30 Aralık 2019 04:42

'Libya, Erdoğan’ın siyasi yaşamındaki en büyük kumar olabilir'

Arap basınında geçtiğimiz hafta Erdoğan'ın Tunus ziyareti ve Libya'ya askeri müdahale hazırlığı tartışıldı. Libya planları için "Erdoğan siyasi yaşamındaki en büyük kumarın eşiğinde" yorumu yapıldı.

Erdoğan ve Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said | Fotoğraf: AA

Paylaş

Ali KARATAŞ
Yusuf ERTAŞ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği ani Tunus ziyareti Arap basınında geniş yankı buldu. Ziyaretle ilgili birçok makale ve haberler yayınlandı.

Arap dünyasının tanınmış yazarı Abdulbari Atwan, Erdoğan’ın bu ani ziyaretinde Tunus’ta bir Türk üssü kurma talebinde bulunduğunu yazdı. Atwan bir Türk müdahalesinin bölgesel bir savaşı tetikleyebileceğine dikkat çekti. Erdoğan’ın siyasi yaşamındaki en büyük “kumarı” oynamanın eşiğinde olduğunu vurguladı.

TÜRKİYE- MISIR ÇATIŞMASININ ÖNCÜSÜ

Al Ahram Politik Araştırmalar Merkezi Uzmanı Muhammed İdris Sait, Erdoğan’ın Tunus ziyaretinin ülke içinde ve dışında ve Tunus’ta etkileri olacağını söyledi. Rai al Youm’a açıklamada bulunan Said, Türkiye’nin içinde Libya ve Müslüman Kardeşler gibi devlet ve hareketlerin olduğu bir Arap ittifakı kurmaya çalıştığını belirtti. İdris, Türkiye’nin Libya’da siyasi nüfuz ve askeri varlık yaratmaya çalıştığını ekledi. Erdoğan’ın ziyaret ettiği Tunus’ta en büyük grubun Müslüman Kardeşler olduğunu ve bu ziyaretin Libya’da yaşanacak Mısır-Türkiye çatışmasının öncüsü olduğunu ifade etti.

Lübnan’da yayınlanan ve İran eksenine yakınlığı ile bilinen Al Ahbar gazetesi “Türkiye Libya’da: Rekabet sürüyor” başlık dosyada, Libya’da uluslararası rekabet yaşandığını ve Tunus’un ittifak dışı kaldığını yazdı. Al Kuds al Arabi gazetesi, Halife Hafter’in Trablus’u alma girişimini “darbe” olarak nitelendirdi.

TUNUS MUHALEFETİ ENDİŞELİ

Al Arab gazetesi, Erdoğan’ın ziyaretinin Tunus’u Libya’daki “Türk projesi” için bir platform haline getirme konusundaki korkuları artırdığını yazdı. Haberde ziyaretin Libya’dan bölgeye yayılan Türk projesinden kaygı duyan Tunus siyasi çevreleri arasında ciddi endişelere yol açtığı belirtildi. Suudi Arabistan merkezli Şarku’l Avsat gazetesinde yer alan haber analizde, Tunus muhalefetinin ziyaretle ilgili görüşlerine yer verilirken Türkiye’nin Libya müdahalesi için kendi topraklarının bir üsse dönüşme korkularına yer verildi.

Öte yandan Irak’ta yayınlanan Az Zaman gazetesinde Dr. Fatih Abdusselam ise, Irak yakın tarihinde yaşanan üç dönüm noktasına dikkat çekti.


TUNUS’TA TÜRK ASKERİ ÜSSÜ TALEBİ

Abdulbari ATWAN
Rai al Youm

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkesinin Libya’da yanan savaşa girmeye hazır olduğunu ve Halife Hafter’e karşı uluslararası kabul gören Fayiz Serrac liderliğindeki Ulusal Mutabakat Hükümetinin (UMH) yanında tam olarak durduğunu açıkladı. Hafter güçleri Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya, İtalya ve Fransa’nın desteğiyle başkente hızla ilerliyor. Kanlı çatışmalar iki hafta önce başladı.

Dışişleri ve Savunma Bakanları, istihbaratın başı ve çok sayıda askeri danışmandan oluşan bir heyet eşliğinde Tunus’a yıldırım ziyareti yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Trablus hükümetine her türlü desteği verdik, vereceğiz” dediğinde doğrudan askeri müdahalenin ilk ve en önemli mermisini ateşledi. Ocak ayında parlamentonun alacağı karardan sonra asker gönderme talebini yerine getireceklerini söyledi.

Erdoğan; Kremlin’e yakınlığıyla bilinen ve 2 bine yakın üyesi Libya’da bulunan Wagner şirketi nedeniyle Rus müttefikiyle karşı karşıya kalacak. Ayrıca Mısır ve BAE’nin desteğiyle 5 bin Sudanlı askerin varlığından bahsetti. Buna karşılık diğer taraf, İdlib’ten Trablus’a binlerce militanın transferinden söz ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Tunus’u ziyareti ve özelikle konuşması ve Mutabakat Hükümetinin İçişleri Bakanı Fethi Başağa’nın “Türkiye, Tunus ve Cezayir’le iş birliği içinde halkımıza, güvenliğimize ve istikrarımıza hizmet eden bir ittifak içinde olacağız” sözleri Kays Said liderliğindeki yeni dönem için sorunlar fırtınası yarattı. Bu durum, Tunus’un Trablus’taki uzlaşma hükümetinin yanında olduğu ve Türk askeri müdahalesini desteklediği izlenimini verdi. Cumhurbaşkanlığı medya danışmanı, Tunus’un farklı eksenlerin politikalarına karışmayacağını ifade etti.

Tunus’taki söylentiler orman yangını gibi yayılıyor. Bunların en bariz olanı Türk kuvvetleri ve teçhizatı ile Suriye senaryosunun bir tekrarı olarak Serrac Hükümetinin yanında savaşacak İslami milisler için Tunus’ta bir Türk askeri üssü kurmak istendiği. Ancak (Tunus) cumhurbaşkanlığı, Tunus halkının öfkesine yol açan tüm bu söylentileri inkar etti.

Türk kuvvetlerinin Libya’ya gelişi tüm bölgesel bir savaşı tetikleyebilir. Erdoğan’ın siyasi yaşamındaki en büyük “macera ya da kumarı” oynamanın eşiğinde olduğu anlaşılıyor. Özellikle Suriye’deki diğer macerası onu birçok sorun ve başarısızlık getirdi. Beşar Esad’ı ve yönetimini devirmeyi başaramadı. Bundan daha da önemlisi 4 milyondan fazla Suriyeli mülteci Türkiye’ye gidererek omuzlarına ekonomik ve güvenlik yükü getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk kez çok açık bir şekilde Libya’da Türk kökenli bir milyon Libyalı vatandaşın varlığını ve onları korumak için müdahale edeceğini belirtti. Bu konu bu netlikle ilk kez gündeme getirildi ve yakında olması muhtemel askeri müdahaleye örtü olarak kullanılacaklar.

Trablus, Suriye gibi Türkiye’ye komşu değil. İki ülkeyi Akdeniz’in yaklaşık iki bin kilometre suyu ayırıyor. Bu durum askeri yönden ve tedarik hatları nedeniyle Türk askeri müdahalesinin başarı şansı hakkında birçok cevaplanmamış soruyu gündeme getiriyor. Zıt cephede duran uluslararası ve bölgesel güçlerin varlığından bahsetmiyoruz bile.


TUNUS, TÜRKİYE’NİN ASKERİ PLATFORMUNA DÖNÜŞMEMELİ

Huda el TRABLİSİ*
Şarku’l Avsat

Tunus’taki siyasi taraflar, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Tunus’u ziyaret etme hedefi hususunda endişelerini dile getirirken, Tunus Cumhurbaşkanına ülkenin Türkiye lehine askeri bir platforma dönüşebileceği uyarısında bulundu.

Halk Hareketi, Tunus’un çıkarlarına, Libya halkının menfaatlerine ve komşu Arap ülkelerindeki kardeşlerinin çıkarlarına bakılmaksızın, Tunus’un Libya çatışması ve bölgesel eksen ile gerekçesiz etkileşimini reddettiklerini açıkladı. Hareket, savaşın sonlanmasına katkıda bulunacağı inancıyla Tunus’un tarafsız ve olumlu tavır sergilemesi gerektiğini söyledi.

Afak Tunus (Tunus’un Ufku) partisi de bölgesel eksenlerdeki tüm etkileşim biçimlerini mutlak ve ilkesel şekilde reddettiğini açıkladı. Parti, Tunus’un ‘ülkenin stratejik çıkarları ve ulusal güvenliği üzerinde olumsuz etkiye neden olacak bölgesel, ideolojik ve mezhepsel çatışmalara katılmasının sonuçlarına’ karşı da uyarıda bulundu.

Tunus Emekçileri Partisi ise Tunus’un Türkiye’nin arkasında yer alma veya Libya’da hedeflerine hizmet etmek için kullanılma olasılığına karşı uyardı. Parti, “Tunus’un çıkarı, Libya’daki çatışma taraflarının ve uluslararası eksenlerin herhangi birine dahil olmamakta yatıyor. Bu eksenlerle ilgili iç tarafların hiçbirine destek verilmemelidir” dedi.

Özgür Anayasa Partisi ise bu ziyaretin ve zamanlamasının, cumhurbaşkanlığı medya ofisi tarafından ilan edilmemesi nedeniyle duyduğu şaşkınlığı dile getirdi. Parti, cumhurbaşkanlığı ofisine de dış politika hususunda şeffaf olma, bu hususla ilgili seçenekleri belirleme ve bu tür egemen konular hakkında kamuoyunu bilgilendirme çağrısında bulundu.

 Uluslararası Stratejik, Güvenlik ve Askeri Araştırmalar Merkezi Başkanı Badra Kalul, yaptığı açıklamada Tunus ve güvenliği hakkında bu tehlikeli kararın sonuçlarına karşı uyardı. Tunus’tan Libya ordusuna ateş açma eyleminin sınırları, binlerce mülteciye ve terör gruplarının Tunus’a sızma olasılığına açabileceğini vurgulayan Kalul, ülke ekonomisinin de bir buçuk milyon Libyalı mülteci almaya hazır olmadığına dikkati çekti. Kalul, “Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde kaybettiklerini Tunus’un güneyinde bulmaya çalışıyor” dedi.

Badra Kalul ayrıca, “Tunus sokaklarının destekleyiciler ve reddedenler arasında bölünmesi, bizim ihtiyacımız olmayan bir kargaşaya yol açacak. Tunus Cumhurbaşkanlığı, Türkiye eksenini ve Serrac hükümetini destekleme kararı alırsa, bu durum komşu Cezayir ve kardeş Mısır ile ilişkilerimizi etkileyecek” dedi.

Öte yandan Tunus Genel İşçi Sendikası Ulusal Yürütme Ofisi, yaptığı yazılı açıklamada, “Libya’da yıkım ve ölümden başka bir şeyle sonuçlanmayan yıkıcı savaşı” eleştirdi. Açıklamada, Libya’nın iç işlerine yönelik müdahale de kınanırken, ‘bazı ülkelerin davullarını çaldığı savaş çağrılarına’ karşı uyarıda bulundu.

Yürütme Ofisi, “Libyalıların anlaşmazlıklarının çözümü, sadece içsel ve kendi çıkarlarına hizmet eden yabancı devletlerin müdahalelerinden uzak olacaktır” diyerek, tüm yetkililere de Tunus’un Libya’ya yönelen IŞİD unsurları tarafından bir koridor olarak kullanılmasını önlemek amacıyla dikkatli olma çağrısı yaptı.

*Şarkul Avsat’ın Türkçe internet sitesinden kısaltılarak alınmıştır


HAFTAR TÜRKİYE İÇİN DEĞİL KUZEY AFRİKA İÇİN BİR TEHDİT

Al Arab

LİBYA, Türkiye için bir etki alanı ve Kuzey Afrika bölgesindeki bölgesel projesini genişletme hedefli gündeminde önemli bir istasyon haline geldi. Bu nedenle Ankara, Trablus’taki İslami milislere askeri desteği artırdı ve Türk kuvvetleri göndererek Hafter ordusunun başkentin kontrolüne ele geçirmesine karşı koyulacağını gösterdi.

Ulusal Mutabakat Hükümeti İçişleri Bakanı Fethi Başağa, “Halife Hafter’in kaos yaratmak için büyük bir projesi var. Libya, Tunus, Türkiye ve Cezayir arasındaki ittifak, istikrarı destekleyecek” dedi. Fethi Başağa, Tunus’ta düzenlenen basın toplantısında, Trablus’un düşmesi durumunda Tunus ve Cezayir’in de düşeceğini belirterek sadece Trablus’un değil tüm Kuzey Afrika bölgesinin hedeflendiğini söyledi.

Gözlemciler, bu ifadelerin medya savaşında olayları ve gerçekleri tersine çevirme tarzına ve kendi projelerini tanıtma hedefinde düşmanlarını aynı suçlamalarla itham etme yöntemine dayanan siyasi İslam eğilimine yabancı olmadığı görüşünde. Aynı gözlemciler İhvan’a bağlı Başağı’nın, Tunus ve Cezayir’i Türk-Katar İhvan ittifakına çekme konusunda zorlandığına inanıyor. Bu durum Tunus Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamayla doğrulandı.

Perşembe günü Tunus Cumhurbaşkanlığı, Başağa ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan açıklamalara yanıt olarak Libya’daki çatışmanın taraflarından biriyle herhangi bir ittifakın varlığını reddetti.

Erdoğan, Ankara’da yaptığı konuşmada, Mutabakat hükümetini desteklemek için Tunus’a yaptığı ziyarette Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said ile anlaşma imzalandığını söyledi. Tunus Cumhurbaşkanlığı medya danışmanı Raşida Nefer bu ittifakın varlığını reddetti.


IRAK’I SARSAN ÜÇ OLAY

Dr. Fatih ABDULSELAM
Az Zaman

Yirmi birinci yüzyılda ülke tarihini yazacak olanların dikkate almadan geçemeyeceği üç önemli ve birbiri ile bağlantılı olay, on altı yıl içinde Irak’ın tarihine damgasını vurdu.

İlk büyük olay, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana dünyadaki hiçbir ülkenin karşılaşmadığı emsalde olan 2003 yılındaki Irak’ın Amerika tarafından işgal edilmesidir. İkinci büyük olay Irak’ın üçte birinin IŞİD’in eline düşmesi ve özellikle IŞİD’in 2014 yılında Musul’u üç yıllık bir süre boyunca işgal etmesidir. Üçüncü büyük ve kapsamlı olay, Bağdat’ın kalbinden fışkırıp ve ülkenin güneyine doğru yayılan Irak halk ayaklanmasıdır.

Bu olayın büyüklüğünün nedeni, başbakanı istifaya zorlaması ve siyasi sürecin derinliklerinden başka bir seçenek için katkı sağlaması değil, fakat çok sayıda özgün ve kendine güvenen Irak vatanseverliğini ortaya çıkarmasıdır.

Tüm bunların anlamı şudur, “Siyasiler yapancı kuluçkalarda doğdular, büyüdüler ve geliştiler sonra Yeşil Bölge’deki prematüre doğmuş siyasilerin kucağına taşındılar”. Bugün Irak halkının iradesini ayaklarıyla ezilmek istiyorlar. Umudun kaybolduğu bir ülkede ölüm ve yaşam eşit olabilir.

Bu, on altı yıl önce milyonlarca insanın aradığı ve bulamadığı yeni Irak’a giden kaçınılmaz bir yoldur. Bedeli ağır olsa bile, gerçeğin ortaya çıkma zamanı geldi.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

İşçi Sendikaları Şubeler Platformu: Ücreti büyütmek için mücadeleyi yükseltelim

SONRAKİ HABER

Merkel Türkiye'de | Erdoğan: Libya'daki kaos tüm Akdeniz havzasını etkileyecektir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...