24 Ocak 2020 12:36

“Çocuk istismarına ‘evlilik yoluyla af’ getirecek tasarı kabul edilemez

İkinci Yargı Paketi’nin yasalaşmasıyla çocuk istismarına ‘evlilik yoluyla af’ getirecek olan tasarıyla ilgili bugüne kadar neler oldu?

Fotoğraf: MA

Paylaş

Zemo Ağgöz

Meclis’e gelmesi beklenen İkinci Yargı Paketi’nin en tartışmalı başlıklarından biri “evlilik yoluyla çocuk istismarına af” getirecek tasarı. Bu konuda iktidara iki kez geri adım attırmayı başaran kadın örgütlerinin başını çektiği toplumsal muhalefet, bu tasarıyı da geri çektirmekte kararlı.

Avrupa Birliği (AB) müktesebatına uyum amaçlı olarak AKP iktidarı tarafından hazırlanan İkinci Yargı Paketi mesaisi için geri sayım başladı. Tasarının kısa süre içerisinde Meclis'e sunulması bekleniyor. Meclise gelecek olan paket içerisinde en tartışmalı başlıklardan biri çocuk istismarı vakalarında faillere evlilik yoluyla af getirilmesine ilişkin düzenleme.

Diyanet’in 2016 yılında verdiği bir fetvanın ardından AKP iktidarı çocuk istismarı ve tecavüzünü meşrulaştıracak düzenlemeleri sistematik şekilde gündeme getirdi. Başta kadın örgütleri olmak üzere toplumsal muhalefetin tepkisiyle geri çekilen düzenleme, çocuk ile fail arasındaki yaş farkının 10’un üzerinde olmaması ve evlendirilmeleri durumunda verilen cezanın ertelenmesini kapsıyor.

2005 YILINDA TCK’DEN KALDIRILMIŞTI

Mağdurun, failiyle evlendirilmesi durumunda cezanın uygulanmamasını öngören kanun maddesi, kadın hukukçuların uzun süreli mücadeleleri sonucunda 2005 yılında Türk Ceza Kanunu’ndan (TCK) çıkartılmıştı. Eski TCK’den 1 Haziran 2005’te çıkarılan 423’üncü Madde şöyleydi: “Her kim 15 yaşını dolduran bir kızı alacağım diye kandırıp kızlığını bozarsa altı aydan iki seneye kadar hapis olunur. Evlenme vukuu halinde dava ve ceza tecil olunur. Şu kadarki beş sene içinde koca aleyhine boşanmaya hükmolunursa hukuku amme davası avdet eder ve evvelce ceza hükmolunmuşsa çektirilir.”

Maddenin TCK’den çıkarılmasının ardından çocuğa yönelik cinsel istismar vakaları yargılamalarında ciddi artış gerçekleşti. Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, 2006 yılında yüzde 42,5 olan çocuk cinsel istismar hükümlülerinin oranı 2016’da yüzde 58,8’e yükseldi.

2016: DİYANET FETVA VERDİ TEKLİF HAZIRLANDI

Maddenin TCK’den çıkarılmasından 11 yıl sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’nın “kız çocuklarına ailede ve dışarıda şehvet duyulmasının bir sakıncası olmadığına” dair verdiği fetva ile madde tekrardan gündeme getirildi. Söz konusu fetva, 8 Ocak 2016 tarihinde Diyanet’e bağlı Fetva Hattı’nda yer aldı.

Bu fetvanın ardında AKP, 17 Kasım 2016’da “cinsel istismar suçu işleyenlerin istismar ettiği kişiyle evlenmesi durumunda ceza almamasını” öngören kanun teklifini Meclis Genel Kurulu’na sundu. Önergede, “16 Kasım 2016’ya kadar işlenen cinsel istismar suçlarında, saldırgan mağdur kadın ya da kız çocuğuyla evlenirse, hükmün açıklanmasının geri bırakılması” istendi. Böylece çocuk evliliklerinde ailenin cezalandırılmasının da önüne geçilmesi planlandı. Kanun teklifinde yine istismar suçunu azmettiren veya yardım edenler hakkındaki kamu davasının düşürülmesi veya cezanın uygulanmaması hükmü yer adı.

3-4 BİN FAİL FAYDALANACAKTI

Dönemin Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Meclis’e sunulan kanun teklifini "3-4 bin böyle insan var cezaevinde. Bu dramda kadın en büyük mağdur. Sorunu çözmeye çalışıyoruz" diyerek savunmuştu.

İSTİSMAR SAYISINDA ARTIŞ  

Türkiye’de cinsel istismara ve tecavüze maruz kalan çocuk sayısındaki artışı gözler önüne seren kurumlardan biri bizzat Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK). Kurumun verilerine göre, ülkede 2014 yılında 74 bin 64 olan istismar mağduru çocuk sayısı 2016 yılında 83 bin 552’ye yükseldi.

Tasarının Meclis’e getirilmesi ile birlikte Türkiye’nin dört bir yanında sokağa çıkan kadın örgütleri, “Tecavüzü meşrulaştıramazsınız” diyerek karşı çıktı. Türkiye’nin 81 ilinde 21 Kasım 2016’da sokağa çıkan 126 kadın örgütü AKP'nin cinsel istismar önergesine itirazlarını yükseltti. Kadınlar, tecavüz failine af niteliği taşıyan düzenlemenin geri çekilmesini talep etti. Çocukların dini nikah ile evlendirilmesinin suç olarak düzenlenmesi istenen eylemlerde Türkiye’nin taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi’nin 37’inci maddesi hatırlatıldı.

2018: BU KEZ DE 12 YAŞ SINIRI

Kamuoyunda büyük tepki çeken kanun teklifine ilişkin 22 Kasım 2016 tarihinde yaptığı açıklamada dönemin Başbaşkanı Binali Yıldırım, düzenlemenin komisyondan geri çekildiğini açıklamıştı. Ancak tasarı iki yıl sonra tekrar gündeme getirildi. Bu kez çocuğun cinsel istismarı suçu ile ilgili değişiklikleri içeren Çocuk İstismarını Komisyonu’nun hazırladığı “Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı”, 9 Nisan 2018 tarihinde Meclis’e sunuldu.Komisyon, Adana ve Antalya’da 5 yaşın altındaki iki çocuğun istismarının yarattığı büyük tepki üzerine Erdoğan’ın talimatıyla kurulmuştu.

Yasa tasarısında, çocuğun cinsel istismarı suçunun nitelikli hali için öngörülen hapis cezasının üst sınırı 20 yıldan 40 yıla çıkarılıyor, istismar suçunun 12 yaşını tamamlamamış çocuğa karşı işlenmiş olması halinde ise 30 yıldan 40 yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülüyordu. Yine 12 yaşını tamamlamış çocuklara karşı cebir veya tehditle cinsel saldırıda bulunulması halinde faile müebbet hapis cezası isteniyordu.  Tasarı ayrıca cinsel saldırı suçlarından mahkum olanlara "kimyasal hadım” olarak bilinen uygulamayı da öneriyordu.

Tasarının gündeme gelmesiyle birlikte 18 Nisan 2018’de 163 kadın ve LGBTİ örgütü, yaptıkları ortak açıklama ile tasanın çocukların haklarını merkeze koymak yerine çocuk istismarı vakalarının artması ve görünürlük kazanmasıyla ortaya çıkan tepkileri bastırmak için ilgili tarafların görüşü alınmadan özensizce hazırlandığını ifade ederek karşı çıktı.

İSTİSMAR TASARISI ERTELENDİ 

Meclis’e sunulan tasarı, kamuoyundan büyük tepkiler alması sonrasında 24 Haziran 2018 erken seçim gündemi gerekçe gösterilerek ertelendi. 4 Temmuz 2018’de açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, tasarının seçim nedeniyle yürürlüğe girmediğini söyleyerek, "Hükümetimizin cinsel istismar için hazırladığı tasarı vardı. Yeni dönemde milletvekillerinin vereceği kanun teklifiyle yasama faaliyeti olacak. Bu konuda en ağır cezayı getirecek düzenlemeyi hep beraber yapacağız” demişti.

İHBAR ETME YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ KALDIRIYOR

Düzenlemenin ayrıca hastanelerde doğum yapan kız çocuklarının, erken yaşta evlendirilen çocukların yargı mercilerine bildirilmesi yükümlülüğünü de ortadan kaldırmayı kapsayacağı söyleniyor.

2016 yılında “Tecavüzü meşrulaştıramazsınız”, 2018 yılında ise “Cezaların artırılması çözüm değil” diyerek tepkileri gösteren kadın örgütleri ve toplumsal muhalefet, itirazlarını 2020 yılına bu kez “çocuk istismarının affı olmaz” sloganıyla taşıdı. 6 Ocak’ta “Meclisten geçmesine izin vermeyeceğiz” diyerek birçok ilde sokağa çıkan kadın ve çocuk örgütlerinin de aralarında bulunduğu 88 kurum ve sivil toplum örgütü ortak açıklamalarla tasarıya yönelik itirazlarını gösterdi. (Ankara/MA)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Auschwitz toplama kampı esirlerinin kurtarılmasının 75. yıl dönümü

SONRAKİ HABER

Öldürülen Şehriban Çatı'nın ailesi: Katil en ağır şekilde cezalandırılsın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa