Rodman barış istiyor ama...

Rodman barış istiyor ama...

NBA tarihinin nev-i şahsına münhasır isimlerinden Dennis Rodman’ın dünyanın geri kalan sıkıcı çoğunluğuna “akıl almaz” gelen onlarca eylemi var. Her maça farklı saç rengiyle çıkmak, Carmen Electra’yla 9 günlüğüne evlenmek, kendi kendiyle evlendiğini açıklamak, otobiyografisini tanıtmak iç

Mithat Fabian Sözmen

Ancak geçtiğimiz hafta bir televizyon programının çekimleri dahilinde Harlem Globetrotters’la birlikte Kuzey Kore’ye yaptığı ziyaret ABD’de bunların hepsinden daha büyük bir infialle karşılandı.

1945’te bağımsızlığını ilan eden Kuzey Kore, 1950’de başlayan ve 3 yıl süren Kore Savaşı’nda ABD bombalarıyla yerle bir edilmiş bir coğrafyanın üzerinde yeniden kuruldu.

Kuzey Kore rejiminin ne olduğuna dair bilgilerimiz tahtın babadan oğula geçtiği, küresel ekonomiyle bütünleşmeyi reddettiği ve ABD karşıtı olmasıyla sınırlı.

Dünyanın geri kalanından izole bir monarşiyi andıran ülkenin Kim Jong-Il’in ölümü sonrası yeni lideri olan Kim Jong-Un’un basketbola duyduğu sevgi de biliniyor. “Dünyanın en genç lideri”nin memleket sorunlarıyla ilgilenmekten arta kalan vakitlerinde saatlerce basketbol izlediği, NBA’i yakından takip ettiği daha önce ABD medyasında da yazıldı, çizildi.

'OBAMA’DAN BİR TELEFON BEKLİYOR'

Zaten Dennis Rodman da Pyongyang dönüşünde verdiği röportajlarda buna dikkat çekti: “Tam bir basketbol aşığı.” Rodman’ın ESPN’e yaptığı açıklamalarda “dünya barışı için” basketbolu kullanmayı en azından denediğini de öğreniyoruz. Rodman, Obama’nın da basketbolu çok sevdiğini Kim Jong-Un’a iletmiş: “İki ülke arasındaki ilişkileri yakınlaştırmak için buradan başlayabileceğimizi söyledim. O da Obama’dan bir telefon beklediğini dile getirdi.”

Rodman’ın, “Müthiş bir adam ve ülkesi onu çok seviyor” şeklindeki Kim Jong-Un güzellemelerine Beyaz Saray’ın tepkisiyse sert oldu. Sözcü Jay Carney yaptığı açıklamada Kuzey Kore hükümetinin “Kendi insanları açlıktan ölürken basketbol yıldızlarına ağırlamasını ve ziyafet vermesini” eleştirdi.

ABD’nin başka halkların karnının tokluğuna yönelik ilgisi kuşkusuz göz yaşartıcı. Ancak bu tepkilerin Rodman’ın spontane “Basketbol diplomasisi” denemesini boşa çıkardığı da açık.

Kısacası 1970’lerde ABD ve Çin’in aralarındaki buzları eritmek için masa tenisini kullanması gibi bir devlet projesiyle karşı karşıya değiliz. ABD’nin de yakın dönem politik hesaplarında Kuzey Kore’yle barış çubuğu tüttürmek yok. Zaten Rodman’ın Kuzey Kore’den taşıdığı barışçıl mesajların en büyük hayrı ABD’nin geziye gösterdiği tepkinin açığa çıkardığı bu mesajda gizli. 


‘ABD KENDİNE BAKSIN’

Washington’dan geziye ilişkin yapılan eleştirilerden biri de Kuzey Kore’nin insan hakları karnesine ilişkindi. Buna göre Dennis Rodman, böylesi bir ülkeyi ziyaret ederek Kuzey Kore’deki haksızlıklara meşruiyet kazandırıyordu. Spor yazarı Dave Zirin, ESPN canlı yayınında yaptığı açıklamada bu iki yüzlülüğe ABD’de 2 milyon kişinin demir parmaklıklar ardında olduğunu ve ülkenin Afganistan, Irak gibi işgallerini hatırlatarak cevap verdi.


MUHAMMED ALİ’NİN ZAİRE'YE GİTMESİ GİBİ Mİ?

Dennis Rodman’ın ziyaretine ilişkin Muhammed Ali benzetmeleri de yapıldı. 1974’te Muhammed Ali ve George Foreman meşhur “Rumbe in the Jungle-Ormandaki gümbürtü” maçı için Mobutu Sese Seko’nun demir yumruğuyla yönetilen Zaire’ye gitmişti. İki ziyaretin farklılığını Dave Zirin şöyle özetledi: “Zaire, ABD’nin himayesi altındaki bir rejimdi.” Dolayısıyla Ali en azından resmi kanallar tarafından otoriter bir rejime meşruiyet kazandırılmakla eleştirilmedi.


KUZEY KORE’DE HER SMAÇ 3 SAYI!

Kuzey Kore’de basketbol dünyanın geri kalanından farklı kurallarla oynanıyor. San Diego News Gazetesi’nden  Mark Zeigler’in Çin medyasından alıntıladığına göre ülke basketbolunda smaçlar 3 sayı, çembere hiç temas etmeden giren 3’lükler 4 sayı, son 3 saniyede kaydedilen basketler içinse 8 sayı veriliyor. Kaçırılan her serbest atış da 1 sayının silinmesi demek! (SPOR SERVİSİ)

www.evrensel.net