16 Aralık 2019 13:19

Necip Hablemitoğlu suikasti şüphelisinin yakalandığı açıklandı

18 Aralık 2002 tarihinde evinin önünde bir suikast sonucu öldürülen Necip Hablemitoğlu’nun katil zanlılarından olduğu değerlendirilen şüpheli N.G.B.'nin yakalandığı açıklandı.

Fotoğraf: DHA

Paylaş

18 Aralık 2002’de Ankara’da öldürülen ve iki gün sonra 17. ölüm yıldönümü olan Necip Hablemitoğlu'nun ölümünde şüpheli olduğu belirtilen N.G.B.’nin Ukrayna'da yakalandığı öğrenildi. Ukrayna'da 10 Temmuz’da gözaltına alındığı ve şuan ev hapsinde tutulduğu belirtilen N.G.B.’nin iadesi için mahkeme sürecinin devam ettiği ifade edildi.

Şüpheli N.G.B.’nin Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda yüzbaşı rütbesiyle görev yaptığı ve TSK’den ihraç edildiği belirtildi. N.G.B.'nin Türkiye’ye iade edilmemek için Ukrayna’dan siyasi sığınma talebinde bulunduğu belirtildi.

Hablemitoğlu’nun Osman Gürbüz tarafından öldürüldüğü, Veli Küçük ile Muzaffer Tekin’in azmettirici oldukları iddia edilmişti. Hablemitoğlu suikasti yıllardır aydınlatılmazken dosya 2017’de Cumhuriyet Savcısı Zafer Ergün’e geldi. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen FETÖ çatı iddianamesinde ise Hablemitoğlu suikastının FETÖ tarafından işlendiği öne sürüldü. Gazete Duvar'ın haberine göre Hablemitoğlu dosyasının başında olan Cumhuriyet Savcısı Zafer Ergün, dün Hablemitoğlu’nun eşi Şengül Hablemitoğlu ve avukatı Ersan Barkın’ı da bilgi alışverişi için adliyeye davet etti.

NE OLMUŞTU?

18 Aralık 2002’de Ankara’da öldürülen ve iki gün sonra 17. ölüm yıldönümü nedeniyle anılacak olan Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, evinin önünde uğradığı suikast sonucu yaşamını yitirmişti. Hablemitoğlu, "Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası" adlı kitap yazmış ve bu kitap Ağustos 2001'de basılmıştı. Hablemitoğlu, kitabında Alman vakıflarının siyanürlü altına karşı direnen Bergama köylülerini kışkırttığı, onları maddi-manevi desteklediğini iddia etmişti.

Hablemitoğlu kitabında “Almanya Türkiye’ye önemli miktarda altın satıyor. Bu nedenle Türkiye’de altın madenlerinin işletilmesini istemiyor. Bunu önleyebilmek için de Bergama köylülerinin mücadelesini hem parasal, hem lojistik, birçok yönden destekliyor” demişti.

Dr. Necip Hablemitoğlu, iddiaları Bergama direnişinin önde gelen isimleri ile Alman vakıflarının yöneticilerinin DGM’de “legal casusluk” suçlaması ile yargılanmalarına zemin hazırlamıştı. Zamanın ‘ünlü’ DGM savcısı Nuh Mete Yüksel tarafından açılan bu davanın ilk duruşmasından 8 gün önce, Hablemitoğlu evinin önünde bir suikast sonucu öldürülmüştü.

Muhabirimiz Özer Akdemir, 2011'de Evrensel Basım Yayından çıkan "Kuyudaki Taş/Alman Vakıfları ve Bergama Gerçeği” kitabında Hablemitoğlu'nun iddialarını irdelemiş ve kitapta ileri sürülen bilgiler ve ortaya konan belgelerin sahte olduğunu ortaya koymuştu. Kitapta yer alan belgeleri sızdırdığı iddia edilen kişinin varlığı ise bugüne kadar tespit edilemedi. 

“N. Hablemitoğlu’yu İzmirli mafya babası Çerkez İbrahim (İbrahim Çiftçi)’nin talimatı ile para karşılığı ben öldürdüm” diyen ve bu suikastı en ince ayrıntıları ile, tam üç kez çeşitli yıllarda savcılara anlatan Durmuş Anuçin ise işlediği diğer 5 cinayetten cezaevinde yatıyor.

Dr. Necip Hablemitoğlu’nun katil zanlısı olarak da gösterilen Ergenekon davası sanığı Osman Gürbüz adlı eski özel harekatçı tahliye edilmişti. Tahliye olana kadar, savcılık iddianamesinde “Veli Küçük’ün emri ile Hablemitoğlu’nu öldürdü”, “Bunun karşılığı aldığı para ile ev aldı” vs, gibi ithamlarla suçlanan Gürbüz’ün serbest bırakılması dikkat çekmişti. 

Hablemitoğlu son döneminde Fethullah Gülen Cemaatinin devlet içindeki örgütlenmesi ile ilgili çalışmalar yapıyordu. Hablemitoğlu, ölmeden önce yazdığı ancak yayımlatamadığı "Köstebek" adlı kitabında Fethullah Gülen Cemaatini konu almıştı.

Ölümünün ardından yayınlanan “Köstebek” adlı kitabında “Fethullah Gülen’in istihbarat tutkusu, amaçları, söylem ve eylemleri, resmi belgelerdeki istihbarat savaşımı, Fethullahçı istihbaratçıların operasyonları ve bu istihbaratçılarla ilgili basında yer alan suç duyuruları” anlatılıyor. Gülen cemaatinin devlet kurumları içerisinde, özellikle emniyetteki örgütlenme çabaları ile ilgili Hablemitoğlu’nun dile getirdiği bu görüşler, 2011 martında Gazeteci Ahmet Şık’ın basılmamış kitabının toplatma gerekçelerinden birisi olmuştu. Bu çalışmaları başta Gülen cemaati olmak üzere ‘dinci’ çevreleri Hablemitoğlu ile karşı karşıya getirdi. Şengül Hablemitoğlu suikastin ardından savcılığa verdiği ifadesinde, 1997 martından sonra Fethullah Gülen’le ilgili çeşitli kasetler yayınlanmaya başlandığında eşine tehdit telefonları ve mailleri geldiğini söylemişti. (HABER MERKEZİ)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Diyarbakır Valisi: Surları tahrip edenler gözaltına alındı

SONRAKİ HABER

Bekçiye gözaltı yetkisi veren kanun teklifi bu hafta Mecliste komisyona gelecek

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...