İklim Kanunu görüşülürken işgal yasası hazırlıkları devam ediyor | Şirketlere ‘süper yetki’, halka mülksüzlük
İklim kanunu ve ardından görüşülmesi planlanan ‘işgal yasası’nı konuştuğumuz Avukat Arif Ali Cangı bu yasaların ülkenin ormanlarını, meralarını ve zeytinliklerini nasıl talana açacağını anlattı.
Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel
Özlem Songül Abayoğlu
[email protected]
TBMM Genel Kurulunda iklim kanunu görüşülürken ve ardından “işgal yasası” olarak anılan maden ve enerji projeleri için süper izin kanunun Genel Kurula gelmesi planlanırken çevre davalarında gönüllü avukatlık yapan Arif Ali Cangı ile yasaları konutuk.
İklim kanunu komisyona sunulduktan sonra muhalif milletvekillerinin ve çevre örgütlerinin tepkileri sonucu değiştirilmek üzere geri çekilmişti. Şimdi yeni olduğu söylenen bir teklif yeniden Meclisin gündeminde. Kanunda değişen ne oldu?
Meclis Genel Kurulunda ilk 16 maddesi kabul edilen iklim kanunu teklifi ile daha önce çekilen teklifin arasında hiçbir değişiklik yok. Demek ki daha önce Genel Kuruldan komisyona çekilmesinin asıl amacı ortaklaşmak değil, tepkilerin dinmesini beklemekmiş. Teklifin hazırlanma süreci asıl amacını da ele veriyor. Çevre, ekoloji ve iklim hareketlerinden gizlenen taslak iklim kanunu ilk olarak, 18 Ağustos 2023’te, Ankara Sanayi Odası (ASO) sitesinden yanlışlıkla paylaşıldı. Kamuoyuna sızdığı yere bakıldığında, çıkartılmak istenen kanunun kimin çıkarına olacağını gösteriyordu. Nitekim yasa teklifinin daha amacını düzenleyen 1. maddesinde, iklim değişikliği ile mücadele ’yeşil büyüme vizyonu’na bağlanmış. Doğal varlıkların yağmalanması, ekolojik yıkımın kılıfı olan “sürdürülebilir kalkınma” anlayışının yeşile boyanmasıyla bir şey değişmeyecektir.
‘Fütursuzca talanın önünü açıyor’
Peki bu kanunun amacı nedir?
Teklifte 2053 net sıfır emisyon hedefinden söz ediliyor. Net sıfır emisyon hedefi için ülkenin kalkınma öncelikleri ve özel koşulları göz önünde bulundurulacak, kamu yararı gözetilecekmiş. Ama bunun nasıl olacağına dair teklifte somut hiçbir şey yok. Kanun teklifinde fosil yakıttan çıkışa ilişkin hiçbir düzenleme yok. İklim değişikliğinin müsebbibi olan politikaları uygulayan yürütme organı tarafından oluşturulan Karbon Piyasası Kurulu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği başkanının başkanlığında sanayi, ticaret ve finans kuruluşlarından oluşan Danışma Kuruluyla iklim değişikliğinin önüne geçilemez. Ayrıca iklim değişikliğine yol açan kent politikalarından, endüstriyel hayvancılıktan, ekokırımdan hiç söz edilmiyor. Ekokırım suç olarak kabul edilmeden iklim değişikliğinin önüne geçilmesi mümkün değildir.
‘Ormanlarda 2 yıl bedelsiz madencilik’
Bu torba yasalar içerisinde hangi maddeler var ve nelere yol açacak?
Süper izin teklifinin 1.maddesinde Çevre Kanunu’nun 10. maddesinde değişiklik yapılması öngörülüyor. Bununla ÇED kararı olmadan, her türlü izin, ruhsat verilebilecek, yatırıma başlanabilecek. Örneğin 25 hektardan aşağı arazi yüzeyindeki açık maden işletmeleri, maden arama projeleri, asbest içeren yapı ve tesislerin sökülmesi, ham deri işleme tesisleri için ÇED yapılmadan her türlü izin ve ruhsat verilecek. Değişiklik ile ÇED Yönetmeliği ek-1 listede yer alan ÇED zorunlu projeler için de ÇED olumlu kararı beklenmeden onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı, yatırıma başlama ve ihale başvuruları yapılabilecek.
Teklifin 2 ve 3.maddeleri ile Maden Kanunu’nun 3.ve 7. maddelerinde yapılacak değişikliklerle süper izinler süreci başlıyor. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) artık, madencilere her türlü izinleri alınmış ruhsatlar hazırlayacak. MAPEG’in istediği izin için ilgili kurum dört ay içinde kararını bildirmezse izin vermiş sayılacak. Devlet ormanlarında 2 yıl süreyle bedelsiz madencilik izni verilebilecek. Arama faaliyeti için izin verilen yerlerde işletmeye mutlaka izin verilecek. Ruhsatlı maden sahalarında arkeolojik sit kararı verilirse, proje sahibi şirkete yatırım giderleri tutarında tazminat ödenecek. Orman Genel Müdürlüğünün verdiği orman tahsis izinleri ÇED yönünden uygun görüş sayılacak.
Altın, gümüş, bakır, kurşun, çinko, demir, krom, linyit ve taş kömürü gibi madenleri kapsayan IV. grup madenler ile bu teklifle yasaya giren stratejik veya kritik madenlere yasal idare ve kurumlar tarafından izin verilmemesi halinde, her şeye rağmen izin verecek bir kurul oluşturuluyor.
Teklifin 4. maddesi ile Maden Kanunu’nun 8. maddesinde stratejik veya kritik madenler başlıklı yeni bir düzenleme getiriliyor. Arz kesintisi veya yüksek fiyat artışı halinde ciddi ekonomik sorunlar veya güvenlik zafiyeti doğabilecek, sanayi üretiminin temel girdilerinden olan ve yüksek arz riski taşıyan madenler, kritik maden olarak kabul edilecek. Yüksek öneme sahip olan ve iç veya dış etkenler nedeniyle arzı kısıtlanabilecek madenler, stratejik maden olarak kabul edilecek. Bunlara Milli Savunma Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı karar verecek. Bu madenler için acele kamulaştırma yoluna gidilebilecek. Madeni çıkartan ve işleyen şirketlere, önceki yıl üretim miktarının yüzde 10’unu stoklamasına izin verilebilecek.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et