23.06.2021 15:42

'Çevreye uyum' adıyla termik santrallere verilen yeni kirletme hakkına dava açıldı

Müsilajın (deniz salyası) en önemli nedenlerinden birisi olarak gösterilen termik santrallere kirletme hakkı tanıyan yönetmeliğe karşı bir kez daha dava açıldı.

"Çevreye uyum" adıyla termik santrallere verilen yeni kirletme hakkına dava açıldı

Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel

Özer AKDEMİR
İzmir

Son aylarda Marmara Denizi’nde başlayıp Kuzey Ege’den itibaren Ege’ye yayılan müsilajın (deniz salyası) en önemli nedenlerinden birisi olarak gösterilen termik santrallere kirletme hakkı tanıyan yönetmeliğe karşı Ekoloji Kolektifi Derneği, Bursa Barosu, Bursa Tabip Odası, Çan Çevre Derneği, EGEÇEP ve DOĞADER tarafından bir kez daha dava açıldı. Bilim insanlarının müsilaj oluşumunda termik santrallerin sıcak suyunu Marmara’ya boşaltılmasının payı olduğu uyarılarına rağmen yeni bir yönetmelikle özelleştirilen ve özelleştirilme planı bulunan termik santrallerin çevreye uyum koşullarını sağlama adı altında kirletme hakkının sürekli uzatılmasına karşı açılan davada kirletme faaliyetinin kamu düzenini bozduğu dile getirildi. 

TERMİK SANTRALLERİN MÜSİLAJA  ETKİSİ

Özelleştirilen ve özelleştirilme planına alınan termik santrallerin “kirletme hakları” yönetmelik değişiklikleri ile sürekli olarak uzatılıyor. Ekoloji ve meslek örgütleri tarafından bu termik santrallerin çevreye uyumu gerekçesiyle çıkarılan yönetmelik değişikliğine karşı açılan davada denizlerdeki müsilaj kirliliğine de vurgu yapılarak kömürlü termik santrallere kirletmek hakkı verilirse, müsilaj gibi sorunlar katlanarak artacağı ifade edildi. Danıştaya gönderilen dava dilekçesinde termik santral sahiplerine, kirletme hakkının tanınması çevre mevzuatına uyum olarak kabul edilmeyeceği dile getirildi. 

DAVA SÜRECİ

Yol açtığı çevre ve sağlık sorunları nedeniyle eleştirilerin hedefi olan özelleştirilen ve özelleştirilecek olan termik santrallerin, çevreye uyumlarının gerçekleştirilmesi AKP hükümeti tarafından da yoğun tepkilerin ardından kabul edilmişti. 2020 yılı başından itibaren yürürlüğe giren termik santrallerin çevre mevzuatına uyumuna ilişkin kanun uyarınca, bu uyumun bir yönetmelikle yapılacağı belirtildi. Atıkların Düzenli Depolanması Yönetmeliği de bu uyumu gerçekleştirme iddiasıyla hazırlandı. Bursa Tabip Odası, Bursa Barosu, Çan Çevre Derneği, Ekoloji Kolektifi, TEMA, TMMOB gibi çevre dernekleri ve meslek odaları bu yönetmeliğin çevreyi korumadığı ve termik santrallere kirletme hakkı getirdiği gibi gerekçelerle iptal davaları açtılar. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK) da yapılan düzenlemenin kanunun amaçladığı çevre mevzuatına uyumu gerçekleştirme niteliğinden uzak olduğunu, işletmelere bilimsel açıdan belirsiz bir rapora dayalı olarak izin verilmesinin, çevre mevzuatına uyum niteliği taşımayacağını belirterek anılan yönetmelik değişikliği hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verdi. 

ESKİSİ İPTAL EDİLECEKKEN YENİ YÖNETMELİKLE SÜRECİ UZATTILAR

Yargılamanın tam da bu yönetmeliğin iptaline doğru gittiği bir süreçte 18 Mart 2021 günlü Resmi Gazete’de davaya konu yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı duyuruldu. Resmi Gazete’nin aynı sayısında özelleştirilen termik santrallerin çevreye uyumunun düzenleneceğine dair yeni bir yönetmelik yayımlandı. O süreçte çevre ve meslek örgütleri yayımlanan bu yeni yönetmeliğin de kaldırılan eski yönetmelikle benzer hükümler getirdiği, çevreye uyum konusunun yatırımcının alacağı bir kolaylaştırılmış izin sürecine tabi tutulduğu eleştirilerini yöneltti.

TERMİK SANTRALLERİN KİRLİLİĞİNE 10 YIL GÖZ YUMULMUŞ

Eleştirilerde, Anayasa Mahkemesinin termik santrallerin çevre mevzuatına uyumuyla ilgili kanunun yürürlük tarihinin ötelenmesi ile ilgili kararında ve Danıştay İDDK’nin yönetmeliğin yürütmesini durduran kararın gerekçesinde, uyumun basitçe işletmeci ve idare arasında yükümlülüklerden ibaret olmadığını gösterdiği ifade edildi. Dava açan kurumlar, çevre mevzuatına uyum sürecinin, kamu düzenini bozan bu kirletme faaliyetine 10 yılı aşkın süredir izin verilmesi başlı başına büyük bir sorun olduğuna dikkat çekerek, şu anda da “çevre mevzuatına uyum” adı altında, kamu düzeninin bozulmasına yönelik kirletme faaliyetlerine devam edildiğinin altını çizdi.

ÇEVREYE UYUM ADI ALTINDA YENİ KİRLETME HAKKI

Yeni yönetmeliğe karşı da Ekoloji Kolektifi Derneği, Bursa Barosu, Bursa Tabip Odası, Çan Çevre Derneği, EGEÇEP ve DOĞADER tarafından dava açıldı. Açılan davada termik santral sahiplerine, kirletme hakkının tanınmasının çevre mevzuatına uyum olarak kabul edilemeyeceği belirtilerek, "Kirliliğe maruz bırakılan halkın hazırlanan çevresel uyum raporunu hukuki açıdan değerlendirebileceği, katılım yollarını açık tutan, raporla ilgili görüş ve önerilerini sunabileceği, varsa raporun ekonomik ve sosyal açıdan eksikliklerini gözeten bir izleme mekanizması barındırmalıdır. Bu kapsamda yatırımla ilgili yeniden izin verme süreci, sadece yatırımcının teknik düzenlemelerinden ibaret sayılamaz” denildi. Dava dilekçesinde bu santrallerin ÇED sürecinden muaf tutulması da eleştirilerek her iki mahkeme kararında da asıl olanın yaşam hakkı olduğunu ve bunun ekonomik, bürokratik ve fiili yükümlülüklere feda edilemeyeceğinin vurgulandığını dile getirdi. 

MÜSİLAJ GİBİ ÇEVRE FELAKETLERİ İSTENMİYORSA PATRONLARA KİRLETME HAKKI VERİLMESİN

Yeni bir yönetmelik sürecinin, bu haliyle kabul edilmesi ve yürürlüğe girmesinin, yeni bir istisnanın kabul edilmesine yol açmış olacağının belirtildiği dilekçede, “Bu durum, temel hakların ve bu eksende çevre haklarının kullanılmasını engelleyecek ve hak ihlallerine yol açacaktır. Diğer yandan da çevre mevzuatına uyum kapsamında bu yönetmeliğe tabi olarak işletmelere yeniden bir izin süreci tanımlanacaktır. Önümüzdeki günlerde müsilaj gibi sorunların daha da artacağı beklentisi ile bu felaketin önünü alacak, hakların devlet tarafından tanınması ve yatırımcılara kirletme hakkı verilmemesi gerekir” ifadelerine yer verildi.

Bu yeni yönetmelikle Yatağan, Orhaneli gibi mahkeme kararıyla kapatılan termiklere bile yeniden izin verildiği belirtilirken, düzenlemenin termiklerin kümülatif olarak zararını ortaya koymaktan uzak olduğu dile getirildi. 

{{428473}}

{{434467}}

{{430137}}

{{404113}}

{{402929}}

{{407276}}

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
06.02.2026 09:41

Potada 19. hafta başlıyor: Haftanın programı belli oldu

Basketbol Süper Ligi’nde 19. hafta maçları 7 Şubat’ta başlıyor. Haftanın en kritik karşılaşmalarından biri Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanacak.

Potada 19. hafta başlıyor: Haftanın programı belli oldu

Fotoğraf: AA

06.02.2026 12:33

Eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen: Samimiyse Demirtaş ve Kavala kararları da uygulanır

AİHM yargıcı Rıza Türmen, MHP lideri Devlet Bahçeli ve MHP’li Feti Yıldız’ın ‘umut hakkı’ değerlendirmelerine ilişkin konuştu: Samimiyse AİHM’nin Demirtaş ve Kavala kararları da uygulanır.

Eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen: Samimiyse Demirtaş ve Kavala kararları da uygulanır

Selahattin Demirtaş fotoğrafı: MA & Osman Kavala fotoğrafı: osmankavala.org

06.02.2026 17:17

Nif Çayı'nın taşmasıyla Gediz Ovası sular altında kaldı

Manisa'dan geçerek İzmir Körfezi'ne dökülen Nif Çayı, gece boyunca etkili olan sağanak yağışın ardından yatağından çıktı. Taşkın nedeniyle Gediz Ovası'ndaki geniş üzüm bağları suyla kaplandı.

Nif Çayı'nın taşmasıyla Gediz Ovası sular altında kaldı

Fotoğraf: DHA

06.02.2026 20:23

Fransa Meclisi’nde İmamoğlu gündemi: Karar tasarısı oy birliğiyle kabul edildi

Fransa Ulusal Meclisi, Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu ve Türkiye’deki insan hakları ihlallerine dikkat çeken karar tasarısını oy birliğiyle kabul ederek siyasi baskının normalleşmesine karşı uyarıda bulundu.

Fransa Meclisi’nde İmamoğlu gündemi: Karar tasarısı oy birliğiyle kabul edildi

Ekrem İmamoğlu

07.02.2026 00:22

TMMOB’ye ve bağlı odalara bakışımız nasıl?

TMMOB, mühendisleri örgütleyen bir mücadele aygıtı olmaktan ziyade, mühendisleri sistem içinde tutmaya çalışan yumuşak bir tampon işlevi görmekte. Eleştirimiz, TMMOB’nin “Hiçbir şey yapmaması” değil; yanlış şeyi, yanlış özneyle yapmasıdır.

TMMOB’ye ve bağlı odalara bakışımız nasıl?

Emek Hareketinden makina mühendisleri, TMMOB yazı

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!