24 Mart 2020 16:07 Güncelleme: 24 Mart 2020 18:24

İHD İzmir Şube Başkanı Zafer İnce: İnfaz yasası ayrımsız tüm mahpuslara uygulanmalı

İnfaz düzenlemesini değerlendiren İHD İzmir Şube Başkanı Zafer İnce, siyasi ve hasta mahpusların durumuna dikkat çekerek, yasanın ayrımsız tüm mahpuslara uygulanması gerektiğini vurguladı.

GÜNCELLENDİ

Fotoğraf: MA

Eda AKTAŞ
İzmir

Koronavirüs salgınını cezaevlerinde yarattığı risk nedeniyle yeniden gündeme gelen infaz düzenlemesini değerlendiren İHD İzmir Şube Başkanı Avukat Zafer İnce, özellikle siyasi ve hasta mahpusların durumuna dikkat çekerek, yasanın ayrımsız tüm mahpuslara uygulanması gerektiğini vurguladı.

Koronavirüs salgınının cezaevlerinde oluşturduğu risk nedeniyle infaz düzenlemesi konusunda harekete geçildi. Cinsel suç, kasten insan öldürme, uyuşturucu ticareti, örgütlü suç, terör suçu ve tekrarlanan suçlar haricindeki suçlarda infaz oranının yarı yarıya indirecek teklifle birlikte yaklaşık 30 bin mahkumun tahliyesi öngörülüyor. Ancak koronavirüs salgını nedeniyle bu kapsamın genişleyebileceği ifade ediliyor.

Yeniden gündeme gelen infaz düzenlemesini değerlendiren İHD İzmir Şube Başkanı Avukat Zafer İnce, yasanın daha yayınlanmadığını ve basına yansıdığı kadar fikir sahibi olduklarını söyleyerek, “Taslak metine bakılacak olursa burada siyasi mebusların kapsam dışı bırakıldı, dolayısıyla Anayasada vurgulanan eşitlik ilkesine aykırı bir taslak olduğunu gözlemliyoruz” dedi.

“TASLAKTA SİYASİ MAHPUSLAR DA DİKKATE ALINMALI”

Ayrımsız bütün mahpuslar için düzenleme yapılması gerektiğini dile getiren İnce, “Tecavüzcü, katil falan da mı diye haklı bir eleştiri geliyor. Biz bunun için de devletin gerekli tedbirleri alarak ev hapsi olur buna benzer önlemler olur onlar için de yasanın uygulanmasını istiyoruz. Çünkü koronavirüs aşısı olmayan bir virüs. Dolayısıyla cezaevleri bu konuda çok ciddi bir tehlike barındırmakta. Cezaevi koşullarını gözlemleyen kurum ve avukat olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki oradaki yoğunluk, kalabalık ve beslenmenin sağlıklı olmayışı gibi onlarca neden sayabiliriz. Salgın önlemi alınmasının büyük etkenlerinden birisi de başta tutuklu olmak üzere hükümlerinde tahliyelerin önünün açılması ve burada da ayrımsız bir şekilde eşitlik temelinde yapılmasını bekliyoruz. Taslaktan gördüğümüz üzere siyasi düşüncelerden dolayı cezaevlerinde olan birçok mahpusun tahliyesi sağlanmıyor. Dolayısıyla taslak bu şekliyle kabul edilebilir değil” diye konuştu.

“CEZAEVLERİNDEN DOĞRU BİLGİYE ULAŞMAKTA ZORLANIYORUZ”

Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan genelge ile kapalı ve açık görüşlerin askıya alınmasından dolayı cezaevlerinden son sürece ilişkin doğru ve net bilgiye ulaşamadıklarını anlatan İnce, geçen bir hafta içinde Şakran cezaevinden 4 mahpusun yüksek ateş nedeniyle hastaneye kaldırıldığı bilgisini aldıklarını ancak durumu daha teyit edemediklerini söyledi.

Cezaevlerine ilişkin bilgileri ailelerin yaptığı telefon konuşmaları üzerinden öğrenmeye çalıştıklarını ancak çoğu zaman doğru bilgiye ulaşmakta zorlandıklarını da dile getiren İnce, “Şakran cezaevinde bir koğuşun kapatılarak daha yeni karantina koğuşu oluşturulduğu hasta olan birkaç kişinin burada tutulduğu ve iki mahpusun da hastaneye kaldırıldığı bilgisi var. Bunu şu an teyit etmeye çalışıyoruz. Ama daha teyit edemedik. Ayrıca bir koğuşun kapatılması zaten yoğun olan koğuşların daha da yoğun ve sağlıksız ortama dönüştürülmesi anlamına geliyor” dedi.   

“HASTA MAHPUSLARIN ACİLEN TAHLİYELERİ YAPILMALI”

İnce bazı cezaevlerinde temizlik ve dezenfekte işleminin yapıldığını ancak çoğunda hala hiçbir şekilde dezenfekte işleminin yapılmadığını, eldivenlerin ve maskelerin kullanılmadığı gibi bilgilerinde kendine ulaştığını aktardı.

Türkiye genelinde cezaevlerinde 457 ağır olmak üzere 1333 hasta mahpusun bulunduğunu bunun 150’ye yakınının ise Ege Bölgesi’ndeki cezaevlerinde bulunan mahpuslar olduğunu hatırlatan İnce, “Hasta mahpusların acilen tahlilleri yapılmalı. Bu konuda gerekli girişimlerde bulunuyoruz ancak somut hiçbir adım atılmadığını gözlemliyoruz. Menemen R tipi cezaevinde kalan 74 yaşında hasta bir müvekkilim var. Yaklaşık 2 yıldır müvekkilimin tahliyesi içi uğraşıyorum. Geçen hafta koronavirüs nedeniyle tahliyesini tekrardan talep ettim. Bana verilen cevap ‘Bununla ilgili daha önce değerlendirme yaptık ret kararı vermiştik’ dendi. Yani değişen şartları ve durumu anlatamıyoruz. Müvekkilim kronik ağır hasta ve cezaevi koşullarında kendisinin barınması imkansız. Ne yazık ki yetkililere anlatamıyorum. Çok ağır aksak işleyen bir mekanizma var ve bu süreçte mekanizma daha da işlenmez hale geldi. Dolayısıyla kamuoyunun ve STK’ların bu konuya daha da eğilmesi ve duyarlı olması gerekiyor” diye konuştu.

Reklam