08.08.2025 21:21

CHP'den ‘İBB borsası’ açıklaması: Avukat kullanılıyor, önemli olan kullanan

“İBB borsası” iddiası sonrası gözaltına alınan avukat Mehmet Yıldırım'ın “kullanıldığını” söyleyen CHP’li Gökhan Günaydın, “Soru, bu kişiyi kim kullanıyor? Yanıtını biliyoruz. Hesap verecek" dedi.

CHP'den ‘İBB borsası’ açıklaması: Avukat kullanılıyor, önemli olan kullanan

Avukat Mehmet Yıldırım

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in çarşamba günü Tuzla’da düzenlenen ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinginde dile getirdiği ‘İBB borsası’ iddiası ortaya çıkan belgeler ve yaşanan gelişmelerle güçleniyor. Yargının çetelerle ve rüşvetle anıldığı, muhalefetten “siyasal yargı” eleştirilerinin yükseldiği, ‘FETÖ borsası’nın hafızalarda olduğu bir dönemde ortaya atılan iddianın öznesi avukat gözaltına alındı. CHP’li Gökhan Günaydın, avukatın ‘kullanıldığını’, önemli olanın “kullanan’ olduğunu ifade etti ve “Er geç hesap sorulacak” dedi.

Özel: Kanıtlar elimizde

Özel, mitingde yaptığı konuşmada, Avukat Mehmet Yıldırım’ın ismini vererek, daha önce “masasına beyaz Toros maketi koyduğu için” tepki gösterdiği savcı (C.S.) ile Yıldırım arasında geçen konuşmaların ellerinde olduğunu söyledi.

""

Özel, “Bazı avukatların gidip kişilerle görüşüp ‘Beni Savcı Bey yolladı. Avukatlığını yapacağım. Şu ifadeyi vereceksin, şunları söyleyeceksin, şu kadar da para vereceksin’ diyerek bir çetenin ‘İBB davası borsası’ oluşturduğuna dair kanıtlarımızın elimizde olduğunu Türkiye’ye ilan ediyorum” ifadelerini kullandı.

Özel’in iddialarına göre; Yıldırım, İBB soruşturması kapsamında tutuklananlara giderek ‘etkin pişmanlıktan’ yararlanarak ifade vermeleri karşılığında kendilerini serbest bıraktıracağını vadetti; ayrıca şirketleri de gezip iş insanlarını “Sana da şu gelebilir, şöyle yaparsan seni kurtarırım” diyerek tehdit etti. Bunun karşılığında para aldı. Özel, bu para alışverişinin kanıtlarının ellerinde olduğunu söyledi. Yine iddialara göre Yıldırım, yanında bir tutuklunun yakını varken savcıyı telefonla arayıp görüştü ve bu görüşmeyi de içeren 40 dakikalık ses kaydı da CHP’nin elinde. Özel, avukatı Türkiye Barolar Birliğine, savcıyı da HSK’ye şikayet edeceklerini bildirdi. “Milyonlarca dolarlık bir dosyadan” bahsettiğini vurgulayan Özel, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a “Cesaret göster, bu çeteyi hep beraber dağıtalım” diye seslendi.

Etkin pişmanlıktan yararlananların avukatı

Miting sonrası yapılan haberlerde, Mehmet Yıldırım’ın, İBB soruşturması kapsamında yapılan ikinci dalga operasyonda tutuklanan ve ‘kendi isteğiyle’ evini aratıp daha sonra tahliye edilen eski İBB Bilgi İşlem Müdürü Naim Erol Özgüner’in de avukatı olduğu ortaya çıktı. Halk TV’den Can Bursalı’nın haberine göre, evinden İmamoğlu’na ait olduğu iddia edilen bir telefon da çıkan Özgüner, “Olayın şokuyla sakladım. Bu telefon bana verildiğinde içinde sim kart yoktu. Şifresini de bilmiyorum. Cumhuriyet Başsavcılığınıza yardımcı olmak maksadıyla ifade öncesinde yerini bildirmiş bulunmaktayım” demişti. Özgüner’in ek ifadesinin ardından İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu da tutuklanmıştı.

Yıldırım’ın avukatlığını üstlendiği isimler arasında, İBB soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan Murat Gülibrahimoğlu’nun mali müşaviri Cem Çelik de yer alıyor. Tutuklanan Çelik, verdiği ifadede “Gülibrahimoğlu’nun sahibi olduğu şirketlerde sahte faturalar düzenlendiğini operasyondan sonra fark ettim. Şirketin finansal işlemlerinde bazı usulsüzlüklere rastladım. Gülibrahimoğlu’nun şirketinde paraların çantalar içinde tutuklu şirket çalışanı Yener Torunler aracılığıyla Fatih Keleş ve kardeşi Zafer Keleş’e götürüldüğünü biliyorum. Fakat detaylara hakim değilim” gibi iddialar öne sürmüştü.

Öte yandan İBB soruşturmasının “örgütlü suç” olarak nitelendirilmesi nedeniyle savcılık bir avukatın sadece bir ‘şüphelinin’ avukatlığını üstlenebileceği yönünde yasak getirmişti. Ancak Yıldırım’ın ‘etkin pişmanlıktan’ yararlanan biden çok kişinin avukatlığını üstlendiği de ortaya çıkmış oldu.

Gözaltına alındı: ‘Yurt dışına kaçıyordu’ iddiası

Özel’in ismini verdiği Avukat Mehmet Yıldırım, perşembe günü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı üzerine Antalya Serik’e bağlı Belen bölgesinde araçla seyir halindeyken gözaltına alındı. Savcılığın açıklamasında Yıldırım’ın, Özel’in konuşması sonrası resen başlatılan soruşturma kapsamında “nüfuz ticareti” suçundan gözaltına alındığı bildirildi.

İddiaya göre, perşembe sabahı evine ve iş adresine giden polisler Yıldırım’ı burada bulamadı. Bunun üzerine geniş çaplı çalışma başlatıldı ve Yıldırım, Antalya’da üzerinde başkasına ait bir telefonla yakalandı. Gazeteci İsmail Saymaz, Yıldırım’ın yurt dışına çıkmak üzereyken yakalandığını, Antalya’ya giderken birkaç kez araç değiştirdiğini iddia etti.

Günaydın: Önemli olan kullanan kişi 

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Yıldırın’ın gözaltına alınmasına dair “Eğer bu kişi, iddia edildiği gibi yurt dışına kaçabilseydi sadece bir şüphelinin değil, bu ülkenin hukukuna olan son inancın da kaçmasına tanıklık edecektik” dedi. Başarır ayrıca, ‘nüfuz ticareti’ gibi ağır bir suçta yargının görevinin gerçeği ortaya çıkarmak olduğunu ifade etti.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da “Sözü edilen kişi kullanılıyor. Soru, bu kişiyi kim kullanıyor, asıl nüfuz ticareti yapan kim? Yanıtını biz biliyoruz, er geç kayda girecek, hesap sorulacak” dedi.

Bakan Tunç: ‘Peşinen suçlu ilan edilemez’

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise cuma günü Bolu'da yaptığı açıklamada ‘İBB borsası’ hakkında, “Masumiyet karinesine önem veriyoruz. Hiç kimse peşinen suçlu ilan edilemez” dedi. Basın mensuplarının konuya dair sorusuna yanıt veren Tunç, şunları söyledi:

“Soruşturmanın sonucunu sabırla beklemek gerekir. Masumiyet karinesine önem veriyoruz. Hiç kimse peşinen suçlu ilan edilemez. Dosyanın içeriğini bilmeden yargıyı töhmet altında bırakacak ifadelerden kaçınmak lazım. ‘Elimde belgeler var’ diyor. O zaman bekletme, varsa belgelerin, kanıtların ilgili yargı mekanizmalarına, HSK'ye ulaştırırsınız, hukuk devletinde bunun gereği yapılır. Savunma yapılacak yer miting meydanları değildir, mahkeme salonlarıdır, yargı makamlarıdır.”

Bakan Tunç, Özel’in konuya dair halkın önünde açıklama yapılmasını eleştirdi ancak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İBB soruşturmasına dair, “Turpun büyüğü heybede” ve “İstanbul’dan Türkiye’ye ve yurt dışına uzanan ahtapotun kolları bir bir deşifre oluyor” benzeri açıklamalarını, AKP Meclis grup toplantısı gibi televizyonlarda canlı yayınlanan ortamlarda yaptı.

Emir'den yanıt: Adalet Bakanı değil misin, niye harekete geçmedin?

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Bakan Tunç’a Mecliste düzenlediği basın toplantısında yanıt verdi.

""

Emir, "Savcılık 'nüfuz ticareti' diyerek aslında Mehmet Yıldırım’ın ‘AK Torosların’ temsil ettiği aklın, Çağlayan’daki bir kısım yargı erbabının üzerinde nüfuzu olduğunu kabul etmiş oldu. Bu tam bir skandaldır" dedi.

"Bu rüşvetçilerin, bu alçakların sırtını sıvazlayan iktidardır" diyen ve esas sorumlunun Yılmaz Tunç olduğunu söyleyen Emir, şunları kaydetti:

"Adalet Bakanı ne yapıyor? Hiçbir şey. Koca bir sıfır. Bize meydan okuyor, ‘HSK’ye başvurun’. Başvuruyoruz, merak etmeyin. Ama bizim başvurumuzdan öte senin harekete geçmiş olman gerekmiyor muydu? Sen Adalet Bakanı değil misin? Sen HSK’nın Başkanı değil misin? Niye harekete geçmedin? Niye bu delillerin peşinden koşmadın? Niye senin savcıların gereğini yapmadılar da Genel Başkanımız söyleyene kadar kulaklarının altına yattın? Çünkü umurunda değil. Çünkü borçlusun. FETÖ’ye borçlusun. Kardeşin 1464 kere ByLock kullanmış, konuştuğu kişilerden 166 tanesi FETÖ’cülükten hüküm giymiş, bu arkadaş etkin pişmanlıktan yararlanarak tekrar serbest kalmış. Şimdi nerede? Çok da iyi para kazanan bir hukuk bürosunda görev yapıyor. Onu aklayan başsavcı vekili şimdi nerede? Adalet Bakan Yardımcısı. İşte sen o yüzden susarsın, beklersin, sinersin Sayın Yılmaz Tunç. Başka bir şey yapamazsın. Oysa sen de biliyorsun Akın Gürlek’in altüst ettiğini adaleti, sen de biliyorsun Çağlayan Adliyesinde dönen dolapları."

‘Nüfuz ticareti’ suçu nedir?

TCK’nın 255. maddesinde, ‘nüfuz ticareti’ suçu şöyle tanımlanıyor:

“Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır. İşinin gördürülmesi karşılığında veya gördürüleceği beklentisiyle menfaat sağlayan kişi ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

(Politika Servisi)

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!