08.12.2012 20:48

Şişecam’ı kırdılar

1940’lı yılların sonları olmalıydı. Okulla Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikasına gezmeye gitmiştik. Fabrikanın avlusuna yığılı kırık camların içerdeki fırınlarda eritilerek kızıl bir macun haline getirilişini görmüştük.  Beni en çok şaşırtan upuzun boruların ucundaki bu hamuru üfleyerek, şişirip pırıl pırıl bir c

Şişecam’ı kırdılar
Adnan Özyalçıner

Bütün bu rengarenk güzelliklerin üstüne düşen ilk gölge, beliren ilk çatlak sanırım 1966 yılındaki grevle yaşandı. Üretim durdu. Cam bardaklar, suluklar, çeşmi bülbüller boyunlarını büktü. Kırılıp dökülürlerse, onları yeniden kim üretecekti. İşçiler haklarını almak için 80 günü aşkın direndiler. Polis-jandarma baskısına karşı koydular. Yaralanıp hastaneye kaldırılanlar oldu. “İstanbul Halkına” adıyla yayınladıkları bildiride, devlet adına fabrika yöneticisi Kocatopçu’yu kastederek şöyle diyorlardı:  “... Ölüm Allahın emri, ama bu adam bizimle masaya oturmalı, mahkeme kararına, Yargıtay kararına uymalı. Bu adamın, hem devlete milyonlar zarar vermeye, hem de bizleri süründürmeye ne hakkı vardır? ...  Halbuki fabrikanın bir günlük zararını bize zam diye verse mesele hallolur.”

İNCE BELLİ ÇAY BARDAĞI

Aradan yıllar geçti. Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası özelleştirildi. İkinci çatlak da fabrikanın özelleştirilmesinden yıllar sonra, 6 Ağustos 2002’de patlak verdi. Paşabahçe işçileri bu kez fabrikalarının tümden kapatılmak istenmesine karşı direnişe geçtiler. İşçilerin direnişi Paşabahçe halkının katılımıyla sürmüştü. Çünkü onlar da fabrikalarının kapatılmasına karşıydı. İnce belli çay bardaklarından, pırıl pırıl, lekesiz su bardaklarından, vazolarından, suluklarından olacaklardı. Caminin imamı minareden çağrı yaparak Paşabahçe halkını bu direnişe katmıştı. O günlerde Kristal-İş’in çağrısıyla Sennur Sezer’le birlikte ben de direnişe katıldım.  Ortam görülmeye değerdi. İşçiler fabrikayı içinden kuşatmış, Paşabahçe halkı da dışardan fabrikayı çepeçevre çevirmişti. Yalnız taşıtların gidip geldiği yol açıktı. Çevreyi kaldırımlarına kadar Paşabahçe halkı doldurmuştu, örgü ören kadınları, cigara içen erkekleri, kovalamaca oynayan çocuklarıyla birlikte. Her yer bir piknik alanı gibiydi. Yoldan geçen arabalar da klakson çalıp el sallayarak bu cümbüşe katılıyordu. Ben o gün 1966 grevinin bildirisini okuyarak işçileri yüreklendirmeye çalıştım. Direniş 18 gün sürdü. Fabrika kapatıldı ama patron işçilerin öteki fabrikalara gönderilmesini kabul etmek zorunda kaldı.

Bu olaydan sonra Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikasının görevini, 1968 yılında üretime geçen Topkapı Anadolu Cam Sanayi yani, Topkapı Şişecam devralmıştı.

Bugün 575 çalışanının işsiz kalacağı Topkapı Fabrikası da kapatılıyor. Fabrikayı Eskişehir’e taşıyacak olan Şişecam işvereni yeni fabrikaya gitmek isteyen işçileri götürmek istemiyor. Onlar, 1980, 1991, 1995, 2001, 2003, 2004’te yalnız ücret uyuşmazlığı için değil fabrikalarının kapatılan bir cam fırını, Eskişehir’de işten atılan sendikalı işçiler için, işçilerin köleleştirilmesine karşı, sendikal hak ve özgürlüklerine sahip çıkmak için greve gitmişlerdi. Ama fabrikalarını işverenden daha çok seviyorlardı. Çünkü onlar, önceden 20 kişi çalışan yerde 5-6 kişi çalışarak çeşitli hastalıklara yakalanmalarına karşılık 12 yıldır taşınacak diye eleman alınmayan fabrikalarında canlarını dişine takarak çalıştılar.

Burada cam işçiliğine gönül vermiş bu insanları işsiz bırakırken fabrikanın taşınacağı yerde yeni işçi almak cam işçisi Kaftal’a göre çözüm değil. Ona göre: “Sosyal devletin görevi çalışanları işten etmeden yeni işçi almaktır.”

575 kişinin çalıştığı, 2 binin üstünde insanın ekmek yediği İstanbul’daki son Şişe Cam’ı kapatmakla ince belli çay bardaklarını, pırıl pırıl, lekesiz su bardaklarını, vazoları, sulukları, çeşmi bülbülleri  çatlattıktan sonra şimdi, acımasızca kırıp döküyorlar. Kırılanları eritip yeniden üretecek cam işçilerini de işsiz bıraktıklarına göre yakın bir gelecekte hepsini tuzla buz edecekler.

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!