27.08.2022 23:38 / Güncelleme: 28.08.2022 10:19

İktidar da muhalefet de mültecileri seçim malzemesi olarak kullanıyor

Göç Araştırmaları Derneği Üyesi Dr. Lülüfer Körükmez, "Mülteciler konusunda ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı söylemler devam ediyor. Seçim yaklaştıkça siyasi partiler de buna yönelik pozisyon alıyor” dedi.

İktidar da muhalefet de mültecileri seçim malzemesi olarak kullanıyor

Fotoğraf: Fatih Polat/Evrensel

Emirhan DURMAZ
İzmir

 Seçim sath-ı mailine girdiğimiz günlerde göç ve mülteci sorunu gündemin ön sıralarındaki yerini koruyor. İktidarından muhalefetine mülteci meselesine dair dezenformasyon ve ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı söylemler devam ediyor. Maalesef bu söylemler halkta da karşılık buluyor. Seçim yaklaştıkça siyasi partiler de buna yönelik pozisyon alıyor. İltica ve göç meselesinin hemen çözülebileceğini beklememek gerektiğini belirten Göç Araştırmaları Derneği Üyesi Dr. Lülüfer Körükmez entegrasyonun, toplumsal barışa dayalı ve haklar perspektifinde sağlanması gerektiğini vurguladı. 

"MESELE ART ARDA UYGULANAN YANLIŞ POLİTİKALARIN ÜRÜNÜ"

Mülteci sorununa dair sürekli sonuçların konuşulduğunu söyleyen Körükmez, aslında art arda uygulanan yanlış politikalar sonucu sorunun büyüdüğünü ve 2011’e kadar uzanan sürecin görmezden gelinmemesi gerektiğini vurguladı. Körükmez, “Öncelikle kamplar kuruldu, buralara dair çok da şeffaf olmayan bir süreç işletildi. Ardından din kardeşliği söylemine başlandı, misafirler olarak lanse edildi ve birden kamplar dağıtıldı. İnsanlar şehirlere yönlendirildiler. Üstelik buna yönelik hiçbir hazırlık bulunmamaktaydı. Ardından silsileyi mültecilerin iç ve dış dengelere yönelik siyasi bir koz olarak kullanılması takip etti” dedi.

"MUHALEFET KÖTÜ BİR POZİSYON ALDI"

Dezenformasyonların ve ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı söylemlerin halkta karşılık bulduğunu ve seçim yaklaştıkça siyasi partilerin de buna yönelik pozisyon aldığını belirten Körükmez, “Muhalefet, mültecileri seçim malzemesi olarak kullanmakla kötü bir pozisyon aldı. Öncelikle geri gönderme vaadi gerçekçi bir söylem değil. Esad’la anlaşmak pek mümkün görünmediği gibi büyük bir kesim gönüllü olarak gitmeyi istemeyecektir” diye ekledi.

Zafer Partisinin ise klasik popülist bir parti olduğunu ifade eden Körükmez, “Ülkenin sorunlarına dair geniş alanda bir politika üretmiyor. Salt düşmanlık yaratarak, ırkçı, ayrıştırıcı söylemlerle popülaritesini besliyor. Alacağı oydan daha fazla düşmanlık yayıyor” şeklinde konuştu.

CHP’nin elbette çeşitli alanlarda politika üretmesi bakımından Zafer Partisi ile bir tutulamayacağını söyleyen Körükmez, “Doğal olarak mülteci sorununa dair ana muhalefetin her söylediği kalıcı hale geliyor. ‘Onuruyla, davul zurnayla geri göndereceğiz’ söylemine rağmen bunun nasıl yapılacağına dair tatmin edici bir açıklaması yok. Seçim sonrasına büyük bir problem hazırlıyorlar. CHP’nin en büyük söylemlerinden birisi demokratikleşme iken, toplumsal barıştan ve haklar perspektifinden yana tutum almaması bir vatandaş olarak bana çelişkili geliyor” ifadelerini kullandı.

"Lülüfer

"ANTEP GÖÇMEN FAKTÖRÜYLE PİYASADA ÖNE GEÇTİ"

Sermaye sınıfının mültecilerin varlığına yönelik şikayetinin popülist bir söylem olduğunu belirten Körükmez, “Bilhassa konfeksiyon olmak üzere küçük sermaye sahipleri de büyük sermaye sahipleri de mültecilerin varlığından yararlanıyor. Şüphesiz ki, göçmenler onların deyimiyle ve ‘büyük bir kazanç’. Güvencesiz ve düşük ücrete çalıştırılmaları bakımından ciddi bir ucuz iş gücü kaynağı. Öyle ki, 2015 yılında Denizlili sanayici ve esnaf, yıllardır rekabet halinde oldukları Antep’in göçmen faktörüyle piyasada öne geçtiğinden şikayet etmişti” diye konuştu.

Geçtiğimiz günlerde Bolu’da 4 kişinin parkta oturan 3 Suriyeliyi “Ülkemizden defolun” diyerek bıçakladığı haberini hatırlatan Körükmez, “Bu tür vakalarda öncelikle ülkemizde elinde bıçakla, bir anda tanımadığı insanlara saldıran insanların olduğunu görmemiz gerekiyor. Bu olay salt mülteci sorunuyla açıklanamaz. Bu, mülteciler olmasa da kendi çevresinden birine ya da herhangi birine böyle bir şiddeti uygulamaktan çekinmeyecek bir profilin olduğunu gösterir. Buna odaklanmamız ve bunu çözmemiz gerekiyor. Öte yandan, eğitim kurumlarından çokça kötü muamele haberleri almaktayız. Buna binaen, eğitimin öğretmeninden velisine tüm bileşenleriyle kapsayıcı ve eşitlikçi tutum geliştirmeleri için desteklenmesi, öğrenciler arasında herhangi bir sebeple ayrımcılık vb. yapanlara gerekirse yaptırım uygulanması gerekiyor. Türkiye’de iltica ve göç meselesinin çözümünün elbette hemen gerçekleşebileceğini bekleyemeyiz ancak entegrasyon, toplumsal barışa dayalı ve haklar perspektifinden sağlanmalıdır” dedi.

"GERİ DÖNÜŞ RİSKLERLE DOLU"

Mülteci nüfusun ve ilk gelen kuşakla beraber ikinci, üçüncü nesillerin çok büyük bir oranda burada kalacağının sosyolojik ve demografik bir olgu olduğunu dile getiren Göç Araştırmaları Derneği Üyesi Dr. Lülüfer Körükmez, “Esad, geri dönenlerin güvenliğine ilişkin güvence vermiyor ve ileride verecekmiş gibi de durmuyor. Şu an burada bulunan mültecilerin geri döndüklerinde kötü muameleye maruz kalma, işkenceye uğrama ve hapis gibi birçok riski bulunuyor. Bunların her birinin uluslararası arenada şeffaf ve izlenebilir olarak güvenceye alınması gerekiyor. Hal böyle iken kimse gönüllü olarak gitmez. Zorla gönderme yolu da ne insani ne de ahlaki olarak kabul edilemez. Öte yandan hukuki sonuçları da bulunmaktadır” dedi.

Belli özel günlerde ülkelerine dönen göçmenlerin ise ciddi dezenformasyonlarla lanse edildiğini vurgulayan Körükmez, “Suriye politik ve hakim kuvvetler bakımından çok parçalı bir yer. Hayatın en minimum seviyede devam ettiği yerler elbette bulunmakta. Ancak bunlar 5 milyon sığınmacıya yetecek düzeyde değil” diye ekledi.Öte yandan, başka bir ülkeye geçmek isteyenlerin de geri döndürülmemesi gerektiğini belirten Körükmez, “Geri kabul anlaşmasının elbette iptal edilmesi gerekir. Ancak güvenli geçişin de sağlanması oldukça elzem. Gerek karadan gerekse denizden geçiş yapmaya çalışanlar fiziksel, teknolojik ve militer bir duvar ile karşılaşıyor. Geçmek için çok sayıda deneme gerçekleştiriyorlar ve her deneme hayati tehlike demek. Bununla birlikte gerek kollukların gerekse milis kuvvetlerin geri itmelerinin cezalandırılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

"SAVAŞÇILARI VE MÜLTECİLERİ AYIRMAK ZORUNDAYIZ"

Sınırdan mülteci gibi savaşçıların da ülkeye girdiği iddialarına dair gerçek bir verinin olmadığını söyleyen Dr. Lülüfer Körükmez, “Bu elbette kimsenin istemeyeceği ürkütücü bir durum. Ancak böyle bir şey varsa da bunu kolluk ve siyasi aktörler bilmek durumundadır. İstihbarat sahiden bu kadar güçlü ise siyasi iktidarın haberi olmadan böyle bir girişin yaşanması söz konusu olamaz. Öte yandan girişlerde kontrol ve kayıt alınması gerekiyor” dedi. Körükmez, çeşitli dezenformasyonlar gibi savaşçıların ülkeye girişinin de mülteci karşıtlığını pompalamak için kullanıldığını ifade etti.

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
31.01.2026 16:20

Fenerbahçe’den Kante hamlesi: Teklif masada, yıldız isim sarı-lacivertlileri istiyor

Fenerbahçe, Al-Ittihad forması giyen N’Golo Kanté için yürüttüğü görüşmelerde pazarlıkta son aşamaya geldi.

Fenerbahçe’den Kante hamlesi: Teklif masada, yıldız isim sarı-lacivertlileri istiyor

Fotoğraf: Brian Minkoff-London Pixels/Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0

01.02.2026 16:43

Rusya-Ukrayna görüşmelerinin ikinci turu 4–5 Şubat’ta yapılacak

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Rusya, ABD ve Ukrayna arasındaki müzakerelerin 4–5 Şubat’ta Abu Dabi’de süreceğini duyurdu.

Rusya-Ukrayna görüşmelerinin ikinci turu 4–5 Şubat’ta yapılacak
Fotoğraf:  Harun Özalp/AA
01.02.2026 13:32 / Güncelleme: 02.02.2026 10:09

Antalya'da yolcu otobüsü devrildi: 9 kişi öldü, 26 kişi yaralandı

Antalya'nın Döşemealtı ilçesinde, Tekirdağ'dan yola çıkan Buzlu firmasına ait yolcu otobüsü virajı alamayarak şarampole devrildi. Çok sayıda ölü ve ağır yaralı yolcu var.

02.02.2026 10:30 / Güncelleme: 10:52

Epstein’ın CIA’nın 'işkence uçağı'nı kullanmayı planladığı ortaya çıktı

ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı yeni belgelerde, Jeffrey Epstein’ın pilotuyla yaptığı yazışmalarda CIA’nın Guantanamo’ya mahkum taşıdığı “işkence uçağı”nı kullanmayı planladığı ortaya çıktı.

Epstein’ın CIA’nın “işkence uçağı”nı kullanmayı planladığı ortaya çıktı

Jeffrey Epstein | Florida Hukuk İcra Dairesi

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!