19 Mart 2020 01:00
Son Güncellenme Tarihi: 19 Mart 2020 07:20

Ford ve Toyota'dan işçi mektupları: Virüsün sebebi biz değiliz, bedel ödemeyeceğiz

Ford işçileri yazdığı mektupta "Ücretsiz izin uygulamasının karşısında durma" çağrısı yaparken, Toyota işçisi "Virüs ülkemizde tespit edildi, yetkililer hiçbir şey yapmadı" dedi.

Fotoğraf: Ford işçileri (arşiv) | Toyota logosu & Toyota Sakarya Fabrikası/Toyota Türkiye 

Paylaş

FORD OTASAN İÇİN PARA ÖNCE GELİR, İŞÇİLERİN SAĞLIĞI ONLAR İÇİN BİR ANLAM İFADE ETMEZ

Ford Otosan işçisi
Kocaeli

Sevgili Evrensel okuyucuları ve işçi kardeşlerim;

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu sıralar koronavirüsü gündem. Herkes Erdoğan'ın açıklamalarını beklemekte. Ford'daki durumda buna benziyor. Söylentiler almış başını gidiyor, yönetimden hiçbir açıklama yok, aynı şekilde Türk Metal Sendikası da bir açıklama yapmıyor. Ayrıca temsilciler de piyasada yok. Koronavirüsünden kaçıyorlar galiba. Biz işçileri düşünen yok.

Bizim bildiğimiz herşey söylenti üstüne. Biliyorsunuz, fabrikada üretimin 30 Mart ile 4 Nisan arasında duracağı açıklandı. Bu bizim için bir dedikoduydu çünkü bize hiçbir açıklama yapılmadı. Bizler de herkes gibi Evrensel'e haber olduğunda öğrendik duruşu. Şimdi de deniyor ki, duruş öne çekilecek. Hâlâ bir söylenti bu da. Fabrikada üretime 19 Mart yani yarın itibariyle ara verilecekmiş, 14 Nisan tarihine kadar. Kademe kademe gerçekleşecekmiş duruş. Perşembe günü custom hattı, cuma günü Yeniköy fabrikası, cumartesi günü ise transit hattında üretim durdurulacak. Üstelik bu duruşlarda yıllık izinden kesilecekmiş.

GERÇEKLER İŞÇİLERDEN SAKLANIYOR

Fabrikada shut down (fabrikada üretimin durduğu, tüm işçilerin yıllık izne çıkarıldığı dönem) öne anılacak diye bir söylenti var. Bunca söylenti var fakat hiçbir resmi açıklama yapılmıyor bizlere. Gerçekler son ana kadar önceden de olduğu gibi işçiden saklanıyor. Anlaşılan o ki, bu duruşların bedeli yine bizlere çıkarılacak. Duruşlar söylendiği gibi yıllık izinlerimizden düşerse, yıllık izin hakkımız virüs bahanesi ile gasbedilirse, yazın o sıcaklarda çalıştırılacağız.

Ford Otosan'da her şeyin bedeli biz işçilerin üzerine kalıyor. Hatlar arızalanır, arıza giderildikten sonra hatlar hızlandırılır, olmadı hafta sonu mesai kitlerler, bedeli bize çıkar. Virüs gelir yurt dışından parça gelmiyor diye duruş yapılır. Burada virüsün bize bulaşma tehlikesinden değil de, parça olmayışından duruş yapılıyor olması da, Ford yönetiminin işçisine verdiği değeri net biçimde ortaya koyuyor.

Tüm bunlar yaşanırken de bizim Türk Metal Sendikası diye bir sendikamız var ya o da tüm olup bitene seyirci kalır. İşveren ne derse onaylar, bize danışma gereği bile duymaz. Adamlar ne de olsa aidat topluyor, işçi sesini çıkarmaz zaten, biz patrona şirin gözükelim diye düşünüyorlar anlaşılan. İşçi desen kızsa da, bilse de, sessiz kalır ama söylenir. Harekete geçmez.

Bu böyle mi olmalı? Bence olmamalı. Dünyayı saran koranavirüs birçok ülkede ve de birçok kurumda yıllık izin ya da ücretsiz izin yerine idari izin yani ücretli izin olarak atlatılmaya çalışılıyor. Bizde ise suçlusu bizmişiz gibi ihalesi bize kalıyor.

ÜCRETSİZ İZİN UYGULAMASININ KARŞISINDA DURALIM

Ayrıca Ford Otosan'ın umreye gönderdiği montaj alanında çalıştığı söylenen biri umre dönüşü kontrol edilmeden hatta çalıştırılmış daha sonraları medyada umreden gelenlerde de koranavirüsünün ortaya çıktığı haberi duyulunca, bu kişi evine gönderilmiş. Ford Otosan bizleri üretim durmasın diye riske atmış. Böyle bir söylenti ortada dolaşmasına rağmen tenezzül edip, ne Ford Otosan, ne de Türk Metal Sendikası bizleri bilgilendirmek adına bir açıklama yapmamıştır. Koronavirüsü bizim suçumuz değil, duruş da bizim suçumuz değil ve bizler bunun faturasının bizlere çıkarılmasına seyirci kalacak değiliz. Bu konuda birleşip, yıllık izin haklarımızın peşine düşelim veya ücretsiz izin uygulamasının karşısında duralım. Koskoca fabrika, salgın hastalıkta bizleri idare edemiyorsa kapısına kilit vursun gitsin. Ayrıca birçok fabrikada işyeri girişine konan ısı ölçen cihazlar, Ford Otosan gibi devasa bir fabrikaya konulmamıştır. Ford Otosan için para önce gelir, işçilerinin sağlığı onlar için bir anlam ifade etmez.


BİZLER SİPARİŞLERİNİ YETİŞTİRMEK İÇİN BİZLERİ BU TEHLİKE ORTAMINDA ÇALIŞTIRMALARINA BOYUN MU EĞECEĞİZ?

Ford Otosan işçisi
Kocaeli

Koronavirüsüne dair hepimiz panik içindeyiz. Alınacağı söylenen önlemler alınmadı ve her an her öksürük bizi tedirgin ediyor. Aynı tempoda çalışmaya devam ediyoruz. Maaş yatınca market alışıverişi yapmayı planlıyoruz, kendimiz, ailelerimiz için tedirginiz. Arabalar bizim sağlığımızdan önemli mi? Ya da parası olan market alışverişi yapsın, olmayan ne yapsın?

Duruş olacağını haberlerden öğreniyoruz. Bize hiçbir açıklama yapılmıyor, bu izinler ücretsiz mi olacak, yıllık izinden mi düşecek? Fabrikanın shut down (fabrikada üretimin durduğu tüm işçilerin izne çıkarıldığı dönem) tarihlerinin değişeceği söyleniyor. Mühendisler ya da daha üst kademeler artık hatlarda dolaşmıyor.

ÜRETİME ARA VERİLSİN, ÜCRETLERİ İŞVEREN ÖDESİN

Biz işçiler açısından da değişen bir şey yok, tedirginliğimiz dışında. Çalışmaya devam ediyoruz panik içinde. Bizlerin insan yerine konulup, açıklama yapılmasına ihtiyacımız var. “Üretime ara verilsin, verildiği süreler işverence ödensin” diyoruz. Çünkü bizlerin maaşları olmadan, sağlığı yerinde olmadan yapabileceği bir şey yok.

Korona kadar acımasız olan şey işverenler. Bizler görüyoruz ki, kendileri kalabalık yemekhanelerde yemeyenler, kalabalık tuvaletleri kullanmayanlar, sıcacık evlerinde sadece süreci izleyenler bizi önemsemiyor. Ne canımızı, ne de nasıl geçineceğimizi hiç önemsemiyorlar.

Bizler kendimiz için, canımız için birleşmek zorundayız. Yoksa iki hafta daha belki hattı hızlandırıp en azından az buçuk siparişlerini yetiştirmek için bizleri bu tehlike ortamında çalıştırmalarına, istedikleri zaman istedikleri gibi izne çıkarmalarına boyun eğmek zorunda mı kalacağız?

İzni öne alanlar, bu duruşu ücretsiz ya da yıllık izinden düşülmesi bizler için çok büyük bir sıkıntı olacak, çünkü tıpkı krizlerde olduğu gibi herhangi bir olumsuz durumu biz işçilerin üzerine yıkmaya çalışıyorlar. Bu virüsü çıkaran biz değiliz, yayılmasının sebebi de değiliz. Bize faturayı yıkmalarına için vermeyeceğiz.

İspanya'da Mercedes fabrikasındaki arkadaşlarımızın yaptığı gibi birlikteliğimizi sağlayıp, isteklerimiz için gerekirse üretimi durduralım. Mercedes'teki işçiler fabrikada bir vaka ortaya çıkması ve üretimin buna rağmen devam ettirilmek istenmesine karşı, onlar kendi kararlarını verdiler, üretimi durdurdular. Koronadan da, patronlardan da korkmak yerine birliğimizi sağlamamız gerekiyor.


TOYOTO'DA ÖNLEM ALINDI MI BİLMİYORUZ

Toyota işçisi
Kocaeli

Toyota Sakarya Fabrikasında 21 Mart-5 Nisan tarihleri arasında üretime ara verilecek. Bu 2 haftalık duruş neyse ki ücretimizden kesilmeyecek, ücretli izinli olacağız.

Ben koronavirüse dair önlem almadığı için fabrika yönetimine çok öfkeliyim. Bu virüs ülkemizde tespit edildiğinden bu yana fabrika yetkilileri hiçbir şey yapmadı. Hiçbir yönetici hiçbir açıklama yapmadı, uyarıda bulunmadı, hiçbir şey olmamış gibi gittik, geldik. Fabrikanın tamamı geçen pazar dezenfekte edilmiş, söylenen sadece bu. Dinlenme alanlarına dezenfektan koymadılar, toplu bulunduğumuz alanlar ne kadar sıklıkla temizleniyor bilmiyoruz. Yemekhane, soyunma odaları tuvaletler gün içinde birkaç kez temizlenmeli, var mı böyle bir önlem bilmiyoruz.

Başka fabrikalarda kronik hastalığı olan işçiler tespit edilip idari izinli sayılırken bunu yapmayarak, bu arkadaşlarımızı da, bizi de riske attılar. 'Umreden yakını gelen var mı?' diye sormadılar. Umreden gelenle temas eden işçi var mı bilinmiyor. Eğer böyle bir durum varsa ve işe geldiyse yemekhane, dolaplar, her yere bulaştırmıştır. Hepimizin hayatını hiçe sayan bu tutumları nedeniyle çok kızıyorum fabrika yetkililerine.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Karantinaya alınmayan umrecileri haber yaptı, hakkında soruşturma açıldı

SONRAKİ HABER

Kendi yolumuzu çizelim!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...