Ecoplas’ta patron Türk Metal’i örgütlüyor!
Gebze’deki Ecoplas fabrikasında yöneticiler fabrikaya Türk Metal’i çağırdı, işçiler üye yapılmaya başlandı.
Ekran görüntüsü Ecoplas tanıtım videosundan alınmıştır.
Arzu ERKAN
Gebze
İşçilerin kendi hür iradeleriyle seçtikleri sendikaya üye olmalarının hemen ardından, sendikalaşmaya engel olmak isteyen patronların kendilerince “makbul” buldukları başka bir sendikayı işyerine çağırarak, işçileri çeşitli baskılarla üyesi oldukları sendikadan istifa ettirip, makbul olana zorla üye yaptırdıklarına çokça tanıklık ettik. Sendikalaşmaya öncülük eden işçilerin işten atılması, sendikadan istifa baskıları, hiç olmadı patronların “makbul” sendikalarla yola devam kararı alması işçi direnişlerinin eksik olmadığı Gebze’de çok sık yaşanan örnekler. En yakınları Birleşik Metal-İş’in örgütlendiği Baldur ve Farplas işyerleri.
Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde (GOSB) faaliyet gösteren, otomotiv sanayi için plastik enjeksiyon parça üretiminin yapıldığı Ecoplas’ta yaşananlar ise işçilerin kafasını hayli karıştırmışa benziyor. Kendi deyimleri ile her şeyin süt liman olduğu fabrikada Ecoplas patronu işçilerin üye yapılması için Türk Metal’i fabrikaya çağırıyor. Evet, yanlış okumadınız, içeride bir sendikalaşma girişimi hatta işçiler içerisinde sendikaya üye olma tartışması dahi yokken patron tarafından davet edilen makbul sendika içeride örgütleniyor.
İŞÇİLERİN BİRLİĞİ ENDİŞESİ!
Kimi işçiler nedenini boyahane bölümünde çalışan işçilerin zam talebini yüksek sesle dile getirmesi olarak yorumlarken, kimileri ise Farplas’ta yaşanan işçi direnişinin işçilerce yakından takip edilmesi ve tartışılması olarak yorumluyor. Yine işçilere göre diğer bir neden de şöyle ifade edilebilir. Ecoplas da tıpkı Farplas gibi ağırlıklı olarak Toyota’ya üretim yapıyor, hatta Ecoplas’ın Sakarya Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu ayrı bir fabrikası daha var. Farplas’ta yaşanan işçi direnişi nedeniyle oluşan üretim kaybı ana sanayiyi hayli endişelendirdiği için Ecoplas’taki üretiminin sürdürülebilirliğinin güvence altına alınması isteniyor. Gerekçeleri işçilerce farklı ifade edilse de kesiştikleri nokta, Ecoplas işçilerinin hakları için birleşme eğiliminden duyulan endişe olarak ifade edilebilir.
PATRON ELİYLE TEMSİLCİ SEÇİMİ!
2011 yılında Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde üretime başlayan Ecoplas, 2020 yılında İstanbul Sanayi Odası (ISO) ikinci 500 sanayi kuruluşu listesinde 934. sırada yer alıyor. Ecoplas Genel Müdürü Bülent Yazıcı, bir dönem Petrol-İş’in örgütlü olduğu Novares’te üretim müdürü olarak görev yapmış. İşçilerin sendikalı olduğu bir fabrikadan gelen genel müdür, fabrikanın ilk yıllarında haftada bir gün işçilerle görüşerek, sıkıntıları çözmeye çalışırken, bunun sürdürülebilir bir yöntem olmadığını fark edip, temsilci seçimi yapılacağını duyurur. Her işçinin aday olabildiği bu seçimlerde 3 işçi temsilcisi seçilirken, temsilcilerin görevi ise “çalışanlar ve işveren arasında iş birliği ve çalışma barışını sağlamak” olarak tanımlanır. İşçilerin temsilcilerden beklentisi yaşadıkları sorunların ve elbette taleplerinin patron ve vekillerine aktarılması ve taleplerinin hayata geçirilmesi iken bu beklentileri gerçekleşmez, kendi deyimleri ile onlar şikayetlerini iletmekle kalırlar. Sendikasız işyerlerinde işçiler bireysel iş sözleşmesini çoğu zaman hiç görmezler, hatta kimi kez sözleşme yasaya aykırı hükümler taşısa da imzalamadan işbaşı yapamayacaklarını bildikleri için rıza göstermek zorunda kalırlar.
TİS KİTAPÇIĞI GİBİ BİREYSEL SÖZLEŞME!
Ecoplas’ta bireysel iş sözleşmesi her yılın ilk ayında işçilere kitapçık halinde dağıtılır. Yürürlük tarihi, kapsamı, amacı, temsilcilerin görevi, çalışma süreleri, fazla çalışma, izinler, iş sağlığı ve güvenliği, sosyal haklar bu kitapçıkta tıpkı bir toplu sözleşme kitapçığı gibi düzenlenmiştir. Hatta öylesine ki kitapçığın arka kapağında işçiler yıl boyunca hangi sosyal hakları alacaklarını kimi görsellerle desteklenmiş tablodan rahatlıkla görebilirler. Kurgu kolektif haklardan yoksun işçilerin sendikasız bir işyerinde çalışsalar bile “sendikalı bir işyeri” gibi çokça hakka sahip olduklarını düşünmeleri üzerine kuruludur. Seçilmiş temsilciler, her işçinin elinde sözleşme kitapçığı, işçilerde ‘Biz diğer sendikasız işyerlerine göre şanslıyız’ duygusunun oluşmasını sağlar. Ecoplas işçisi “Yılda dört ikramiye alıyoruz. Temizlik yardımı, eğitim yardımı, bayram yardımı, erzak yardımı, yıllık izin parası, giysi yardımı, yakacak yardımı, yılbaşı paketi bir sürü sosyal hakkımız var. 8 Mart kadın çalışanlar için ücretli izin. Bizde 5 yılını dolduran işçiye 1 adet cumhuriyet altını, 10 yılını doldurana 2 cumhuriyet altını verilir. Hatta 10 yılını dolduran işçi isteğe göre umreye de gönderilir. Kurban Bayramı’nda 4 kilo et verilir. Bunların hepsi de kitapçıkta yazar. Herkes hangi ay, hangi gün ne alacağını bilir, böyle olunca da sendikalı bir işyerinden ne farkımız var ki diyen işçi sayısı fazladır” şeklinde konuşuyor.
BU YIL ASGARİ ÜCRETE İTİRAZ EDİLDİ
Sosyal hakların bu şekilde düzenlendiği işyerinde kurulduğu günden bu yana işçilere verilen ücretse asgari ücrettir. Ecoplas işçisi, “Biz hep asgari ücret aldık. Devlet ne verdiyse patron da onu verdi. Şu an da asgari ücretin çok az üzerinde maaşlar, 4 bin 600 lira. Kıdem farkı yok, yeni giren işçi de iki aylık deneme süresinin ardından aynı ücreti alıyor” diye konuştu.
Ücretlerin asgari ücret düzeyinde kalmasına bu yıl ilk kez itirazlar yükselir. Boyahanede çalışan işçiler toplu halde müdürle görüşerek iyileştirme talep ederler. Talepleri kabul edilmese de Ecoplas’ta ilk kıpırdanmadır bu. Ecoplas işçisi, “Boyahanede çalışan arkadaşlar kimyasala maruz kaldıkları için yüzde 10 ekstra prim istiyorlar, hep birlikte müdürle görüşüyorlar. Farplas ile aynı işi yapıyoruz aslında. Onlar da otomobillerin plastik iç-dış aksamını üretiyor biz de. Onlar da ağırlıklı olarak Toyota’ya çalışıyor biz de. Farplas’ta işçiler asgari ücret verilmesi üzerine işi durdurdular ve en düşük ücret 6 bin 500’e çıktı. Bu çok konuşuldu” diyor.
FARPLAS DİRENİŞİ ECOPLAS’I ETKİLEDİ
Farplas direnişinin Ecoplas’ta işçiler arasında hayli yoğun bir gündem olduğunu aktaran işçi sözlerini söyle sürdürüyor: “Bir buçuk gün işi durdurdular, maaşları nasıl arttı! Sendikaya üye olmuşlar, fabrikayı işgal etmişler, çatıya çıkmışlar, helal olsun onlara. Direniş nedeniyle Toyota şöyle zarar etmiş, Farplas’a şöyle ceza yazmış, hep bunlar konuşuluyordu fabrikada. Patronun da müdürlerin de bunun farkında olduğunu düşünüyorum. Farplas’ın kötü örnek olacağından endişe ettiler. Bir de Toyota’nın Farplas’ta yaşananların bir benzerini yaşamamak için önlem alınmasını istediğini düşünüyorum.”
Nisan ayının ilk haftasında fabrikadaki ilk amirlerin yani grup liderlerinin hatları gezerek ‘Bülent Bey fabrikaya sendika getirme kararı aldı’ dediğini aktaran Ecoplas işçisi, bu gelişmenin işçileri şoke ettiğini ifade etti. Ecoplas işçisi, “Herkes birbirine ‘neden’, ‘niye ki’ gibi sorular sordu. İşveren neden işçiler örgütlensin diye işyerine sendika çağırır ki? Bana göre bunun nedeni boyahanedeki arkadaşların zam isteğinin diğer bölümlere de yayılmasından duyulan endişe. Farplas’ın işçiler tarafından bu kadar yakından takip edilmesini beklemiyorlardı. Bir de otomotivde parça eksikliği nedeniyle üretim duruşları var. Bizde de nisan ayının ikinci haftasından itibaren cumartesi günleri üretim olmayacak ve işçilerin yıllık izinlerinden kesilecek. Duruşlar nedeniyle 2022’de yıllık iznimiz kalmadı. -12 de -17’de olan arkadaşlarımız var. Bu durum da hoşnutsuzluk yaratıyor. Bu hoşnutsuzlukların işçilerde birleşmeye neden olacağını düşündüler ve bunun önüne geçmek için kendilerine yakın olduklarına inandıkları bir sendikayı getirdiler diye düşünüyorum” diye konuşuyor.
TÜRK METAL İŞYERİNE ÇAĞRILDI
Türk Metal Ecoplas patronu tarafından işçileri üye yapması için işyerine çağrılırken, işçilerin üyelik aidatlarının da işveren tarafından ödeneceği, işçiye yansıtılmayacağı açıklanır, bunun patronun kesin talimatı olduğunun da altı çizilir. Üyelik işlemlerinin temsilcilik odasında gerçekleştirildiğini aktaran Ekoplas işçisi, “Patronun çağırdığı sendikadan bize hayır gelir mi diyen işçiler hemen üye olmadılar. Böyle olunca da tüm işçileri tek tek temsilcilik odasına çağırarak üye yaptılar. Temsilcilerin elinde liste vardı, üye olanın isminin yanına çentik atıyorlardı. Tabi kafalar karışık ‘Kendimiz zam isteyemiyorduk böyle olması iyi oldu’ diyen de var, Türk Metal’i örgütlü olduğu işyerlerinden tanıyıp ‘patron sendikası bize hayrı değil zararı olur’ diyen de. Ne getirip, ne götürecek yaşayıp göreceğiz” diyor.
Evrensel'i Takip Et