02.07.2025 22:43 / Güncelleme: 03.07.2025 00:33

Birçok kentte Madımak Katliamı'nda yaşamını yitirenler anıldı

Madımak Katliamı'nın 32'nci yılında yaşamını yitirenler anıldı: "Sivas'ın hesabı sorulana, gerçek failler yargılanana ve Madımak Oteli 'Utanç Müzesi'ne dönüştürülene dek mücadelemiz sürecek"

Birçok kentte Madımak Katliamı'nda yaşamını yitirenler anıldı

Fotoğraf: Evrensel

Sivas'ta 33 sanatçı ve aydının yakılarak öldürüldüğü Madımak Katliamı'nın 32'inci yılında hayatını kaybedenler birçok kentte düzenlenen açıklamalarla, yürüyüşlerle anıldı.

İstanbul | “Katliamın sorumlularından hesap soracağız”

""

Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler, Kocamustafapaşa Meydanı’nda anıldı.

Fatih Dayanışması tarafından düzenlenen anmada, ayrıca yazar Adnan Özyaçıner de katıldı. 
Açıklamada, “Bugün katliamın yıl dönümünde yitirdiğimiz 33 canımızı hatırlatıyor, gerçek adaleti sağlayana dek mücadele edeceğimizi ve öfkemizi diri tutacağımızı bir kez daha yineliyoruz. Bu katliama giden yollar açıkça egemenler tarafından döşenmiş, birlikte yaşam, Alevi kültürü, kardeşlik ve özgürlük hedef alınmıştır. İşte katlettikleri canlarımız yaşamları boyunca bu değerleri inşa etmeye çalışmış, bunun mücadelesini vermişlerdi. Onlar toplumda körüklenmeye çalışan nefrete, ayrımcılığa ve tek tipçiliğe karşı insan haklarının, toplumsal barışın, özgürlüğün ve demokrasinin safında durdular” denildi.

İktidarın nefret politikalarıyla, ötekileştirici ve inkarcı söylemleriyle hayatın her alanını kuşatmaya çalıştığı ifade edilen açıklamada, “O gün, katliam naraları atanlara, ‘bu bina yanacak’ söylemleriyle nefret ve şiddet eylemi yapanlara açılan sokaklar devletin Madımak katliamıyla olan ilişkisini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu provokasyon Sivas Katliamı’ndan 2 gün, Saraçhane Direnişi için gerçekleştirilecek 100. Gün eyleminden bir gün önce gerçekleştirilmiştir. Burada ne amaçlandığını görüyor, korku, baskı ve sindirme politikalarınızla yılmayacağımızı, adalet, eşitlik ve barış için mücadele etmeye, meydanları faşist çetelere terk etmeyeceğimizin altını çiziyoruz” diye belirtildi. 

Açıklamada son olarak şunlar kaydedildi: “Bu topraklarda ezilmiş, ötekileştirilmiş olan ne varsa bizimdir, sahip çıkacağız. Katliamın sorumlularından hesap soracağız.”

İstanbul Kocamustafapaşa'da Madımak anması:

"Katillerden hesap soracağız"https://t.co/7hYeo1ghtm pic.twitter.com/9xLAxXjxlw

— Evrensel Gazetesi (@evrenselgzt) July 2, 2025

Ayrıca Sarıgazi ve Sultangazi'de de Madımak Katliamı'nda yaşamını yitirenler anıldı; katliamlar lanetlendi.

Sultangazi'de Gazi Cemevi önünde yapılan anmada CHP Sultangazi İlçe Başkanı Kemal Avseren de konuştu. "Aradan 32 yıl geçti ama yara hala aynı tazeliğini koruyor. Bugün bu caddelerin hepsinin tıka basa dolu olmasını isterdim. 32 yıl önce yapılan vahşet Taksim'de yine sergilenmeye çalışıldı. Duyarlılıklarımızı en üst düzeyde tutmakla yükümlüyüz" dedi. 

"Sivas şehitleri ölümsüzdür", "Sivas'ı unutma unutturma" sloganları atıldı.

İstanbul Sarıgazi'de Madımak Katliamı'nda yaşamını yitirenler anıldı:

"Katillerden hesabı emekçiler soracak"https://t.co/7hYeo1ghtm pic.twitter.com/xICwvdz1R7

— Evrensel Gazetesi (@evrenselgzt) July 2, 2025

Ankara | "Katliamların hesabını soracağız" 

""

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği'nin çağrısıyla Madımak'ta katledilenler adına anma mitingi düzenlendi.Tertip komitesi adına konuşan Özgür Doğan, "32 yıl önce Sivas'ta yakılan ateş, bugün hâlâ kalbimizde yanıyor. Ama o küllerin içinden yeniden birlik, direniş ve umut yeşeriyor. Er ya da geç ama mutlaka katliamların hesabını soracağız" dedi. 

Mitinge PSAKD, AKADER, Alevi dernekleri, 10 Ekim Barış Derneği, İHD, ATO, KESK ve bağlı sendikalar, TMMOB, EMEP, Dem Parti, Sol Parti, Halkevleri ve çok sayıda kitle örgütü katıldı. Gençlik Caddesinden Tandoğan Parkına yürüyüş düzenleyen kitle sık sık  "Sivas'ı unutma, unutturma", "Sivas'ı yakanlar, AKP'yi kuranlar" "Katil devlet hesap verecek" sloganları attı.

Madımak'ta katledilen Gülsüm Karababa'nın kardeşi Nilgün Karababa, "Çok dirençli bir şekilde ailelerle birlikte bu davayı bugüne kadar taşıdık ama çoğu yol arkadaşınızı kaybettik. Adalet yerini bulmadan gittiler. Çok zor süreçler yaşadık" dedi.

Tertip komitesi adına konuşan Özgür Doğan, "Katliamın üzerinden 32 yıl geçti. Ama ne acımız azaldı, ne de öfkemiz dindi. Çünkü adalet yerini bulmadı. Katillerin büyük bir bölümü cezasız kalırken ceza alanlar affedildi, serbest bırakıldı. İnsanlığa karşı işlenmiş bir dava, zaman aşımına uğratıldı. Sivas'ın öncesinde yaşanan katliamlarla da, Sivas'la da, sonrası yaşanan katliamlarla da yüzleşilmedi. Yaşanmış hiçbir katliamla hesaplaşılmadı. Hesabı verilmedi. Çünkü katiller, bizzat siyasi iktidarlar tarafından korundu, bu tür cinayetler ve cinayet şebekeleri, gerici, ırkçı, faşist çeteler, örgütler cesaretlendirildi, dolayısıyla katliamlar teşvik edildi. Katiller ve onları koruyup kollayanlar, devlet protokollerinde yer buldu. Sivas Madımak Katliamı buna verilecek en bariz örnektir. Sivas katilleri ve onları savunan avukatlar el üstünde tutuldu, ödüllendirildi. Çünkü Sivas'ı yakanlar da aklayanlar da aynıydı" dedi.

Ankara'da yurttaşlar Madımak anması için sokaktaydı:

"Katliamların hesabını soracağız"https://t.co/ssZm1tgg0j pic.twitter.com/BSpVWc23Zm

— Evrensel Gazetesi (@evrenselgzt) July 2, 2025

“Sivas için adalet, herkes için adalet mücadelemizi sürdüreceğiz”

""

Yüzleşme ve hesaplaşma olmadan bu topraklara barışın, demokrasinin, gelmeyeceğini belirten Doğan , "2 Temmuz'un hesabı sorulana kadar, Sivas için adalet, herkes için adalet mücadelemizi büyüterek devam ettireceğiz. Bugün Sivas'ın katillerinin, Hizbullahçıların salıverildiği, gazetecilerin, öğrencilerin, aydınların cezaevlerinde tutulduğu, halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyumların atandığı bir karanlık dönemden geçiyoruz. Ekonomik ve sosyal kriz, adalet krizi ile gerici ve tekçi bir ablukaya dönüşürken, emekçilerin, emeklilerin, gençlerin kadınların bedeller ödeyerek kazandıkları temel hakları bir bir gasp ediliyor, en demokratik anayasal hakları kullandırılmıyor, bu düzenin devamına yönelik her türden hukuksuzluk olağanlaştırılıyor" diye konuştu. 

“Karanlık yenilecek, aydınlık kazanacak”

""

Doğan, "32 yıl önce Sivas'ta yakılan ateş, bugün hâlâ kalbimizde yanıyor. Ama o küllerin içinden yeniden birlik, direniş ve umut yeşeriyor. Mücadelemiz yalnızca geçmişin hesabı değil, geleceğin de savunusudur. Pir Sultan Abdal'ın yolu yolumuzdur, mücadele mirasını sahiplenmeye devam edeceğiz. Er ya da geç ama mutlaka katliamların hesabını soracağız. Er ya da geç ama mutlaka biz kazanacağız. İnsanlık kazanacak, karanlık yenilecek, aydınlık kazanacak. Emperyalizm yenilecek, mazlum halkların birleşik mücadelesi kazanacak. Savaş ve savaş baronları kaybedecek, barış ve bunun için mücadele eden canlar kazanacak" dedi.

Doğan'ın konuşmasının ardından semah ekibi ve Hakan Erol, Nurgül Ateş, İnan Koca ve Sercan Kurt sahne aldı.

İzmir | “Faşist ve şeriatçı kuşatmaya karşı birlikte mücadeleye”

""

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İzmir Bileşenleri, 2 Temmuz Madımak Katliamı’nın 32’inci yılında basın açıklaması düzenledi. Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde gerçekleştirilen açıklamada, basın metnini  Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkan Yardımcısı Gülbahar Kaplan okudu. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nin de katıldığı eylemde sıklıkla “Sivas’ı unutma, unutturma”, “Sivas, Dersim, Koçgiri unutulmaz hiçbiri”,  “Faşizme karşı omuz omuza”, “Şeriata, faşizme, karanlığa geçit yok” sloganları atıldı.

İzmir'de Madımak anması:

“Faşist ve şeriatçı kuşatmaya karşı birlikte mücadeleye”https://t.co/7hYeo1ghtm pic.twitter.com/v4ztBdF9l4

— Evrensel Gazetesi (@evrenselgzt) July 2, 2025

‘Katiller ve onları koruyanlar devlet protokollerinde yer buldu’

32 yıl önce gerçekleştirilen katliamın sadece Türkiye'nin değil, insanlık tarihinin kara lekesi olduğunu belirterek sözlerine başlayan Gülbahar Kaplan, “Vahşi katliamın üzerinden 32 yıl geçti. Ama ne acımız azaldı, ne de öfkemiz dindi. Çünkü adalet yerini bulmadı. Katillerin büyük bir bölümü cezasız kalırken ceza alanlar affedildi, serbest bırakıldı. İnsanlığa karşı işlenmiş bir dava, zaman aşımına uğratıldı. Sivas'ın öncesinde yaşanan katliamlarla da, Sivas'la da, sonrası yaşanan katliamlarla da yüzleşilmedi. Yaşanmış hiç bir katliamla hesaplaşılmadı. Hesabı verilmedi. Çünkü katiller, bizzat siyasi iktidarlar tarafından korundu, bu tür cinayetler ve cinayet şebekeleri, gerici, ırkçı, faşist çeteler, örgütler cesaretlendirildi, dolayısıyla katliamlar teşvik edildi. Katiller ve onları koruyup kollayanlar, devlet protokollerinde yer buldu” ifadelerini kullandı.

‘Bu düzenin devamına yönelik her türden hukuksuzluk olağanlaştırılıyor’

""

Yüzleşme ve hesaplaşma olmaksızın bu topraklara barışın, demokrasinin ve özgürlüğün gelmeyeceğini vurgulayan Kaplan, “Bugün Sivas'ın katillerinin, Hizbullahçıların salıverildiği, gazetecilerin, öğrencilerin, aydınların cezaevlerinde tutulduğu, halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyumların atandığı bir karanlık dönemden geçiyoruz. Ekonomik ve sosyal kriz, adalet krizi ile gerici ve tekçi bir ablukaya dönüşürken, emekçilerin, emeklilerin, gençlerin kadınların bedeller ödeyerek kazandıkları temel hakları bir bir gaspediliyor, en demokratik anayasal hakları kullandırılmıyor, bu düzenin devamına yönelik her türden hukuksuzluk olağanlaştırılıyor. Eğitim sisteminde dayatılan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, gerici, tekçi bir kuşatmanın başka bir adıdır. Laik ve bilimsel eğitim yerine dinsel ve mezhepçi bir müfredat getirilerek, yeni karanlıklar örülmek istenmektedir. Bu model, yeni katliamların altyapısını hazırlamaktadır” diye konuştu.

Sivas, Tokat, Malatya Erzincan’ın maden ve enerji şirketlerine peşkeş çekilmekte olduğunu kaydeden Kaplan, yapılmak istenen şeyin, sadece bir doğa katliamı değil, aynı zamanda bir inanç, kültür ve hafıza kıyımı olduğunu belirterek, “Bu düzenin adı açıkça faşizmdir. Bugün yapılan şeyin adı, açıkça şeriatçı ve faşist bir kuşatmadır. Ve biz, bu kuşatmaya karşı direnen halkların, inançların, kadınların, gençlerin yanında, halkın yolundayız” dedi.

‘Yüzleşme olmadan yapılacak her tür barış çözülmeye mahkumdur’

Sivas'ta yakılan ateşle simgeleşen bu katliamla yüzleşmeyen hiçbir iktidarın, barış ve eşit yurttaşlık iddiasında bulunamayacağını vurgulayan Kaplan, “Dersim, Çorum, Maraş, Gazi, Suruç, Roboski, Ankara Gar, Gezi ve daha bir çok katliam gibi, yaşanmış ve yaşanmakta olan her bir katliam, ülkemizin kara günleridir. Katliamlar, Alevilerin ve Türkiye halklarının kaderi değildir ve olmayacaktır. Yol önderlerimizin tarih boyunca sürdürdüğü hak ve hakikat mücadelesini büyüterek devam ettirecek ve sonunda kaybeden karanlık olacaktır. Bu ülke ve bütün halklar özgürleşecek, eşit yurttaşlığa dayalı Laik ve Demokratik Cumhuriyet mutlaka inşa edilecektir. Yolu Hacı Bektaş'tan, Dersim'den, Madımak'tan geçmeyen bir barış, Aleviler için eksik ve adaletsizdir. Başta Kürt sorunu ve Alevi sorunu olmak üzere hiçbir sorun, yüzleşme olmadan çözülemez. Aleviler her daim barıştan yanadır ancak, yüzleşme ve hesaplaşma olmadan yapılacak her tür barış daha baştan çözülmeye mahkûmdur. Bugün bir yandan da yeni anayasa tartışmaları yürütülüyor. Ama o masalarda yine Aleviler yok, emekçiler yok, kadınlar yok, Kürtler yok. Biz olmadan yazılan bir toplumsal sözleşme, ne eşit olabilir, ne özgür, ne de kardeşçe” ifadelerini kullandı.

‘Barış ve bunun için mücadele edenler kazanacak’

Son olarak faşist ve gerici kuşatmaya karşı eşit yurttaşlık, laiklik, özgürlük ve demokrasi için alanlarda olmaya devam edeceklerini kaydeden Kaplan, “Er ya da geç ama mutlaka katliamların hesabını soracağız. Er ya da geç ama mutlaka biz kazanacağız. İnsanlık kazanacak, karanlık yenilecek, aydınlık kazanacak. Emperyalizm yenilecek, mazlum halkların birleşik mücadelesi kazanacak. Savaş ve savaş baronları kaybedecek, barış ve bunun için mücadele eden canlar kazanacak. Emekten, laiklikten, eşitlikten yana olan, özgür ve kardeşçe yaşayacağımız aydınlık bir Türkiye diyen, halkına ses, karanlığa ışık olan tüm dostlarımızı faşist ve şeriatçı kuşatmaya karşı birlikte mücadeleye çağırıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

Ordu | Sivas Madımak Katliamı lanetlendi

""

Alevi Kültür Dernekleri Ordu Şubesi tarafından Ordu’da düzenlenen yürüyüşte ve sonrası yapılan basın açıklamasında 2 Temmuz 1993 Sivas Madımak katliamında katledilenler anılırken katliamcılara göz yumanlara tepki gösterildi.

Açıklamaya sendikalar, dernekler, meslek odaları yöneticileri ve üyeleri de katıldı. 19 Eylül Ortaokulu önümden başlayan yürüyüş Sırrıpaşa ve Süleyman Felek Caddelerinden Köprübaşı Ceren Özdemir Meydanına gelinerek yapılan basın açıklamasıyla sonlandı.

Yürüyüş boyunca ve toplanma yerinde “Sivas’ın ışığı karanlığı boğacak”, “Devlet baktı yobazlar yaktı”, “Hak hukuk adalet” sloganları atıldı.

Konuşma öncesi Sivas’ta katledilenlerin adları okundu, kitle “burada” diye yanıtladı.

Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Avusturalya Alevi Bektaşi Federasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri merkezleri tarafından ortak hazırlanan basın açıklamasını Ceren Özdemir Meydanı’nda Alevi Kültür Dernekleri Ordu Şube Başkanı Yaşar Özdemir yaptı.

 “İnsanlık tarihinin en kara, en utanç verici katliamlarından biridir 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı” diyerek sözlerine başlayan Özdemir, “Bu vahşi katliamın üzerinden 32 yıl geçti. Ama ne acımız azaldı ne de öfkemiz dindi. Çünkü adalet yerini bulmadı. Katillerin büyük bir bölümü cezasız kalırken ceza alanlar affedildi, serbest bırakıldı. İnsanlığa karşı işlenmiş bir dava, zaman aşımına uğratıldı. Sivas'ın öncesinde yaşanan katliamlarla da Sivas'la da sonrası yaşanan katliamlarla da yüzleşilmedi” dedi.

“Diğer katliamları da unutmadık”

Sivas Katliamı'nın tek olmadığını vurgulayan Özdemir, “Sivas, Tokat, Malatya Erzincan başta olmak üzere Alevi coğrafyası madencilik adı altında, maden ve enerji şirketlerine peşkeş çekilmekte, kutsal mekânlarımız, ziyaretgahlarımız, derelerimiz, dağlarımız, yaşam alanlarımız talan edilmektedir. Bu yapılmak istenen şey, sadece sıradan bir doğa katliamı değil, aynı zamanda bir inanç, kültür ve hafıza kıyımıdır” diye konuştu.

“Hiçbir sorun yüzleşme olmadan çözülemez”

“Başta Kürt sorunu ve Alevi sorunu olmak üzere hiçbir sorun, yüzleşme olmadan çözülemez” diyen Özdemir, bir yandan “yeni anayasa” tartışmalarını hatırlattı. Özdemir, “Ama o masalarda yine Aleviler yok, emekçiler yok, kadınlar yok, Kürtler yok! Biz olmadan yazılan bir toplumsal sözleşme ne eşit olabilir ne özgür ne de kardeşçe” dedi.

"Mutlaka biz kazanacağız"

Özdemir son olarak, “Faşist ve gerici kuşatmaya karşı eşit yurttaşlık, laiklik, özgürlük ve demokrasi için alanlardayız. Karanlığa karşı aydınlık için alanlardayız. Pir Sultan Abdal'ın yolu yolumuzdur, mücadele mirasını sahiplenmeye devam edeceğiz. Er ya da geç ama mutlaka katliamların hesabını soracağız. Er ya da geç ama mutlaka biz kazanacağız. İnsanlık kazanacak, karanlık yenilecek, aydınlık kazanacak” diye belirtti.

Çaycuma | "İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı olmaz"

""

Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliğinin çağrısıyla Çaycuma Öğretmenevi önünde yapılan basın açıklamasında Sivas'ta 2 Temmuz 1993'te, Madımak Oteli'nde yakılarak katledilen aydın ve sanatçıları anıldı. 

Basın açıklamasında konuşan Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi İsmet Akyol, "Madımak 'ta yalnızca insanlar değil; düşünce ve ifade özgürlüğü, laiklik, eşit yurttaşlık ve birlikte yaşama umudu da yakıldı. İnsanlık, kendisine karşı işlenmiş suçları asla unutmamıştır ve unutmayacaktır. Sivas katliamını ve arkasındaki zihniyeti unutmadık, unutturmayacağız." dedi.  

Akyol açıklamasında şunları söyledi: "Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen Sivas katliamının üzerinden 32 yıl geçti. 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta, göz göre göre, planlı bir şekilde 33 aydın ve 2 otel emekçisi diri diri yakıldı. Bu, münferit bir 'linç' değil; örgütlü, kışkırtılmış, cezasızlık zemininde büyütülmüş bir derin devlet operasyonuydu. Katliam öncesi günlerce dağıtılan bildiriler, yayılan yalanlar, hedef gösteren manşetler, göz yumulan gerici mitingler ve nihayetinde seyirci kalan kolluk kuvvetleri; hepsi aynı senaryonun parçalarıydı. Karanlık dehlizlerde planlanıp uygulanan katliamda, ateş sadece Madımak Oteli'ne değil, sönmemek üzere yüreklerimize de düştü.” 

Malatya, Maraş, Çorum, 1 Mayıs 1977, Beyazıt ve Gazi’yi hatırlatan Akyol, “Bu katliamlar gibi Sivas Katliamı da karanlıkta bırakılmış; arkasındaki organizasyon ve sorumlular açığa çıkarılmamış, saldırganlar engellenmemiştir. Üstü örtülen bu katliamda birkaç kişiye verilen göstermelik cezalar, sistematik cezasızlık politikasının tipik bir örneğidir” dedi. 

“Gerçek failler yargılanmadı”

Aradan geçen bunca yıla rağmen gerçek faillerin yargılanmadığını; tersine, ödüllendirildiğini söyleyen Akyol, “Katliamın ardından geçen yıllar boyunca, davanın zamanaşımı ile kapatılması için uğraşan siyasi iktidarlar, katillerin cezasız kalmasını sağlayarak adalet duygusunu bir kez daha ayaklar altına almıştır. Ancak insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı olmaz! Ne yaşadığımız acıları ne de bu acılar karşısındaki siyasi suskunluğu ve iş birliğini unutmayacağız” diye belirtti.

“Mücadelemizi sürdüreceğiz” 

Akyol son olarak şunları söyledi: “Sivas'ın hesabı sorulana, gerçek failler yargılanana ve Madımak Oteli bir 'Utanç Müzesi'ne dönüştürülene kadar bu ülkenin vicdanı olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Sivas katliamında yitirdiğimiz canlarımızın inancı, direnci ve bilincinin bizlere yol göstermeye devam edeceğine inanıyoruz. Sivas Katliamının 32. yılında, onları bir kez daha saygı, özlem ve mücadele kararlılığıyla anıyoruz."

Samsun | “Karanlığa teslim olmadık, olmayacağız!”

""

Samsun’da KESK Şubeler Platformunun çağrısıyla yapılan basın açıklamasında, katliam lanetlendi; yaşamını yitirenler anıldı.

Eski Vergi Dairesi önünde yapılan açıklamayı okuyan KESK Dönem Sözcüsü Özcan Çelik, cezasızlık politikasına dikkat çekerek, aynı zihniyetin iktidarda olduğu AKP döneminde daha da pervasızlaştığını belirtti. Aradan geçen bunca yıla rağmen gerçek faillerin yargılanmadığı hatırlatan Çelik, “Katliam sanıklarının avukatlarının AKP tarafından milletvekili, belediye başkanı, bakan ve hatta Anayasa Mahkemesi üyesi yapılması, yalnızca adaletsizliği değil, aynı zamanda ideolojik ortaklığı da açıkça ortaya koymaktadır” dedi.

Sivas Katliamı’nın, sadece bir inanç grubuna değil; tıpkı 10 Ekim Katliamı gibi, tüm muhalif kimliklere, özgürlük, eşitlik, demokrasi ve barış taleplerine karşı organize edilen bir “sindirme operasyonu” olduğu ifade eden Çelik, “Alışmayacağız! Alışmak yeni katliamlara davetiye çıkartmaktır. Alışmayacağız, alışmak faşizmin kurumsallaşması demektir. Alışmayacağız, her türlü gerici, ırkçı dayatmaya karşı mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

Elâzığ | “Gerçek Katiller yalan haberlerle aklanmaya çalışılıyor”

""

Elâzığ Emek ve Demokrasi Güçleri Hozat Garajı’nda bir araya gelerek Sivas Katliamı için basın açıklaması gerçekleştirdi. Demokrasi Güçleri adına açıklamayı yapan Elâzığ DEM Parti Merkez İlçe Eş Başkanı Saadet Yavuz, “Türkiye tarihine kara bir leke olarak geçen Sivas Katliamı’nın üzerinden 32 yıl geçti. 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nin ateşe verilmesiyle başlayan katliam ateşi, 32 yıldır yüreklerimizi yakmayı sürdürüyor” dedi.

Düşünce ve ifade özgürlüğünün engellendiğinin ve linç kültürüyle yaşam hakkının fiilen sona erdirildiğinin altını çizen Yavuz, “Sivas Katliamı aydınlığa, demokrasiye, halkların kardeşliğine ve bir arada yaşama kültürüne yapılan bir saldırı olarak gerçekleşmiştir. Bugüne kadar Sivas Katliamını gerçekleştirenler ile bu katliamı engellemek için kılını kıpırdatmayanlardan hesap sorulmadığı gibi, halkları birbirine düşürmeyi hedefleyen provokasyonlar ve gerici-ırkçı saldırılar artarak devam etmiştir. 2 Temmuz 1993’te aydınların diri diri yakılmasına neden olanları korumaya çalışanlar, yaşanan acıları unutturmaya ya da gerçek katilleri yalan haberlerle aklamaya çalışmaktadırlar” dedi.

Elazığ'da Madımak anması:

“Gerçek Katiller yalan haberlerle aklanmaya çalışılıyor”https://t.co/7hYeo1ghtm pic.twitter.com/bcL7e0xco4

— Evrensel Gazetesi (@evrenselgzt) July 2, 2025

“Unutturmayacağız”

“İnsanlık tarihinin bu kara lekesi hafızalarımızda, yaralı bilinçlerimizde, kanayan vicdanlarda 32 yıldır hiç durmadan büyümektedir. 12 Eylül zihniyetinin uygulayıp pekiştirdiği Türk-İslam sentezci zihniyet, geçmişte Maraş’ta, Çorum’da gerçekleştiği katliamları unutturamadığı gibi, Sivas Katliamı’nı da tüm çabalarına rağmen unutturamayacaktır” ifadelerini kullanan Yavuz, 32 yıl önce insanların diri diri yakılırken kılını dahi kıpırdatmayanlar ve sorumluları yakalayıp adalete teslim etmeyenlerin provokatif tutumlarında ısrarcı olduklarının bir kez daha ortaya koyulduğunu söyledi. Yavuz son olarak şunları söyledi: “İnsan hak ve özgürlüklerinden, eşitlikten, demokrasiden, barıştan ve kardeşlikten yana olan herkes ve demokratik kitle örgütleri olarak bir kez daha katliamı lanetliyor ve unutturmayacağımızı haykırıyoruz. Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren insanlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor, onların savunduğu değerleri ve mücadelelerini kendi mücadele alanlarımızda yaşatacağımıza söz veriyoruz."

Denizli | “Yakanları da aklayanları da affetmeyeceğiz”

""

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Denizli Şubesi çağrısı ile Denizli'de Çınar meydanında Madımak katliamında yaşamını yitirenler anıldı. Basın açıklaması, müzik dinletisi ve semah gösterisi ardından etkinlik sloganlarla sona erdi. Basın açıklaması ve etkinliğe Büyükşehir Belediye Başkanvekili Ali Marım, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, sendika, oda ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Basın açıklamasını Yıldız Yıldırım okudu. Etkinlik Sivas Madımak katliamında yaşamını yitirenler için yapılan saygı duruşu ile başladı. 

"Yakanları da aklayanları da affetmeyeceğiz" diyen Yıldırım Madımak katliamının tarihin en kara katliamlarından biri olduğunu belirtti. Yaşanmış hiçbir katliamla hesaplaşılmadığını söyleyen Yıldırım "Çünkü katiller, bizzat siyasi iktidarlar tarafından korundu, bu tür cinayetler ve cinayet şebekeleri, gerici, ırkçı, faşist çeteler, örgütler cesaretlendirildi, dolayısıyla katliamlar teşvik edildi. Katiller ve onları koruyup kollayanlar, devlet protokollerinde yer buldu. Sivas katilleri ve onları savunan avukatlar, el üstünde tutuldu, ödüllendirildi. Çünkü Sivas'ı yakanlar da aklayanlar da aynıydı" ifadelerini kullandı. Yıldırım son olarak Madımak katliamının unutulmaması ve hesabının sorulması için mücadele çağrısı yaptı. 

Dersim | Yüzlerce kişi Madımak'ta katledilenleri andı

""

Sivas'ta 33 sanatçı ve aydının yakılarak öldürüldüğü Madımak Katliamı'nın 32'inci yılında hayatını kaybedenler için Dersim'de anma etkinliği düzenlendi. Etkinliğe yüzlerce kişi katıldı. 

1993 yılından bu yana adalet arayışlarının katliam mağdurlarının acılarını katladığını söyleyen DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, "Suçluların savunma Avukatları ve olayın failleri Parlamentolara taşınmış, devlet kademelerinde en üst düzeyde görevlendirilerek ödüllendirilmişlerdir" dedi. 

'Yüzleşilmeden demokratik toplum inşa edilemez'

Geçmişle yüzleşilmeden demokratik bir toplumun inşa edilemeyeceğini söyleyen Doğan "Madımak Katliamı'nın gerçek faillerinin açığa çıkarılması, yargılanması ve otelin utanç müzesine dönüştürülmesi, Alevi toplumunun tarihsel belleğindeki tüm katliam ve travmalarla yüzleşilmesi, demokratik bir Türkiye'nin İnşası açısından zorunludur" diye konuştu. 

""

'Yüzleşme ve adalet komisyonu kurulmalı'

Yüzleşmenin adaleti sağlayacağını, adaletin toplumsal barışın önünü açacağını söyleyen Doğan "İçinden geçtiğimiz günlerde Kürt sorununun Demokratik çözümü için Mecliste oluşturulacak komisyonun içinde "Yüzleşme ve Adalet'" komisyonlarının da kurulması sağlanmalıdır. Madımak katliamı ve diğer katliamları, hakikatlerin ve tarihsel gerçeklerin, bu komisyonlar aracılığı ile gün yüzüne çıkarılmaları sağlanmalıdır" diye konuştu.

Hatay | “İnsan hakları ve adalet için sessiz kalmayacağız”

""

Antakya Emek ve Demokrasi Platformu, Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anarken, Suriye’deki Alevilere dönük katliamı ve LeMan’a yönelik gerici saldırıyı kınadı.

Antakya Emek ve Demokrasi Platformu, Anadolu Necmi Asfur lisesi önünde Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı. Platform adına açıklamayı okuyan Mehmet Çelik, “Sivas Katliamı sadece bir halkın kültürel ve inançsal varlığına yönelik bir nefret saldırısı değil, aynı zamanda Türkiye tarihindeki en karanlık devlet organizasyonlarından biridir. Bu katliam; istihbarat birimlerinin gözetimi ve bilgisi dâhilinde, radikal dinci yapılanmaların sahaya sürülmesiyle ve siyasi iktidarın açık ihmaliyle hayata geçirilmiş planlı bir operasyondur” dedi.

15 bin kişinin organize biçimde katıldığı bu saldırıda sadece 124 kişi hakkında dava açıldığını, çoğuna göstermelik cezalar verildiğini, birçoğunun ise kısa sürede salıverildiğini hatırlatan Çelik, “Sivas’ta yakılanlar yalnızca insanlar değil, bir halkın hafızası, kültürü ve inancıydı. Bugün Suriye’de de Aleviler sistematik mezhepçi saldırıların hedefi olmakta, cihadist çeteler tarafından toplu kıyımlara uğramaktadır. ABD ve onun Ortadoğu'daki ortakları eliyle Suriye'de yönetime getirilen gerici, selefi caniler yeni sermaye ve rant iştahı kabaran ülkeler tarafından devlet kurumu sıfatıyla kırmızı halılarla karşılanmaktadır. Bizler, Alevilere yönelik bu bölgesel mezhepçi saldırganlığı bir bütün olarak ele alıyor, Sivas’la Banyas’ı, Madımak’la Humus’u aynı tarihsel devamlılık içinde değerlendiriyoruz. Hesaplaşılmayan her katliam yenisine gebedir. Toplumsal barış için adil yargılama şarttır” dedi.

Leman Dergisi’ne yönelik gerici saldırılara da dikkat çeken Çelik, “Bu saldırılar, Sivas’ta susturulmak istenen aydınların sesini bugüne taşımakta, aynı baskıcı zihniyetin güncel versiyonlarıyla yüzleştiğimizi ortaya koymaktadır” dedi. Çelik talepleri ise şöyle sıraladı:

  • Türk Ceza Kanunu, insanlığa karşı suçlarda zamanaşımını ortadan kaldıracak şekilde yeniden düzenlenmelidir
  • Sivas Katliamı davası yeniden açılmalı; dönemin tüm siyasi ve bürokratik sorumluları yargılanmalıdır.
  • Bir Hakikat Komisyonu kurulmalı; Sivas Katliamı’nın ve Suriye’deki benzer mezhepçi saldırıların bağlantıları açığa çıkarılmalıdır.
  • Madımak Oteli, bir “Utanç Müzesi” haline getirilmelidir.
  • 2 Temmuz, “İnsanlığa Karşı İşlenen Suçları Kınama Günü” olarak Yas Günü ilan edilmelidir.
  • Alevi yurttaşlara, Suriyeli Alevilere ve tüm inanç gruplarına yönelik nefret söylemi ve mezhepçi şiddet politikaları açıkça kınanmalı, sorumlular yargılanmalıdır.
  • İfade özgürlüğüne dönük saldırılar durdurulmalı; kötü muamele uygulayan kamu görevlileri hakkında etkin soruşturmalar yürütülmelidir.

Çelik son olarak şunları söyledi: “Sivas’ı, Banyas’ı, Humus’u, Lazkiye’yi Unutmayacak hesap soracağız. Hakikat, adalet ve insanlık kazanacak! Sivas Katliamı’nın 32. yılında, yakılan canlarımızı saygı, özlem ve öfkeyle anıyoruz. Suriye’deki Alevi soykırımını lanetliyoruz. Tekfirci selefi gerici zihniyetin nüveleri olan ülkemizdeki alevilere kadınlara ve LGBTİ bireylere yönelik ayrımcı nefret dilini kınıyoruz. Aynı gerici ve linççi zihniyetin ürünü olan Leman Dergisine yönelik saldırıya hoşgörü ile yaklaşırken kayyum uygulamalarını protesto edenlere şiddetle müdahale eden devletin bu ayrıştırıcı, nefreti ve linç kültürünü destekleyici tutumunu saldırgan tutumumu görüyor kınıyoruz. Gerçekler açığa çıkarılana kadar, adalet sağlanana kadar susmayacağız.”

Aydın | “Katliamlar, Alevilerin ve Türkiye halklarının kaderi değildir”

""

Aydın’da Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler Kent Meydanında anıldı. Aydın Alevi Kültür Derneği, Hacı Bektaşi Veli Kültür Vakfı Aydın Şubesi, Alevi Kültür Derneği'nin çağrısıyla bir araya gelen Aydın Emek ve Demokrasi Güçleri, "Yakanları da aklayanları da katilleri serbest bırakanları da affetmeyeceğiz" dedi.

Şiir ve deyişlerin okunup söylendiği anmada basın açıklamasını Hacı Bektaş Veli Kültür Vakfı Aydın Şube Başkanı Rıza Akdeniz okudu.

Akdeniz, “Katillerin sloganlar eşliğinde yaklaştığı, güvenlik güçlerinin seyirci kaldığı, dönemin siyasi iktidarının sessizliğiyle gölgelenmiş bu katliam, sadece Türkiye'nin değil, insanlık tarihinin kara lekesi, bu coğrafyada farklı olana, inanca, düşünceye, aydınlığa ve insanlığa karşı işlenmiş bir insanlık suçudur” dedi.

Mücadele vurgusu yapan Akdeniz, “Yüzleşme ve hesaplaşma olmadan bu topraklara barış da demokrasi de özgürlük de gelmeyecektir.  2 Temmuz'un hesabı sorulana kadar, Sivas için Adalet, Herkes İçin Adalet mücadelemizi büyüterek devam ettireceğiz” diye konuştu.

Akdeniz şöyle devam etti; “Katliamlar, Alevilerin ve Türkiye halklarının kaderi değildir ve olmayacaktır. Pirlerimizin, yol önderlerimizin tarih boyunca sürdürdüğü hak ve hakikat mücadelesini büyüterek devam ettirecek ve sonunda kaybeden karanlık olacaktır. İnsanlık kazanacak, karanlık yenilecek, aydınlık kazanacak.”

Balıkesir | Unutmayacağız, affetmeyeceğiz

""

Balıkesir’de Merkez ilçeler ve Altınoluk'ta çeşitli etkinlik ve yürüyüşler gerçekleşti.

İlk anma, Balıkesir Hacı Bektaş Veli Derneği tarafından gerçekleştirildi. Saat 12.30’da Ali Hikmet Paşa Meydanı’nda yapılan basın açıklamasına dernek üyeleri, vatandaşlar ile siyasi parti temsilcileri katıldı. Etkinliğe Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın da katıldı. Basın açıklamasını Dernek Başkanı Akay Şahin yaptı. Şahin, yaptığı basın açıklamasında “Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta yaşananlar, ülkemizde hak, hukuk ve adaletin herkese eşit olmadığını göstermiştir. Hangi ırktan, hangi mezhepten, hangi dilden olursa olsun herkesin eşit ve özgürce yaşayabileceği bir ülke özlemimizdir.” dedi. Ayrıca Sivas olaylarının unutulmaması gerektiğini, bu tür davalarda zaman aşımı olmaması gerektiğini ve Alevilerin her türlü mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini vurguladı.

İkinci anma etkinliği, saat 18.00’de Balıkesir Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından yapıldı. Yine Ali Hikmet Paşa Meydanı’nda toplanıldı. Bu etkinliğe de Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı ile CHP, Emek Partisi, Sol Parti yönetici ve üyeleri, sivil toplum örgütü, dernek ve bazı sendikaların yönetici ve üyeleri katıldı. Basın açıklamasına kalabalık bir kitle katıldı.

Basın açıklamasını Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Balıkesir Şube Başkanı Kenan Bila yaptı. Bila, açıklamasında kısaca şunları söyledi:

“Ülkemizin birçok sorunu var. Alevi sorunu da, Kürt sorunu da yüzleşmeden çözülemez. Gelin tarihimizle yüzleşelim ve sorunlarımızı birlikte çözerek, barış içerisinde, eşitlik içerisinde kardeşçe yaşayalım. Bugün TBMM’de birçok konu görüşülüyor, kanunlar çıkarılıyor ama bunların içinde ve tarafında Aleviler yok. Anayasa tartışmalarında da, çıkarılacak her kanun ve yasada da Aleviler olmalıdır. Biz de ülkemizde eşitlik, refah ve özgürce yaşamak istiyoruz.  Faşist uygulamalara geçit vermeyeceğiz. Dün direndik, bugün direniyoruz, yarın da direneceğiz.
Sivas’ta yakanları da, yaktıranları da, affedenleri de tanıyoruz.

Bunları hiçbir zaman unutmayacağız, unutturmayacağız ve affetmeyeceğiz.”


"Madımak utanç müzesi olana kadar mücadelemiz sürecek”

""

Altınoluk'ta Alevi Kültür Derneği önünde toplanan kitle, sanat sokağından Altınoluk Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü. En önde Madımak şehitlerinin fotoğraflarının yer aldığı pankart taşındı. Yöresel kıyafetli Alevi kadınlar, bağlamalarıyla ozanlar, dernek ve siyasi parti temsilcileri kortejde yer aldı.

Yürüyüşe Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, 25-26. dönem milletvekili Mehmet Tüm, Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, Emek Partisi, DEM Parti, Sol Parti, SMF, Klavuz, TİP, emekli sendikaları ve çeşitli dernekler katıldı.

Yürüyüş boyunca “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Sivas’ı yakanlar AKP’yi kuranlar”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Katil İsrail, işbirlikçi AKP”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya da hiçbirimiz” gibi sloganlar atıldı.

Meydana sığmayan kalabalık, çevredeki çay bahçeleri ve kaldırımlara yayıldı. Saygı duruşuyla başlayan anmada ilk konuşmayı Alevi Kültür Derneği Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan yaptı.

Doğan, “32 yıl geçti ama Madımak yanmaya devam ediyor. Çünkü katiller cezasızlıkla ödüllendirildi. Asıl olan zaman aşımı değil, vicdanların aşınmasıdır” dedi. “Barış’ı en çok biz Aleviler istiyoruz. Barış, Madımak’la yüzleşmekle olur. Bu ateş sönmeyecek, Madımak utanç müzesi olana kadar mücadelemiz sürecek” diye konuştu.

Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş da “Sivas’ı unutmadık, unutturmayacağız” dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ise “2 Temmuz kolay söyleniyor ama insanlık tarihine geçen büyük bir utançtır. Yalnızca bedenler değil, türküler, kardeşlik ve demokrasi de yakıldı” ifadelerini kullandı.

Anma, semah gösterisi, tiyatro oyunu ve ozanların konseriyle sona erdi.

Altınoluk'ta Madımak anması:

"O otel utanç müzesi olacak"https://t.co/7hYeo1ghtm pic.twitter.com/I5nz4S9FN0

— Evrensel Gazetesi (@evrenselgzt) July 2, 2025

Eskişehir | “Sivas’ı yakanlar AKP’yi kuranlardır”

""

2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde 33 aydın ve 2 otel görevlisinin yakılarak katledildiği Madımak Katliamı, 32. yılında Eskişehir’de anıldı. Yediler Parkı’nda açılan resim sergisinin ardından yüzlerce kişi kortejle Ulus Anıtı’na yürüyerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Anmada, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Sivas’ı unutma, unutturma”, “Dün Maraş’ta bugün Sivas’ta, tek yol faşizme karşı savaşta” “AKP mezara halk iktidara” sloganları atıldı.

“Bugün, yıllar boyu zihinlerden çıkmayacak bir katliama dönüştü”

""

Basın açıklamasında konuşan Eskişehir Hacı Bektaşi Veli Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Battal Sülük, 2 Temmuz 1993’te Sivas’a Pir Sultan Abdal anma etkinliğini yapmak üzere giden onlarca aydın, şair, gazeteci, sanatçı, semah ekibi ve programa katılan yüzlerce insanın, o günün yıllar boyu zihinlerden çıkmayacak bir katliama dönüşeceğini bilemeyeceklerini söyledi. Sülük, dönemin hükümetinin ve güvenlik güçlerinin saldırılara sessiz kaldığını vurgulayarak, katliamdan yargılananların çoğunun cezasız kaldığını hatırlattı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Ülkeyi yönetenler ve katliamı izleyenleri tarih de affetmeyecek, biz de affetmeyeceğiz. Bir de dönemin başbakanı “Çok şükür otelin dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir”, Cumhurbaşkanı ise “Olay münferit olaydır, Alevi-Sünni çatışmasına dönüşmemiştir” diyerek katliamın normalleştirmek için beyanat vermişlerdir."

Sülük son olarak Alevilerin, Sünnilerin, Kürtlerin ve tüm halkların birlikte laik Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkmaya devam edeceğini vurgulayarak, “Bizler onun yılmaz bekçileri olarak sonsuza kadar yaşayacak ve yaşatacağız” dedi.

(Evrensel)

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!