MESS grup toplu sözleşmesi öncesi HABAŞ patronu da saldırılara başladı: Giriş çıkış hilesi
MESS grup toplu sözleşmesi yaklaşırken Aliağa'da HABAŞ patronu, 14 yılın üzerinde çalışan işçilere "giriş çıkış" zorlaması yaparak ücretleri düşürmeye çalışıyor.
Fotoğraf: HABAŞ işçileri
Emre Gökmen
[email protected]
İzmir – 150 bin işçiyi ilgilendiren MESS grup toplu iş sözleşmesi (TİS) öncesi patronlar saldırılarını artırıyor. Aliağa’da bulunan, Türk Metal’in örgütlü olduğu HABAŞ Demir Çelik fabrikasında 14 yılın üzerinde çalışan işçilere “giriş çıkış” zorlaması yapılarak ücretler düşürülmeye çalışılıyor. Kıdemlerinden dolayı ücretleri 60 bin liranın üzerine çıkan işçiler, giriş çıkış işlemini kabul etmezse işten atılıyor. 280 kişilik bir listenin olduğu söylenirken, şu ana kadar 100 kadar işçiyle görüşmeler yapıldı. Bazı işçiler bu dayatmayı kabul etmek zorunda kaldı, kabul etmeyenler ise işten atıldı. MESS grup sözleşmesi öncesi kendilerine bu şekilde gözdağı verildiğini belirten işçiler, Türk Metal’in sessiz kalmasına ise öfkeli.
‘Durumlar kötü hikayesini biliyoruz’
Çalışma koşullarının ağır olduğu, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle iş kazası ve iş cinayetleriyle sık sık gündeme gelen HABAŞ’ta ücret ortalamalarının düşürülmesi işçilerin tepkisini çekti. Şirketin yeni fabrikalar aldığını, her sene kârını katladığını belirten bir işçi, “Bize durumlar kötü, bizi de anlayın diyorlar ama yeni haddehane ve çelikhane açıyorlar. Yalnızca burası değil, iki fabrikası da daha var benzer işleri yapan. Manisa'da ESHOT üretimi yapan fabrikası var. Yalnızca bir haddehaneden bir günde çıkan ürünlerin bile ne kadar kâr ettirdiğini biliyoruz. Yani biz kimin ne kadar zengin olduğunu, nerelerden ne kadar para kazandığını çok iyi biliyoruz. Bize durumlar kötü hikayeleri anlatmasınlar” diye konuştu.
‘İki yılın sonunda dört yıl geriye gitmiş olacağım’
Bir başka işçi, “İki üç senede bir bunu yapıyorlar. Maaşlarımızı 60-70 bin lira bandından 43 bin liraya çekip, sözleşmeye onun üzerinden girmemizi hedefliyorlar. Ben 14 yıldan fazla çalışmışım, bu fabrikadaki emeğim ortada ama yıllardır çalışmamım sonucu olarak aldığım maaşım patronun gözüne batıyor” dedi.
Bu dayatmanın sözleşme öncesi ücretlerin tümünü aşağı çekmek için yapıldığını söyleyen işçi, “Şimdi benim maaşımı aşağı çekecekler, ben o maaşla sözleşmeye gireceğim. Zaten anketler ve taslak tartışmaları ortada. Anketlerde bile en fazla yüzde 45+ seçeneğini koymuş sendika. Onun dışında zaten düşük zamma ikna etmeye çalışıyorlar. Yüzde 30 alırsak öpüp başınıza koyun diyorlar. Ben düşürülen maaşımla Yüzde 30 alsam ve iki yıl bu sözleşme üzerinden maaşımı alsam şu anki maaşımı yakalayamıyorum. 2 yılın sonunda neredeyse 4 yıl geriye gitmiş olacağım” diye konuştu.
‘Türk Metal görmezden geliyor’
Süreçle ilgili Türk Metal’in sessiz kaldığını ve işçileri bu dayatmayla baş başa bıraktığını söyleyen işçi, “Sendika tüm gelişmelerin farkında ve üç maymunu oynuyor. Sendikacılara gidip ne yapalım diye soran işçileri cevapsız bırakıyorlar. 280 kıdemli işçi sözleşme öncesi işten çıkarılıyor, kimisinin ücreti düşürülüyor ve sendikanın bu duruma dair tek bir adım attığı yok. İşçiler bu kadar zor durumdayken ve ne yapacağını bilemezken sendikacılar patronla işçiyi baş başa bırakıyor. Mahkemeye verin diyorlar. Sendikacılar işten atılacak olan işçileri bir araya getirse, sürece dair bilgilendirme yapsa, bu durumu engellemek için birlikte hareket etmemiz gerektiğini ve mücadele etmemiz gerektiğini anlatsa bu işçilerin çoğu direnirdi. Ama yapacak bir şey yok deyip işçileri yalnız bırakıyorlar. Bugün işime sahip çıkmayan sendika yarın sözleşmede ücretlerimi nasıl koruyacak ki zaten?” dedi.
‘Sözleşme öncesi gözdağı’
Bu gelişmelerin MESS sürecini de etkileyeceğini düşünen bir işçi şunları söyledi: “Anketler dağıtıldı. Bizim taleplerimizi görmek için yaptılar ama en fazla yüzde 45 yazıyor ankette. Anketler merkeze nasıl gönderiliyor bilmiyoruz. Şeffaf bir süreç olmuyor. Bizim gerçek taleplerimiz taslak ve imzalanan sözleşmelere yansımıyor. Ücretler ortalama 45-55 bin bandında ve sıkça dillendirilen zam oranı alınırsa maaşlar yoksulluk sınırının altında kalacak. Ve iki sene bu ücretlerle çalışacağız. Biz çok ağır koşullarda çalışıyoruz. Her gün ölüm ve kaza riskiyle çalışıyoruz. Ama bizi işten atma tehditleriyle bu koşullarda düşük ücrete razı etmek istiyorlar. Mücadelenin önünü kesmek için sözleşme öncesi gözdağı veriliyor.”
‘Kendi birliğimizi kurup mücadele etmeliyiz’
“İşçi olmadan sendikanın ne anlamı olur?” diyen işçi sendikacılara öfkenin yüksek olduğunu söyledi. “İşçiler sendikacılara soru soruyor, talepte bulunuyor, tepki gösteriyor ama karşılık alamıyor. Temsilcilere ‘Bir gün sana da bu sıkıntılar denk gelir’ diyoruz, gülerek ‘Bize bir şey olmaz’ diyorlar. Kendilerini nasıl garanti altına aldılarsa hem bunu rahatlıkla söylüyorlar hem de bizimle dalga geçiyorlar” diyen işçi patronun dayatmalarına ve sendikacıların tutumuna karşı da mücadele etmek gerektiğini söylüyor.
Daha önceki mücadele süreçlerinden bahseden işçi, “Önceki sözleşme süreçlerinde de benzer şeyler yaşandı. Bazı işçileri sözleşmeden faydalanmaması için ara kadroya alıyorlar. Patronda oyun bitmiyor, bizim maaşlarımız üzerinden maliyetlerini düşürmek için her yolu deniyorlar. Bizim bunlara, sendikanın bu tutumlarına karşı kendi birliklerimizi kurup istediğimizi almak için mücadele etmemiz gerekiyor” dedi.
{{564506}}
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et