04.07.2020 06:35 / Güncelleme: 07:37

2019’da ormansızlaştık!

Uzmanlar yol kenarına dikilen ağaçların bile ormanlaştırma kapsamına alındığını, 2019’daki ormanlaştırmanın, 1975’ten günümüze kadarki en düşük ikinci değer olduğunu söylüyor.

2019’da ormansızlaştık!

Fotoğraf: Freepik

Özer AKDEMİR
İzmir

Orman Genel Müdürlüğü (OGM) 2019 yılındaki ağaçlandırma verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre ormanlaştırılan alan, ormanlardan başka kullanımlara tesis edilen alanlardan daha az. “Bu verilere göre 2019 yılında ormansızlaştık" diyen Prof. Dr. Doğanay Tolunay, 2019 yılında ormanlaştırılmak üzere ağaçlandırılan alan miktarının da 1975 yılından günümüze kadarki en düşük ikinci değer olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Yücel Çağlar ise orman varlığının azalmasına rağmen “hukuksal olarak” değişmediğine dikkat çekti.

"FİDAN SAYILARINA BAKARAK ORMANLAŞTIRMAYI ANLAYAMAYIZ"

OGM’nin açıkladığı 2019 yılı ormanlaştırma verilerini değerlendirmesini istediğimiz İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, öncelikle ülkemizde ormanlaştırma çalışmalarının dikilen fidan sayılarıyla açıklanmaya çalışıldığına dikkat çekti. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kısa bir süre önce 2003-2019 yılları arasında toprakla buluşturulan fidan sayısının 4.7 milyar olarak açıklandığını aktaran Tolunay, “Açıklanan bu fidan sayılarının doğru, ancak dikilen fidanların önemli bir kısmı zaten orman olan alanlara dikildi. Yine okul, hastane, cami bahçesi gibi kamu alanları ile yol kenarlarına dikilen fidanlar da bu sayıların içinde yer alıyor. Hatta çeşitli özel günlerde ücretsiz dağıtılan fidanlar da toprakla buluşturulan fidan kabul ediliyor. Kamuoyu tarafından dikilen her fidan ile orman alanlarımızın genişlediği düşünülüyor. Yeni bir orman kurmak için yapılan çalışmalar ormanlaştırma olarak tanımlanmaktadır ve bu kavram ağaçlandırmadan farklıdır. Ağaçlandırmayı bahçenizde, yol kenarında ya da zaten orman olan bir yerde yapabilirsiniz ama bu alanlarda dikmiş olduğunuz fidanlarla orman kurmuş olmazsınız” dedi.

"Grafik"

"20 YILIN EN DÜŞÜK İKİNCİ ORMANLAŞTIRMA DEĞERİ"

Ormanlaştırmanın “Bugüne kadar hiç orman vasfı olmamış ya da uzun zaman önce orman vasfını kaybetmiş alanların orman haline getirilmesi için yapılan çalışmalar” olduğunu ifade eden Tolunay, OGM’nin 1946 yılından bugüne ormanlaştırma kapsamında değerlendirilebilecek çalışmaların kaydını tuttuğunu dile getirdi. Bugüne kadar toplam 2.4 milyon hektar kadar, üzerinde önceden orman olmayan alanın ağaçlandırılarak orman halinde getirildiğini belirten Tolunay, şunları söyledi: “Son 20 yılda ortalama olarak yıllık 40 bin hektar kadar bir ormanlaştırma çalışması yapılmaktadır. Ancak 2019 yılında bu çalışmalar yaklaşık 18 bin hektarda kalmış olup, son 20 yılın en düşük değeridir. 1975 yılından günümüze kadarki en düşük 2. değerdir.”

"Grafik"

ÜLKEMİZ ORMANLARI ARTIYOR MU AZALIYOR MU?

Ülkemiz ormanlarının artıp artmadığını anlamak için yıllık olarak ormanlaştırılan ve orman vasfını kaybeden alan miktarlarının karşılaştırılması gerektiğinin altını çizen Tolunay, “Her yıl orman vasfını kaybeden alan olur mu diye aklınıza gelebilir. Ne yazık ki Orman Kanunu’nun 16, 17 ve 18. maddeleriyle kamu yararı var denilerek onlarca farklı kullanıma ormanlarda izin verilebilmekte. Bunların başında madencilik ve enerji yatırımları geliyor. Ayrıca yol, otel, üniversite kampüsü, hayvan barınağı, hatta çöplük gibi çok sayıda tesis için de ormanlar tercih ediliyor. Bu şekilde başka kullanımlara verilen alanlar hiç de az değil. 450 bin hektarı 2004 sonrasında olmak üzere 700 bin hektar bir alan orman özelliğini kaybetmiş durumda. 2005, 2007, 2014, 2015, 2017 ve 2019 yıllarında orman alanları üzerinde tesis kurmak için verilen izinler o yıl içinde yapılan ormanlaştırma çalışmalarının üzerine çıkmış. Bir bakıma yıllık olarak değerlendirildiğinde o yıllar için bir ormansızlaşma olduğunu söylemek mümkün” dedi.

"ESAS KAMU YARARI, ORMANIN ORMAN OLARAK KALMASIDIR"

Orman alanlarına tesis kurmak için verilen izinlerin son yıllarda artmasının en büyük nedeninin ormanların ucuz bir arsa olarak görülmesi olduğuna işaret eden Tolunay, “Özel sektör ya da kamu çok düşük kullanım bedelleri ödeyerek, zaman zaman da teşvikler alarak orman alanları üzerine onlarca farklı nitelikte tesis kurmak için izin alabiliyorlar. Halbuki ormanların orman olarak kalmasında, kamunun daha fazla yararı olduğu göz ardı ediliyor” dedi.

"Kesilmiş

DOÇ. DR. YÜCEL ÇAĞLAR: SİYASİ İKTİDARIN UYANIKLIĞI!

OGM’nin açıkladığı ormanlaştırma sayısal verilerini yorumlayan Doç. Dr. Yücel Çağlar, orman sayılan arazileri genişletme amacıyla yaptığı çalışmalara ilişkin verilerin bile OGM’nin “Orman varlığımız arttı” savını doğrulamadığını belirtti. Devlet ormanı sayılan kaç hektar ya da dekar arazinin kaç kişi ya da kuruluşa, başta madencilik, turizm, enerji olmak üzere ormancılık dışı amaçlarla kullanmaları için izin verildiğinin açıklanmadığına dikkat çeken Çağlar, “Oysa bu yatırımların gerçekleştirildiği yerlerdeki “devlet ormanı” sayılan araziler azalmıyor. Arazi genişliği azalmıyor ama bu arazilerdeki orman ya da maki ekosistemleri yok ediliyor” dedi.

ORMAN VARLIĞI AZALSA DA "HUKUKSAL OLARAK" DEĞİŞMEMİŞTİR!

Ormanlarımız azalıyor/artıyor başlıklı bir tartışmada hukuksal olarak “orman” sayılan yerler ile “orman ekosistemi” kavramlarının ayrı ayrı ele alınması gerektiğinin altını çizen Çağlar, şunları dile getirdi: “Herhangi bir yerde orman ekosistemi bulunmasa da, hukuksal olarak “orman” sayılabiliyor. “Hukuksal olarak “orman” sayılan arazilerin genişliği, bu arazilerde yanan/yakılan ya da herhangi bir nedenle (madencilik, enerji, turizm, otoyol vb. yatırımlar için) yok olan ya da edilen orman ekosistemlerinin yerlerinde ağaçlandırma yapılarak artırılamaz. Örneğin, OGM verilerine göre; 2003-2019 döneminde çıkan toplam 36.8 bin yangında 129.5 bin hektar orman ekosistemi zarar görmüştür. Ek olarak; 2012-2018 döneminde ise hukuksal olarak “devlet ormanı” sayılan toplam 205.6 bin hektar arazinin çeşitli ormancılık dışı amaçlarla kullanılmasına izin verilmiştir ki, bu arazilerin 65.9 bin hektarı madencilik etkinliklerine tahsis edilmiştir. İzinlerin zarar verdiği orman ve maki ekosistemlerinin genişliği ise bilinmiyor. Bu gelişmelere karşın ülkemizde orman ve maki ekosistemi varlığı azalmıştır ama hukuksal olarak “orman” sayılan arazi genişliği değişmemiştir, azalmamıştır” dedi.

"EN AZ 75 BİN HEKTAR ORMAN EKOSİSTEMİ TÜMÜYLE YOK EDİLDİ"

Bu bağlamda son olarak şunu söyleyebilirim: 2019 yılında yapılabilen “ağaçlandırma” vb. çalışmalar, önceki dört yılın ortalamasının yarısına bile ulaşamamıştır. 2003-2018 dönemindeki yıllık ortalamanın yüzde 37.5’ine düşmüştür. 2019 yılında en az 75 bin hektar orman ekosistemi tümüyle yok edilmiş, çeşitli düzeylerde zarar görmüştür. Buna karşılık, toplam 30 bin 349 hektarda yeni orman ekosistemi oluşturma çalışması yapılabilmiştir. Bu verilere göre, ülkemizde yalnızca 2019 yılında 45 bin hektar orman ekosistemi azalmıştır.

"Kesilmiş

{{408403}}

{{408086}}

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
02.02.2026 12:27

Son yağışlar etkisini gösterdi: İstanbul barajlarında son durum ne, doluluk oranı yüzde kaç oldu?

İSKİ verilerine göre İstanbul’a su sağlayan barajların ortalama doluluk oranı 2 Şubat itibarıyla yüzde 30.25 oldu. En yüksek doluluk Elmalı Barajı’nda, en düşük seviye ise Kazandere Barajı’nda ölçüldü.

Son yağışlar etkisini gösterdi: İstanbul barajlarında son durum ne, doluluk oranı yüzde kaç oldu?

Evrensel

03.02.2026 12:01 / Güncelleme: 15:44

Aziz İhsan Aktaş davasında ikinci hafta: 'Biri 'duydum' diyor, aylarca tutuklu kalıyoruz'

Aralarında CHP’li belediye başkanlarının da bulunduğu 200 sanıklı Aziz İhsan Aktaş davasında 7. gün sona erdi. Bugün savunma yapan sanıklar, üstlerine atılı suçları somut delillerden yoksun olduğuna dikkat çekti.

Aziz İhsan Aktaş davasında ikinci hafta: "Biri 'duydum' diyor, aylarca tutuklu kalıyoruz"

Fotoğraf: ANKA

03.02.2026 17:20

Petrol yabancı sermayeye akıyor, AKP'li vekil emekliye umut satıyor

Hükümet, emekliler için Gabar petrolü gelirlerini işaret etti. Akbaşoğlu, "Para devletin cebinde kalacak" derken, sahadaki kuyularda ABD sermayeli şirketler faaliyet göstermekte ve gelirin büyük kısmını almakta.

Petrol yabancı sermayeye akıyor, AKP'li vekil emekliye umut satıyor

Fotoğraf: MA

03.02.2026 16:57

ASSAN soruşturmasında iddianame hazırlandı: 5 şüpheli hakkında 36 yıla kadar hapis istemi

ASSAN Group’a yönelik “askeri casusluk” soruşturmasında 4’ü tutuklu 5 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi. Şirket yöneticileri için 10 ila 36 yıl arasında hapis cezası talep edildi.

ASSAN soruşturmasında iddianame hazırlandı: 5 şüpheli hakkında 36 yıla kadar hapis istemi
03.02.2026 07:24

Eski Fransa Maliye Bakanı Le Maire'in de adı karıştı: Epstein'in evinde onunla görüştüğü ortaya çıktı

Epstein belgelerinde dikkat çeken isimlerden biri de Eski Fransa Maliye Bakanı Le Maire oldu. Eski Bakan Le Maire'in Epstein’in evinde onunla görüştüğü ortaya çıktı; yakınları Epstein ile bağlantısını doğruladı.

Eski Fransa Maliye Bakanı Le Maire'in de adı karıştı: Epstein'in evinde onunla görüştüğü ortaya çıktı

Fotoğraf: IAEA Imagebank/Wikimedia Commons CC BY 2.0

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!