Avrupa'da 30 ülke öğrencilere çalışma izni veriyor
Avrupa'da öğrenciler çalışma izniyle desteklenirken, Türkiye'de 2,5 milyon adayın yalnızca 785 bini üniversiteye yerleşebildi; gençler barınma ve yaşam maliyeti sorunlarıyla yüz yüze.
Fotoğraf: Pixabay
Eylem Nazlıer
[email protected]
Avrupa'da 30 ülke, öğrencilere eğitimlerinin yanı sıra çalışma izni de sunuyor. Bunlardan 14'ü, öğrencilere çalışma izni şartı bile aramıyor. Bu ülkeler arasında Britanya, Fransa, İrlanda, İsveç, Finlandiya, Portekiz, Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Polonya, Slovakya, Estonya, Letonya ve Litvanya yer alıyor. Diğer ülkelerde ise öğrencilere çalışma izni verilmesi şartı bulunuyor.
Sözcü'nün haberine göre; öğrenciler, Avrupa'da maksimum 20 saat çalışabilirken, bazı ülkelerde yaz tatillerinde tam zamanlı çalışma izni de verilebiliyor. Saat başı en yüksek ödemeyi yapan ülkeler arasında Lüksemburg (18 avro/865 TL) ve İzlanda (16 ila 18 avro yani 769 ila 865 TL) bulunuyor. Diğer ülkelerde ise saatlik ücretler değişkenlik gösteriyor.
Türkiye'de gençler geleceksizlikle karşı karşıya
Türkiye'de ise eğitim ve istihdam politikaları, gençlerin geleceğini karartıyor. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) açıkladığı verilere göre, 2025 yılında sınava giren 2 milyon 560 bin 649 adaydan yalnızca 785 bin 186'sı bir yükseköğretim programına yerleşebildi. Bu oran, tercih yapan 1 milyon 412 bin 734 adayın sadece %55,6'sının üniversiteye girebildiğini gösteriyor. Ayrıca, adayların yalnızca %42'si ilk üç tercihinden birine yerleşebildi. Bu tablo, öğrencilerin büyük çoğunluğunun kendi hayallerine değil, sistemin dayattığı seçeneklere mecbur bırakıldığını ortaya koyuyor.
Yeni mezunların durumu da içler acısı. 2025 yılında liseyi bitiren adaylardan 1 milyon 412 bin 734’ü tercih hakkı elde edebilmiş, yerleşen aday sayısı 785 bin 186’da kalmıştır. Bu rakamlar, yeni mezun gençlerin eğitim hayatlarına devam etme şansının oldukça sınırlı olduğunu ve sistemin eşitsizlik üreten yapısını açıkça gösteriyor.
Üniversiteye yerleşen öğrenciler ise barınma, ulaşım ve beslenme gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Yaşam maliyetlerinin yükselmesi ve borçlanma zorunluluğu, öğrencileri geleceksizlik kaygısına sürüklüyor. Son beş yılda 716 bin 613 öğrencinin kendi isteğiyle kayıtlı olduğu bölümlerden kaydını sildirmesi, sistemin gençleri nasıl tükettiğinin en çarpıcı kanıtı olarak gösteriliyor.
Evrensel'i Takip Et