27.07.2025 10:07 / Güncelleme: 12:37

Devletin kamu emekçisi kadınlara sunduğu: Kırk katır mı kırk satır mı?

Emekçiler yönetmelikle yarım maaş, yarım sosyal hak ve ötelenmiş emeklilik ile çocuklarının bakımı arasında bir tercihe zorlanacak.

Devletin kamu emekçisi kadınlara sunduğu: Kırk katır mı kırk satır mı?

Şükran Doğan
[email protected]


Çocuğu ilkokul yaşına gelene kadar devlet memurlarına yarı zamanlı çalışma düzenlemesi, bir torba yasa ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na 29 Ocak 2016 tarihinde eklenmişti. Dokuz buçuk yıl sonra yasanın kullanımına dair yönetmelik yayınlanmış oldu.

Çocuk bakımının çalışan tüm emekçi aileler ve bekar ebeveynler açısından ciddi bir sorun olduğunun bilinmesine rağmen iktidarın memurlara müjdesi kırk katır mı kırk satır mı oldu.

Çalışanların iş yerinde ya da iş yerine yakın ortak mekanlarda kreş, gündüz bakım evi, etüt merkezi gibi ihtiyaçlarının çalıştıkları kamu kurumlarınca çözülmesi gerekirken, sorunları ile baş başa bırakılan emekçiler, yönetmelikle yarım maaş, yarım sosyal haklar ve ötelenmiş emeklilik ile çocuklarının bakımı arasında bir tercihe zorlanacak. İş yerlerinden kreş, emzirme odası vb. istemeleri halinde yasanın/yönetmeliğin kendilerine hatırlatılması da muhtemel.

Çocuk bakımı kişisel bir sorun değil

Bugün özel kreş ücretleri emekçiler açısından çok yüksek fiyatlı. Yoksulluk sınırının oldukça altında kalan ücretlerinin yarısından fazlasını kreşlere vermek zorunda kalmalarının yanı sıra kreşlere de güven duymakta zorlanıyorlar. 0-3 yaş kreşler çok yaygın olmadığı gibi hem daha pahalı hem de bu yaştaki çocukları için ebevenylerin güven duygusu ağır basıyor.

Bekar ebeveynler içinse durum daha zor. Özellikle boşanmış ebeveynlerde çocukların genellikle annede olduğu gerçeğinden hareketle, bekar annelerin hem çocuk bakımı ile ilgilenmesi hem de çalışması fiziksel ve ekonomik zorluklarla dolu.

Bugün birçok aile hâlâ kendi ebeveynlerinden yardım almak durumunda kalıyor ya da ekonomik koşullarına göre bakıcı tutuyor. Bakıcı söz konusu olduğunda da gözü arkada kalıyor. Hiçbir olanağı olamadığında, biraz büyüyünce çocuklarını evde bırakanlar, küçüğü büyüğe emanet edenler var.

Aileler için büyük sorun teşkil eden çocuk bakımının tamamen ailenin, aslında kadının üzerine yıkılmaktan çıkarılması, devletin yükümlülüklerini yerine getirmesi ile mümkündür.

Bakım hizmetlerinde devlet eliyle özelleştirme

Özelleştirme politikalarından kamudaki kreşler de nasibini aldı. Bir zamanlar birçok kamu kuruluşunun kendi içinde kreşleri bulunmaktaydı. 1990’lı yıllarda Sosyal Hizmetler Kurumunun az da olsa bulunan kreşlerinden hem o kurumun çalışanlarının çocukları hem de ihtiyacı olan ailelerin, bekar ebeveynlerin çocukları yararlanırdı. Bugün adı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olan aynı kurumun sitesinden şöyle yazıyor: “Özel kreş ve gündüz bakımevleri ile özel çocuk kulüplerinde yüzde üç oranında ücretsiz bakım yardımı kontenjanı Bakanlığımız için ayrılır.” Kapatılan kamu kreşlerinin yerini özeller alırken kamu da onlardan kontenjan alır hale gelmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 191. Maddesi’nde “Devlet memurları için lüzum ve ihtiyaç görülen yerlerde çocuk bakımevi ve sosyal tesisler kurulabilir…” hükmü yer alır.

Yasaya dayanılarak 8 Aralık 1987 tarihli ve 19658 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelikte açılacak bakımevi için “… kurumca istihdam edilen memurların 0-6 yaş grubuna giren en az 50 çocuğu için kurumun idari ve mali işlerle ilgili birimine bağlı olarak açılabilir” denilmektedir.

Her iki hüküm de kesinlik ifade etmediği gibi, çalışan sayısını baz almazken 50 çocuk olsa dahi keyfiyete bırakmaktadır. Kaldı ki daha yakında Ege Üniversitesi kreşi önce kapatılmak istenmiş daha sonra özele devredilerek kamunun çocuk bakımından çekilmesinin bir örneğini daha göstermiştir.

Çocuk bakım sorununu devlet çözemez mi?

Peki kamuya ait kreşler, çocuk bakımevleri, etüt merkezleri, iş yerlerinde emzirme odaları açılamaz mı? Bunlar yapılamayacak şeyler değildir. Eğer 2008 yılında kamu kurum ve kuruluşlarında 497 kreş varsa ve 2016’da bu sayı 56’ya düşmüşse bu, sermaye iktidarının bilinçli tercihinin ve özelleştirme politikalarının sonucu olmuştur. Bugün sağlıklı veriler elimizde olmasa da 56 da artık hayali bir rakamdır. Kamu kurumlarında kreşlerin bulunması özel sektörün de kreş açması için emsal teşkil edebilmekteydi.

Buradan çıkaracağımız sonuç bir zamanlar kamunun kreş açmak durumunda kaldığıdır. İşçi ve emekçilerin mücadelesinin yüksek olduğu, ücretlerin yanında sosyal hakların da kazanıldığı mücadele dönemlerinin ürünü olarak görmeliyiz bu durumu.

İktidarın sermayeye bitip tükenmeyen teşviklerinin bir kısmını bile emekçilerin bu taleplerinin gerçekleşmesine çevirebilmek mücadeleyi gerektiriyor. İş yerlerinde statü ve işçi-memur ayrımı yapılmaksızın birlikte bir mücadele. On binlerle çalışanın bulunduğu şehir hastanelerinde, devasa vergi dairelerinde, üniversitelerde, bakanlıklarda, onlarca okulların bulunduğu semtlerde...

Kreşlerin açılması önündeki engel, her şeyi özel sektöre havale eden ekonomi politikalardır. Devletin iş yerlerinde, mahallelerde, taşra ilçelerde çocukların bakılacakları ulaşılabilir, nitelikli kurumları açması kamu kurumlarında çalışan tüm emekçilerin ortaklaşması, dayanışması, örgütlenmesi ve mücadelesi ile olabilir. Aile on yılını ilan eden ve sürekli üç beş çocuk isteyen Erdoğan ve iktidarını bu konuda zorlayabilecek yegane yol budur.

Çocuk bakımının kadının üzerine yıkılmış olması, sorunun toplumsal mücadele yönünü zayıflatmakla birlikte; yoksulluğun giderek ağırlaşması, ücretlerin düşmesi, bakım ücretlerinin artması, sağlıklı, nitelikli, güvenilir bakım hizmeti bulmakta yaşanan güçlükler, doğum izinlerinin yetersizliği vb. etkenler mücadele dinamiklerini de geliştirmektedir.

Kamuda 4 milyona yakın memur/kamu emekçisi çalışmaktadır. Yaklaşık yüzde 40-42’ si kadındır. Memur statüsü dışında çalışanları da dahil ettiğimizde sayı daha da yükselecektir. İlkokula kadar geçen altı yedi yılını bile saysak iş ve çocuk bakımı arasına sıkışılmış bu kadar yılı, ebeveynlerin kendi kısıtlı olanakları/olanaksızlıkları ile geçirmemesi için aşağıdaki talepler için mücadelenin yükseltilmesinden başka yol görünmüyor:

  • Doğum öncesi sekiz, doğum sonrası 24 haftalık analık izni
  • Doğum sonrası altışar ay devredilemez ebeveyn izni
  • İstihdam biçimine bakılmaksızın tüm çalışanların yararlanacağı ücretsiz, nitelikli kreşler ve çocuk bakım evleri
  • 24 saat hizmet veren kurumlarda 24 saat kreş ve bakımevi hizmeti
  • Mahallerde kreş ve bakım evleri
  • Etüt merkezleri 
  • İnsanca yaşanacak ücret

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
03.02.2026 15:30

TÜİK enflasyon sepetini güncelledi: Konutun payı düştü, ulaştırma yükseldi

TÜİK, TÜFE’de baz yılı 2025 olarak değiştirirken sepet ve ağırlıkları da güncelledi. Konut ve enerji harcamalarının payı düşürüldü, ulaştırma ve lokanta-konaklama harcamalarının ağırlığı artırıldı.

TÜİK enflasyon sepetini güncelledi: Konutun payı düştü, ulaştırma yükseldi

Fotoğraf: İBB Basın Danışmanlığı

04.02.2026 15:40

Özgür Özel Hatay’da: Mecliste komisyon kurulması çağrısı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla geldiği Hatay’da Defne Belediyesi’ni ziyaret etti ardından depremzede yurttaşlarla bir araya geldi.

Özgür Özel Hatay’da: Mecliste komisyon kurulması çağrısı

Fotoğraf: ANKA

04.02.2026 16:17

Renato Nhaga Galatasaray için İstanbul'a indi

Galatasaray’ın transfer gündemindeki Gine-Bissau'lu orta saha Renato Nhaga, Portekiz’den İstanbul’a geldi. 18 yaşındaki futbolcu, havalimanında kısa bir açıklama yaptıktan sonra alandan ayrıldı.

Renato Nhaga Galatasaray için İstanbul'a indi

Fotoğraf: AA

04.02.2026 15:50

Ege’de mülteci katliamı protesto edilecek: Örtbasa geçit yok!

Yunanistan sahil güvenlik gemisinin, Sakız Adası açıklarında bir mülteci botuna çarpması sonucu 15 mülteci öldü. Yetkililer olaya “kaza” derken, "Ört basa geçir yok" diyen sol, sosyalist güçler ise birçok kentte protesto gösterileri düzenleyecek.

Ege’de mülteci katliamı protesto edilecek: Örtbasa geçit yok!

Fotoğraf: DHA

04.02.2026 17:25

Böcek ailesinin ölümüyle ilgili iddianame hazır: Otel ve ilaçlama firmasına hapis istemi

Almanya’dan tatil için geldikleri İstanbul’da hayatını kaybeden Böcek ailesine ilişkin soruşturma tamamlandı; otel ve ilaçlama firması yetkilileri hakkında ağır suçlamalar yöneltildi.

Böcek ailesinin ölümüyle ilgili iddianame hazır: Otel ve ilaçlama firmasına hapis istemi
04.02.2026 15:50

Sosyal medya fenomeni Mükremin Gezgin adliyeye sevk edildi

Ünlü isimlere yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan sosyal medya fenomeni Mükremin Gezgin, İstanbul Adliyesine sevk edildi.

Sosyal medya fenomeni Mükremin Gezgin adliyeye sevk edildi

Sosyal medya X'te paylaşılan videodan ekran görüntüsü alınmıştır.

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!