2. Puşi skandalı

2. Puşi skandalı

'KCK’ adı altında düzenlenen operasyon kapsamında tutuklanan Muhabirimiz Sadiye Eser hakkında hazırlanan ve mahkeme tarafından kabul edilen iddianame skandallarla dolu. Muhabirimizin evinde bulunan puşiler delil olarak iddianameye girdi. 12 Aralık 2012’de tutuklanan muhabirimizin ilk duruşması 10 Eylül 2013’te. Tutuklanmasının üzerinden 9 ay ge&c

Eda Yıldırım

Aralarında Sadiye Eser’in de olduğu  9’u tutuklu toplam 25 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, 10 Aralık 2012’de gerçekleşen operasyonda kardeşi Leyla, yeğenleri Hüseyin ve Zozan Eser birlikte aynı evden gözaltına alınan muhabirimiz Eser’in, molotofkokteylli eylemlere katıldığı iddia edilirken, bu suçlamaya dayanak olarak da evindeki aramada el konulan üç puşi gösteriliyor.

EVİNİZDE PUŞİ VARSA DİKKAT!

Ancak savcılığın  ‘Puşi incelemesi’ başlığı altında yaptığı şu değerlendirme evinde puşi olan herkesi ‘olağan şüpheli’ yapıyor: “ Yapılan aramada elde edilen 2 adet sarı kırmızı yeşil renkli bez parçası, 1 adet sarı, kırmızı, yeşil renkli bez parçasının daha önceki tarihlerde ilimiz genelinde gerçekleştirilen molotofkokteylli, havi (herhalde ‘havai’ denmek isteniyor. E.D) fişekli korsan gösteri eylemlerine katılan örgüt mensuplarının gerçekleştirilen eylemlerde tanınmamak amacıyla yüzlerini puşi tabir edilen bez parçalarıyla kapattıkları eylemlere ait görüntülerin yapılan incelemeleri neticesinde tespit edildiğinden; şahısların ikametinden elde edilen bez parçalarını İlimiz Beyoğlu ve Şişli ilçelerinde meydana gelen Molotofkokteylli korsan gösteri eylemlerinde tanınmamak amacıyla kullanıldığı ve bu amaçla bahse konu bez parçalarını ikametinde bulundurduğu değerlendirilmiş...”

YİNE GİZLİ TANIK

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı TMK 10. Maddeyle görevli savcılık tarafından hazırlanan ve  İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, muhabirimizin gazeteci olarak katıldığı  2011yılındaki 1 Eylül Dünya Barış Günü mitingi  gibi eylemler de iddianamede yer alıyor. Eser’in bu eylemlere katıldığı iddiası, soruşturmanın gizli tanığı Hasan’ın verdiği ifadeler ve Eser’in kitle içinde çekilmiş olduğu öne sürülen fotoğraflarına dayandırılıyor.

HABER NOTLARI DA DELİL SAYILDI

Eser’in muhabir olarak takip ettiği eylemlerdeki slogan, pankart ve dövizlerden aldığı notlar da delil olarak iddianamede yer alıyor. Eser’e ilişkin delillerden biri de köylüsü Mazlum Dikmen’in kaldığı cezaevinden Eser’e gönderdiği mektup. Hakkında verilmiş bir karar olmayan Dikmen’in “Merhaba Sevgili Yoldaş Sadiye”  sözleriyle başlayan ve “Her ne kadar sistem bizleri bu zindanlarda ıslah edip mücadeleden koparmaya çalışsa da biz Kürt tutsaklar kendimizi en iyi şekilde geliştirmeye çalışıyoruz” diye devam eden mektubu, örgütsel faaliyetler konusunda tavsiye içerdiği ileri sürülerek iddianamede yer alıyor. Savcılık, Dikmen’in,  tutukluluğuna ilişkin düşüncelerini dile getirdiği mektubu üzerinden Eser’le örgütsel irtibat içinde olduğu yorumuna varıyor.


‘GİZLİ TANIK UYDURULMUŞ’

Tutuksuz yargılanan Özgür Gündem Gazetesi Çalışanı ve Sadiye’nin yeğeni Zozan Eser hakkındaki suçlamalar gizli tanık Hasan’ın beyanlarına ve ev aramalarında el konulan belge ve dokümanlara dayandırılıyor. Gizli tanık Hasan, Zozan Eser’in mahallesindeki gençlere ‘yasa dışı örgüt yayını’ dağıtarak PKK propagandasını yaptığını ileri sürerken bu yayınların ne olduğu iddianamede belirtilmiyor.

Gizli tanığın söz konusu  ifadesine dayanarak Eser’in, ‘terör örgütü faaliyeti’ yürüttüğü sonucunu çıkaran savcılık, buna ilişkin başka bir delil ortaya koymuyor. İddianameyi gazetemize değerlendiren Zozan Eser, gizli tanığın hayali olduğunu vurgulayarak,  “Özgür Gündem’de çalıştığım için gözaltına alındım. Yasal bir gazetede çalışıyorum. Hiçbir illegalliği yok. O yüzden gizli tanık ifadeleri uydurmadır” dedi.


‘ŞEY’ GİZLİLİĞE DELALET!

Davada tutuksuz olarak yargılanan Sadiye’nin kardeşi Leyla Eser hakkında iletişim tutanakları delil olarak iddianamede yer alıyor. Savcılık, Leyla Eser’in telefon görüşmelerinde birden fazla kullandığı ‘şey’ kelimesiyle söylemekten çekindiği eylemleri şifrelediğini ileri sürerken örgütsel gizliliğe riayet olarak değerlendiriyor. Ayrıca yine bir telefon görüşmesinde, kendisine nerede olduğunu soran arkadaşına “Düğündeyim” diye verdiği cevap da örgütsel bir toplantıyı şifrelemek olarak geçiyor. Suçlamalara ilişkin gazetemize konuşan Eser, hakkındaki suçlamaların asılsız olduğunu söyledi. Telefon görüşmesinde kullandığı ‘düğün’ kelimesinin örgütsel bir toplantı olmadığını belirten Eser, “Ancak bu kelimeyi kullandığı için benden farklı olarak gözaltına alınanların olduğunu biliyorum” dedi.

MİTİNGE NİYE GİTMEDİN?!

Hakkındaki 2012’de Kazlıçeşme’de  Newroz kutlamalarına katılarak geçen vatandaşlara kimlik kontrolü yaptığı yönündeki suçlamanın da gerçeği yansıtmadığını kaydeden Eser, o yıl Kazlıçeşme’ye gitmediğini söyledi. İddianamede suça delil yaratıldığını da vurgulayan Eser, “Emniyetteki sorgumda da 1 Eylül Dünya Barış Mitingine gittin mi?’ diye sordular. ‘Gitmedim’ deyince ‘Niye sen barıştan yana değil misin’ gibi şeyler söylediler” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net