19 Şubat 2020 21:16

Eğitime giden yolda zorlu fiyatlar

Yaşam koşullarımızı giderek daha da kötüleştiren, işçileri eve ekmek götüremeyecek duruma getiren, öğrencilerin parasız ve bilimsel bir eğitime ulaşımını zorlaştıran bu düzene artık dur demeliyiz!

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Elçin İrem KESKİNTAŞ

Mina KAYHAN

Kağıthane Anadolu Lisesi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi toplu taşıma ücretlerine yaptığı %35 zam ile ekonomik kriz sebebiyle zaten zor durumda olan işçi, emekçi ve öğrencileri çok daha zor bir duruma sokuyor. Ulaşıma yapılan zammın gerekçesi olarak “maliyetlerin artması”nı öne süren İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne öğrenciler de büyük tepki gösteriyor. “Parasız eğitim” adı altında alınan kitap ücretleri, sınav paraları, kayıt paraları, kantin fiyatları yetmezmiş gibi bir de ulaşıma gelen zam öğrenim hayatını da bir hayli zorlaştırıyor. Yeni ulaşım ücretleri; en kısa mesafe 3,50 TL, öğrenci tarifesi 1,75 TL, tam mavi kart 275 TL, öğrenci mavi kart ise 50 TL olarak belirlendi. Yeni tarife 10 Şubat Pazartesi günü uygulamaya koyuldu. Bir yandan hayatını devam ettirmeye çalışırken bir yandan ekonomik krizin yükünü taşıdığı için düşük ücretli işlerde çalışmak zorunda olan işçiler de bu zamlar altında ezilmiş durumda. Kendi ulaşım paralarından feragat ederek çocuklarına para ayıran işçiler artık kendi ulaşımını bile karşılayamayabilirler. En azından ailesiyle birlikte vakit geçirmek isteseler bile ulaşım ücretleri yüzünden akraba ziyareti bile yapamayabilirler.

ZAMLARLA BİRLİKTE ZORLAŞAN ÖĞRENİM HAYATI

Ekonomik kriz ile birlikte gıdaya gelen zamlarla kantin fiyatlarının uçması, MEB kitaplarının yetersizliğinden dolayı almak zorunda kaldığı kitapların fahiş fiyatları öğrencileri eğitime giden yolda yeterince zora sokuyorken ulaşıma gelen zamla önümüze serilen yüksek fiyatlar, öğrenim hayatını daha da zorlaştırıyor. Bu süreçte akbilini aylık yapamayan öğrenciler okula yürüyerek gidecek ya da daha az aktarma ile gitmenin yollarını arayacaklar. Bir de tatil meselesi var. Tatil zamanı yaklaştığında herkes bize “gidin gezin, tatilde kafanızı boşaltın, kültürlenin” tarzı şeyler söylüyor. Tamam biz de gezmek kültürlenmek istiyoruz ama mümkün mü? Gitmemizi önerdikleri yerlerdeki fiyatlar ve akbil fiyatları bu durumdayken bu bizim için pek mümkün olmuyor. Biz bu konuları konuşurken Kağıthane Anadolu Lisesi’nde okuyan bir arkadaşımız ekliyor; “Ailemle hastaneye giderken bile ulaşım ücretleri çok büyük sorun oluyor. Benim aylık akbilim var ama annemin 275 TL vererek aylık alma şansı yok. Buna çözüm olarak annem beni ve kardeşlerimi aynı anda götürme yolunu seçiyor.” Ayrıca artık kimsenin başkası için akbilini vermediği ve bu durumun onu üzdüğünü belirtiyor.

Yaşam koşullarımızı giderek daha da kötüleştiren, işçileri eve ekmek götüremeyecek duruma getiren, öğrencilerin parasız ve bilimsel bir eğitime ulaşımını zorlaştıran bu düzene artık dur demeliyiz!

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Babil ve Para

SONRAKİ HABER

Feyzioğlu'dan Gezi davası yorumu: Süreç devam ettiği için konuşma gereği görmüyorum

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...