Sözleşme imzalandı, patron ‘daralmaya’ başladı
Gebze Plascam fabrikasında işçiler toplu sözleşmeyle yüzde 85 zam ve net ücret hakkı kazandı. Ancak sözleşme sonrası patron “daralma” bahanesiyle 24 işçiyi kapı önüne koydu, baştemsilciyi hedef aldı.
Fotoğraf: Evrensel
Hasret Gültekin Kozan
[email protected]
Gebze — Pelitli'de bulunan Plascam fabrikasında patron ‘daralma’ bahanesiyle işçileri işten atıyor. Petrol-İş Sendikasının örgütlü olduğu fabrikada, toplu sözleşme sonrası işten atmalar yaşanıyor. 15 Mayıs günü greve saatler kala anlaşma sağlanan toplu iş sözleşmesi sonrası işçilerin üzerindeki baskı arttı, patron, “İş yok, daralma var” demeye başladı.
Bu süreçte, işçilerin oylarıyla seçilmiş ve başarılı bir sözleşmeye imza atılmasına ön ayak olmuş işyeri baştemsilcisi Çetin Karakaya'yı 1 Temmuz günü işten atan patron, işçilerin üretimi durdurması be bir arada durmasıyla Karakaya'yı işe almak zorunda kalmıştı. Bir süre sonra tekrar, “Baştemsilci ile çalışmak istemiyorum” diyerek Çetin Karakaya'nın işine son veren patron, işten çıkarmalara doymuyor. Baştemsilci ile birlikte toplamda 24 işçinin çıkarıldığı fabrikada kıyımın devam edeceğini söyleniyor.
İşçilerin örgütlü olduğu Petrol-İş Gebze Şubesi Başkanı Şivan Kırmızıçiçek ise ana firmaların yan sanayide sözleşmelere de müdahale ettiğini söyleyerek, “Biz burada yüzde 85’e imza atıyoruz ancak sözleşme yaptığımız firmaların çalıştığı ana firmalar bu sözleşmelere müdahale ediyor. Adeta yan sanayiyi cezalandırıyorlar. Plascam’da da bu oldu, Ford kalıplarını alıp başka fabrikaya götürüyor. Kalıp Ford’un kalıbı örgütsüz, sendikasız, ücretlerin daha düşük olduğu başka bir yerde üretimini yaptıracak” dedi.
“Petrokimya işçileri olarak memleketin her yerinde olduğu gibi bizim çalıştığımız fabrikamızda da işten atmalar gerçekleşiyor” diyen bir Plascam işçisi, “Biz Plascam işçileri yıllarını bu fabrikaya verdi. Her zaman işçilerin birliğinden söz ederiz ama bizim son bir yılda yaşadığımız şeyler az uz değil. Seçtiğimiz temsilcilerle iyi bir sözleşme imzaladık fakat sonrasında patronun işine gelmedi bu durum. Hem bize hem de temsilcilerimize düşmanca yaklaşmaya, işten atmayla tehdide başladılar. Baştemcilsiyi işten atan patrona karşı hepimiz tek vücut olup üretimi durdurduk ve temsilcisinin işe geri alınmasını sağladık. Daha sonra patron yine temsilcileri işten çıkarma yönünde hamle yaptı ve bu sefer baş temsilci işten çıkarıldı. İşçi korkuyla sindirildi. Sendika buradaki birliği dönüştüremedi, geliştiremedi. Bizi patronun insiyatifine bırakarak, 'Bir daralma gerçekleşiyor' denildi. Sonra patron istediği işçiyi işten atmaya başladı” dedi.
'Patron istediği işçiyi gönül rahatlığıyla işten çıkarıyor'
Sözleşmenin faturasının kendilerine kesilmeye çalışıldığını belirten işten atılmış bir Plascam işçisi, "Bizlerin esas birleşeceği noktada, güç biz iken, mesele patronun üretimdeki güç ilişkisine bırakıldı. Yapılan toplu iş sözleşmeleri, oradan çıkan kararlar uygulanmıyor. Tenkisatın uygulanması güvence altına alınmadığı gibi patron istediği işçiyi gönül rahatlığıyla işten çıkarabiliyor. İşten atmaların kabul edilmemesi, bunun için işçilerin, sendikasının ve hatta bu bölgede bulunan tüm sendikaların mücadele etmesi gerekirken bu tabloda işçiler kendilerinin çıkarılmaması üzerine sadece temenni edebiliyor. Bizler adil işten çıkarmaların olması gerektiğini söylesek de bu süreçte sendika bizleri yalnız bıraktı" dedi.
'Geleceksizlikle, yoksullukla burun burunayız'
İşçilerin kaygıyla işe gelip gittiğini aktaran işçi, “Baştemsilcinin işten atılmasıyla üretimi 8 saat durduran biz işçilere fatura kesiliyor. Patron, o gün denetime gelen büyük firmaların olduğunu bilmesine rağmen temsilciyi işten çıkarırken işçilerin tepki vereceğini bilincinde olması gerekirdi. İşçiler olarak o gün kendi birliğine ve sendikamıza güveniyorduk, bu güvenle patrona geri adım attırdık. Günün sonunda mobbingin, baskının yaşandığı bir yerde patronun istediği işçi profili yaratılmak isteniyor. İşten çıkarılma korkusunun yanı sıra 'Haklarımı versinler de her gün bu kaygıyla işe gelip gitmekten kurtulayım' denilecek noktaya getirdiler bizi. Çoğu arkadaş, 'Arkamızda sendika yok' diyor. Geleceksizlikle, yoksullukla burun buruna yaşarken çocuklarımıza ve ailemize yaşanabilecek bir yaşamı güvence altına alamıyoruz. Bunun için sendikalı olsalar bile işten atmalara karşı dur diyen, mücadele eden, ses çıkaran işçileri ve sendikaların seslerini kestiler” diye konuştu.
'Plascam'da haksızlığa uğradık'
Ev aldığını ve bir süredir kredi ödediğini belirten bir kadın işçi ise, "Benim çalışmamın nedeni çocuklarıma bir gelecek hayaliydi. En kötü bir evim olsun, aç kalırsam evimde kalırım, kira ödemem diye düşündüm hep. 10 yıllık krediye girdik eşimle birlikte. Ben ev alırken işler vardı, üretim gayet iyiydi. Devamsızlığım ya da tutanağım olmadı. 3 yıldır çalışıyorum, bir gün bir hatam bile olmadı. Ne olduysa temsilci için iş bıraktık, sonrasında bize sardı patron. Benim sendikal meselelerle çok ilgim olmamasına rağmen beni de çıkarttılar işten. Üretim daralması diyorlar ama uygulanması gerekenleri de yapmıyorlar. Sendika bizi yalnız bıraktı. Bundan sonra sendikasız bir işte çalışsam da olur. Orada da işten atılsan biliyorsun ki sendikasızsın. Sendika sözde işçiyi koruyor ama bizi koruduğu falan yok" dedi.
"Ben de Plascam'a yıllarımı verdim, hatta sağlığımdan oldum burada çalıştığım süreçte" diyen bir başka işten atılan işçi, "Fabrikada daralmanın olduğunu söyleyerek bizleri çıkardılar ama nasıl bir daralma ki bir yandan da işçi alıyorlar. Sendikalıyız, daha yeni toplu sözleşme imzaladık ama toplu sözleşmeye daha uymadan işçi çıkarıyorlar. Maaşlarımız yıllardır hep düşüktü, son sözleşmeyle iyi bir zam aldık, maaşlarımız yükseldi ama sonra burnumuzdan getirdiler. Sürekli baskı vardı, işten çıkarma korkusunu son dönemde yaydılar, bizleri daha da tedirgin ettiler. Her yerde olduğu gibi Plascam'da da haksızlığa uğradık" diye konuştu.
Sözleşmenin kazanımları işten çıkarmalara eriyor
Plascam’da imzalanan toplu sözleşmenin ardından işçiler ücretlerine yüzde 85 oranında zam ve ücretlerin net ödemeye çevrilmesi kazanımlarını elde etmişti. Sözleşme öncesinde yaklaşık 23 bin 500 TL olan ücretler net 44 bin TL’ye yükseldi. Kazanımların ardından işçilere Ford’un kalıplarını fabrikadan geri çekmesi bahanesiyle işletmenin yüzde 50 ila 70 arasında küçülmeye gideceği söylendi. Ortalama ücretlerden hesaplandığında şirketin toplam aylık ücret maliyeti 9.9 milyon TL civarınayken ücret “maliyeti” 20 milyon TL’ye çıktı. Şirket işten çıkardığı 24 işçi ile aylık “masrafını” şimdiden yüzde 8 düşürdü. Toplu sözleşmenin kazanımlarını işten işçi çıkartarak azaltan fabrika yönetimi otomotiv yan sanayiinde ücretlerin kontrol altına alınması için harekete geçmiş görünüyor.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et