu şekilde de toplu sözleşme biter" diye konuştu.

"Kazandıkları servet bizden çaldıkları"

Patronların her geçen gün daha da zenginleştiğini, işçilerin ise tam tersi fakirleştiğini belirten bir başka Sarkuysan işçisi, "Hükümetin de açıklamış olduğu, uzun vadeli programdan da pay biçersek, her geçen gün sermaye kat be kat servetini artırırken, işçiler her geçen gün fakirleşiyor. Bütün grafikler ortada, herkes bakabilir. İstersen hiç güvenmemiş olduğumuz TÜİK'in bile grafikleri ortada. İşçiler her geçen gün fakirleşirken, işverenler her geçen gün zenginleşiyor. Kimsenin parasında kimsenin pulunda gözümüz yok. Sadece alnımızın akını, alnımızın terini istiyoruz. İşçilerin tamamen talebi budur. Bizim patronumuz bir ödül aldı. Bizler de işçiler olarak bunu takip ediyoruz. İSO ilk 500'ün hatta ilk 200'ün içerisinde bizim fabrika. Buna nazaran da kimse kusura bakmasın ama kazandıkları servet bizden çaldıkları. Bu yüzden söke söke, direne direne en iyi şekilde, en güzel şekilde bu sözleşmeyi bitireceğiz" dedi.

"Güzel bir şekilde yaşayalım istiyoruz sadece"

"Buradan alacağımız ücretle gidip Bodrum'da, Antalya'da tatil yapma imkanımız zaten olmuyor" diyen bir başka Sarkuysan işçisi, "Arabamız zaten eski bir model. Onu böyle sıfıra lükse çıkarma imkanımız da yok. Çocuklarımızı özel hastanelere götürebilme imkanımız, olsun en azından. Ay sonu geldiği zaman kredi kartını nasıl ödeyeceğimizi, ekmek gene zamlanacak mı, et alabilecek miyiz, bunları düşünmeyelim. Bunları yapalım başka bir şey istemiyoruz. Sadece hakkımızı istiyoruz. Burada 2 saat üretimle, hemen hemen fabrikanın bütün ücreti kazanılırken o ücret bizlere bölünüyor. Patron çok daha fazlasını kazanıyor. Tabii ki fazlasını alacak. Ama az bir şey iyileştirme olsun, birazcık... Yani işçiler kirasını rahatlıkla ödeyebilsin, fazla mesaiye kalmasın. Rahatlıkla, insani bir şekilde ücretimizi alalım, güzel bir şekilde yaşayalım. Başka bir şey istemiyoruz" diye konuştu.

"Ağır sanayide çalışan metal işçisi yoksulluk sınırının üstünde maaş almalı"

Gerçeklerin ve yaşadıklarının ortada olduğunu vurgulayan bir başka Sarkuysan işçisi, "Orta Vadeli Program ortada. Mehmet Şimşek'in yaptıkları, kamu işçilerine, emekçilerine ve asgari ücrete dayatılan rakamlar ortada. Çalışma koşulları, yoksulluk sınırı, açlık sınırı da ortada. buna göre sendikamız bir çalışma harmanlayıp bir talepte bulunacak. Asgari ücretli işçiyle Sarkuysan işçisi arasında tabii ki bir uçurum var. Asgari  ücrete göre yüksek aldığımız gözüküyor. Ama ücretlerimiz yoksulluk sınırının altında. Yoksulluk sınırı bugün 86 bin lira ama o ücreti alan metal işçisi yok. 25-30 senelik işçiler alıyor olsa bile bu işçinin en doğal hakkı. Ağır sanayide çalışan bir metal işçinin yoksulluk sınırının üstünde ücret alması en doğal haktır" dedi.

"Daha iyi bir yaşam için mücadele şart"

"İstediğimiz ücretleri zaten patronlar vermek istemeyecekler" diyen Sarkuysan işçisi, "Sendikamızın ve işçilerin talebi ne yönde olacak, nereye kadar zorlayacağız sözleşmeyi, orasına bakacağız. İşçi mücadele ederse alacak. Ücretini yükseltmek, daha güzel bir yaşam için, daha güzel bir sosyal hayat için ya da eşine, çocuğuna o hayatı sunabilmek için mücadele şart diyoruz. Patronların politikasında az işçiyle çok iş yapmak, çok kâr etmek var zaten. Planlarını yaparken hep daha çok nasıl kâr ederiz diyorlar. Kârdan zarar ettiklerinde de zarar ettik diyorlar. Oysaki işçiler her dönem zarar ediyor. Hiç yoksulluk sınırının üzerinde ücret alıp birikimlerini düzgün yapıp, düzgün yaşam koşullarında yaşamadılar. Bunu öne sürmek lazım. Onların demesiyle olmuyor bu iş. Ortada bir gerçek var. Bu gerçek üzerinden işçilerin tartışması lazım" dedi.

"Ben 43 yaşındayım. Bugüne kadar normal bir otele gidip istediğim gibi bir tatil yapamadım" diyen Sarkuysan işçisi, "Bekar olduğum halde bende durum bu, Evlilerin de doğru düzgün bir tatil yapma şansı yok. Hayatımız boyunca bir ev, bir araba için çalışmayacağız. Bizim sosyal hayatımız da olmalı. Bir sinema nedir bilmiyoruz. Bir konsere gidemiyoruz. Buraları görmemiz lazım. İşçilerin bunun için de mücadele etmesi şart. Mücadelesiz hiç bir şey alınmıyor.

İşçiler gecesini, gündüzünü, bol mesaili çalışarak, bayramlarda dahi çalışarak geçiriyor ve anca böyle bir şeyler kazanıyor. Yoksa öbür türlü kimsenin bir şey kazandığı yok" diye konuştu.

Gidişatın iyi olmadığını ve taleplerinin insanca bir yaşam olduğunu belirten Kroman Çelik işçisi, "İnsan gibi yaşamak istiyoruz. Normal şartlar yeter bize. Şu fabrika bizim olsun istemiyoruz. Konuşulacak çok şey var, herkes biliyor ama çoğunun sesi çıkmıyor. Çoğu işine geldiği gibi davranıyor. Allah sonumuzu hayretsin" dedi. "Durum yenilik ile değişir" diyen Kroman işçisi, "Amerika'dan iyi değiliz ama orada bile beş yılı bir hükümet değişiyor. Dünyaya hüküm veren bir ülke. Cumhurbaşkanı Erdoğan iyi olabilir bazı kesimler için. Benim için de bazı konularda iyi ama değişmesi lazım. Yani yenilik gerekiyor. Belki biz göremeyiz, bizden sonraki nesil göremez, 20-30 sene göremeyiz bu ülkenin iyi olduğunu. Ülkenin yüzde 70'i satıldı. Ben Kars'lıyım. Hayvancılık bitti. Şu anda da şap hastalığı var. Durum çok kötü. Hayvancılık bitmiş, üretim sıfırda, işçi perişan. Şehirde dört kişi bir evde yaşayan herkesin aynı anda çalışması lazım ki geçinebilsin" dedi.

"Bu maaşlar az, en az 70-80 bin olmalı"

Bir başka Kroman işçisi ise, "Maaş yetmiyor. Şu anki duruma göre en az 70-80 bin olması gerekiyor. 80 binden aşağı kurtarmaz. Giderler çok, masraf çok. Bir markete gittiğiniz zaman bir-iki binden aşağı çıkamıyorsun. O da bir iki poşet yapıyor. O yüzden bu maaşlar az, yetmiyor" dedi.

"Bu hükümetle patronlar, bankalar zengin oldu"

"Piyasayı görüyoruz. Ev kiraları ortada" diyen bir başka Kroman işçisi, "Biz istediğimizi alamayız. Sendikaları da samimi bulmuyorum. Kimse işçinin yanında değil. Biz kendi kendimize artık ne olursa her şeyi kabul ediyoruz.

Taslağı hazırladık ama alacağımızı zannetmiyorum. İnşallah alırız. İşçiye bir şey yok. Bize hiç bir şey yok her şey işverene. Vergi borçlarının silinmesi de iş verene. Koç sermayesinden bile işçisi daha çok vergi vermiş" dedi. Hep ekside olduklarını belirten işçi, bir şeylerin değişmesi gerektiğini söyledi: "Hükümetin değişmesi lazım. Kafa değişmesi lazım, böyle olmuyor. Ben memnun değilim. Hep eksi de gidiyoruz. Bankalar zengin oldu bu hükümetle. Hep eksiden gidiyoruz, ettiremiyorum. Şirketler büyümeye, karlarını artırmaya devam ediyor. İşçilerin ise ücreti, parası giderek eriyor. Bizim de rahat edebilmemiz için maaşımızın 100-150 bin olması lazım ama onu vermezler."

Yeni işe girmiş bir Kroman işçisi ise, "Benim bir beklentim yok daha yeni iş başı yaptım. İlk defa sendikalı bir yerde çalışıyorum, daha önceki işyerlerinde sendikalı çalışmamıştım. Burada da göreceğiz bakalım bizi neler bekliyor. Buradaki yaptığım işi henüz yeni yeni öğreniyorum ama bilen birisi olsaydım bu ücreti kabul etmezdim" diye konuştu.

"Evrensel gerçekleri yazmaya devam edecek"

Evrensel ile dayanışma içerisinde olduklarını belirten Sarkuysan işçisi, "Evrensel gazetesine yönelik İzmir'deki saldırıyı kınıyoruz. Evrensel susmadı, susmayacak. Gerçekleri yazmaya devam edecek. İşçilerin gazetesi olduğunu zaten bütün toplu iş sözleşmelerinde, grevlerde, direnişlerden biliyoruz, tanıyoruz, görüyoruz. Onun için Evrensel'i susturamazlar. Biz Evrensel ile birlikteyiz. Birlikte olmaya da devam edeceğiz. Gerekirse maaşlarımızı bile vereceğiz, dayanışma içerisinde olacağız. Emperyalistlerin, patronların, işine gelmeyenlerin kurşunlamaları ile Evrensel susmaz. Biz buradayız. Bizi de kurşunlamaları lazım" dedi.

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!