08 Ocak 2020 12:23
Son Güncellenme Tarihi: 08 Ocak 2020 17:13

Metin Göktepe, katledilişinin 24. yılında anılıyor

Polisler tarafından gözaltında dövülerek öldürülen muhabirimiz Metin Göktepe, katledilişinin 24. yılında pek çok ilde ve sosyal medyada anılıyor.

Evrensel Muhabiri Metin Göktepe | Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, polislerce darbedilerek katledilişinin 24. yılında anılıyor. Pek çok ilde kurumlar tarafından açıklamalar yapıldı, sosyal medyada da "#MetinGöktepe" etiketi Türkiye gündeminde üst sıralarda yer aldı. Yapılan açıklamalarda ve paylaşımlarda gazetecilere yönelik baskıların, tutuklamaların ve gözaltıların sürdüğüne dikkat çekildi.

Göktepe'nin katledilişinin 24. yılı dolayısıyla yapılan açıklamalar şöyle:

MEZARI BAŞINDA ANMA

Metin Göktepe için Atışalanı Esenler Kemer Mezarlığı'nda anma düzenlendi. Anmada yapılan konuşmalarda "Metin Göktepe gerçeği halka ulaştırmak isterken öldürüldü. Gazeteciler bugün bütün baskılara karşı halkın haber alma hakkı için çalışmaya devam ediyor" denildi.

METİN GÖKTEPE ANTALYA’DA DA ANILDI

Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe, Antalya Attalos Heykeli önünde yapılan basın açıklaması ile anıldı. “Özgür basın susturulamaz”, “Metinler ölmez Evrensel susmaz”, “Evrensel yazıyor Metin yaşıyor” sloganlarının atıldığı anmada öldürülen birçok gazetecinin fotoğrafları tutuldu.

Basın açıklamasını Evrensel Gazetesi Antalya Temsilciliği adına Evrensel Gazetesi muhabiri Murat Yaşar okudu. Gazetecilerin, iktidarın emekçiler üzerindeki her türlü sömürü ve baskı politikasına karşı ses olabildikleri ölçüde, tüm bu baskıcı uygulamaların açık hedeflerinden biri haline geldiğini belirten Yaşar “Metin’in öldürülmesinin üzerinden geçen 24 yılın ardından gazeteciler şimdi de tek adam yönetiminin kendi gücünü pekiştirmek uğruna halkların ve emekçilerin geleceğini yok eden uygulamalarıyla yüz yüze” diye konuştu.

Metin’in gözaltına alınırken Evrensel Gazetesi muhabiri olmasının işkenceciler tarafından ‘yeterli’ bir gerekçe olarak görüldüğünü vurgulayan Yaşar “Çünkü Evrensel, emekçilerin kendi haklarını kazanmak için mücadele yürüttüğü bütün alanlardaydı. Metin’i katleden zihniyet Evrensel’i tek adamlı yıllarda ise mali baskı ve para cezaları ile yıldırmaya çalışıyor” dedi.

Yaşar “Emekçilerin sesini bu kararlılıkla yansıtmanın yolu ise yine emekçilerin gücünü Evrensel’in gücüyle pekiştirmekten geçiyor. Bütün cezalara ve mali baskılara boyun eğmemek ve bu baskıyı gücümüzün büyütmenin bir yolu olarak değerlendirebilmek için de tüm okurlarımıza ‘bir Evrensel oku – bir de okut’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

ANKARA YENİMAHALLE'DE EVRENSEL'E SAHİP ÇIKMA ÇAĞRISI

Emek Partisi Yenimahalle İlçe Örgütü tarafından Ankara Batıkent'te yapılan basın açıklamasında, “Metin Göktepe yaşıyor, Evrensel yazıyor” pankartı taşındı. Basın açıklamasını okuyan Nursel Oktay, “Metin Göktepe’yi bugün de kararlılıkla sürdürdüğümüz mücadelede yaşatıyoruz” dedi.

Halkın haber alma özgürlüğü adına kararlılıkla gittiği haberde gerçeğin peşinde koştuğu için öldürülen Metin Göktepe’yi anarken, 24 yıl önce mezarı başında verdiklere söze sadık kaldıklarını belirten Oktay, Metin Göktepe'yi bugün de kararlılıkla sürdürdükleri mücadele yaşattıklarını söyledi. Oktay, Basın İlan Kurumunun cezaları ve davalarla bugün ekonomik kuşatma altına olan Evrensel gazetesinin yürüttüğü “Bir oku, bir okut” kampanyasına katılma çağrısında bulundu. (Ankara/EVRENSEL)

TGC: BUGÜN DE GAZETECİLER AĞIR BASKI ALTINDA

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Metin Göktepe'nin katledilişinin 24. yılında basın açıklaması yaptı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Gazeteci Metin Göktepe hak haberciliği yolunda kendini geliştiren, gerçekleri okurlarıyla buluşturma konusunda büyük çaba harcayan bir meslektaşımızdı. Bir kez daha anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Haber takibi yaparken, güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınan ve gözaltında 28 yaşındayken katledilen Metin Göktepe'yi sevgiyle, özlemle anıyoruz. Metin Göktepe'nin ölümüne neden olan güvenlik görevlilerinin yargı yoluyla cezalandırılması, faili meçhul gazeteci cinayetlerinin kol gezdiği ülkemizde basın tarihine bir ilk olarak geçti. O dönemde Metin Göktepe'nin arkadaşlarının, Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin ve tüm meslek örgütlerinin dayanışmasının sayesinde bu sonuç elde edilebildi. Günümüzde de gazeteciler bir yandan iktidarın ağır baskısı, bir yandan bazı çevrelerin tehdit, hedef gösterme ve fiziksel saldırılarıyla karşı karşıyadır. Bu ortamda da hak odaklı, insan odaklı, gazeteciliğe gönül vermiş meslektaşların dayanışma içinde olmaları gerektiğini düşünüyoruz"

ÇUKUROVA GAZETECİLER CEMİYETİ: ÜLKEMİZİN BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KARNESİ KÖTÜ

Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC), Metin Göktepe’yi katledilişinin 24’üncü yıldönümünde andı. Yapılan açıklamada “Metin Göktepe’yi bir kez daha anıyor, basın özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması mücadelesindeki kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz” denildi.

Metin Göktepe'nin şahsında; görevini yerine getirirken hayatını kaybeden tüm basın emekçilerini andıklarını belirten ÇGC yönetimi, "Bugün ülkemizin basın özgürlüğü karnesi oldukça kötü durumda. Yazdıkları yazılar, yaptıkları yorumlar ve çizdikleri karikatürler nedeniyle soruşturmalara ve çeşitli baskılara uğramakta olan basın mensupları, cezaevi tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadır. Türkiye, cezaevlerinde en çok basın mensubunun bulunduğu ülkelerden birisi konumundadır. Bu tablo ülkemize yakışmamaktadır” denildi.

İHD: METİN GÖKTEPE HÂLÂ ADALET BEKLİYOR

İHD İstanbul Şubesi tarafından yapılan açıklamada; “Metin Göktepe’yi ve yaşananları unutmadık, katillerini biliyoruz ve adalet gerçekleşinceye kadar olayın takipçisiyiz” denildi.

Metin Göktepe’nin İHD'nin gözaltında kayıplara karşı mücadelesinde, muhalif toplumsal hareketlerin haberlerine yürekten koştururken tanındığı belirtilen açıklamada; "Metin, gazetecilik görevini yaparken gözaltına alınmış ve 'gazetecilere özel muamele' denilip işkence edilerek katledilmiş, ardından da gözaltına alındığı ve ölüm nedeni gizlenmeye çalışılarak, 'sandalyeden düştü, öldü' denilmiş, olay karanlıkta bırakılmak istenmişti” ifadelerine yer verildi.

6 polis memuru hakkında "kastı aşmak suretiyle adam öldürme" suçundan dolayı ceza verildiğini ve polislere iyi hal indirimi uygulandığını hatırlatan İHD, açıklamasında "Metin Göktepe işkence edilerek, kasten öldürüldü. Yargı katilleri korudu, işkenceye iyi hal indirimi uyguladı. Adalet gerçekleşmedi. İnsan hakları savunucuları olarak, aramızdan ayrılışının 24. yılında Metin Göktepe’yi ve yaşananları unutmadık, katillerini biliyoruz ve adalet gerçekleşinceye kadar olayın takipçisiyiz. Unutmadık, unutturmayacağız” denildi.

ADANA BAROSU: BİZLERİ AYDINLATMAYA DEVAM EDİYOR

Adana Barosu Başkanı Avukat Veli Küçük tarafından yapılan açıklamada, "Metin Göktepeler, Hrant Dinkler, Uğur Mumcular, Abdi İpekçiler, Ahmet Taner Kışlalılar düşünceleriyle bizleri aydınlatmaya devam edecektir. Metin Göktepe'nin anısı önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz. Özgür basın susturulamaz" denildi.

Göktepe cinayetinin acısını hâlâ yaşadıklarını ifade eden Küçük, "Bu vahim olay yakın tarihimizin bir utanç olayıdır" dedi. Aradan geçen zamana rağmen gazeteciler üzerindeki baskı ve sansürün artarak devam ettiğine dikkat çeken Küçük, şunları ifade etti:

"IFJ 2019 raporunda medya çalışanlarına yönelik saldırı ve tehdit olaylarının bu yıl içinde dikkat çekici biçimde arttığı ve 49 gazetecinin öldürüldüğünü açıklamıştır. Güzel ülkemiz üzülerek belirtmek isterim ki tutuklu 150 gazeteciyle 'gazeteci hapishanesi'ne dönüşmüştür. Basın mensuplarını hedef alan bu çağ dışı anlayış sonucu gözaltılar, yeni davalar, hükümler, saldırı ve tehditler, ağırlaşan sansür halen devam etmektedir. RSF her yıl dünya genelinde 180 ülkeyi raporlaştırıyor. Bu rapora göre Türkiye, listede Venezuela, Rusya, Bangladeş ve Irak'ın ardından 157'inci sırada yer almaktadır."

SOSYAL MEDYADA ANILDI

Metin Göktepe için Twitter'da da binlerce mesaj paylaşıldı. #MetinGöktepe etiketi, ülke gündeminde üst sıralarda yer aldı. Paylaşımlardan bazıları şöyle:

METİN GÖKTEPE KİMDİR?

Metin Göktepe, 10 Nisan 1968’de Sivas'ın Gürün ilçesine bağlı Çipil köyünde dünyaya geldi. Yaşamının ilk 11 yılını burada geçiren Göktepe, geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan, 8 çocuklu bir ailenin 7'nci çocuğuydu.

İlkokulu, köyün tek okulunda, birleştirilmiş sınıfta okuyan Göktepe, abla ve ağabeylerinin yıllara yayılan göçünün ardından 1979’da annesi ve babasından hemen önce küçük kardeşi Aziz ile birlikte İstanbul’a geldi. Aynı yıl Esenler’deki Hasip Dinçsoy İlköğretim Okuluna kaydoldu ve 5. sınıfı burada okudu. Ortaokula o zamanki adıyla Esenler Lisesinde başladı ve şimdiki adıyla Bakırköy İbrahim Turhan Lisesinden 1986’da mezun oldu. Lisede de başarılı bir öğrenci olan Göktepe, mezun olduktan sonra bir yıl dershaneye devam etti ve buradaki başarısıyla, kardeşinin de dershaneye gitmesini sağladı. Yaz tatillerinde çalışarak harçlığını çıkararak okuyan Göktepe, 1989 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümüne girdi.

Bu sırada fabrikada çalışan ablası, ağabeyi ve 1986’dan itibaren kültürel ve sosyal faaliyetlerine katıldığı dernek sayesinde siyasetle tanıştı. Göktepe, üniversitede öğrenci gençlik mücadelesinin aktif bir üyesi oldu.

Gazeteciliğe 1992 yılında Gerçek dergisinde atılan Göktepe, 1995 yılında Evrensel'de muhabirlik yapmaya başladı.

8 Ocak 1996 tarihinde, "Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar" diyerek Ümraniye Cezaevi'nde öldürülen tutukluların cenazesini izlemeye Alibeyköy'e gitti. Polisler, "Sarı Basın Kartı" olmadığı gerekçesiyle Göktepe'yi ilçeye sokmadı ve haberi izlemekte ısrarcı davrandığı için yüzlerce kişiyle birlikte gözaltına alıp Eyüp Kapalı Spor Salonu'na götürdü. Burada “gazeteciye özel muamele” diyen polislerce dövülerek öldürüldü.

Göktepe’nin ölümü büyük yankı uyandırdı. Dönemin İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan, 11 Ocak 1996'da 32. Gün programında, “Konuyla ilgili tam bilgim yok. Ancak son gelen bilgiler Metin Göktepe'nin duvardan düşerek öldüğü şeklindedir” diye bir açıklama yaptı. Duvardan düştüğü iddia edilen Göktepe'nin -kamuoyu baskısıyla- gözaltında dövülerek öldürüldüğü kabul edilmek zorunda kalındı. Dönemin içişleri bakanı, iddiası çürütülünce Fadime Göktepe'den özür diledi ancak Göktepe'nin annesi bu özrü kabul etmeyerek sorumluların yargılanmasını talep etti.

İlden ile 4 yıl süren davada, şubat 1999 yılında yapılan duruşmada, 11 memurdan 6'sına 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Usul yönünden bozulan dava kapsamında 5 Mayıs 1999'da Yargıtay tarafından, ceza alan altı memurdan beşinin cezası onandı, sanık emniyet amirine verilen ceza esastan bozuldu.

Kamuoyunda Rahşan affı diye bilinen afla şartlı tahliyeden yararlanan polisler toplam 1 yıl 8 ay hapis yattılar.

Metin Göktepe gözaltında öldürülmüş gazeteciler içinde katilleri için mahkumiyet kararı verilmiş ilk gazeteci oldu. (MEDYA SERVİSİ)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Dünyadan İran'ın füze saldırılarına tepki ve kınamalar geldi

SONRAKİ HABER

Hamas, Trump'ın "Ortadoğu Planı"na karşı çıkacaklarını açıkladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa