05.02.2024 10:34 / Güncelleme: 30.01.2025 16:08

Bir yılın ardından depremzede mülteciler: Yalnızlığın yalnızlığı

Depremzede mülteciler arama-kurtarma çalışmaları ve yardımlara erişimde ayrımcılıkla karşılaştı; nefret söylemlerinin ardından işkenceye varan şiddete maruz kaldı.

Bir yılın ardından depremzede mülteciler: Yalnızlığın yalnızlığı

Fotoğraf: Fatih Polat/Evrensel

Laçin BARIŞ

Geçen bir yılda depremzedeler birçok sorunla cebelleşirken; katbekat ağırını yaşayan depremzede göçmenler ve mülteciler de diğer tüm depremzedeler gibi devlet tarafından yalnız bırakıldı.

Geçici koruma statüsüne sahip Suriyelilerin yüzde 49.64’ü depremden doğrudan etkilenen illerde yaşıyordu. Mülteciler depremin ilk gününden itibaren ayrımcılığa, şiddete maruz kaldılar. Depremden günümüze bazılarını hatırlamakta fayda var.

Depremin ardından nefret söylemleri çığ gibi büyürken göçmen ve mülteciler arama-kurtarma çalışmaları ve yardımlara erişimde ayrımcılığa maruz kaldı, bölgeye ulaştırılan yardım malzemelerine erişemediler ve kimi durumlarda işkenceye varan şiddete maruz kaldılar. “Yağmacı” denilerek şiddete uğrayan Suriyelilerin video ve fotoğrafları sosyal medyada yayıldı.

‘SUSARSAM KURTULURUM!’

Mülteciler açısından ölüm ve yaralanma sayıları belirsizken kamu kurumları da kimlik tespit çalışmalarını yavaş ve şeffaf olmayan biçimde ilerletti. 6 Şubat felaketini neredeyse seçim malzemesi haline getiren siyasi partiler, mültecileri de siyasi tartışmaların en kolay hedefi haline getirdi. İnsani yardımların ulaştırılmasında yaşanan sorunlar mültecilerin suçuymuş gibi gösterildi. Günlerce dışarıda, soğukta yardım bekleyen, aç ve susuz kalan yurttaşlar zor günler geçirdi. Kolluk kuvvetlerinin ve devlet kurumlarının mültecileri kayırdığı ya da “yağma” türü eylemleri hoş gördüğüne dair iddialar medyaya yansıtıldı.

Buna karşın en acı gerçek ırkçı ve ayrımcı söylemlere maruz kalan mültecilerin “Konuşursam kurtarmazlar” kaygısıyla enkaz altında susmayı tercih etmesi oldu. Arama kurtarma süreçlerinde insani yardımların dağıtılması sürecinde bile mülteciler dil bariyeri nedeniyle en temel ihtiyaçlarına ulaşamadı.

MÜLTECİ KADINLAR TACİZE AÇIK HALE GELDİ

Mülteci çocuklar ve kadınlar en çok zorlanan kesimlerden biri oldu. Enkaz altında kayıtlı olmadığı için cesedi dahi bulunamayan onlarca mülteci çocuğun akıbeti hâlâ belirsiz. Kayıp mülteci çocukların nereye, hangi kuruma teslim edildiği bilinmiyor. Mülteci kadınlar nefret ve ayrımcılığın etkisiyle tacize, tecavüze açık hale geldi. Şiddet önleme ve izleme merkezlerinin deprem bölgelerinde bulunmaması özellikle göçmen kadınları savunmasız hale getirdi.

‘SİZİ CEHENNEME GÖTÜRÜYORUZ’ DENDİ

“AFAD’dan çadır almayacaksınız” diyerek mültecileri soğukta çatısız bırakan devlet, Göç İdaresi Başkanlığı eliyle mültecilerin İstanbul ve diğer illere gitmelerini de yasakladı. Yol izninin belirli süreyle sınırlı olması, mültecilerin gittiği büyük illerde akraba veya tanıdıklarının olması şartı; savaştan kurtulup depreme yakalanan mülteciler için adeta “Başınızın çaresine bakın” anlamına geldi. Öte yandan depremden önce AFAD çadır kentlerine yerleştirilen veya İslahiye gibi mülteci kamplarında yaşayan mülteciler de çadır alanlarından ve kamplardan çıkarıldı, belirsiz yerlere götürüldü. İslahiye kampının boşaltıldığı günlerde “Bizi nereye götürüyorsunuz?” diye soran mültecilere sorumlular “cehenneme” yanıtı vermişti. Bu yanıt mültecilerin uzun süredir yaşadığı şiddet, ırkçılık ve ayrımcılığın özetiydi. “Yardım alamayız” korkusuyla deprem bölgelerinden ayrılmaya cesaret edemeyen mültecilerin poşetten yapılan çadırlarda yaşamak zorunda kaldığı görüntülere şahit olduk.

Deprem bölgesinden başka illere gitmeyi başaran mülteciler bulundukları illere geri gitmek için çaba gösterdiklerini söylemişlerdi: “Barınmak çok zor, hele İstanbul’da. İş yok, güç yok. Gelen geri dönmek istiyor. Evleri yıkılan birçok akrabamız ‘En azından bildiğimiz yer’ deyip döndüler. Kendi imkanlarıyla, borç harç çadır alıp geri gittiler.”

YARALARI BİRLİKTE SARMALIYIZ…

Depremin üzerinden nerdeyse 1 yıl geçmesine rağmen büyük illere gelen mültecilerin bir kısmı deprem bölgesine dönmek zorunda kaldı. Birçok mülteci ise o günden bu yana yarı yıkık evlerde yaşamaya devam ediyor. İşsizlik, yoksulluk ve ayrımcılık ise hâlâ mültecilerin en çok cebelleştiği sorunlar. Depremzede göçmenlerle yerli depremzedelerin dayanışması, ırkçı şoven söylemlere karşı çıkarak birlikte yaşam sürecini inşa etmek dünden daha acil bir yerde duruyor. Çünkü deprem sürecinde sadece nefreti değil arama kurtarmaya katılan mültecileri de gördük, dünyanın dört bir yanından mültecilere gelen dayanışma ve yardımlaşmalara da şahit olduk. Yaraların sarılmasının yolu işte buradan geçiyor.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
05.02.2026 20:09

Türkiye Kupası Kocaelispor-Beşiktaş karşılaşması: Sonucu penaltılar belirledi; maç berabere bitti

Türkiye Kupası C Grubu'nun üçüncü hafta maçında Kocaelispor ile Beşiktaş, atılan penaltı golleriyle 1-1 berabere kaldı.

Türkiye Kupası Kocaelispor-Beşiktaş karşılaşması: Sonucu penaltılar belirledi; maç berabere bitti

Fotoğraf: AA

06.02.2026 18:25

Menderes'te otomobil, dere üzerindeki köprüden geçerken sele kapıldı: 2 kadın hayatını kaybetti

İzmir'in Menderes ilçesinde, dün akşam etkili olan sağanak sırasında dere üzerindeki köprüden geçerken sel sularına kapıldığı belirtilen otomobildeki 2 kişi hayatını kaybetti; 2 kişi kendi imkanlarıyla kurtuldu.

Menderes'te otomobil, dere üzerindeki köprüden geçerken sele kapıldı: 2 kadın hayatını kaybetti

Fotoğraf: DHA

06.02.2026 19:35

Boğaziçi Üniversitesi’nde kulüp odalarının boşaltılmasına tepki: 'Öğrencisiz, akademisyensiz üniversite yaratma projesi'

Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenci kulüplerinin odalarının boşaltılmasına tepki gösteren akademisyen, öğrenci ve mezunlar; “Kütüphanesiz, öğrencisiz, akademisyensiz bir üniversite yaratma gibi bir projeyle karşı karşıyayız” dedi.

Boğaziçi Üniversitesi’nde kulüp odalarının boşaltılmasına tepki: “Öğrencisiz, akademisyensiz üniversite yaratma projesi”

Fotoğraf: ANKA

06.02.2026 12:08 / Güncelleme: 15:16

Sendika ve meslek odalarından 6 Şubat açıklaması: 'Asrın felaketi değil, asrın ihmali'

6 Şubat depremlerinin 3. Yılında açıklama yapan sendika ve meslek odaları, yıkımın rant, denetimsizlik ve cezasızlığın sonucu olduğu vurgulandı; kamusal ve bilimsel afet politikası çağrısı yaptı.

Sendika ve meslek odalarından 6 Şubat açıklaması: “Asrın felaketi değil, asrın ihmali”

Fotoğraf: Volkan Pekal/Evrensel

06.02.2026 16:40

'Nişanlım depremde öldü' diyerek dolandırdı: Sosyal medya fenomenine hapis cezası

Kadınları depremde nişanlısını kaybettiğini söyleyerek dolandırdığı belirlenen sosyal medya ünlüsü Yunus Okan’a, nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 208 bin TL adli para cezası verildi.

“Nişanlım depremde öldü” diyerek dolandırdı: Sosyal medya fenomenine hapis cezası

Fotoğraf: DHA

07.02.2026 00:20

Epstein dosyaları: Türkiye sayfalarında kimler var?

ABD’nin açıkladığı milyonlarca sayfalık Epstein dosyaları Türkiye’ye de uzandı. Sermayedarların ve siyasetçilerin adlarının geçtiği yazışmalar kayıp çocuklara dair açıklanamayan verileri de yeniden gündeme getirdi.

Epstein dosyaları: Türkiye sayfalarında kimler var?

Fotoğraf: T24

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!