31.07.2025 02:55

Ankara Barosu, 19 Mart eylemlerine ilişkin raporunu açıkladı

Ankara Barosu, 19 Mart eylemlerindeki hak ihlallerine ilişkin raporunu açıkladı: "Yargı, barışçıl protesto hakkını kullanan kişilere değil, onları hedef gösteren kişilere karşı adli süreç yürütmeli."

Ankara Barosu, 19 Mart eylemlerine ilişkin raporunu açıkladı

Fotoğraf: ANKA

Ankara Barosu Toplumsal Dava ve Hukuk Araştırmaları Merkezi (TODAM), Ankara’da yapılan 19 Mart eylemleri sırasında uğranılan hak ihlallerine ilişkin raporunu açıkladı. Eylemler sırasında işkence ve kötü muamele yasağının, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının, düşünceyi açıklama ve yayma ile seyahat hürriyetlerinin ihlal edildiğine yer verilen raporda, "Yargı, barışçıl protesto hakkını kullanan kişilere karşı değil, onları hedef gösteren kişilere karşı adli süreç yürütmelidir" denildi.

TODAM'ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart tarihinde gözaltına alınması üzerine Ankara’da yapılan eylemlere ilişkin raporu basın açıklamasıyla kamuoyuna duyuruldu.

Ankara Barosu Eğitim Merkezi (ABEM) Avukat Atilla Sav Sergi Salonu’ndaki basın açıklamasına Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu, TODAM Başkanı Eren Gönen, Ankara Barosu Saymanı Ülkü Gediklioğlu Algül, Yönetim Kurulu Üyeleri Ömer Ata, Eda Çabuk Türkeri, Osman Umut Karaca ve İsmail Can Çakır katıldı.

Baro Başkanı Köroğlu, şunları söyledi:

"Bu raporumuzu TBMM komisyonlarına iletmeyi, adli ve idari makamlara yol gösterici olması, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Merkezi Komiserliğine iletilmesini amaçlıyoruz. Hak ihlallerinin peş peşe yaşanması, kamu otoritelerinin bu protestoları hedef alan açıklamalarda bulunması ne yazık ki gerginliğin daha fazla artmasına sebebiyet veriyor. Oysa temel hak ve özgürlüklerimizin kullanılması noktasında idarenin daha çözümcü ve engelleyici davranışları olmadan yürütmesi gereken bir süreç olduğunu düşünüyoruz. O yüzden bu raporun bundan sonraki süreçlere ışık tutmasını istiyoruz. AİHM’in bu konudaki kararları dikkate alınarak müdahale sonrası etkili soruşturmaların garanti edilmesi, kırılgan gruplar dediğimiz çocuklar, kadınlar, yaşlılar, astım hastaları gibi öncelikli konularında önlem alınması, kolluk kuvvetlerinin müdahale konusunda mevzuatlarının daha net belirlenerek bu konuda eğitime tabi tutulmaları gerektiğini düşünüyoruz. Bu raporu biraz da bu amaçla hazırladık.”

Toplumsal Olay Takip Raporu

Toplumsal Olay Takip Raporu’nda 19-29 Mart arasında Ankara’da yapılan eylemlere yönelik kolluk müdahalesinde tespit edilen hak ihlallerine yer verildi. 150 sayfalık raporda olaylar, tanık beyanları, kamu otoritelerinin aldığı tedbirler, tespit edilen ihlaller aktarıldı. Raporda tespit edilen ihlaller kötü muamele yasağı, ifade özgürlüğü, barışçıl toplanma özgürlüğü, savunma hakkı ve sendikal örgütlenme hakkı başlıkları altında kategorize edildi.

"Kolluk kuvveti kask numarası veya sicil numarası taşımadı"

Kolluk kuvvetinin kask numarası veya sicil numarası taşımadığı, kolluk kuvvetinin kullandığı ekipman ve donanımların kimlik tespitini zorlaştırdığı ve hatta belli durumlarda imkansız kıldığı, bu nedenle göstericilere yönelik şiddet eylemlerinde bulunan kolluk görevlilerinin tespit edilemediği vurgulandı. Raporda eylemin dağılması sırasında ise güvenli çıkış hattı açılmadığı, bu nedenle vatandaşların “kapan” uygulamasına maruz kaldığı bildirildi. Raporda ayrıca üniversitelerin önünde gerçekleştirilen barışçıl gösterilerde öğrencilerin kampüse giriş ve çıkışlarının engellendiği; eğitim, barınma ve serbest dolaşım hakkına ilişkin orantısız kısıtlamalarda bulunulduğu tespit edildi.

"Gözaltına alınan bireyler ıslak kıyafetle bekletildi"

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını kullanan kişiler ve kimi zaman da beyanlara göre yürüyüşlerle alakası olmayan kişiler hakkında yakalama ve gözaltı işlemi yapıldığı kaydedilen raporda, gözaltı süreçlerinde avukat-müvekkil gizliliğinin ihlal edildiği, gözaltına alınan bireylerin ıslak kıyafet ile bekletildiği, avukatların görev yapmalarının engellendiği ifade edildi.

Raporda Ankara Valiliği tarafından 21-25 Mart arasında protestolar ve basın açıklamalarının yasakladığı anımsatıldı.

"Müdahale sonrası etkili soruşturmalar garanti edilmeli"

Raporun sonuç ve tavsiyeler bölümünden öne çıkanlar ise şu şekilde:

  • Kamu otoritelerinin protestoları hedef alan söylem ve eylemleriyle eş zamanlı başlayan yargısal işlemler, güvenlik tedbirleri barışçıl eylem hakkının ve ifade özgürlüğünün kullanılmasının engellenmesi sonucunu doğurmaktadır. Raporlamanın esas aldığı tarih aralığında insan hakları savunucularının yüz yüze kaldığı ceza soruşturmaları, yargılamalar, tutuklamalar, hükümler, münferit hadiseler olarak telakki edilmek için çok fazla sayıda ve süreç içerisinde bu durumu aşan bir sonuç ortaya koymaktadır. 
  • Müdahale sonrası etkili soruşturmaların garanti edilmesi ve başta çocuklar, yaşlılar, astım hastaları gibi daha kırılgan grupların sağlığını önceleyen önlemlerin alınması, bu müdahale biçimlerinin uygulanması hâlinde ortaya çıkan yaralanmaların belgelenmesi, sağlık müdahalelerinin sağlanması ve olayların kayıt altına alınması da ayrıca birer zorunluluktur.
  • Barışçıl gösteriye orantısız güçle müdahale eden kolluk görevlilerine karşı, idari-cezai yaptırım sistemleri ve caydırıcı mekanizmalar geliştirilmelidir.
  • Tespit edilen hak ihlallerinin ihbar ve şikayet olarak kabul edilmesi ile görev ve yetki kapsamını aşan müdahalelerden sorumlu kolluk kuvveti memur ve amirleri hakkında disiplin soruşturması açılmalı ve uluslararası standartlar seviyesinde yürütülecek bağımsız, adil ve etkili soruşturmalar şeffaf bir biçimde kamuoyu ile de paylaşılmalıdır.
  • Basının görüntü almasının engellenmesine yönelik eylemlerle basın özgürlüğünün ve düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanmasından kaçınılmalıdır.
  • Barışçıl eylemlere yönelik bir sendika açıklamasının ve üyelerinin bir kısmına yönelik çağrısının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından suç olarak nitelendirilmesi ve merkez yürütme kurulu üyeleri hakkında soruşturma başlatılması örgütlenme özgürlüğü ve sendika hakkının ihlali niteliğinde olduğu değerlendirilmektedir.
  • Toplantı ve gösteriler esnasında kolluk güçlerinin bilgilendirme yapmadan ses ve görüntü kaydı almasının önlenmesi, bu yöntemin barışçıl eylemin kanunsuz olduğu gerekçesiyle gösterilere katılan kimseleri bu hakkı kullanmaktan caydırmak amaçlı bir baskı aracı olarak kullanılmasından kaçınılması tavsiye edilmektedir.
  • Gözaltı işlemini gerçekleştiren savcılık ve emniyet birimleri, kişilerin kanunda yazdığı şekilde hukuki ve fiziki güvenliğini sağlamak üzere işlem gerçekleştirmelidir. Yetersiz personel ve yetersiz kaynak durumlarında dahi kişilerin usuli güvenceleri yerine getirilmelidir.
  • Yargı, barışçıl protesto hakkını kullanan kişilere karşı değil, onları hedef gösteren kişilere karşı adli süreç yürütmelidir. İdare, herkese karşı eşit yaklaşmalı ve ayrımcılık yasağını ihlal etmemelidir.
  • İfade etmek gerekir ki yargının bağımsızlığı sağlanmalıdır. Yargı bağımsızlığı üzerinde şaibe yaratacak karar ve işlemlerden kaçınılmalıdır.
  • Barışçıl protesto hakkını kullandığı için gözaltına alınan kişiler, emniyet ve adliye birimlerinde bekletilmemeli, özgürlüklerine kavuşmaları geciktirilmemelidir. Nitekim adli kontrol tedbirleri ve tutuklama kararları bir cezalandırma aracı olmamalıdır.
(ANKA)
09.02.2026 09:58

İstanbul’da planlı elektrik kesintisi: 19 ilçe etkilenecek

BEDAŞ, bakım ve yatırım çalışmaları nedeniyle 9 Şubat’ta İstanbul’un 19 ilçesinde günün farklı saatlerinde planlı elektrik kesintisi uygulanacağını duyurdu.

İstanbul’da planlı elektrik kesintisi: 19 ilçe etkilenecek

Fotoğraf: Evrensel

08.02.2026 21:15

CHP'lilerden Keçiören Belediye Başkanının istifasına tepki: Kendi kişisel ikbali için

CHP’liler Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP'den istifasına "Halkın oylarıyla seçilen bir belediye başkanının kişisel çıkar için istifa etmesi siyasi ahlakla bağdaşmaz” diyerek tepki gösterdi.

CHP'lilerden Keçiören Belediye Başkanının istifasına tepki: Kendi kişisel ikbali için

Murat Emir / ANKA

09.02.2026 11:00

Özgür Özel'den Mesut Özarslan yorumu: Demek ki bunu bir yerden kıstırmışlar

CHP Lideri Özgür Özel, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'a mesajları için "Aileye, anneye, manevi değerlere küfür yok", istifa kararı için de "Demek ki bunu bir yerden kıstırmışlar. 'Ya AK Parti'ye geçeceksin ya Silivri'ye…' Gördüğüm o" dedi.

Özgür Özel'den Mesut Özarslan yorumu: Demek ki bunu bir yerden kıstırmışlar

Fotoğraf: @OzarslanMesut/X

09.02.2026 11:52

İran’da Reform Cephesi Başkanı Azer Mansuri gözaltına alındı

İran’da Reform Cephesi Başkanı Azer Mansuri ve cephenin 3 önemli isminin, Devrim Muhafızları Ordusu tarafından “anayasaya aykırı tutum” gerekçesiyle gözaltına alındığı bildirildi.

İran’da Reform Cephesi Başkanı Azer Mansuri gözaltına alındı

Fotoğraf: Aerra Carnicom/Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!