09 Ocak 2020 02:07

Ver Çoşkuyu! Ver!

Sadece bir film olarak değil aynı zamanda geçmişte ve bugünde işlediği değerlerin nasıl bir yere denk düştüğünü anlamak için farklı bir gözle izlemek lazım Cep Herkülü’nü...

Paylaş

Mehmet Ali Turan

Piri Reis Üniversitesi

Bir yapımcı düşünelim ‘Ayla’ filmiyle çıkış yapmış, ardından Müslüm Gürses'in hayatını anlattığı film ile tüketilen ve sevilen şeyin ne olduğunu kavramış ve ardından çektiği ‘Çiçero’ ve ‘Türk İşi Dondurma’ filmlerinde de bu tarzı seri üretime geçirmiş. Mustafa Uslu’nun yapımcısı olduğu diğer filmlerine baktığımızda ‘Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu’ filminin de onlardan farklı olacağını düşünmek pek mümkün değil. Cep Herkülü’nü incelediğimizde “Mustafa Uslu tarzı” film nedir sorusuna ve daha fazlasına cevap bulacağız.

İŞLENEN NAİM PORTRESİ

Öncelikle, 1967’de sosyalizmin egemen olduğu Bulgaristan’da dünyaya gelen Naim, erken yaşta haltere olan yeteneğini keşfediyor ve hayatının geri kalanını bu yolda şekillendiriyor. 15 yaşındayken yaşının büyütülüp katıldığı yarışmada dünya şampiyonu olan Naim, ikendi ağırlığının 3 katını kaldırabilecek kadar yetenekli bir sporcu olarak gelecek vadediyor. Fakat çocukluk yıllarından itibaren filmde işlenen Naim’in hayatını onun bu yetenekleri ve özelliklerine yoğunlaşma dışında Naim’in her türlü şeye alet edildiğini görüyoruz. Çocukluk yıllarından Seul Olimpiyatları’na kadar süreçte Naim’in gelişimi, karakteri, spor hayatı, başarıları ve aile içinde yaşadığı sorunlar kısa kesitler halinde  derinleşmeden ve yüzeysel bir şekilde veriliyor. Filmin bu şekildeki geçişleri izleyicinin sahnede işlenen duyguyu almasını, Naim’in hayatını hissetmesine ve yaşamasına  izin vermiyor. Bunu film içindeki diyaloglardan, kesitlerden ve çekim hatalarından da anlayabiliyoruz. Seul Olimpiyatları’nda kırdığı rekorun ve ölüm tarihinin filmde yanlış olması bunlara örnek olabilir. Lakin Naim’in birkaç kahraman milliyetçi tarafından “kurtarılması” ve Türkiye'ye getirilmesi filmde en çok üzerinden durulan sahnelerden biri. Tabi bunu yaparken dönemin başbakanı olan Turgut Özal'ın tüm bu kaçırılma olayından haberdar olması ve aslında bizzat Özal'ın bu olayı yönetmesinden filmde bahsedilmiyor. Bir kahramanlık hikayesi gibi verilen olay gerçeklikle örtüşmüyor.

KİMİN NAİM’İ?

80 Darbesi’nde alınan kararların zorla halka dayatılmasından sonra ülkedeki karanlık havayı dağıtmak ve içine kapanmışlığı açmak için Naim gibi bir figür eşi bulunmaz bir araçtı. Seul Olimpiyatları’nda Türkiye'nin yüzü olabilecek Naim, Türkiye rejiminin politik olarak geçmişini olimpiyatlar gibi uluslararsı bir organizasyondaki büyük bir başarı ile unutturması açısından da ihtiyacıydı. Bu yüzden filmdeki her kesitte milliyetçilik kokusunu almak pek mümkün. Yaşanan her olayda, her kesitte ve Naim'in kazandığı her başarı “düşmanlara” karşı Türk ulusunun lehine alınan bir zafer gibi işleniyor. Naim’in Türkiye ayak bastığı anda “Bir Başkadır Benim Memleketim” şarkısı çalması bunu en net şekilde ifade ediyor. Naim’in karakterinin ve hayatının tamamen içinin boşaltıldığı ve sürekli milliyetçi sloganlar atan bir figür olarak işlenmesi, sporcu biyografisi olması gereken filmi her fırsatta milliyetçilik propagandası yapan bir hale sokuyor.

GÜNCELE DÜŞEN

Filmi bir ayağıyla da Türkiye’deki güncel siyasal ve politik gelişmelerden ayrı tutarak incelemek doğru olmayacaktır. AKP Hükümeti’nin politikalarını, iç ve dış siyasette izlediği çizgiyi ele aldığımız zaman; ülkede yaşanan ekonomik krizi, belediyelere atanan kayyumları, basın ve fikir özgürlüklerine gelen yasak ve baskıları, uluslararası ilişkilerindeki çıkmazlığını, yayılmacı ve savaş yanlısı yanını, halklara uyguladığı baskı ve zulümü gizlemek bunların üstünü kapamak, gündemi kendi çıkarları doğrultusunda değiştirmek için toplumun milliyetçi damarını kaşıyarak “beka” söylemini kullanarak kitleleri kendine yedeklemek için devletin tüm imkan ve olanaklarını kullandığını gerçekleri bütünüyle her gün yaşadığımız şeyler. Toplumu kendi çıkarları doğrultusunda arkasına almak, ideolojik ve kültürel hegemonyayı sağlamak için kullanmaktan çekinmediği her aygıtın yanında “Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu” gibi filmler AKP hükümetinin politikalarının hayatımızın her alanında yeniden üretilmesini sağlayacak sayısız örneklerden sadece biri.

 

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Arabaya değil eğitime bütçe

SONRAKİ HABER

Sayıştay, İBB'nin AKP'de olduğu 2018 yılı raporunu açıkladı: Çok sayıda aykırılık var

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa