Bir psikoloji bölümü gerçeği: Meslek yasası
Atamaların yetersizliği hem toplum sağlığı açısından tehlike teşkil ediyor hem de biz psikoloji öğrencilerinin işsizlik ve güvencesiz çalışma kaygısının yükselmesine sebep veriyor.
Görsel: Midjourney/Fırat Turgut/Evrensel
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Psikoloji öğrencileri
Biz psikoloji öğrencileri ve psikologlar olarak hala bir meslek yasasına sahip değiliz.
Ne bir güvencemiz ne de meslek haklarımız var. Üzülerek söylüyoruz ki aldığımız lisans eğitimi köklü üniversiteler dışında alanla alakasız derslerle dolu ve mezun olduğumuzda mesleğimizi yapmamız için yeterli değil. Bunun için farklı eğitimler ve yüksek lisans yapılması şart haline getirilmiş durumda. Kendi üniversitemiz dahil birçok devlet üniversitesinde henüz yüksek lisans programı açılmış değil. Vakıf üniversitelerindeyse ücretler oldukça fazla. Nitelikli bir yerde 1 milyon Türk lirasından başlarken diğer apartman üniversitelerinde veya yetersiz eğitim veren üniversitelerde fiyatlar 650 binden başlıyor. Devlet kurumlarında atamaların çok yetersiz ve az olması hem toplum sağlığı açısında önemli bir tehlike teşkil ediyor hem de biz psikoloji öğrencilerinin işsizlik ve güvencesiz çalışma kaygısının yükselmesine sebep veriyor. Atamaların artması hem toplum sağlığı için hem de biz psikoloji öğrencileri için oldukça önemli.
Birkaç somut bir örnek vermemiz gerekirse; bir Psikolojik Danışman ve Rehberlik bölümü (PDR) öğrencisi de Klinik Psikoloji yüksek lisans eğitimiyle klinik açabiliyor ve resmiyette Klinik Psikolog unvanına sahip olabiliyor. Bu durum sadece PDR için değil bütün lisans programları için geçerli. Alan hakkında yeterli eğitim almamış bir lisans mezunu öğrenci sistemdeki bu açık sayesinde alanımızı tahrip edebiliyor. Bu hem etik açıdan hem de psikoloji öğrencilerinin hakları açısından bakıldığında ne kadar doğru? Birçok psikoloji öğrencisi “daha iyi bir üniversitede PDR okuyup, ardından yüksek lisans yapanın da aynı kapıya çıkacağını bilseydim, Psikoloji lisans eğitimi almayı bir daha düşünürdüm” diyor. Fen Edebiyat veya İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültelerinde verilen bir eğitimle Eğitim Fakültesinde verilen lisans eğitimlerinin bir tutulması hem etik açıdan hem de toplumun mental sağlığı açısından büyük bir risk faktörüdür. Aynı şekilde etik ve kurumsal denetimlerden geçmeyen kreş, anaokulu ve benzeri iş yerlerine diplomalarını satıp iş yapmadan para kazanan fırsatçı meslektaşlarımızda diplomasını kötüye kullanıyor. Zaten fazlasıyla değersizleştirilen mesleğimiz diğer bölümler tarafından sömürülüyor. Oysaki iyi bir toplum aydın ve sağlam kafayla kurulmaz mı?
Bunlardan kurtulmanın yolu meslek yasamızın olmasından geçiyor. Eğer meslek sahamızda düzgün bir denetim ve kontrol olursa birçok fırsatçılığın önüne geçilebilir. Aynı zamanda psikologları temsil eden dernekler sahada daha aktif olursa elbette ufaktan meyvelerini almaya başlayacağımız süreçlere girebiliriz.
Öğrenci temsilcilileri önem arz ediyor
Psikoloji öğrencileri olarak yapabileceğimiz şeyler şu an açısından sınırlı fakat bugünden başlayarak kuracağımız birlikteliklerimizden geçiyor. Burada ÖTK’ye (Öğrenci Temsilciliği Kurulu) de değinmek istiyoruz. Çünkü ancak sınıf sınıf örgütlenen birleşik ve demokratik bir mücadeleyle biz psikoloji öğrencileri kendi meslek onurumuzu koruyabilir ve yeniden inşa edebiliriz. ÖTK’ler yoluyla hem her üniversitede kendi acil taleplerimizi dile getirebileceğimiz ve bunun için mücadele edebileceğimiz bir alanımız olmuş olur hem de diğer üniversitelerdeki psikoloji öğrencileriyle beraber hareket edebiliriz. Bununla beraber akademide de talep ettiğimiz nitelikli eğitime ulaşmamızda, seçmeli derslerimizden alan derslerimize kadar alınan kararlarda ortak sesimiz olacaktır ÖTK.
(Genç Hayat)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et