20 Aralık 2019 23:58

OHAL’de insan hakları çalışmaları: Akademisyenler otosansür uygulamak zorunda kaldı

İnsan Hakları Okulu’nun, “OHAL’de İnsan Hakları Alanında Akademisyen Olmak: Baskıların, Tehditlerin ve Soruşturmaların Gölgesinde Akademi” raporu yayımlandı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Buse VURDU
Ankara

İnsan Hakları Okulu, “OHAL’de İnsan Hakları Alanında Akademisyen Olmak: Baskıların, Tehditlerin ve Soruşturmaların Gölgesinde Akademi” raporunu kamuoyu ile paylaştı. Ülkü Doğanay ve Ozan Değer tarafından hazırlanan rapora göre, insan hakları alanında çalışan akademisyenler, OHAL döneminde ve sonrasında, akademik etkinlikler ve dersler sırasında kendini baskı altında hissediyor. Akademisyenlerin önemli bir kısmı derslerde ve yayınlarında otosansür uygulamak durumunda kalıyor. Ankete katılan 103 akademisyenden 87’si OHAL döneminde hak ihlali yaşadığını ifade ederken yüzde 97’si ise baskı ile karşılaşma endişesi taşıyor.

2018-2019 yılları arasında İnsan Hakları Merkezleri bulunan üniversitelerin olduğu Ankara, İstanbul, İzmir, Konya ve Diyarbakır’da yürütülen çalışmada, OHAL koşullarında insan hakları alanında çalışan akademisyenlerin OHAL’e ilişkin deneyimlerine yer verildi. Çalışma kapsamında 103 akademisyenle anket, 20 akademisyenle ise yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirildi. Ankete katılan 103 akademisyenin 59’u öğretim elemanı, 44’ü yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluştu.

Kamu üniversitelerinden akademisyenlerin sayısının vakıf üniversitelerindeki akademisyenlerin iki katından fazla olduğu ankette, cinsiyete göre dağılıma bakıldığında ise 61 kadın, 42 erkek akademisyen yer aldı. Ankete katılanların yüzde 60’ı şu anda bir üniversitede çalıştığını belirtirken, 14 akademisyen “Barış için Akademisyenler” bildirisini imzaladıkları için Kanun Hükmünde Kararname ile kamu hizmetinden ihraç edildiklerini ifade etti.

AKADEMİSYENLER HAK İHLALİNE UĞRADI

Ankete göre, OHAL döneminde akademik özgürlükler alanında hak ihlali yaşadığını beyan eden akademisyenlerin sayısı 87 oldu. 2 kişi bu iddiaya kısmen katıldığını belirtirken, akademik özgürlüklerle ilgili hak ihlali yaşamadığını düşünen akademisyen sayısı yalnızca 4 oldu. Hak ihlali yaşadığını ifade eden akademisyenlerin 69’u politik görüşleri nedeniyle, 64’ü insan hakları alanında çalışması nedeniyle, 33’ü “Barış Bildirisi” imzacısı olması nedeniyle hak ihlali yaşadığını belirtti. Bunların dışında, yaşam tarzı (46), cinsiyet (31), cinsel yönelim (9), etnik kimlik (15) ve dinsel kimlik (20) de akademisyenler tarafından akademik özgürlükler alanında yaşadıkları hak ihlallerinin sebepleri olarak dile getirildi.

AKADEMİK ÇALIŞMALAR ENGELLENDİ

Anketi yanıtlayan akademisyenlerin 4’ü OHAL öncesinde, 13’ü ise OHAL döneminde çalışma alanı ile ilgili konular nedeniyle adli soruşturma geçirdiğini belirtti.

Bunun yanı sıra, OHAL ile birlikte 7 akademisyenin projesi iptal edildi/durduruldu; 4 akademisyenin akademik yayınının bazı bölümlerinin çıkarılması/değiştirilmesi istendi; 4 akademisyenin çeşitli arşivlere, kütüphanelere erişimi engellendi.

OHAL dönemiyle birlikte akademisyenlere üniversiteler tarafından verilen akademik katılım destekleri de kısıtlandı. Birçok akademisyenin yurt dışı etkinliklere katılımı emniyet/iç işleri bakanlığı tarafından engellenirken yurt içindeki akademik etkinliklere katılımın önüne de birçok engel çıkarıldı.

TEHDİT VE HEDEF GÖSTERME ARTTI

İnsan hakları alanında çalışan akademisyenlerin tehdit alma oranı da OHAL ile yüzde 4 arttı. Yerel, ulusal basın ya da sosyal medyada hedef gösterilen akademisyenlerin oranında yüzde 7 artış yaşandı. Can güvenliğinden endişe eden akademisyenlerin oranı yüzde 11’den 15’e çıkarken, insan hakları alanında çalışan tanıdığı en az bir akademisyenin tehdit edildiğini belirtenlerin sayısı OHAL döneminde 58 oldu. Başka bir deyişle bu soruyu yanıtlayan akademisyenlerin yüzde 70’i insan hakları alanında çalışan bir akademisyenin tehdit edildiğine tanıklık etti.  

BASKI İLE KARŞILAŞMA ENDİŞESİ YÜZDE 97

Ankete göre, akademisyenler, alanlarıyla ilgili konularda görüş beyan ederken ya da çalışmaları nedeniyle baskı ya da soruşturmalarla karşı karşıya kalmaktan endişeli.

Akademisyenlerin yüzde 83’ü alanı nedeniyle baskılarla karşılaşabileceğini, yüzde 60’ı soruşturma veya dava açılabileceğini, yüzde 54’ü ise gözaltına alınabileceğini düşünüyor.

Bu konuda kısmen bir endişe taşıdığını belirtenlerin oranı ile birlikte düşünüldüğünde baskı ile karşılaşma endişesi yüzde 97’yi, soruşturma ya da dava açılması endişesi yüzde 92’yi ve gözaltına alınma ya da tutuklanma endişesi ise yüzde 71’i buluyor.

6 akademisyen baskılar nedeniyle akademik çalışma konularını değiştirme niyetinde olduğunu belirtirken bu eğilime kısmen katılan akademisyenler de eklendiğinde insan hakları alanında çalışan akademisyenlerin yaklaşık yüzde 30’u akademik çalışma konularını değiştirmeyi düşünüyor.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

BANÜ öğrencileri, sorunlarının çözümü için kampanya başlattı

SONRAKİ HABER

Elazığ depremine dair sosyal medya paylaşımlarına soruşturma

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa