29 Ocak 2020 01:04

Talepler: İÜ’de yemek, HİTÜ’de yurt, Çözüm ise aynı

Geçtiğimiz yıl ODTÜ de, şimdi ise İÜ de gördük ki gençliğin birleşerek çözemeyeceği hiçbir sorunu yok. Şimdi sıra HİTÜ’de…

Fotoğraf: Delwin Steven Campbell/Flickr

Paylaş

Arzu AKSU

Hitit Üniversitesi/ Çorum

Çok kısa bir süre önce İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü kahvaltı öğününün kaldırılacağı ve indirimli öğünün bire düşürüleceği yönünde bir karar aldı. Öğrenciler, rektörlüğün bu kararını kabul etmeyip direndi, günlerce eylem yaptı. Polis saldırısına rağmen vazgeçmeyen öğrencilerin direnişi zaferle sonuçlandı ve rektörlük zammı geri çekti. Bizler de üniversitemizde ilk dönemi neredeyse geride bırakırken arkadaşlarımızla bu eylemleri ve kendi yaşadığımız sorunları konuştuk.

YURTLARDAKİ SORUNLAR, ALTERNATİF ARAYIŞLARA SÜRÜKLÜYOR

İlk olarak sözlerine başlayan arkadaşımız Ebrar “Gençlerin, öğrencilerin haklarını savunduğunu görmek beni çok mutlu ediyor. Çünkü zaten birçok konuda haklarımızı savunamayıp susmak zorunda bırakılıyoruz. Bir öğrencinin maddi durumu iyi gibi görünse de cebine kalacak her bir kuruş bazen çok kıymetli olabiliyor. Öğrencilerin maddi durumu düşünülmek zorunda kalıyorlar. İÜ öğrencilerinin maddi durumlarını düşünmeyenlere karşı boyun eğmemesi, haklarına sahip çıkması bana göre onur duyulacak bir davranış.” Henüz 1. Sınıf öğrencisi olan Ebrar sözlerine kendi yaşadığı sorunları anlatarak devam etti: “Üniversiteyi kazanıp Çorum’a geldim ama bana ve benim gibi birkaç arkadaşımıza hangi yurtta kalacağımıza dair net bir bilgi verilmeden herhangi bir yurda gönderildik. Şartları iyi olmadığı halde bizlere eksikleri olmadığı söylendi. Ama yurt gerçekten çok kötüydü. Orada fazla dayanamayıp şu anda kaldığım yurda geçtim. Bu yurdun ücreti diğer kötü yurttan 100TL fazla. Aralarında ise dağlar kadar fark var. Bu durum beni çok rahatsız etmişti. Diğer yurdun şartları kötü olmasına rağmen dar gelirli aileler tercih etmek zorunda kalıyor. Bence aileler durumunu olabildiğince zorlayıp -100 TL fazla verip- çocuklarını o yurda yerleştirmemeli. “ diyerek sözlerini bitirdi.

“KİMİN ÜZERİNDEN PARA KAZANACAKLARINI ŞAŞIRMIŞLAR”

Yurt konusundan en az Ebrar kadar şikâyetçi olan Melike ise İÜ yemekhanesi eylemleri için “Bence artık kimin üzerinden para kazanacaklarını şaşırmışlar. Öğrencilere üç kuruş burs verip hemen ardından yurt fiyatlarını artırıp yemekleri azaltıp, zam yaparak ne yapmaya çalışıyorlar anlamış değilim. Bence artık öğrenciler üzerinden para kazanılmaya çalışmaktan vazgeçilmeli. Ücretsiz olarak karşılamaları gereken eğitimi ellerinden geldikçe zorlaştırıyorlar. Bazen okulu bırakmayı bile düşünüyorum hatta” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Benim kaldığım yurt oldukça kötü. Hatta bazen arkadaşlarımla askeriye buradan rahattır benzetmesi bile yapıyoruz. Yurt çok eski ve yetersiz. Duş almak başlı başına bir sorun. Bu konudan çok rahatsızım. Bazen sıcak su akmaz, bazen petek doğru düzgün yanmaz. Yurdun yemeklerinden bahsetmiyorum bile. Kısacası bu şartlar okul hayatımı olabildiğince zorlaştırıyor.”

Ardından bir diğer arkadaşımız Merve ise “Bana KYK yurdu bile çıkmadı. Özel yurt bakmaya başladım. Fiyatları resmen ateş pahasıydı, ailemin karşılayacağı gibi değildi. Bu yüzden de cemaat yurdunu tercih etmek zorunda kaldım. Bu yıl benim gibi kendisine yurt çıkmadığı için mecburen buraya gelen birçok kadın arkadaşla tanıştım. Okul başladıktan yaklaşık 3 hafta sonra KYK yurt yedek sırasından yerleştirildim ama bir işe yaramadı. Bir yıllık sözleşme imzalandığı için bu yıl burada kalmak zorundayım ve bu durum da beni rahatsız ediyor.”

ODTÜ VE İÜ’NÜN MÜCADELELERİ BİZE ÖRNEK!

Sohbetimize sonradan dâhil olan arkadaşımız Can ise “eğitim, devlet tarafından karşılanıp korunması gereken bir hak. Yemek hakkı ve ihtiyacı da öyle. İstanbul Üniversitesi ve diğer tüm üniversitelere ülkenin her yerinden öğrenciler geliyor. Öğrencilere verilen burs–kredi ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor. Bu öğrenciler ihtiyaçlarını karşılayabilmek için ya ailesinden destek alıyor ya da okuldan kalan zamanlarında çalışıyor. Yani öğrenciler için yemek fiyatlarındaki artış, öğün düşürülmesi bir öğrenci için zorlayıcı olabiliyor. Bu durumun çözümü ise ancak böyle uygulamalardan zarar görmüş herkesin birleşip ses çıkarmasıyla mümkün diye düşünüyorum. Yani İÜ yemekhanesi eylemleri bana göre doğru ve gayet haklı bir eylemdi” dedi.

Sorunlar farklı gibi görünse de aslında aynı. İÜ de yemekhane zammı olarak kendini gösteren hak gaspı HİTÜ’de yurt sorunu olarak baş gösterdi. Geçtiğimiz yıl ODTÜ de, şimdi ise İÜ de gördük ki gençliğin birleşerek çözemeyeceği hiçbir sorunu yok.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Trump'ın açıkladığı "Orta Doğu Barış Planı"na dünya ne dedi?

SONRAKİ HABER

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Yeşim Meltem Şişli'ye 9 yıla kadar hapis istemi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...